(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."

اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمِينَ وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

e te'tūne ƶ-ƶukrāne mine l-ǎālemīne / ve teƶerūne mā ḣaleḳa lekum rabbukum min ezvācikum bel entum ḳavmun ǎādūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَتَأْتُونَe te'tūneا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek-mi gidiyorsunuz?
2الذُّكْرَانَƶ-ƶukrāneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekerkeklere
3مِنَmineiçinde
4الْعَالَمِينَl-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlerin
1وَتَذَرُونَve teƶerūneو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekve bırakıyor (musunuz?)
2مَاşeyleri
3خَلَقَḣaleḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattığı
4لَكُمْlekumsizin için
5رَبُّكُمْrabbukumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinizin
6مِنْmin
7اَزْوَاجِكُمْezvācikumز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocaeşlerinizi
8بَلْbelbilakis
9اَنْتُمْentumsiz
10قَوْمٌḳavmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavimsiniz
11عَادُونَǎādūneع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmeksınırı aşan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.

Adem Uğur

Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!

Ahmed Hulusi

"Rabbinizin sizin için yarattığı kadınları bırakıyorsunuz! Hayır, siz sınırlarınızı aşan bir topluluksunuz!"

Ahmet Tekin

'Rabbinizin sizler için yarattığı eşleri bırakıp da erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, sapık, insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz.'

Ahmet Varol

Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Doğrusu siz sınırı aşan bir kavimsiniz.

Ali Bulaç

"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz."

Ali Fikri Yavuz

Ve Rabbinizin, sizin için helâl yarattığı zevcelerinizi bırakıyorsunuz? Doğrusu siz harama tecavüz eden bir kavimsiniz.”

Ali Rıza Safa

"Efendinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz?" "Hayır! Siz, sınırı aşan bir toplumsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

- Allah'ın sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, erkeklerle mi cinsel ilişkiye giriyorsunuz? Doğrusu siz sapık bir toplumsunuz."

Bekir Sadak

(161-16) 6 Kardesleri Lut, onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim. Artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin icin yarattigi esleri birakip da, insanlar arasinda, erkeklere mi yaklasiyorsunuz? Dogrusu siz azmis bir milletsiniz» dedi.

Celal Yıldırım

(165-166) Rabbınızın sizin için yarattığı eşleri bırakıyorsunuz da âlemler içinden (kala kala) erkeklere mi (şehvetle) gidiyorsunuz ?! Hayır, siz haddi aşan bir milletsiniz.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(165-166) Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da insanlar arasından erkeklerle mi beraber oluyorsunuz? Doğrusu siz haddini aşan bir kavimsiniz!”

Diyanet İşleri

(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."

Diyanet İşleri (eski)

(161-166) Kardeşleri Lut, onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz' dedi.

Diyanet Vakfi

(165-166) Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(165-166) Sizin için yarattığı eşleri bırakıyorsunuz da insanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bırakıyorsunuz da sizin için yarattığı çiftleri? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz

Erhan Aktaş

"Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir toplumsunuz."

Fizilal-il Kuran

Buna karşılık Rabb'inizin sizin için eş olarak yarattığı kadınları bırakıyorsunuz? Sizler doğal sınırları çiğneyen, sapık bir toplumsunuz.

Gültekin Onan

"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz."

Hamdi Döndüren

Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşan bir kavimsiniz!”

Hasan Basri Çantay

(165-166) "Siz, Rabbinizin sizin için yaratdığı zevcelerinizi bırakıb da insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır, (siz halalden harama) tecavüz eden bir kavmsiniz".

Hasib Asutay

Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı aşan bir kavimsiniz.'

Hayrat Neşriyat

(165-166) 'Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, el'âlemin (bütün insanların) içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır! Siz haddi aşan bir kavimsiniz!'

İbni Kesir

Ve Rabbınızın sizin için yarattığı eşleri bırakıyor musunuz? Hayır, siz azmış bir kavimsiniz.

Mehmet Okuyan

Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Doğrusu siz sınırı aşmış (sapkın) bir topluluksunuz."

Muhammed Esed

Hem de, Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizden uzaklaşarak? Yoo, siz her türlü ölçüyü aşan azgın bir toplumsunuz!"

Mustafa İslamoğlu

Bu şekilde, Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bir yana bırakıyorsunuz? Yoo, siz basbayağı sınırları çiğneyen bir toplumsunuz!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve Rabbinizin sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıyorsunuz da. Hayır, siz haddi tecavüz eden bir kavimsiniz.»

Ömer Öngüt

Ve Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Doğrusu siz sınırı aşmış bir kavimsiniz.

Suat Yıldırım

(165-166) Neden siz bütün insanlardan sadece erkeklere şehvetle varıyorsunuz? Neden Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da bu işi yapıyorsunuz? Siz hakikaten iyice azmış bir toplumsunuz."

Süleyman Ateş

"Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz."

Süleymaniye Vakfı

Rabbinizin /Sahibinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz öyle mi? Aslında siz sınırları aşan bir topluluksunuz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerden uzak duruyorsunuz, öyle mi? Hayır, siz azgın bir toplumsunuz."

Şaban Piriş

Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıpta.. Gerçekten siz, azgın bir toplumsunuz.

Tefhim-ul Kuran

«Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz.»

Ümit Şimşek

'Rabbinizin sizin için yarattığı hanımlarınızı bırakıyor musunuz? Doğrusu, siz haddini aşan bir topluluksunuz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Doğrusu siz haddi aşmış bir kavimsiniz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və Rəbbinizin sizin üçün yaratdığı qadınlarınızı tərk edirsiniz? Siz, həqiqətən də, həddi aşan adamlarsınız”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və Rəbbinizin sizin üçün yaratdığı qadınlarınızı tərk edirsiniz? Siz (günah etməklə) həddi aşan bir camaatsınız!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

und die von Gott für euch erschaffenen Gattinnen lassen? Ihr seid ein perverses Volk!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

und lasset eure Frauen (beiseite), die euer Herr für euch geschaffen hat? Nein, ihr seid ein Volk, das die Schranken überschreitet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

und lasst bei Seite, was euer HERR euch an Partnerwesen erschuf. Nein, sondern ihr seid übertretende Leute!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And you forsake your natural mates who are created by Him, for the purpose based upon the innate moral feeling of mankind". In fact you are a people who have defiantly transgressed the divine as well as the moral laws".

Abdul Haleem

and abandon the wives that God has created for you? You are exceeding all bounds,’

Abdullah Yusuf Ali

"And leave those whom Allah has created for you to be your mates? Nay, ye are a people transgressing (all limits)!"

Abul A'la Maududi

leaving aside those whom Allah has created for you as your mates. Nay, you are a people that has transgressed all limits."

Aisha Bewley

leaving the wives Allah has created for you? You are a people who have overstepped the limits. ’

Al-Hilali & Khan

"And leave those whom Allâh has created for you to be your wives? Nay, you are a trespassing people!"

Ali Quli Qarai

abandoning your wives your Lord has created for you? Rather you are a transgressing lot. ’

Amatul Rahman Omar

`And leave that (abode of love) which your Lord has created for you in your wives. `Nay, (the real fact is) you are a people who know no limits.'

Arthur John Arberry

leaving your wives that your Lord created for you? Nay, but you are a people of transgressors.

Bijan Moeinian

"You have disgraced yourselves by marrying men instead of women as approved by your Lord. "

E. Henry Palmer

and leave what God your Lord has created for you of your wives? nay, but ye are people who transgress!'

Edip-Layth

"You leave what your Lord has created for you of mates? You are an intrusive people!"

George Sale

and leave your wives which your Lord hath created for you? Surely ye are people who transgress.

Hamid S. Aziz

"Do you approach the males of all creatures of the world,

Mahmoud Ghali

And leave behind what your Lord created for you as spouses? No indeed, (but) you are an aggressive people. "

Marmaduke Pickthall

And leave the wives your Lord created for you? Nay, but ye are froward folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Leaving the consorts your Lord has made for you? But you are a people who exceed the bounds. "

Muhammad Asad

keeping yourselves aloof from all the [lawful] spouses whom your Sustainer has created for you? Nay, but you are people who transgress all bounds of what is right!"

Mustafa Khattab

leaving the wives that your Lord has created for you? In fact, you are a transgressing people."

Progressive Muslims

"And you leave what your Lord has created for you of mates You are an intrusive people!"

Sahih International

And leave what your Lord has created for you as mates? But you are a people transgressing. "

Sam Gerrans

“And leave what your Lord created for you among your wives? The truth is, you are a transgressing people.”

Shabbir Ahmed

And leave those whom your Lord has created for you to be your mates. You are people who cross all bounds of decency."

Syed Vickar Ahamed

"And leave those (the females) whom Allah has made for you to be your wives? No! You are a people exceeding (all moral limits)!"

Taqi Usmani

and leave your wives whom your Lord has created for you? Indeed you are a people who cross (all) limits."

The Monotheist Group

"And you leave what your Lord has created for you of mates? You are an intrusive people!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et délaissez-vous les épouses que votre Seigneur a créées pour vous? Mais vous nʹêtes que des gens transgresseursʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Jinên we yên ku Xwedê ji we re afirandin jî hûn dihêlin. Nexêr, belkî hûn qewmekî tixûbbihêr in!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En echtgenotes die God voor jullie geschapen heeft verwaarlozen? Ja zeker, jullie zijn mensen die overtredingen begaan.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En verlaat gij uwe vrouwen, die uw Heer voor u heeft geschapen. Waarlijk, gij zijt zondaren.

Hollandaca — Siregar

En verlaten jullie hen die jullie Heer als echtgenotes geschapen heeft? Jullie zijn beslist een overtredend volk!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и оставляете то, что создал вам ваш Господь в ваших женах? О, нет! Вы являетесь преступными людьми (которые вышли за пределы дозволенного, установленные Аллахом)!»

Rusça — Osmanov

пренебрегая вашими женами, которых создал Господь для вас? Да, вы - преступные людиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och förbigå dem som er Herre har skapat till hustrur åt er? Ni överskrider verkligen alla gränser!ʺ