Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

وَالَّذِينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا

ve(e)lleƶīne iƶā ƶukkirū bi āyāti rabbihim lem yeḣirrū ǎleyhā Summen ve ǔmyānen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve onlar
2اِذَاiƶāzaman
3ذُكِّرُواƶukkirūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırlatıldığı
4بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri
5رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinin
6لَمْlem
7يَخِرُّواyeḣirrūخ ر رSuyun mırıldanması/uğuldaması veya şırıldaması, ses çıkaracak şekilde akmak [mırıldama veya benzer bir ses çıkararak akmak/damlamak], akıtılmak [TA], rüzgarın hışırdama sesi çıkarması, horlamak veya nefes alırken ses çıkarmak, ses çıkararak düşmek veya yere düşmek [bazen tamamen düşme anlamında kullanılır], bir yere veya kişiye aniden veya habersizce gelmek, gevşek veya sarkık olmak, bir yerden başka bir yere geçmek veya uzaklaşmak.davranmazlar
8عَلَيْهَاǎleyhāonlara karşı
9صُمًّاSummenص م مsağır olmak, bir şişeyi tıkamak, bir kapağı kapatmak, (kulak deliğinin) tıkanmış olmasısağır
10وَعُمْيَانًاve ǔmyānenع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.ve kör

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kur'ân okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kurʼân okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar.

Adem Uğur

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;

Ahmed Hulusi

Onlar ki Rablerinin, varlıklarındaki işaretleri (hakikatleri) hatırlatıldıklarında, (o hakikate karşı) sağır ve kör kalmazlar!

Ahmet Tekin

Onlar, kendilerine, Rablerinin âyetleri tebliğ edilerek hatırlatıldığında, âyetlerle öğüt verilip uyarıldıklarında, sağır ve kör kesilerek bilgisizce âyetlere hücum etmezler.

Ahmet Varol

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Ali Bulaç

Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, Rablerinin ayetleriyle kendilerine öğüt verilince, sağır ve kör olarak bunların üzerine düşmezler (hakkı işiterek ve doğruyu görerek Allah’ın ayetlerine bağlanırlar);

Ali Rıza Safa

Ve Efendilerinin ayetleri onlara hatırlatıldığında, kör ve sağır kesilmezler.

Bayraktar Bayraklı

Rabblerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kulaklarını kapatarak ve gözlerini yumarak onları görmezlikten gelmezler.

Bekir Sadak

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatirlatildigi zaman, onlara karsi kor ve sagir davranmazlar.

Celal Yıldırım

Onlar ki Rablarının âyetleri kendilerine hatırlatılınca üstüne sağırlar, körler gibi kapanıp kalmazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine rablerinin âyetleri hatırlatıldığında o âyetler karşısında körler ve sağırlar gibi bilinçsizce davranmazlar.

Diyanet İşleri

Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Diyanet Vakfi

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki rablarının ayetleriyle va'z-u nasıhat edildikleri zaman üstüne kör, sağır yıkılıp yatmazlar

Erhan Aktaş

Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, Rabb'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Fizilal-il Kuran

Onlara Allah'ın ayetleri hatırlatıldığında bu ayetler karşısında kör ve sağır kesilmezler.

Gültekin Onan

Onlar, kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Hamdi Döndüren

Onlar, kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler gibi davranmazlar.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki kendilerine Rabbinin ayetleri okunduğu (yahud onlara va'z ve nasıyhat edildiği) zaman bunlara karşı (münafıklar gibi) kör ve sağır (yıkılıb) düşmezler.

Hasib Asutay

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar! (24) (24. İyi dinlerler, iyi anlarlar.)

Hayrat Neşriyat

Hem onlar ki, Rablerinin âyetleri (kendilerine) hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler olarak (münkirler gibi, anlamadan) yüzleri üzere kapanmazlar. (Bil'akis o hakikati hakkıyla idrâk ederek secdeye kapanırlar.)

İbni Kesir

Onlar ki; kendilerine Rabblarının ayetleri hatırlatıldığı vakit, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Mehmet Okuyan

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Muhammed Esed

Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) (gibi) (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler.

Mustafa İslamoğlu

Yine onlar: Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, sağırlar ve körler gibi (dinleyip anlamadan) üzerine üşüşmezler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar ki, Rablerinin âyetleriyle kendilerine öğüt verildiği zaman ona karşı sağır ve kör olarak yıkılıp durmazlar.

Ömer Öngüt

Ve kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Suat Yıldırım

Kendilerine Rab’lerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.

Süleyman Ateş

Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlara Rablerinin ayetleri anlatılınca sağırmış ve körmüş gibi davranarak konuyu geçiştirmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara Sahiplerinin ayetleri hatırlatılınca görmezlikten ve duymazlıktan gelerek üstüne yatmazlar.

Şaban Piriş

Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Ümit Şimşek

Onlara Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında kör ve sağır gibi davranmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kör ve sağırlar gibi onlar üzerine kapanmazlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara Rəbbinin ayələri xatırlandığı zaman o ayələrə qarşı kar və kor kimi davranmazlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, Rəbbinin ayələri zikr olunduğu vaxt özünü onlara qarşı kar və kor kimi aparmaz (əksinə, onlara cani-dildən qulaq asar);

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und es sind diejenigen, die, wenn sie durch Gottes Verse ermahnt werden, sich ihnen nicht verschließen, als wären sie blind und taub.

