Şuara Suresi 86. Ayet — Elfaz
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
1وَاغْفِرْve ğfirve bağışlaBağlaç+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
2لِاَبِٓيli ebībabamıHarf-i Cer+İsimا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek
3اِنَّهُinnehuçünkü oHarf-i Nasb+Zamir
4كَانَkāneMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
5مِنَmine-dandırHarf-i Cer
6الضَّالِّينَD-Dāllīnesapıklar-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.