"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِدِينَ

ve lā tebḣasū n-nāse eşyā'ehum ve lā teǎ'ṧev fī l-erDi mufsidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāve
2تَبْخَسُواtebḣasūب خ سAzaltmak/hafifletmek, kusurlu/hatalı/arızalı yapmak, mahrum etmek/dolandırmak, haksız/adaletsiz davranmak.kısmayın
3النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
4اَشْيَٓاءَهُمْeşyā'ehumش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhaklarını
5وَلَاve lāve
6تَعْثَوْاteǎ'ṧevع ث وKötülük yapmak, suç işlemek, yozlaşmış/kötü şekilde davranmak.karışıklık çıkarmayın
7فِي
8الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
9مُفْسِدِينَmufsidīneف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculuk yaparak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsanların haklarından hiçbir şeyi eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncu olmayın.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnsanların haklarından hiçbir şeyi eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncu olmayın.

Adem Uğur

İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Ahmed Hulusi

"İnsanların hakkını vermemezlik etmeyin ve düzgün düzeni bozmayın, dünyada taşkınlık yapmayın. "

Ahmet Tekin

'İnsanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, aldatarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayiine sebep olmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta, küfürde ileri gitmeyin.'

Ahmet Varol

İnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Ali Bulaç

"İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Ali Fikri Yavuz

İnsanların mal ve haklarını düşürmeyin ve yeryüzünü yağmacılıkla, ihtilâlcilikle fesada vermeyin.

Ali Rıza Safa

"İnsanların eşyasının değerini düşürmeyin. Ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!"

Bayraktar Bayraklı

"İnsanların eşyalarını eksiltmeyiniz! Yeryüzünde kesinlikle bozgunculuk yapmayınız!"

Bekir Sadak

(177-18) 3 suayb onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim. Artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum, benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Olcuyu tam yapin, eksiltenlerden olmayin. Dogru terazi ile tartin. insanlarin hakkini azaltmayin. Yeryuzunde bozgunculuk yaparak karisiklik cikarmayin.

Celal Yıldırım

İnsanların (haklarından bir) şeyler eksiltmeyin ve bir de sakın yeryüzünde fesâd çıkararak düzensizlik ve bozgunculuk yapmayın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın, bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın.

Diyanet İşleri

"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Diyanet İşleri (eski)

(177-184) Şuayb onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun' dedi.

Diyanet Vakfi

İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcilikle fesada vermeyin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcılıkla fesada vermeyin

Erhan Aktaş

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Fizilal-il Kuran

Halkın mallarına düşük değer biçmeyiniz, yeryüzünde kargaşa çıkarıp dirliği bozmayınız.

Gültekin Onan

"İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Hamdi Döndüren

“İnsanlara haklarını kısmayın! Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!

Hasan Basri Çantay

"İnsanların hakkından bir şey'i kısmayın. Yer (yüzün) de fesadcılar olarak bozgunculuk etmeyin".

Hasib Asutay

İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın.

Hayrat Neşriyat

'İnsanlara eşyâlarını eksik vermeyin ve yeryüzünde fesad çıkaran kimseler olarak bozgunculuk yapmayın!'

İbni Kesir

İnsanların eşyasını azaltmayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Mehmet Okuyan

İnsanlara eşyalarını eksik vermeyin! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!

Muhammed Esed

insanları hak ettikleri şeylerden yoksun bırakmayın; ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın;

Mustafa İslamoğlu

İnsanları hakları olan şeylerden mahrum bırakmayın ve kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve nâsa eşyalarını noksan yapmayın ve yerde müfsitler olarak fesat çıkarmayın.»

Ömer Öngüt

“İnsanların hakkını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. ”

Suat Yıldırım

(182-183) Doğru terazi ile tartın, halkın hakkından bir şey kısmayın. Ülkede bozgunculuk yaparak nizamı bozmayın!

Süleyman Ateş

"İnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Süleymaniye Vakfı

İnsanlara, mallarını - haklarını eksik vermeyin; bozgunculuk yaparak ortalığı birbirine katmayın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların malını, sinsice eksiltmeyin; bozgunculuk yaparak ortalığı karıştırmayın.

Şaban Piriş

İnsanların eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık çıkarmayın.

