Şuara Suresi 202. Ayet — Elfaz
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
1فَيَأْتِيَهُمْfe ye'tiyehum(azab) onlara gelir deBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
2بَغْتَةًbeğtetenansızınİsimب غ تAnsızın basmak, gafil avlamak, habersiz yakalamak, beklenmedik anda ortaya çıkmak, şaşırtmak
3وَهُمْve humonlarHaliye Edatı+Zamir
4لَاlāhiçHarf-i Nefi
5يَشْعُرُونَyeş'ǔrūnefarkında olmazlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz