Şuara Suresi 74. Ayet — Elfaz
"Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
1قَالُواḳālūdedilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2بَلْbelhayırİdrab (Vazgeçme) Edatı
3وَجَدْنَاvecednābuldukMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak
4اٰبَٓاءَنَاābā'enābabalarımızıİsim+Zamirا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek
5كَذٰلِكَke ƶālikeböyleHarf-i Cer+İşaret Zamiri
6يَفْعَلُونَyef'ǎlūneyaparlarkenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum