Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ اِذَا دُعُوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
innemā kāne ḳavle l-mu'minīne iƶā duǔ ilā (a)llahi ve rasūlihi li yeHkume beynehum en yeḳūlū semiǎ'nā ve eTaǎ'nā ve ulāike humu l-mufliHūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman inananların sözü, ancak duyduk ve itâat ettik sözüdür, böyle der onlar ve onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.
Adem Uğur
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Ahmed Hulusi
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve O'nun Rasulüne davet edildiklerinde, iman edenlerin sözü ancak: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. . . İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ahmet Tekin
Aralarında hüküm vermesi, hakem olması, idarî düzen uygulamaları için, Allah’a ve Rasûlüne, Kur’ân ve sünnetin uygulayıcılarının huzuruna davet edildiklerinde mü’minlerin sözü kesinlikle: 'Kararını duyduk. Kur’ân’a, sünnete ve devletin kararlarına itaat ettik.' demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
Ahmet Varol
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıklarında mü'minlerin sözleri: 'Duyduk ve itaat ettik' demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Ali Bulaç
Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.
Ali Fikri Yavuz
Müminler, aralarında hüküm vermek için, Allah’ın kitabına ve peygamberine çağrıldıkları vakit, onların sözü ancak: “-Dinledik ve itaat ettik.” demeleridir. İşte bunlar, zafer bulacak olanlardır.
Ali Rıza Safa
Aralarında yargı vermesi için, Allah'a ve O'nun elçisine çağırıldıklarında, inananlar, yalnızca şunu söylerler: "Duyduk ve boyun eğdik!" Kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
Bayraktar Bayraklı
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları vakit "İşittik, itaat ettik" demek, ancak inananların sözüdür. İşte başarıya erenler onlardır.
Bekir Sadak
Aralarinda hukum verilmek uzere Allah'a ve peygambere cagirildiklari vakit: «Isittik, itaat ettik» demek, ancak muminlerin sozudur, iste saadete erenler onlardir.
Celal Yıldırım
Aralarında hükmetmek üzere Allah ve Peygamber'ine çağırıldıkları zaman mü'minlerin sözü ancak şu olmuştur: «İşittik, itaat ettik». İşte korktuğundan kurtulup umduğuna kavuşanlar bunlardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Aralarındaki anlaşmazlıkları çözüme bağlasın diye Allah’a ve resulüne çağrıldıklarında müminlerin sözü, “Dinledik ve boyun eğdik” demekten ibarettir. İşte kurtuluşa erenler de bunlardır.
Diyanet İşleri
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri (eski)
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: 'İşittik, itaat ettik' demek, ancak müminlerin sözüdür, işte saadete erenler onlardır.
Diyanet Vakfi
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak «İşittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne davet edildiklerinde müminlerin sözü ancak «işittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte bunlar asıl kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman mü'minlerin sözü ancak: "İşittik ve itaat ettik." demeleridir. İşte bunlar, kurtuluş bulacak olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Aralarında hukmetmesi için Resulü ile Allaha da'vet olundukları zaman mü'minlerin sözü ancak "semi'na ve ata'na" demeleridir, işte bunlar felah bulacak olanlardır
Erhan Aktaş
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resul'üne çağrıldıkları zaman İman Edenler'in sözü ancak, "İşittik ve itaat ettik." demeleri oldu. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resul'üne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak, "İşittik ve itaat ettik." demeleri oldu. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Rasul'üne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak, "İşittik ve itaat ettik." demeleri oldu. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Fizilal-il Kuran
Aralarındaki davalarda Allah'ın ve Peygamberin vereceği hükme uymaya çağırılan mü'minlerin söyleyebilecekleri tek söz «Duyduk ve uyduk» sözüdür. İşte mutlu sona erenler onlardır.
Gültekin Onan
Aralarında hükmetmesi için Tanrı'ya ve elçisine çağırıldıkları zaman inançlıların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.
Hamdi Döndüren
Aralarında hüküm vermesi için, Allah’a ve elçisine çağrıldıklarında, inananların sözü, “İşittik ve itaat ettik.” demelerinden başka bir şey değildir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir!
Hasan Basri Çantay
Mü'minlerin — aralarında hükmetmek üzere Allahın resulüne da'vet olundukları vakit — sözü ancak: "Dinledik, itaat etdik" demeleridir. İşte asıl muradlarına erenler bunlardır.
Hasib Asutay
Aralarında hüküm vermesi için, Allah'a ve Resûlüne dâvet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak 'İşittik ve itaat ettik' demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Hayrat Neşriyat
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûlüne çağırıldıkları zaman, mü’minlerin sözü ancak: 'İşittik ve itâat ettik!' demeleridir. İşte bunlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.
İbni Kesir
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman; mü'minlerin sözü, sadece: İşittik ve itaat ettik, demekten ibarettir. Ve işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.
Mehmet Okuyan
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Elçisine davet edildiklerinde, müminlerin sözü sadece “İşittik ve itaat ettik!” demeleridir. İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.
Muhammed Esed
Aralarında (ilahi kitap) hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Elçisi'ne çağırıldıkları zaman müminlerin söyleyeceği tek söz: "İşittik ve itaat ettik!" sözü olmalıdır; kurtuluşa, esenliğe ulaşan kimseler de işte böyleleridir:
Mustafa İslamoğlu
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a, dolayısıyla O'nun Rasulü'ne çağrıldıkları zaman mü'minlere düşen söz, sadece "İşittik ve itaat ettik" demekten ibaret olmalıdır; zira böyleleri gerçek kurtuluşa eren kimseler olacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Aralarında hükmetmek için Allah'a ve Peygamberine dâvet olundukları zaman mü'minlerin sözü ancak, «İşittik ve itaat ettik» demeleridir ve işte felâha ermiş olanlar da onlardan ibarettir.
Ömer Öngüt
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıkları zaman, müminlerin sözü sadece: “İşittik ve itaat ettik!” demekten ibarettir. İşte saâdete erenler onlardır.
Suat Yıldırım
Haklarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Resulüne dâvet edilen müminlerin söyledikleri tek söz: "Hay hay! Baş üstüne!" demek olmuştur. İşte felaha erenler onlar olacaklardır.
Süleyman Ateş
Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman inananların sözü ancak: "İşittik ve ita'at ettik" demeleridir. İşte umduklarına erenler bunlardır, bunlar.
Süleymaniye Vakfı
Aralarında hüküm versin diye Allah'a ve elçisine (kitabına) çağrıldıklarında, inanıp güvenenlerin söyleyecekleri tek söz şudur: "Dinledik ve gönülden boyun eğdik." İşte onlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Müminler ise, aralarında hüküm versin diye Allah'a ve elçisine çağrıldıklarında sadece şu sözü söylerler "dinledik ve boyun eğdik". Umduklarına kavuşacak olanlar işte bunlardır.
Şaban Piriş
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve peygamberine çağrılan müminlerin sözü sadece "işittik ve itaat ettik"dir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Tefhim-ul Kuran
Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: «İşittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.
Ümit Şimşek
Aralarında hüküm vermek için Allah'a ve Resulüne çağırıldıkları zaman, mü'minlerin sözü, ancak 'İşittik ve itaat ettik' demekten ibarettir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'a ve aralarında hüküm vermek üzere O'nun resulüne çağrıldıklarında, müminlerin sözleri sadece şunu söylemeleridir: "İşittik, itaat ettik." İşte bunlardır kurtuluşa erenler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Aralarında hökm vermək üçün Allahın və Onun Elçisinin yanına çağırıldıqda möminlərin sözü ancaq: “Eşidirik və itaət edirik!”– demələridir. Nicat tapanlar da məhz onlardır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Aralarında hökm vermək üçün Allahın (Allahın kitabının) və Peyğəmbərinin yanına çağırıldıqları zaman möʼminlərin sözü ancaq: ″Eşitdik və itaət etdik!″ – deməkdən ibarətdir. Nicat tapanlar da məhz onlardır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Hingegen sagen die Gläubigen, wenn sie zu Gott und Seinem Gesandten gerufen werden, damit der Gesandte zwischen ihnen urteilt: ʺWir haben gehört, und wir gehorchen.ʺ Das sind die Erfolgreichen.
Almanca — Der Edle Quran
Die Rede der Gläubigen, wenn sie zu Allah und Seinem Gesandten gerufen werden, damit er zwischen ihnen richte, besteht nur darin, daß sie sagen: ʺWir hören und gehorchen.ʺ Das sind diejenigen, denen es wohl ergeht.
Almanca — M. A. Rassoul
Doch die Rede der Gläubigen, wenn sie zu Allah und Seinem Gesandten gerufen werden, damit Er zwischen ihnen richten möge, ist nichts anderes als: ʺWir hören und wir gehorchen.ʺ Und sie sind es, die Erfolg haben werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Die Worte der Mumin sind nur - wenn sie zu ALLAH und seinem Gesandten gerufen werden, um zwischen ihnen zu richten - daß sie sagen: ʺWir haben gehört und gehorcht.ʺ Und diese sind die eigentlichen Erfolgreichen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Contrast by contrary motives, the response of those in whose hearts reigns piety to the invitation by the Messenger to decide between them according to Allah's statutes and to the Messenger's final judgement is a response of obedience. They always say: "we have heard and we do obey" These are they whom Heaven will prosper.
Abdul Haleem
When the true believers are summoned to God and His Messenger in order for him to judge between them, they say, ‘We hear and we obey.’ These are the ones who will prosper:
Abdullah Yusuf Ali
The answer of the Believers, when summoned to Allah and His Messenger, in order that He may judge between them, is no other than this: they say, "We hear and we obey": it is such as these that will attain felicity.
Abul A'la Maududi
When those that believe are called to Allah and His Messenger in order that he (that is, the Messenger) may judge their disputes among them, nothing becomes them but to say: "We hear and we obey." Such shall attain true success.
Aisha Bewley
The reply of the muminun when they are summoned to Allah and His Messenger so that he can judge between them, is to say, ‘We hear and we obey. ’ They are ones who are successful.
Al-Hilali & Khan
The only saying of the faithful believers, when they are called to Allâh (His Words, the Qur’ân) and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), to judge between them, is that they say: "We hear and we obey." And such are the successful (who will live forever in Paradise).
Ali Quli Qarai
All the response of the faithful, when they are summoned to Allah and His Apostle that He may judge between them, is to say, ‘We hear and obey. ’ It is they who are the felicitous.
Amatul Rahman Omar
The only response of the believers, when they are summoned before Allâh and His Messenger so that he may judge between them, is that they say, `We hear and we obey. ' It is they who will attain their goal.
Arthur John Arberry
All that the believers say, when they are called to God and His Messenger, that he may judge between them, is that they say, 'We hear, and we obey'; those -- they are the prosperers.
Bijan Moeinian
As for the believers, when they are summoned to the court of the Lord for the judgment, they simply say: "We heard the call and we obey. " These are the kind of people who will succeed.
E. Henry Palmer
The speech of the believers, when they are called to God and His Apostle to judge between them, is only to say, 'We hear and we obey;' and these it is who are the prosperous,
Edip-Layth
The utterance of those who acknowledge when they are invited to God and His messenger to judge in their affairs is to say: "We hear and obey." These are the winners.
George Sale
The saying of the true believers, when they are summoned before God and his apostle, that He may judge between them, is no other than that they say, we have heard, and do obey: And these are they who shall prosper.
