Şuara Suresi 183. Ayet — Elfaz
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
1وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
2تَبْخَسُواtebḣasūkısmayınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabب خ سAzaltmak/hafifletmek, kusurlu/hatalı/arızalı yapmak, mahrum etmek/dolandırmak, haksız/adaletsiz davranmak.
3النَّاسَn-nāseinsanlarınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
4اَشْيَٓاءَهُمْeşyā'ehumhaklarınıİsim+Zamirش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş
5وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
6تَعْثَوْاteǎ'ṧevkarışıklık çıkarmayınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع ث وKötülük yapmak, suç işlemek, yozlaşmış/kötü şekilde davranmak.
7فِيfīHarf-i Cer
8الْاَرْضِl-erDiyeryüzündeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
9مُفْسِدِينَmufsidīnebozgunculuk yaparakİsimف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.