Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.
وَالَّذِينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا
ve(e)lleƶīne iƶā ƶukkirū bi āyāti rabbihim lem yeḣirrū ǎleyhā Summen ve ǔmyānen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kur'ân okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kurʼân okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar.
Adem Uğur
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;
Ahmed Hulusi
Onlar ki Rablerinin, varlıklarındaki işaretleri (hakikatleri) hatırlatıldıklarında, (o hakikate karşı) sağır ve kör kalmazlar!
Ahmet Tekin
Onlar, kendilerine, Rablerinin âyetleri tebliğ edilerek hatırlatıldığında, âyetlerle öğüt verilip uyarıldıklarında, sağır ve kör kesilerek bilgisizce âyetlere hücum etmezler.
Ahmet Varol
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Ali Bulaç
Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
Onlar ki, Rablerinin ayetleriyle kendilerine öğüt verilince, sağır ve kör olarak bunların üzerine düşmezler (hakkı işiterek ve doğruyu görerek Allah’ın ayetlerine bağlanırlar);
Ali Rıza Safa
Ve Efendilerinin ayetleri onlara hatırlatıldığında, kör ve sağır kesilmezler.
Bayraktar Bayraklı
Rabblerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kulaklarını kapatarak ve gözlerini yumarak onları görmezlikten gelmezler.
Bekir Sadak
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatirlatildigi zaman, onlara karsi kor ve sagir davranmazlar.
Celal Yıldırım
Onlar ki Rablarının âyetleri kendilerine hatırlatılınca üstüne sağırlar, körler gibi kapanıp kalmazlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kendilerine rablerinin âyetleri hatırlatıldığında o âyetler karşısında körler ve sağırlar gibi bilinçsizce davranmazlar.
Diyanet İşleri
Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.
Diyanet İşleri (eski)
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Diyanet Vakfi
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlar ki rablarının ayetleriyle va'z-u nasıhat edildikleri zaman üstüne kör, sağır yıkılıp yatmazlar
Erhan Aktaş
Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara, Rabb'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.
Fizilal-il Kuran
Onlara Allah'ın ayetleri hatırlatıldığında bu ayetler karşısında kör ve sağır kesilmezler.
Gültekin Onan
Onlar, kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.
Hamdi Döndüren
Onlar, kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler gibi davranmazlar.
Hasan Basri Çantay
Onlar ki kendilerine Rabbinin ayetleri okunduğu (yahud onlara va'z ve nasıyhat edildiği) zaman bunlara karşı (münafıklar gibi) kör ve sağır (yıkılıb) düşmezler.
Hasib Asutay
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar! (24) (24. İyi dinlerler, iyi anlarlar.)
Hayrat Neşriyat
Hem onlar ki, Rablerinin âyetleri (kendilerine) hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler olarak (münkirler gibi, anlamadan) yüzleri üzere kapanmazlar. (Bil'akis o hakikati hakkıyla idrâk ederek secdeye kapanırlar.)
İbni Kesir
Onlar ki; kendilerine Rabblarının ayetleri hatırlatıldığı vakit, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Mehmet Okuyan
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Muhammed Esed
Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) (gibi) (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler.
Mustafa İslamoğlu
Yine onlar: Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, sağırlar ve körler gibi (dinleyip anlamadan) üzerine üşüşmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlar ki, Rablerinin âyetleriyle kendilerine öğüt verildiği zaman ona karşı sağır ve kör olarak yıkılıp durmazlar.
Ömer Öngüt
Ve kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Suat Yıldırım
Kendilerine Rab’lerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.
Süleyman Ateş
Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlara Rablerinin ayetleri anlatılınca sağırmış ve körmüş gibi davranarak konuyu geçiştirmezler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlara Sahiplerinin ayetleri hatırlatılınca görmezlikten ve duymazlıktan gelerek üstüne yatmazlar.
Şaban Piriş
Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.
Ümit Şimşek
Onlara Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında kör ve sağır gibi davranmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kör ve sağırlar gibi onlar üzerine kapanmazlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara Rəbbinin ayələri xatırlandığı zaman o ayələrə qarşı kar və kor kimi davranmazlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O kəslər ki, Rəbbinin ayələri zikr olunduğu vaxt özünü onlara qarşı kar və kor kimi aparmaz (əksinə, onlara cani-dildən qulaq asar);
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Und es sind diejenigen, die, wenn sie durch Gottes Verse ermahnt werden, sich ihnen nicht verschließen, als wären sie blind und taub.
Almanca — Der Edle Quran
Und diejenigen, die, wenn sie mit den Zeichen ihres Herrn ermahnt werden, ihnen gegenüber nicht taub und blind niederfallen .
