İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
كَذٰلِكَ وَاَوْرَثْنَاهَا بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ
ke ƶālike ve evraṧnāhā benī isrāīle
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | كَذٰلِكَ | ke ƶālike | böylece | |
| 2 | وَاَوْرَثْنَاهَا | ve evraṧnāhā | و ر ثBirine mirasçı olmak, birinin mirasını almak, hayatta kalmak, birinden sonra birinin sahibi veya destekçisi olmak, halef olmak | bunları miras yaptık |
| 3 | بَنِي | benī | ب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile | oğullarına |
| 4 | اِسْرَٓاءِيلَ | isrāīle | اسراءيل | İsrail |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Böyle işte ve oralara İsrâiloğullarını mîrasçı kıldık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Böyle işte ve oralara İsrâiloğullarını mîrasçı kıldık.
Adem Uğur
Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.
Ahmed Hulusi
İşte böyle. . . (Sonunda) onlara (Firavun hanedanına) İsrailoğullarını varis kıldık.
Ahmet Tekin
İşte biz böyle yaparız. Bütün bunları İsrâiloğulları’na miras olarak bıraktık.
Ahmet Varol
İşte böyle. Bunlara İsariloğullarını mirasçı kıldık.
Ali Bulaç
İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Ali Fikri Yavuz
İşte böyle yaptık ve onlara İsraîloğullarını mirascı kıldık.
Ali Rıza Safa
İşte böyle oldu. Ve tüm bunlara, İsrailoğullarını kalıtçı yaptık.
Bayraktar Bayraklı
- Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrailoğulları'nın ardına düştüler.
Bekir Sadak
(57-59) Ama biz Firavun ve adamlarini bahcelerden, pinar baslarindan, hazinelerden ve serefli makamlardan cikardik. Boylece oralara Israilogullarini mirasci kildik.
Celal Yıldırım
Böylece İsrail oğulları'nı (onların yerine) vâris kıldık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte böyle. Bu nimetleri onların yerine İsrâiloğulları’na verdik.
Diyanet İşleri
İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Diyanet İşleri (eski)
(57-59) Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Diyanet Vakfi
Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve onlan İsrail oğullarına miras kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onları Beni İsraile miras kıldık
Erhan Aktaş
İşte böylece onlara İsrailoğulları'nı varis kıldık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte böylece onlara İsrailoğulları'nı varis kıldık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte böylece onlara İsrailoğulları'nı varis kıldık.
Fizilal-il Kuran
Böylece bunlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Gültekin Onan
İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Hamdi Döndüren
Böylece, bütün bunları İsrail oğullarına miras yaptık.
Hasan Basri Çantay
İşte (çıkarışımız) böyle oldu ve onlara İsrail oğullarını mirascı kıldık.
Hasib Asutay
Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Hayrat Neşriyat
İşte böyle! Artık oralara İsrâiloğullarını vâris kıldık!
İbni Kesir
Böylece onlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Mehmet Okuyan
Böylece İsrailoğullarını onlara (geride bıraktıklarına) mirasçı yapmıştık.
Muhammed Esed
Olaylar böyle gelişti; fakat (Firavun'un çekip aldığı bütün) bu şeylere (zaman içinde) İsrailoğulları'nın yeniden kavuşmasını sağladık.
Mustafa İslamoğlu
Her şey işte böyle olup bitti. Sonuçta Biz İsrailoğullarını, onlardan geriye kalanlara mirasçı kıldık.
Ömer Nasuhi Bilmen
(58-59) «Ve hazinelerden ve pürnîmet bir makamdan (mahrum bıraktık).» İşte böyle oldu ve bunları (bu nîmetleri) İsrailoğullarına miras kıldık.
Ömer Öngüt
Böylece onlara İsrâiloğullarını mirasçı yaptık.
Suat Yıldırım
Bu olay böylece tamamlandı. Bahsedilen bütün o nimetlere İsrailoğullarını mirasçı yaptık.
Süleyman Ateş
Böylece bunları İsrail oğullarına miras yaptık.
Süleymaniye Vakfı
Böyle yaptık. Çünkü bunları İsrailoğullarına miras bıraktık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Öyle oldu. İsrailoğullarını onların yerine geçirecektik.
