Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.
اِنَّهُ كَانَ فَرِيقٌ مِنْ عِبَادِي يَقُولُونَ رَبَّنَا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
innehu kāne ferīḳun min ǐbādī yeḳūlūne rabbenā āmennā fe ğfir lenā ve rHamnā ve ente ḣayru r-rāHimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki bir bölük vardır kullarımdan, Rabbimiz derler, inandık, yarlıga bizi ve acı bize ve sensin merhametliler merhametlisi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki bir bölük vardır kullarımdan, Rabbimiz derler, inandık, yarlıga bizi ve acı bize ve sensin merhametliler merhametlisi.
Adem Uğur
Zira kullarımdan bir zümre: Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi affet; bize acı! Sen, merhametlilerin en iyisisin, demişlerdi.
Ahmed Hulusi
"Gerçek şu ki kullarımdan bir kısmı: 'Rabbimiz, iman ettik. . . Bizi mağfiret et ve bize rahmet et. . . Sen Rahıym olanların en hayırlısısın' derlerdi (de). . . "
Ahmet Tekin
Kullarımdan bir zümre: 'Ey Rabbimiz, iman ettik. Bizi koruma kalkanına al, bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın.' diyorlardı.
Ahmet Varol
Doğrusu kullarımdan bir grup: 'Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizi bağışla ve bize merhamet et. Şüphesiz sen merhamet edenlerin en hayırlısısın' diyordu.
Ali Bulaç
"Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: "Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,"
Ali Fikri Yavuz
Çünkü mümin kullarımdan bir topluluk vardı ki, onlar: “- Ey Rabbimiz, iman ettik, artık bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerken.
Ali Rıza Safa
"Aslında, kullarımın arasından bir küme; ‘Efendimiz; inandık! Artık, bizi bağışla ve bize merhamet et. Çünkü Sen, merhamet edenlerin en iyisisin!' diyorlardı!"
Bayraktar Bayraklı
- "Çünkü kullarımdan bir topluluk, 'Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz."
Bekir Sadak
(108-11) 1 Allah: «inin oradan! Benimle konusmayin. Kullarimdan bir topluluk: «Rabbimiz! inandik, artik bizi bagisla, bize aci. Sen aciyanlarin en iyisisin» diyordu. Siz ise, onlari alaya aliyordunuz. Bu yaptiklariniz size Beni anmayi unutturuyordu. Onlara hep guluyordunuz. Sabretmelerine karsilik bugun onlari mukafatlandirdim. Dogrusu onlar kurtulanlardir» der.
Celal Yıldırım
Şüphesiz kullarımdan bir grup: «Ey Rabbimiz! İmân ettik, bizi bağışla, bize merhamet eyle; sen merhamet edenlerin en hayırlısısın» derlerdi de,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Kullarım arasında, ‘Rabbimiz! Biz iman ettik; bizi affet, bize acı! Sen merhametlilerin en üstünüsün’ diyen bir kesim de şüphesiz vardı.
Diyanet İşleri
Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.
Diyanet İşleri (eski)
(108-111) Allah: 'Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: 'Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin' diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır' der.
Diyanet Vakfi
Zira kullarımdan bir zümre: Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi affet; bize acı! Sen, merhametlilerin en iyisisin, demişlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Çünkü kullarımdan bir zümre «Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin.» diyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü Kullarımdan: "Ey Rabbimiz, iman ettik; bizi bağışla, bize acı; Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!" diyenler vardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
çünkü kullarımdan bir fırka vardı "rabbena amenna fağfirlena verhamna ve ente hayrurrahimin" diyorlardı da
Erhan Aktaş
Gerçek şu ki, kimi kullarım: "Rabb'imiz! Biz iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, merhametlilerin en iyisi sensin." diyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Gerçek şu ki, kimi kullarım: "Rabb'imiz! Biz iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, merhametlilerin en iyisi sensin." diyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gerçek şu ki, kimi kullarım: "Rabb'imiz! Biz iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, merhametlilerin en iyisi sensin." diyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü 'Ey Rabb'imiz, biz sana inandık, bizi affeyle, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en iyisisin' diyorlardı.»
Gültekin Onan
"Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: "Rabbimiz, inandık, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" derlerdi de,"
Hamdi Döndüren
“Çünkü kullarımdan bir zümre vardı, ‘Ey Rabbimiz! İnandık, bizi bağışla, bize merhamet et, çünkü Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!’ diyorlardı.”
Hasan Basri Çantay
Çünkü kullarımdan bir zümre vardır ki onlar: "Ey Rabbimiz, iman etdik. Bizi yarlığa, bizi esirge. Sen esirgeyenlerin en hayırlısısın" derlerken,
Hasib Asutay
Zira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz! İnandık, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın ' diyorlardı.
Hayrat Neşriyat
'Çünki kullarımdan bir zümre vardı ki: 'Rabbimiz! (Biz) îmân ettik; artık bizi bağışla; bize merhamet buyur; sen merhametlilerin en hayırlısısın!’ diyorlardı.'