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die, wenn sie mit den Zeichen ihres Herrn ermahnt werden, ihnen gegenüber nicht taub und blind niederfallen .

Almanca — M. A. Rassoul

Und diejenigen, die, wenn sie mit den Zeichen ihres Herrn ermahnt werden, deswegen nicht wie taub und blind daraufstürzen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, wenn sie mit den Ayat ihres HERRN ermahnt werden, fallen nicht vor ihnen taub und blind nieder.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

g) The worshippers who have hearts and minds submissive to Allah. When they are reminded of Allah's revelations, marvels and authoritative signs they do not fall upon them with closed ears and eyes but they open their hearts' ears and their minds' eyes.

Abdul Haleem

who, when reminded of their Lord’s signs, do not turn a deaf ear and a blind eye to them;

Abdullah Yusuf Ali

Those who, when they are admonished with the Signs of their Lord, droop not down at them as if they were deaf or blind;

Abul A'la Maududi

who, when they are reminded of the revelations of their Lord, do not fall at them deaf and blind;

Aisha Bewley

those who, when they are reminded of the Signs of their Lord, do not turn their backs, deaf and blind to them;

Al-Hilali & Khan

And those who, when they are reminded of the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord, fall not deaf and blind thereat.

Ali Quli Qarai

Those who, when reminded of the signs of their Lord, do not turn a deaf ear and a blind eye to them.

Amatul Rahman Omar

And who do not shut their ears and eyes to the commandments of their Lord (but listen to them attentively and with their eyes open) when they are reminded of them (so that their belief is based on conviction and not on mere hearsay).

Arthur John Arberry

who, when they are reminded of the signs of their Lord, fall not down thereat deaf and blind;

Bijan Moeinian

They never react to the recitation of their Lord’s revelations, as if they were deaf and blind.

E. Henry Palmer

and those who when they are reminded of the signs of their Lord do not fall down thereat deaf and blind;

Edip-Layth

Those who when they are reminded of their Lord's signs, they do not fall on them deaf and blind.

George Sale

And who, when they are admonished by the signs of their Lord, fall not down as if they were deaf and blind, but stand up and are attentive thereto:

Hamid S. Aziz

And those who will not witness vanity (frivolous, foolish, ignorant, futile and useless things, falsehood); and when they pass by vain (frivolous, foolish, futile, ignorant, false) discourse, pass by with dignity;

Mahmoud Ghali

And who, when they are reminded of the signs of their Lord, do not collapse there deaf and totally blind (Literally: all- blind).

Marmaduke Pickthall

And those who, when they are reminded of the revelations of their Lord, fall not deaf and blind thereat.

Mohamed Ahmed - Samira

Who, when reminded of their Lord's revelations, do not fall for them like the deaf and blind;

Muhammad Asad

and who, whenever they are reminded of their Sustainer’s messages, do not throw themselves upon them [as if] deaf and blind;

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who, when reminded of the revelation of their Lord, do not turn a blind eye or a deaf ear to it.

Progressive Muslims

And those who when they are reminded of their Lord's verses, they do not fall on them deaf and blind.

Sahih International

And those who, when reminded of the verses of their Lord, do not fall upon them deaf and blind.

Sam Gerrans

And who when they are reminded of the proofs of their Lord, fall not down upon them deaf and blind;

Shabbir Ahmed

- And who, whenever they are reminded of even the Revelations of their Lord, do not fall at them deaf and blind (with deaf and blind acceptance).

Syed Vickar Ahamed

And those who, when they are warned by the Signs of their Lord, do not sink down (low) at them as if they were deaf or blind;

Taqi Usmani

and those who, when they are reminded of the verses of their Lord, do not fall at them as deaf and blind ones,

The Monotheist Group

Andthose who when they are reminded of the revelations of their Lord, they do not fall on them deaf and blind.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui lorsque les versets de leur Seigneur leur sont rappelés, ne deviennent ni sourds ni aveugles;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku dema bi ayetên Xwedayê xwe têne pend û şîretkirin, ew mîna ker û koran jê xafil namînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij die wanneer zij met de tekenen van hun Heer vermaand worden er niet doof en blind bij neervallen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En die, als zij door de teekens van hunnen Heer worden vermaand, niet nedervallen alsof zij doof en blind waren, maar opstaan, en daaraan een aandachtig oor leenen.

Hollandaca — Siregar

En (ook) degenen die, waaneer zij met de Verzen van hun Heer vermaand worden, daarbij niet doof en blind neervallen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И те, которые, когда им напомнишь знамения их Господа [доводы Единобожия и аяты Корана], не повергаются ниц глухими и слепыми к ним.

Rusça — Osmanov

те, которые, когда их наставляют аятами Господа, не падают [наземь] слепыми и глухими к этим [аятам];

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och som, när de erinras om sin Herres tecken, inte störtar ned, blinda och döva (som avgudadyrkarna inför sina gudabilder);