Hamid S. Aziz
Is there in their heart a disease, or do they doubt, or do they fear lest Allah and His Messenger should deal unjustly by them?- Nay, it is they who do wrong (or are unjust).
Mahmoud Ghali
Surely the saying of believers when they are called to Allah and His Messenger that he (The Messenger) may judge between them is only that they say, "We hear and we obey. " And those are they (who are) the prosperers.
Marmaduke Pickthall
The saying of (all true) believers when they appeal unto Allah and His messenger to judge between them is only that they say: We hear and we obey. And such are the successful.
Mohamed Ahmed - Samira
The answer of the believers when they are called to God and His Apostle that he may judge between them, is: "We hear and obey. " And they are the ones who will prosper.
Muhammad Asad
The only response of believers, whenever they are summoned unto God and His Apostle in order that [the divine writ] might judge between them, can be no other than, "We have heard, and we pay heed!"- and it is they, they who shall attain to a happy state:
Mustafa Khattab
The only response of the ˹true˺ believers, when they are called to Allah and His Messenger so he may judge between them, is to say, "We hear and obey." It is they who will ˹truly˺ succeed.
Progressive Muslims
The utterance of the believers when they are invited to God and His messenger to judge in their affairs is to Say: "We hear and obey. " These are the winners.
Sahih International
The only statement of the [true] believers when they are called to Allah and His Messenger to judge between them is that they say, "We hear and we obey. " And those are the successful.
Sam Gerrans
The only word of the believers, when they are invited to God and His messenger, that he judge between them, is that they say: “We hear and we obey,” — and it is they who are the successful.
Shabbir Ahmed
Whenever invited to Allah and His Messenger to judge in their affairs, the true believers say, "We hear and we obey. " They are the ones who will ultimately prosper.
Syed Vickar Ahamed
The answer of the believers, when called to Allah and His Messenger (Muhammad) so that he may judge between them is nothing other than this: They say: "We hear and we obey:" And it is such as these who will be successful.
Taqi Usmani
The only reply of the (true) believers, when they are summoned to Allah and His messenger that he (the messenger) may judge between them, is that they say, "We listen and obey." Such people are the successful.
The Monotheist Group
The utterance of the believers when they are invited to God and His messenger to judge in their affairs is to say: "We hear and obey." These are the winners.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
La seule parole des croyants, quand on les appelle vers Allah et Son messager, pour que celui-ci juge parmi eux, est: ʺNous avons entendu et nous avons obéiʺ. Et voilà ceux qui réussissent.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku bawermend bi bal hukmê Xwedê û Pêxemberê wî ve bêne vexwendin da ku (Pêxember) di nav wan de hukim bike, gotina wan bes ev e: Me (fermana te) seh kir û me qebûl kir. Vêca ha ev, ên ku di daxwaza xwe de serfiraz bûne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar wat de gelovigen zeggen wanneer zij tot God en Zijn gezant worden opgeroepen opdat hij tussen hen zal oordelen is: ʺWij horen en gehoorzamen. Zij zijn het die het welgaat.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
De woorden der ware geloovigen, als zij voor God en zijn gezant worden opgeroepen, om gericht te worden, zijn slechts: Wij hebben gehoord en gehoorzamen; en zij zijn het die voorspoed zullen genieten.
Hollandaca — Siregar
De woorden van de gelovigen, wanneer zij naar Allah en Zijn Boodschapper opgeroepen worden, opdat hij onder hen oordeelt, zijn slechts dat zij zeggen: ʺWij horen en wij gehoorzamen.ʺ En zij zijn degenen die de welslagenden zijn.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Воистину, когда верующих призывают к Аллаху и Его Посланнику, чтобы он рассудил их, они только говорят: ʺМы слышим и повинуемся!ʺ Они и есть счастливцы.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När de troende kallas inför Gud och Hans Sändebud för att han skall döma i det som rör dem, kan deras svar inte bli annat än detta: ʺVi har hört (kallelsen) och vi lyderʺ; dem skall det gå väl i händer.