(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَلِيمَ فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَ
lā yu'minūne bihi Hattā yeravu l-ǎƶābe l-elīme / fe ye'tiyehum beğteten ve hum lā yeş'ǔrūne / fe yeḳūlū hel neHnu munZerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ansızın gelip çatar onlara ve onlar anlamazlar bile.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ansızın gelip çatar onlara ve onlar anlamazlar bile.
Adem Uğur
İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.
Ahmed Hulusi
(Ölüm azabı) onlara, düşünmedikleri bir anda, ansızın gelir! (Ölüm, en büyük azaptır; çünkü kişi ölümü tadarak hakikatini bizzat müşahede eder ve hakikatinin hakkını veremediğini kavrar; artık bunun gereğini yerine getirme imkanı kalmadığını idrak ederek çok büyük bir pişmanlığın azabı içine düşer. A. H. )
Ahmet Tekin
İşte o azap da, onlara, ansızın, farkında olmadıkları bir sırada gelecek.
Ahmet Varol
(Azap) onlara, kendileri farkında olmadan ansızın gelir.
Ali Bulaç
Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
Ali Fikri Yavuz
İşte, bu azab, hiç farkında değillerken, ansızın kendilerine gelecektir.
Ali Rıza Safa
Sonunda, beklemedikleri bir sırada ansızın gelecektir.
Bayraktar Bayraklı
O azap onlara ansızın gelir. Onlar hiç farkedemezler.
Bekir Sadak
(200-20) 2 Suclularin kalblerine Kuran'i boylece sokariz da, can yakici azabi gormedikce ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
Celal Yıldırım
Bu azâb, farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelir de,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O azap farkında olmadan kendilerine ansızın geliverir.
Diyanet İşleri
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
Diyanet İşleri (eski)
(200-202) Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
Diyanet Vakfi
İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
o azap kendilerine ansızın hiç farkında olmadıkları bir anda gelecektir,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki geliversin de kendilerine ansızın, hiç farkında değillerken
Erhan Aktaş
İşte bu onlara, onlar farkında olmadan, ansızın gelecektir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte bu onlara, onlar farkında olmadan, ansızın gelecektir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte bu onlara, onlar farkında olmadan, ansızın gelecektir.
Fizilal-il Kuran
O azapla hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın yüzyüze gelirler.
Gültekin Onan
Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
Hamdi Döndüren
O azap onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir!
Hasan Basri Çantay
İşte bu (azab) onlara, kendileri de farkında olmayarak, ansızın gelecekdir.
Hasib Asutay
Artık o (azap) onlara kendileri farkında olmadan ansızın gelecektir.
Hayrat Neşriyat
İşte (bu azab) onlara haberleri olmadan, ansızın gelecektir.
İbni Kesir
O da kendilerine apansız, haberleri olmadan geliverir.
Mehmet Okuyan
Hiç farkına varmadan kendilerine ansızın gelecek acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Muhammed Esed
O azap ki, sonunda, onların hiç beklemedikleri bir anda ansızın gelip çatacaktır;
Mustafa İslamoğlu
nihayet bu azap kendileri farkında değilken ansızın onları bulacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık (o azap) onlara hiç farkedemez bir haldeler iken ansızın geliverir.
Ömer Öngüt
Azap onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.
Suat Yıldırım
İşte bu azap, kendilerine ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.
Süleyman Ateş
Azab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.
Süleymaniye Vakfı
O azap onlara ansızın gelir de farkına bile varamazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bu azap onlara hiç fark edemedikleri bir sırada, ansızın gelecektir,
Şaban Piriş
O azap, onlara farkında olmadıkları bir anda ansızın gelir.
Tefhim-ul Kuran
Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
Ümit Şimşek
O azap, hiç ummadıkları anda, birden bire onlara geliverir.
Yaşar Nuri Öztürk
O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
O əzab onlara özləri də hiss etmədən qəflətən gələcəkdir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
die plötzlich über sie kommt, ohne daß sie es spüren.
Almanca — Der Edle Quran
und diese plötzlich über sie kommt, ohne daß sie merken,
Almanca — M. A. Rassoul
Doch sie wird unversehens über sie kommen, ohne daß sie es merken.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann kommt sie zu ihnen plötzlich, während sie es nicht bemerken.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
A punishment that surprises them and catches them unawares and reduces them to ruin.
Abdul Haleem
which will suddenly hit them when they are not expecting it,
Abdullah Yusuf Ali
But the (Penalty) will come to them of a sudden, while they perceive it not;
Abul A'la Maududi
But when it comes upon them suddenly, taking them unawares,
Aisha Bewley
It will come upon them suddenly when they are not expecting it.
Al-Hilali & Khan
It shall come to them of a sudden, while they perceive it not.
Ali Quli Qarai
It will overtake them suddenly while they are unaware.
Amatul Rahman Omar
So this (punishment) will come upon them all of a sudden (taking them unaware), while they do not perceive (and calculate it).
Arthur John Arberry
so that it will come upon them suddenly, while they are not aware,
Bijan Moeinian
when they least expect it.
E. Henry Palmer
and it shall come to them suddenly while they do not perceive!
Edip-Layth
So it will come to them suddenly, while they do not perceive it.
George Sale
It shall come suddenly upon them, and they shall not foresee it:
Hamid S. Aziz
But they will not believe therein until they see the painful doom.
Mahmoud Ghali
So that it will come up to them suddenly, and they are not aware.
Marmaduke Pickthall
So that it will come upon them suddenly, when they perceive not.
Mohamed Ahmed - Samira
It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Muhammad Asad
that will come upon them [on resurrection, ] all of a sudden, without their being aware [of its approach];
Mustafa Khattab
which will take them by surprise when they least expect ˹it˺.
Progressive Muslims
So it will come to them suddenly, while they do not perceive it.
Sahih International
And it will come to them suddenly while they perceive [it] not.
Sam Gerrans
“And it will come upon them unexpectedly, when they perceive not,”
Shabbir Ahmed
The Requital will come upon them suddenly, when they least expect it.
Syed Vickar Ahamed
But the (penalty) will come to them swiftly, when they are not aware of it;
Taqi Usmani
and it will come to them suddenly while they will not be anticipating (it),
The Monotheist Group
So it will come to them suddenly, while they do not perceive it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui viendra sur eux soudain, sans quʹils sʹen rendent compte;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca ev (ezab) ji nişka ve dê bi ser wan de bê û haya wan ji (hatina) wî tun e.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die onverwachts tot hen komt, zonder dat zij het beseffen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Deze zal plotseling over hen komen, en zij zullen deze niet voorzien.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И придет оно [наказание] к ним внезапно, в то время, когда они и не будут чувствовать (этого).
Rusça — Osmanov
И оно поразит их неожиданно, так что они и не почувствуют [его приближения].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
som (är förberett och som) skall drabba dem plötsligt, när de ingenting anar;