Almanca — M. A. Rassoul
Und diejenigen, die, wenn sie mit den Zeichen ihres Herrn ermahnt werden, deswegen nicht wie taub und blind daraufstürzen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und diejenigen, wenn sie mit den Ayat ihres HERRN ermahnt werden, fallen nicht vor ihnen taub und blind nieder.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
g) The worshippers who have hearts and minds submissive to Allah. When they are reminded of Allah's revelations, marvels and authoritative signs they do not fall upon them with closed ears and eyes but they open their hearts' ears and their minds' eyes.
Abdul Haleem
who, when reminded of their Lord’s signs, do not turn a deaf ear and a blind eye to them;
Abdullah Yusuf Ali
Those who, when they are admonished with the Signs of their Lord, droop not down at them as if they were deaf or blind;
Abul A'la Maududi
who, when they are reminded of the revelations of their Lord, do not fall at them deaf and blind;
Aisha Bewley
those who, when they are reminded of the Signs of their Lord, do not turn their backs, deaf and blind to them;
Al-Hilali & Khan
And those who, when they are reminded of the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord, fall not deaf and blind thereat.
Ali Quli Qarai
Those who, when reminded of the signs of their Lord, do not turn a deaf ear and a blind eye to them.
Amatul Rahman Omar
And who do not shut their ears and eyes to the commandments of their Lord (but listen to them attentively and with their eyes open) when they are reminded of them (so that their belief is based on conviction and not on mere hearsay).
Arthur John Arberry
who, when they are reminded of the signs of their Lord, fall not down thereat deaf and blind;
Bijan Moeinian
They never react to the recitation of their Lord’s revelations, as if they were deaf and blind.
E. Henry Palmer
and those who when they are reminded of the signs of their Lord do not fall down thereat deaf and blind;
Edip-Layth
Those who when they are reminded of their Lord's signs, they do not fall on them deaf and blind.
George Sale
And who, when they are admonished by the signs of their Lord, fall not down as if they were deaf and blind, but stand up and are attentive thereto:
Hamid S. Aziz
And those who will not witness vanity (frivolous, foolish, ignorant, futile and useless things, falsehood); and when they pass by vain (frivolous, foolish, futile, ignorant, false) discourse, pass by with dignity;
Mahmoud Ghali
And who, when they are reminded of the signs of their Lord, do not collapse there deaf and totally blind (Literally: all- blind).
Marmaduke Pickthall
And those who, when they are reminded of the revelations of their Lord, fall not deaf and blind thereat.
Mohamed Ahmed - Samira
Who, when reminded of their Lord's revelations, do not fall for them like the deaf and blind;
Muhammad Asad
and who, whenever they are reminded of their Sustainer’s messages, do not throw themselves upon them [as if] deaf and blind;
Mustafa Khattab
˹They are˺ those who, when reminded of the revelation of their Lord, do not turn a blind eye or a deaf ear to it.
Progressive Muslims
And those who when they are reminded of their Lord's verses, they do not fall on them deaf and blind.
Sahih International
And those who, when reminded of the verses of their Lord, do not fall upon them deaf and blind.
Sam Gerrans
And who when they are reminded of the proofs of their Lord, fall not down upon them deaf and blind;
Shabbir Ahmed
- And who, whenever they are reminded of even the Revelations of their Lord, do not fall at them deaf and blind (with deaf and blind acceptance).
Syed Vickar Ahamed
And those who, when they are warned by the Signs of their Lord, do not sink down (low) at them as if they were deaf or blind;
Taqi Usmani
and those who, when they are reminded of the verses of their Lord, do not fall at them as deaf and blind ones,
The Monotheist Group
Andthose who when they are reminded of the revelations of their Lord, they do not fall on them deaf and blind.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui lorsque les versets de leur Seigneur leur sont rappelés, ne deviennent ni sourds ni aveugles;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku dema bi ayetên Xwedayê xwe têne pend û şîretkirin, ew mîna ker û koran jê xafil namînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En zij die wanneer zij met de tekenen van hun Heer vermaand worden er niet doof en blind bij neervallen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En die, als zij door de teekens van hunnen Heer worden vermaand, niet nedervallen alsof zij doof en blind waren, maar opstaan, en daaraan een aandachtig oor leenen.
Hollandaca — Siregar
En (ook) degenen die, waaneer zij met de Verzen van hun Heer vermaand worden, daarbij niet doof en blind neervallen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И те, которые, когда им напомнишь знамения их Господа [доводы Единобожия и аяты Корана], не повергаются ниц глухими и слепыми к ним.
Rusça — Osmanov
те, которые, когда их наставляют аятами Господа, не падают [наземь] слепыми и глухими к этим [аятам];
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och som, när de erinras om sin Herres tecken, inte störtar ned, blinda och döva (som avgudadyrkarna inför sina gudabilder);