"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"

هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ

heyhāte heyhāte li mā tūǎdūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هَيْهَاتَheyhāteheyhat (ne kadar uzak)
2هَيْهَاتَheyhāteheyhat (ne kadar uzak)
3لِمَاli māşey
4تُوعَدُونَtūǎdūneو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)size va'dedilen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Size vaadedilen şey, gerçekten ne de uzak, ne de uzak.

Abdulkadir Gölpınarlı

Size vaadedilen şey, gerçekten ne de uzak, ne de uzak.

Adem Uğur

Bu size vâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!

Ahmed Hulusi

"Heyhat, heyhat böyle bir şeyin oluşması çok uzak!"

Ahmet Tekin

'Heyhât, bu size va’dedilen nihaî yargı, tehdit, ne kadar imkânsız, uzak bir ihtimal!'

Ahmet Varol

Ne kadar uzak! Size vaad edilen şey ne kadar uzak!

Ali Bulaç

"Heyhat, size va'dedilen şeye heyhat..."

Ali Fikri Yavuz

O korkutulduğunuz şey (azab) ne uzak, ne uzak! (olur şey değil).

Ali Rıza Safa

"Size sözü verilene; yazık ki, ne yazık!"

Bayraktar Bayraklı

Oysa bu size söylenenler, gerçek olmaktan ne kadar uzak!

Bekir Sadak

«Oysa tehdit edildiginiz sey ne kadar, hem de ne kadar uzak!»

Celal Yıldırım

Va'dolunduğunuz şeyler pek uzaktır, pek uzak!.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu size söylenenler gerçek olmaktan çok çok uzak!

Diyanet İşleri

"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"

Diyanet İşleri (eski)

'Oysa tehdit edildiğiniz şey ne kadar, hem de ne kadar uzak!'

Diyanet Vakfi

«Bu size vaâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Heyhât o size vaad edilen şey ne kadar uzak!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Heyhat, o vadolunduğunuz şey ne kadar uzak!

Elmalılı Hamdi Yazır

Heyhat o va'dolunduğunuz şey ne kadar uzak

Erhan Aktaş

"Yazık, yazık! Uyarıldığınız şey, hiç olacak şey mi?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Yazık, yazık! Uyarıldığınız şey, hiç olacak şey mi?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yazık, yazık! Uyarıldığınız şey, hiç olacak şey mi?

Fizilal-il Kuran

Heyhat, heyhat! Gerçekten ne kadar uzak bir korkutmadır bu!

Gültekin Onan

"Heyhat, size vaadedilen şeye heyhat..."

Hamdi Döndüren

“Heyhât, o size vaat edilen şey ne kadar uzak!”

Hasan Basri Çantay

"Tehdid olunageldiğiniz o şey ne kadar uzak, ne kadar uzak"!.

Hasib Asutay

O size va'dolunan şey (gerçek olmaktan) uzak uzak!

Hayrat Neşriyat

'Heyhât! O va'd edilmekte olduğunuz şey, ne kadar uzak!'

İbni Kesir

Vaad edildiğiniz şey ne kadar uzak, hem de ne kadar uzak.

Mehmet Okuyan

Size vadedilen çok uzaktır, çok uzak!

Muhammed Esed

Çok uzak, gerçekten çok uzak bu vaad edildiğiniz şey!

Mustafa İslamoğlu

Uzak, hem de çok uzak size iddia edilen bu şey!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ne uzak, ne uzak o vaad olunduğunuz şey.»

Ömer Öngüt

“Heyhat! Vâdolunduğunuz şey ne kadar uzak, hem de ne kadar uzak!”

Suat Yıldırım

"Heyhat! Heyhat! Size vâd edilen şey ne kadar da uzak!"

Süleyman Ateş

"Heyhat, o size va'dedilen şey ne kadar uzak!"

Süleymaniye Vakfı

Olmayacak şeyler vaat ediliyor size; hem de hiç olmayacak şeyler!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Olmayacak şeyler vaad ediliyor size; hiç olmayacak şeyler!

Şaban Piriş

Size vaat edilen uzak, hem de çok uzak.

Tefhim-ul Kuran

«Heyhat, size va'dedilen şeye heyhat...»

Ümit Şimşek

'Heyhat, heyhat! Size vaad edilen ne kadar da uzak!

Yaşar Nuri Öztürk

"Heyhat! Size vaat edilen o şey ne kadar uzak!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizə vəd olunan şey həqiqətdən çox uzaqdır, çox uzaq!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Vəʼd olunduğunuz şey çox uzaqdır, çox uzaq! (Bu, qeyri-mümkündür!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ausgeschlossen! Ausgeschlossen, daß das Versprechen in Erfüllung geht!

Almanca — Der Edle Quran

Weit, weit entfernt ist das, was euch versprochen wird.

Almanca — M. A. Rassoul

Weit, weit hergeholt ist das, was euch da verheißen wird!

Almanca — Muhammad Zaidan

Unglaubwürdig, ziemlich unglaubwürdig ist das, was euch versprochen wird.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"How inconceivable and how far from the truth is that you are promised!"

Abdul Haleem

What you are promised is very farfetched.

Abdullah Yusuf Ali

"Far, very far is that which ye are promised!

Abul A'la Maududi

Far-fetched, utterly far-fetched is what you are being promised.

Aisha Bewley

What you have been promised is sheer nonsense!

Al-Hilali & Khan

"Far, very far is that which you are promised!

Ali Quli Qarai

Far-fetched, far-fetched is what you are promised!

Amatul Rahman Omar

`How very far and away (from truth and understanding) is that which you are promised!

Arthur John Arberry

Away, away with that you are promised!

Bijan Moeinian

"Come on, come on, what kind of nonsense is this?"

E. Henry Palmer

'Away, away with what ye are threatened,-

Edip-Layth

"Far fetched is what you are being promised."

George Sale

Away, away with that ye are threatened with!

Hamid S. Aziz

"Does he promise you that when you are dead, and have become dust and bones, that then you will be brought forth?

Mahmoud Ghali

Away, away with whatever you are promised!

Marmaduke Pickthall

Begone, begone, with that which ye are promised!

Mohamed Ahmed - Samira

How far-fetched what you are promised;

Muhammad Asad

Far-fetched, far-fetched indeed is what you are promised!

Mustafa Khattab

Impossible, simply impossible is what you are promised!

Progressive Muslims

"Far fetched is what you are being promised. "

Sahih International

How far, how far, is that which you are promised.

Sam Gerrans

“Far-fetched! Far-fetched is what you are promised!

Shabbir Ahmed

Impossible, impossible indeed, is what you are promised!

Syed Vickar Ahamed

"Far, very far is that which you are promised!

Taqi Usmani

Far too improbable is what you are being promised.

The Monotheist Group

"Far fetched is what you are being promised."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Loin, loin, ce quʹon vous promet!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev peymana ku ji we re tê dayîn dûr e, dûr e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ver, ver ernaast is wat jullie aangezegd wordt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Weg, weg met hetgeen waardoor gij wordt bedreigd!

Hollandaca — Siregar

Ver, ver weg is wat aan jullie beloofd is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Почти невероятно, почти невероятно (то, что может произойти) обещанное вам (о, люди) [воскрешение умерших]!

Rusça — Osmanov

Далеко, далеко [от истины] то, что обещано вам!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vad han lovar er är orimligheter!