İbni Kesir
Çünkü kullarımdan bir zümre vardı ki, onlar: Rabbımız, inandık, artık bağışla bizi, merhamet et bize. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, diyordu.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki kullarımdan bir grup, ‘Rabbimiz! İman ettik, bizi affet; bize merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın’ demişti.
Muhammed Esed
"Bakın, kullarımın arasında, 'Ey Rabbimiz! Biz (Sana) inandık; öyleyse, bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı, çünkü gerçek acıyan(ımız), esirgeyen(imiz) Sensin! diyenler de vardı;
Mustafa İslamoğlu
Çünkü kullarımın arasında bir gurup vardı. Onlar "Rabbimiz! Biz iman ettik: o halde bizi bağışla, bize merhamet et! Zira merhametlilerin en hayırlısı Sensin!" diyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Çünkü kullarımdan bir zümre var idi ki, 'Ey Rabbimiz! Sana imân ettik, artık bizi yarlığa ve bize merhamet buyur ve Sen rahmet edenlerin elbette hayırlısısın' derlerdi.»
Ömer Öngüt
Kullarımdan bir zümre: “Ey Rabbimiz! İnandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. ” diyorlardı.
Suat Yıldırım
(109-110) Kullarımdan, bir kısmı "inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın!" dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.
Süleyman Ateş
"Zira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz inandık, bizi bağışla, bize acı, sen acıyanların en hayırlısısın' dedikleri için"
Süleymaniye Vakfı
Kullarımın içinde: 'Rabbimiz! İnanıp güvendik. Bizi bağışla, bize ikram et, sen ikram edenlerin en iyisisin' diyen bir kesim vardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Kullarımdan bir takımı şöyle dua ederlerdi: "Rabbimiz! Bizi bağışla, bize ikram et, sen ikram edenlerin en iyisisin."
Şaban Piriş
Çünkü kullarımdan bir grup: -Rabbimiz, iman ettik, bizi bağışla, bize merhamet et, merhamet edenlerin en hayırlısı sensin! derlerdi.
Tefhim-ul Kuran
«Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: -Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,»
Ümit Şimşek
'Benim kullarımdan bir topluluk vardı ki 'Rabbimiz, iman ettik. Sen de bizi bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin' derdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullarımdan bir zümre "Rabbimiz, inandık; affet bizi, acı bize, sen merhametlilerin en hayırlısısın" diyorken,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, qullarımdan bir zümrə var idi ki, onlar: “Ey Rəbbimiz! Biz iman gətirdik. Bizi bağışla, bizə rəhm et! Sən rəhm edənlərin ən yaxşısısan!”– deyirdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Çünki bəndələrimdən bir zümrə (möʼminlər) var idi ki, onlar: ″Ey Rəbbimiz! Biz (Sənə) iman gətirdik. Artıq bizi bağışla, bizə rəhm et. Sən rəhm edənlərin ən yaxşısısan!″ – deyirdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Es war eine Schar Meiner Diener, die sprachen: ʺUnser Herr! Wir haben zum Glauben gefunden, so vergib uns, und erbarme Dich unser! Du bist der beste Erbarmer.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, eine Gruppe von Meinen Dienern pflegte zu sagen: .Unser Herr, wir glauben, so vergib uns und erbarme Dich unser, denn Du bist der Beste der Barmherzigen.ʹ
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, es gab eine Anzahl unter Meinen Dienern, die zu sagen pflegten: ʺUnser Herr, wir glauben; vergib uns darum und erbarme Dich unser; denn Du bist der beste Erbarmer.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, es war eine Gruppe von Meinen Dienern, die sagten: ʺUnser HERR! Wir verinnerlichten den Iman, so vergib uns und erweise uns Gnade, denn DU bist Der Allgnädigste der Gnädigen.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When some of My servants prayed for mercy and forgiveness and prayed: "O Allah, our Creator, we have acknowledged Your divine nature and conformed to Your system of faith and worship, forgive us and have mercy on us. you are the Most Merciful of all who can extend mercy".
Abdul Haleem
Among My servants there were those who said, "Lord, We believe. Forgive us and have mercy on us: You are the most merciful of all."
Abdullah Yusuf Ali
"A part of My servants there was, who used to pray 'our Lord! we believe; then do Thou forgive us, and have mercy upon us: For Thou art the Best of those who show mercy!"
Abul A'la Maududi
You are those that when a party of My servants said: 'Our Lord, we believe, so forgive us, and have mercy on us, for You are the Best of those that are merciful,'
Aisha Bewley
There was a group of My slaves who said, "Our Lord, we have iman, so forgive us and have mercy on us. You are the Best of the Merciful."
Al-Hilali & Khan
Verily there was a party of My slaves, who used to say: "Our Lord! We believe, so forgive us, and have mercy on us, for You are the Best of all who show mercy!"
Ali Quli Qarai
Indeed there was a part of My servants who would say, ‘‘Our Lord! We have believed. So forgive us, and have mercy on us, and You are the best of the merciful.’’
