Şuara Suresi 6. Ayet — Elfaz
Onlar (Allah'ın ayetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
1فَقَدْfe ḳadşüphesizİsti'nafiye Edatı+Kesinlik Edatı
2كَذَّبُواkeƶƶebūyalanladılarMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
3فَسَيَأْتِيهِمْfe se ye'tīhimama kendilerine gelecektirİsti'nafiye Edatı+Gelecek Zaman Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
5مَاmāşeyinİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6كَانُواkānūolduklarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
7بِهِbihionunlaHarf-i Cer+Zamir
8يَسْتَهْزِؤُ۫نَyestehziūnealay edip duruyor(lar)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)