Şuara Suresi 213. Ayet — Elfaz
Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!
1فَلَاfe lāo haldeİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
2تَدْعُted'ǔçağırmaMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek
3مَعَmeǎile beraberMekan Zarfı
4اللّٰهِ(a)llahiAllahLafza-i Celal
7فَتَكُونَfe tekūnesonra olursunSebep Eki+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
8مِنَmine-denHarf-i Cer
9الْمُعَذَّبِينَl-muǎƶƶebīneazabedilenler-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12