Amatul Rahman Omar
`There was a section from among My servants who said, "Our Lord! we believe, so protect us (against our sins) and have mercy on us, for you are the Best of those who show mercy. "
Arthur John Arberry
There is a party of My servants who said, "Our Lord, we believe; therefore forgive us, and have mercy on us, for Thou art the best of the merciful. "
Bijan Moeinian
"Remember those servants of Mine who used to pray: “Lord, we have chosen the belief; forgive us and have mercy on us. Of all those who have a tender heart, you are the Most Merciful One."
E. Henry Palmer
Verily, there was a sect of my servants who said, Our Lord! we believe, so pardon us, and have mercy upon us, for Thou art the best of the merciful ones. '
Edip-Layth
There was a group from among My servants who used to say, "Our Lord, we have acknowledged, so forgive us, and have mercy upon us, for You are the best of those who show mercy."
George Sale
Verily there were a party of my servants, who said, O LORD, we believe: wherefore forgive us, and be merciful unto us; for thou art the best of those who show mercy.
Hamid S. Aziz
He will say, "Be gone into it, and speak you not to Me. "
Mahmoud Ghali
Surely there was a group of My bondmen who said, Our Lord, we believe, so forgive us and have mercy on us, and You are The Most Charitable of the merciful. '
Marmaduke Pickthall
Lo! there was a party of My slaves who said: Our Lord! We believe, therefor forgive us and have mercy on us for Thou art Best of all who show mercy;
Mohamed Ahmed - Samira
There was a section among My creatures that said: 'O Lord, we believe. Forgive us and have mercy upon us, for You are the best of the merciful.'
Muhammad Asad
"Behold, there were among My servants such as would pray, ‘O our Sustainer! We have come to believe [in Thee]; forgive, then, our sins and bestow Thy mercy on us: for Thou art the truest bestower of mercy!’
Mustafa Khattab
Indeed, there was a group of My servants who used to pray, ‘Our Lord! We have believed, so forgive us and have mercy on us, for You are the best of those who show mercy,’
Progressive Muslims
There was a group from among My servants who used to Say: "Our Lord, we have believed, so forgive us, and have mercy upon us, for You are the best of those who show mercy. "
Sahih International
Indeed, there was a party of My servants who said, 'Our Lord, we have believed, so forgive us and have mercy upon us, and You are the best of the merciful. '
Sam Gerrans
“A faction among My servants said: ‘Our Lord: we believe, then forgive Thou us, and have mercy on us; and Thou art the best of those who have mercy.’
Shabbir Ahmed
"Behold, there were among My servants such who used to say, 'Our Lord! We have come to believe, so forgive us and bestow Grace upon us, for, You are the Best of the merciful. '
Syed Vickar Ahamed
"Verily, there was a party of My servants who used to Pray, ‘Our Lord! We believe; Then You do forgive us, and have mercy upon us: For You are the Best of those who show mercy (Khair-ur-Rahameen)!’
Taqi Usmani
There was indeed a group of My servants who used to say, ‘Our Lord, we adhere to the (true) faith, so forgive us and have mercy upon us, and you are the best of all the merciful.’
The Monotheist Group
There was a group from among My servants who used to say: "Our Lord, we have believed, so forgive us, and have mercy upon us, for You are the best of those who show mercy."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il y eut un groupe de Mes serviteurs qui dirent: ʺSeigneur, nous croyons; pardonne-nous donc et fais-nous miséricorde, car Tu es le meilleur des Miséricordieuxʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman rewş ev e, ji bendeyên min civatekê digot: Xwedayê me! Me îman aniye, li gunehên me bibihure û li me were rehmê. Bêguman her tu yî çêtirînê dilovanan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Er was een groep van Mijn dienaren die gewoonlijk zeiden: ʹOnze Heer, wij geloven, vergeef ons dan en heb erbarmen met ons; U bent de beste van de barmhartigen.?
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen een gedeelte van mijn dienaren uitriep: O Heer! wij gelooven: vergeef ons dus en wees ons genadig; want waarlijk gij zijt de genadigste.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, er is een groep onder Mijn dienaren die zegt: ʺOnze Heer, wij geloofden, vergeef ons daarom en schenk ons Barmhartigheid en U bent de Beste der Bamhartigen.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, одна часть Моих рабов говорила [верующие обращались к Аллаху с мольбой]: «Господи, мы уверовали, прости же нам (наши грехи) и смилуйся над нами, ведь Ты – лучший из милосердных».
Rusça — Osmanov
Воистину, говорили же некоторые из Моих рабов: ʺГосподи! Мы уверовали. Так прости же нас и помилуй, ибо Ты - лучший из тех, кто милуетʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det fanns bland Våra tjänare de som bad (i sina böner): ʹHerre! Vi tror! Förlåt oss (våra synder) och förbarma Dig över oss! Ingen förbarmar sig över (människorna) som Du!ʹ