Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ فِي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ
ve lā teHzen ǎleyhim ve lā tekun fī Deyḳin mimmā yemkurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve üzülme onlar için ve daralma kurdukları düzenlerden.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve üzülme onlar için ve daralma kurdukları düzenlerden.
Adem Uğur
(Resûlüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı duyma.
Ahmed Hulusi
Onlar üzerine mahzun olma. . . Kurmakta oldukları hilelerinden sıkıntı da duyma!
Ahmet Tekin
Rasulüm, onlara üzülme. İslâm’ın yükselişini önleme, müslümanlarının ilerlemesinin önünü kesme planlarından, sinsice kurmaya devam ettikleri tuzaklardan, asılsız iddialardan dolayı telaşlanıp, kaygı duyma, sıkıntıya düşme.
Ahmet Varol
Sen onlara karşı üzülme ve onların tuzak kurmalarından dolayı sıkıntıya düşme.
Ali Bulaç
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve kurdukları tuzaklardan dolayı sıkıntı içinde olma.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, inkârlarından ve yüz çevirmelerinden dolayı) onlara karşı mahzun olma ve yaptıkları hilelerden ötürü bir sıkıntıya düşme.
Ali Rıza Safa
Onlar için üzülme; çevirdikleri dalaverelerden dolayı da kaygılanma.
Bayraktar Bayraklı
Onların yüzünden tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden canını sıkma!
Bekir Sadak
Onlara uzulme. Hilelerine karsi da sikilma.
Celal Yıldırım
Ve artık (ey Peygamber! Bu inkâr ve inatlarından dolayı) onlara karşı (onlardan yana) üzüntü çekme ve plânladıkları hile ve düzenden de sıkıntıya kapılma.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen de onların yüzünden üzülme, tuzak kurmalarından dolayı da canını sıkma.
Diyanet İşleri
Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Diyanet İşleri (eski)
Onlara üzülme. Hilelerine karşı da sıkılma.
Diyanet Vakfi
(Resûlüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı duyma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Habibim!) Onlara karşı mahzun olma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntı duyma!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlara karşı üzülme ve yaptıkları hileler yüzünden bir darlığa düşme!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlara karşı mahzun olma, yaptıkları mekirlerden bir darlığa da düşme
Erhan Aktaş
Onlar için üzülme! Yaptıkları planlardan dolayı canını sıkma.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar için üzülme! Yaptıkları planlardan dolayı canını sıkma.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar için üzülme! Yaptıkları planlardan dolayı canını sıkma.
Fizilal-il Kuran
Ey Muhammed, onlar için üzülme ve sana kurdukları tuzaklarda canını sıkmasın.
Gültekin Onan
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve kurdukları tuzaklardan dolayı sıkıntı içinde olma.
Hamdi Döndüren
Sen, onların durumlarına üzülme. Kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı da sıkıntıya düşme!
Hasan Basri Çantay
(Habibim) onlara karşı tasalanma. Kurmakda oldukları tuzaklardan dolayı da darlıkda olma.
Hasib Asutay
Onlara karşı tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı içinde olma.
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık onlara karşı üzülme ve (size) tuzak kurmakta olduklarından dolayı sıkıntıda olma!
İbni Kesir
Üzülme onlara. Düzenlerinden dolayı da sıkılma.
Mehmet Okuyan
Onlardan dolayı üzülme; kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden sıkıntı içinde olma!
Muhammed Esed
Fakat sen yine de onlar için kaygılanma; (Allah'ın mesajlarına karşı) ileri sürdükleri asılsız iddialardan ötürü de canını sıkma.
Mustafa İslamoğlu
Yine de sen onlar için hüzünlenme! Ve onların hile ve desiselerinden dolayı sıkıntılanma!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara karşı mahzun olma ve onların hilelerinden dolayı bir darlığa düşme.
Ömer Öngüt
Resulüm! Onların yüzünden tasalanma. Aleyhinde kurdukları tuzaklardan sıkıntı duyma.
Suat Yıldırım
Sen onlardan ötürü sakın üzülme ve onların kuracakları tuzaklardan dolayı asla tasalanma!
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed) onlar(ın sözlerin)e üzülme, tuzak kurmalarından da sıkılma.
Süleymaniye Vakfı
Onlara üzülme, plan kurmalarından dolayı da için daralmasın.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sen onlara üzülme; kurdukları oyundan dolayı için daralmasın.