Tefhim-ul Kuran

«İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.»

Ümit Şimşek

'Halkın malını çalıp çırpmayın. Fesat çıkarıp da memleketi birbirine katmayın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanların əşyalarını əksik verməyin və yer üzündə fəsad yayaraq pis işlər görməyin.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İnsanların haqqını azaltmayın! (Camaatın malını əskiltməyin. Kimin haqqı nədirsə, onu da verin!) Yer üzündə fitnə-fəsad törətməyin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nehmt den Menschen nichts von dem, was ihnen zusteht, und richtet kein Unheil auf Erden an!

Almanca — Der Edle Quran

Und schmälert den Menschen nicht ihre Sachen und richtet auf der Erde nicht unheilstiftend Verderben an.

Almanca — M. A. Rassoul

Und vermindert den Menschen nicht ihr Gut und handelt nicht verderbend im Lande, indem ihr Unheil anrichtet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gebt den Menschen das ihnen Zustehende nicht inkomplett und übertreibt nicht auf der Erde als Verderben-Anrichtende!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And crown yourselves with equity", he said, "and do not scant peoples' goods and chattels, chattels personal and chattels real and

Abdul Haleem

do not deprive people of what is theirs. Do not spread corruption on earth.

Abdullah Yusuf Ali

"And withhold not things justly due to men, nor do evil in the land, working mischief.

Abul A'la Maududi

and do not deliver short, and do not go about creating mischief in the land,

Aisha Bewley

Do not diminish people’s goods and do not go about the earth, corrupting it.

Al-Hilali & Khan

"And defraud not people by reducing their things, nor do evil, making corruption and mischief in the land.

Ali Quli Qarai

and do not cheat the people of their goods. Do not act wickedly on the earth, causing corruption.

Amatul Rahman Omar

`And do not defraud people of their things. Do not go about acting corruptly, creating disorder in the country.

Arthur John Arberry

and diminish not the goods of the people, and do not mischief in the earth, working corruption.

Bijan Moeinian

"Do not cheat the people out of their rights, and do not spread corruption on earth. "

E. Henry Palmer

and do not cheat men of their goods; and waste not the land, despoiling it;

Edip-Layth

"Do not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting."

George Sale

and diminish not unto men ought of their matters; neither commit violence in the earth, acting corruptly.

Hamid S. Aziz

"And weigh with a true balance,

Mahmoud Ghali

And do not depreciate for mankind (the value) of their things, (i. e., their goods) and do not perpetrate (mischief) in the earth (as) corruptors.

Marmaduke Pickthall

Wrong not mankind in their goods, and do not evil, making mischief, in the earth.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;

Muhammad Asad

and do not deprive people of what is rightfully theirs; and do not act wickedly on earth by spreading corruption,

Mustafa Khattab

and do not defraud people of their property. Nor go about spreading corruption in the land.

Progressive Muslims

"And do not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting. "

Sahih International

And do not deprive people of their due and do not commit abuse on earth, spreading corruption.

Sam Gerrans

“And deprive not men of their possessions, and commit not evil in the earth, working corruption.

Shabbir Ahmed

And do not deprive people of what is rightfully theirs. And desist from creating corruption and disorder in the land.

Syed Vickar Ahamed

"And do not defraud (hold back) things that are truly due to men, and do no evil in the land, by making mischief.

Taqi Usmani

and do not make people short of their things, and do not spread disorder in the land as mischief-makers,

The Monotheist Group

"Anddo not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne donnez pas aux gens moins que leur dû; et ne commettez pas de désordre et de corruption sur terre.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji heqê mirovan tiştekî kêm nekin û li ser erdê gelacî û tevdanê dernexin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En doet de mensen niet tekort in de dingen die van hen zijn en veroorzaakt geen ellende op de aarde door verderf te zaaien.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En vermindert niet wat den menschen toekomt; bedrijft geen geweld op aarde; en handelt niet slecht.

Hollandaca — Siregar

En benadeelt niet de mensen in hun zaken en verricht geen kwaad op aarde, als verderfzaaiers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и не уменьшайте людям их вещей [не убавляйте того, что им положено], и не ходите по земле, сея беспорядок.

Rusça — Osmanov

не убавляйте людям то, что им причитается, и не творите на земле беззакония и неправого дела.