Şaban Piriş
Böylece, onlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Tefhim-ul Kuran
İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Ümit Şimşek
Onları böylece çıkardık; yerlerine de İsrailoğullarını vâris kıldık.
Yaşar Nuri Öztürk
Böylece oralara İsrailoğullarını varis kıldık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Beləcə, Biz İsrail oğullarını o yerlərə varis etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O yerlərdən onları) beləcə çıxartdıq və İsrail oğullarını oralara varis etdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So war es. Und Wir machten die Kinder Israels zu den Erben davon.
Almanca — Der Edle Quran
So war es. Und Wir gaben sie den Kindern lsraʹils zum Erbe.
Almanca — M. A. Rassoul
So (geschah es); und Wir gaben sie den Kindern Israels zum Erbe.
Almanca — Muhammad Zaidan
Solcherart und WIR ließen sie die Kinder Israils beerben.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And so it was, and We made the land inheritable by the Children of Israel to whom We conveyed the right of the property after We drowned Pharaoh and his people.
Abdul Haleem
We gave [such] things [later]to the Children of Israel.
Abdullah Yusuf Ali
Thus it was, but We made the Children of Israel inheritors of such things.
Abul A'la Maududi
This happened with them; (but on the other hand), We enabled the Children of Israel to inherit those bounties.
Aisha Bewley
So it was! And We bequeathed them to the tribe of Israel.
Al-Hilali & Khan
Thus [We turned them (Pharaoh’s people) out] and We caused the Children of Israel to inherit them.
Ali Quli Qarai
So it was; and We bequeathed them to the Children of Israel.
Amatul Rahman Omar
That is what We did (for their wrong- doings). And We gave (the like of) these (- gardens and springs) as a free gift to the Children of Israel.
Arthur John Arberry
even so, and We bequeathed them upon the Children of Israel.
Bijan Moeinian
On the other hand, I showered all the children of Israel with such blessings.
E. Henry Palmer
thus, - and we made the children of Israel to inherit them.
Edip-Layth
As such, We gave it to the Children of Israel.
George Sale
Thus did We do; and We made the children of Israel to inherit the same.
Hamid S. Aziz
(") And treasures, and noble positions. (")
Mahmoud Ghali
Thus, We gave them as an inheritance to the Seeds (Or: sons) of Israel).
Marmaduke Pickthall
Thus (were those things taken from them) and We caused the Children of Israel to inherit them.
Mohamed Ahmed - Samira
Thus it was; and We made the children of Israel possess them.
Muhammad Asad
Thus it was: but [in the course of time] We were to bestow all these [things] as a heritage on the children of Israel.
Mustafa Khattab
So it was. And We awarded it ˹all˺ to the Children of Israel.
Progressive Muslims
As such, We gave it to the Children of Israel.
Sahih International
Thus. And We caused to inherit it the Children of Israel.
Sam Gerrans
Thus! And We caused the children of Israel to inherit them.
Shabbir Ahmed
Thus were those things taken away from them and We caused the Children of Israel to inherit such blessings. (Instead of returning to Egypt they would rule the land including Sinai, Jordan, Palestine, Northern Arabian Peninsula until their zenith during the times of David and Solomon about 940 B.C. (7:136), (7:137), (20:76-80)).
Syed Vickar Ahamed
It was like this, that We made the Children of Israel inheritors of these things.
Taqi Usmani
Thus it was. And We made the children of Isrā’īl inherit all such things.
The Monotheist Group
As such, We gave it to the Children of Israel.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il en fut ainsi! Et Nous les donnâmes en héritage aux enfants dʹIsraël.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha bi vî awayî (me ew deranîn û) Me zarokên îsraîl kirin mîratgirên wan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zo is het. En Wij lieten de Israëlieten het beërven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zoo deden wij, en wij deden die den kinderen Israëls erven.
Hollandaca — Siregar
Zo was het; en Wij deden de Kinderen van Israël het erven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Так (Аллах вывел Фараона из их земли)! И даровали Мы это [все богатства] в наследство потомкам Исраила.
Rusça — Osmanov
Так [это было]. И Мы отдали все это во владение сынам Исраила.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Så (gick de till väga). - Men (därefter) gav Vi Israels barn (allt) detta i arv.