Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
وَكَانَ فِي الْمَدِينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
ve kāne fī l-medīneti tis'ǎtu rahTin yufsidūne fī l-erDi ve lā yuSliHūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk ediyorlar, düzene hiç yanaşmıyorlardı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk ediyorlar, düzene hiç yanaşmıyorlardı.
Adem Uğur
O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Ahmed Hulusi
O şehirde, ortalıkta bozgunculuk yapan ve düzene uymayan dokuz kişilik bir çete vardı.
Ahmet Tekin
O şehirde dokuz çete reisi vardı ki, ülkede bozgunculuk yapıyorlar, karışıklık çıkarıyorlar, iyilik, ıslah tarafına, din ve dünya işlerinin, sosyal ilişkilerin düzeltilerek, geliştirilerek yaşanmasına hiç yanaşmıyorlardı.
Ahmet Varol
O şehirde dokuz adam vardı ki, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor, düzen sağlamıyorlardı.
Ali Bulaç
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik düzenlik bırakmıyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
O (Semûd kavminin bulunduğu Hicr adlı) şehirde dokuz kimse vardı ki, bunlar yeryüzünde fesad çıkarıyorlar, iyiliğe yanaşmıyorlardı.
Ali Rıza Safa
Kentte, dokuzlu bir çete vardı. Yeryüzünde düzeni sağlamak yerine, bozgunculuk yapmak için uğraşıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
O şehirde dokuz çete vardı; bunlar ülkede bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Bekir Sadak
O sehirde, yeryuzunde bozgunculuk yapan, duzeltmeye ugrasmayan dokuz kisi vardi.
Celal Yıldırım
O şehirde dokuz kişilik bir (fesâdçı) grubu bulunuyordu ki onlar yeryüzünde fesâd çıkarıp barış ve düzenden yana olmuyorlardı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O şehirde dokuz elebaşı vardı; bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, iyileştirme ve düzeltme cihetine gitmiyorlardı.
Diyanet İşleri
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
O şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapan, düzeltmeye uğraşmayan dokuz kişi (çete) vardı.
Diyanet Vakfi
O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar o yerde bozgunculuk yapıyor, iyilik yapmaya yanaşmıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şehirde dokuz çete vardı, hep Arzda fesad yaparlar, salaha yaramazlardı
Erhan Aktaş
Kentte bozgunculuk yapan dokuzlu bir çete vardı. Yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, düzeltmeye yanaşmıyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kentte bozguncu olan, bozgunculuk yapan dokuz kabile vardı. Yeryüzünde bozgunculuk yapardı. Düzeltmeye yanaşmazlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kentte bozguncu olan, bozgunculuk yapan dokuz kişilik çete vardı.
Fizilal-il Kuran
O şehirde, toplumda sürekli kargaşa çıkaran, hiç bir bozukluğu düzeltmeye yanaşmayan dokuz tane elebaşı vardı.
Gültekin Onan
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik düzenlik bırakmıyorlardı.
Hamdi Döndüren
Kentte dokuz kişi vardı; bunlar orada bozgunculuk yaparlar, düzeltmeye çalışmazlardı.
Hasan Basri Çantay
O şehirde (düşman) dokuz erkek vardı ki bunlar yer (yüzün) de fesad çıkarıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Hasib Asutay
O kentte dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı. (16) (16. 'Tis'atu rahtin'den maksat, dokuz insan olabileceği gibi dokuz grup da olabilir.)
Hayrat Neşriyat
O şehirde ise dokuz kişi vardı ki, yeryüzünde fesad çıkarıyorlardı, ıslâh etmiyorlardı.
İbni Kesir
Şehirde dokuz kişi vardı ki; yeryüzünde bozgunculuk yapıyor ve ıslah etmiyorlardı.
Mehmet Okuyan
O şehirde bozgunculuk yapan ve ıslah etmeyen dokuzlu çete vardı.
Muhammed Esed
İmdi, o şehirde bozgunculuk yapıp düzen ve uyumdan yana olmayan dokuz kişi vardı;
Mustafa İslamoğlu
Vakı'a, malum kentte dokuz elebaşı vardı; bunlar düzeni sağlamadıkları gibi, bozgunculuktan geri durmuyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve şehirde dokuz kişi var idi ki, yerde fesada çalışıyorlardı, ıslahda bulunmuyorlardı.
Ömer Öngüt
O şehirde dokuz kişi vardı ki, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, ıslah tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Suat Yıldırım
Şehirde dokuz çete vardı ki bunlar ülkede hep bozgunculuk çıkarır, iyileştirme ve düzeltme adına hiç bir şey yapmazlardı.
Süleyman Ateş
Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, düzeltmezlerdi.
Süleymaniye Vakfı
O şehirde dokuz grup /çete vardı; yeryüzünde düzeni bozuyor, iyileştirmeye de çalışmıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O şehirde dokuz kişi vardı, bozgunculuk eder, huzurlu bir ortam istemezlerdi.
Şaban Piriş
Şehirde dokuz çete vardı. Bunlar, yeryüzünü ıslah etmiyor, bozgunculuk yapıyorlardı.
Tefhim-ul Kuran
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik düzenlik bırakmıyorlardı.
Ümit Şimşek
O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz, ülkede fesat çıkarıp dururlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
O kentte, hep bozgun çıkarıp barışa hiç yanaşmayan dokuz çete vardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şəhərdə doqquz adam var idi ki, bunlar yer üzündə fitnə-fəsad törədir, yaxşı işlər görmürdülər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Səmud tayfasının yaşadığı Hirc adlı) şəhərdə doqquz kişi var idi ki, yer üzündə fitnə-fəsad törədər, əsla yaxşı bir iş görməzlər.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
In der Stadt gab es eine Bande mit neun Raufbolden, die Unheil anrichteten und nichts Gutes taten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und es waren in der Stadt neun Führer, die Unheil im Lande stifteten, und sie wollten nicht für Ordnung sorgen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und in der Stadt waren neun Menschen, die im Lande Verderben anrichteten und nichts gottgefällig Gutes taten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Among the leaders in Saleh’s town were nine men whose wickedness exceeded all limits and reached an irreversible degree, they flourished at spreading mischief in the land and at creating discord.
Abdul Haleem
There were nine men in the city who spread corruption in the land without making amends.
Abdullah Yusuf Ali
There were in the city nine men of a family, who made mischief in the land, and would not reform.
Abul A'la Maududi
Now there were nine ring-leaders in the city who created corruption in the land and never worked to set things right.
Aisha Bewley
There was a group of nine men in the city causing corruption in the land and not putting things right.
Al-Hilali & Khan
And there were in the city nine men (from the sons of their chiefs), who made mischief in the land, and would not reform.
Ali Quli Qarai
There were nine persons in the city who caused corruption in the land, and did not bring about any reform.
Amatul Rahman Omar
And there were in the city a gang of nine (persons) who had upset the order and peace in the country and would not reform (themselves).
Arthur John Arberry
Now in the city there were nine persons who did corruption in the land, and put not things right;
Bijan Moeinian
They were nine wicked men in town who had done nothing good in their lives.
E. Henry Palmer
And there were in the city nine persons who despoiled the land and did not right.
Edip-Layth
In the city were nine thugs who were causing corruption in the land, and they were not reforming.
George Sale
And there were nine men in the city, who acted corruptly in the earth, and behaved not with integrity.
Hamid S. Aziz
They said, "We auger evil of you and those who are with you. Said he, "Your augury is in Allah's hands; nay, but you are a people who are being tested."
Mahmoud Ghali
And (there) was in the city nine (men of) a clan who corrupted in the land and did not act righteously.
Marmaduke Pickthall
And there were in the city nine persons who made mischief in the land and reformed not.
Mohamed Ahmed - Samira
There were in that city nine persons who spread disorder in the land, and did not reform.
Muhammad Asad
Now there were in the city nine men who were wont to commit deeds of depravity all over the land, and would not reform;
Mustafa Khattab
And there were in the city nine ˹elite˺ men who spread corruption in the land, never doing what is right.
Progressive Muslims
And in the city were nine ruffians who were causing corruption in the land, and they were not reforming.
Sahih International
And there were in the city nine family heads causing corruption in the land and not amending [its affairs].
Sam Gerrans
And there were in the city nine men who wrought corruption in the land and did not right.
Shabbir Ahmed
Now there was a gang of nine leaders in the city who spread disorder in the land, and blocked all reform.
Syed Vickar Ahamed
And in the City, there were Nine men of a family, who made mischief in the land, and would not correct (themselves).
Taqi Usmani
And there were nine persons in the city who used to make mischief on the earth and did not put things right.
The Monotheist Group
And in the city were nine ruffians who were causing corruption in the land, and they were not reforming.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et il y avait dans la ville un groupe de neuf individus qui semaient le désordre sur terre et ne faisaient rien de bon.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Di wî bajarî de neh kes hebûn ku wan li ser rûyê erdê gelacî dikir û hîç qencî nedikir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En er was in de stad een bende van negen die op de aarde verderf zaaiden en die geen orde op zaken stelden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En er waren negen menschen in de stad, die schandelijk op de aarde handelden en zich in niets met rechtschapenheid gedroegen.
Hollandaca — Siregar
En in de stad was een groep van negen, die verderf zaaide op aarde en die zich niet beterde.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А было в городе (аль-Хиджр) (где жил пророк Салих) девять человек, которые на земле сеяли беспорядок [неверие и грехи], и (ничего) не улучшали [ничего хорошего они не делали].
Rusça — Osmanov
В городе было девять человек, которые творили на земле нечестие и не вершили добра.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I staden fanns nio män som begick (ständiga) övergrepp och som inte ville bättra sig.