Şaban Piriş
Onlar için üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme!
Tefhim-ul Kuran
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve onların kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı da sıkıntı içinde olma.
Ümit Şimşek
Onlar için tasalanma; kurdukları tuzaklar yüzünden de için daralmasın.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar yüzünden tasalanma. Kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara görə kədərlənmə və qurduqları hiylələrdən ötrü də ürəyini sıxma.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbərim!) Onlardan (kafirlərin təkzib etmələrindən) ötrü kədərlənmə və (sənə qarşı) qurduqlarına (hiylələrə) görə də ürəyini qısma!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Sei nicht traurig über sie, und gräme dich nicht wegen ihrer heimtückischen Absichten!
Almanca — M. A. Rassoul
Sei ihretwegen nicht traurig, noch sei deswegen bedrängt, was sie an Ranken schmieden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und trauere ihnen nicht nach und sei nicht bedrückt wegen dem, was sie an List planen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And do not be grieved at heart for their denial of the divine message nor for their hearts which dare rise defiant against Allah, nor should you be sorely distressed on account of their cunning which they take for a sinister and crooked wisdom.
Abdul Haleem
[Prophet], do not grieve over them; do not be distressed by their schemes.
Abdullah Yusuf Ali
But grieve not over them, nor distress thyself because of their plots.
Abul A'la Maududi
(O Prophet), do not grieve over them, nor be distressed at their designs.
Aisha Bewley
Do not grieve over them and do not let the plots they make distress you.
Al-Hilali & Khan
And grieve you not over them, nor be straitened (in distress) because of what they plot.
Ali Quli Qarai
Do not grieve for them, and do not be upset by their guile.
Amatul Rahman Omar
(Prophet!) do not grieve for them, nor feel distressed on account of their (hostile) intrigues (against you).
Arthur John Arberry
Do not sorrow for them, nor be thou straitened for what they devise.
Bijan Moeinian
[O’ Mohammad, ] Do not feel sorry for them and do not worry about their threatening plans.
E. Henry Palmer
and grieve not for them, and be not straitened at what they plot. '
Edip-Layth
Do not be saddened for them, and do not be distraught for what they plot.
George Sale
And be not thou grieved for them; neither be thou in any concern on account of the plots which they are contriving against thee.
Hamid S. Aziz
Say, "Travel in the land and see the nature of the sequel for the guilty!
Mahmoud Ghali
And do not grieve for them nor be straitened for what they scheme.
Marmaduke Pickthall
And grieve thou not for them, nor be in distress because of what they plot (against thee).
Mohamed Ahmed - Samira
Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Muhammad Asad
But do not grieve over them, and neither be distressed by the false arguments which they devise [against Gods messages].
Mustafa Khattab
Do not grieve for them, nor be distressed by their schemes.
Progressive Muslims
And do not be saddened for them, and do not be distraught for what they plot.
Sahih International
And grieve not over them or be in distress from what they conspire.
Sam Gerrans
And grieve thou not over them, nor be thou in distress because of what they scheme.
Shabbir Ahmed
And grieve not for them, nor distress yourself because of their plots. "
Syed Vickar Ahamed
But do not feel sad for them, and do not pain yourself because of their plots.
Taqi Usmani
And do not grieve for them, nor should your heart be straitened because of what they plan.
The Monotheist Group
And do not be saddened for them, and do not be distraught for what they plot.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et ne tʹafflige pas sur eux et ne sois pas angoissé à cause de leur complot.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu ji bo wan xemgîn mebe, ji dafên ku ew li ber te vedidin jî dilteng mebe.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En weest niet bedroefd over hen en weest niet benauwd over wat zij aan listen beramen.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En weest niet bedroefd om hen: voedt volstrekt geene ongerustheid over de listen welke zij tegen u zullen uitdenken.
Hollandaca — Siregar
En treur niet om hen, en wees ook niet bezorgd over wat zij aan listen beramen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не печалься (о, Пророк) за них [за то, что эти многобожники отвращаются от тебя и не признают тебя посланником Аллаха] и не будь в стеснении [не тревожься] от того, что они замышляют, (ведь Аллах поможет тебе).
Rusça — Osmanov
Не скорби ты о них и не тревожься из-за козней, которые они замышляют.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men sörj inte över dem - (Muhammad) - och bekymra dig inte för de bedrägliga argument de finner på (för att sätta emot Guds budskap).