Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O halde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.
لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَقِيمٍ
li kulli ummetin ceǎlnā menseken hum nāsikūhu fe lā yunāziǔnneke fī l-emri ve d'ǔ ilā rabbike inneke le ǎlā huden musteḳīmin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve her ümmete bir din verdik, o dine göre ibâdette bulunurlar, artık seninle her hususta çekişmeye kalkışmasınlar ve Rabbinin yoluna çağır, şüphe yok ki sen, doğru yolu bulmuşsun.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve her ümmete bir din verdik, o dine göre ibâdette bulunurlar, artık seninle her hususta çekişmeye kalkışmasınlar ve Rabbinin yoluna çağır, şüphe yok ki sen, doğru yolu bulmuşsun.
Adem Uğur
Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.
Ahmed Hulusi
Her ümmete ibadet edecekleri bir mensek (ibadet anlayışı ve şekli) oluşturduk. . . O halde bu konuda seni tartışmaya çekemesinler; (tartışma) sadece Rabbine davet et. . . Kesinlikle hakikate erdiren yoldasın!
Ahmet Tekin
Biz, her millete kulluklarını ifa edecek ibadet tarzları belirlemiştik. Geçmişten kalan kırık dökük bilgilere sahip insanların, tebliğ ettiğin din, uyguladığın plan ve yönetim konusunda, seni faydasız münakaşalar içine çekip meşgul etmelerine izin verme. Sen bütün insanları Rabbine kulluğa ve ibadete, Rabbinin yoluna davete devam et. Sen doğru bilgilere sahipsin, doğru, muhkem, güvenli, hak yolda faaliyet göstermeye, görevini yapmaya, İslâm’ı yaşamaya, öğretmeye memursun.
Ahmet Varol
Biz her ümmet için bir ibadet tarzı koyduk, onlar buna göre ibadet ederler. Artık (din) iş(in)de seninle çekişmeye girmesinler. Sen Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzeresin.
Ali Bulaç
Biz her ümmete bir ibadet tarzı (Mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, (din) iş(in)de seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
Ali Fikri Yavuz
Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar bununla amel ederler. Bunun için (ey Rasûlüm) din işinde sana asla muhalefet etmesinler. Sen, insanları, Rabbine ibadet etmeye davet et. Çünkü sen, gerçekten hidayete götüren doğru bir yol üzerindesin.
Ali Rıza Safa
Her toplum için, uygulayacakları bir yakarış biçimi belirledik. Artık, seninle çekişmesinler. Sen, Efendine çağır. Çünkü sen, kesinlikle dosdoğru yol üzerindesin.
Bayraktar Bayraklı
Biz her ümmete, uygulayacakları bir ibadet şekli öğrettik. Öyle ise, onların bu konuda seninle çekişmelerine müsaade etme! Sen, Rabbine davet et! Zira sen gerçekten doğru bir yoldasın.
Bekir Sadak
(67-69) Her ummete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Oyleyse, bu konuda seninle cekismelerine firsat verme; Rabbine davet et, sen suphesiz dogru yol uzerindesin. Seninle tartisirlarsa: «Allah yaptiginizi cok iyi bilir; ayriliga dustugunuz seyler hakkinda, kiyamet gunu aranizda Allah hukmedecektir» de.
Celal Yıldırım
Her ümmete (kendi çağlarında) ayrı bir ibâdet yolu sunduk ki onlar o yolda ibâdet ederler. O halde bu konuda seninle tartışmasınlar. Sen Rabbına davet etmeye bak. Şüphesiz ki sen dosdoğru yolda bulunuyorsundur.
Diyanet İşleri
Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O halde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.
Diyanet İşleri (eski)
(67-69) Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekişmelerine fırsat verme; Rabbine davet et, sen şüphesiz doğru yol üzerindesin. Seninle tartışırlarsa: 'Allah yaptığınızı çok iyi bilir; ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında, kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir' de.
Diyanet Vakfi
Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler. Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekişmesinler. (İnsanları) Rabbine (ibadet etmeye) çağır. Şüphesiz sen gerçekten hidayete götüren doğru bir yol üzerindesin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz her ümmet için bir ibadet yolu yapmışızdır ki, onlar onun abidleridir. Şu halde bu işte seninle asla tartışmaya girmesinler; ve sen Rabbine davet et; çünkü sen muhakkak doğru olana götüren, doğru bir yoldasın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz her ümmet için bir ıbadet yolu yapmışızdır ki onlar onun abidleridir, binaenaleyh emirde sana asla münazea etmesinler ve rabbına da'vet et, çünkü sen cidden hakka götüren doğru bir yol üzerindesin
Erhan Aktaş
Her ümmet için bir mensek belirledik. Herkes kendi mensekini sürdürür. O halde bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabb'ine çağır. Kuşkusuz ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Her ümmet için bir mensek belirledik. Herkes kendi mensekini sürdürür. O halde bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabb'ine çağır. Kuşkusuz ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Her ümmet için bir ibadet tarzı belirledik. Herkes kendi tarzını sürdürür. O halde bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabb'ine çağır. Kuşkusuz ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.
Fizilal-il Kuran
Biz her ümmet için uygulayacakları ayrı ibadet biçimleri belirledik. O halde müşrikler bu konuda seninle kesinlikle tartışmamalıdırlar. Sen insanları Rabb'ine çağır. Hiç kuşkusuz sen doğru yoldasın.
Gültekin Onan
Biz her ümmete bir 'ibadet tarzı' (mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, buyrukta seninle çekişmesinler. Sen rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
Hamdi Döndüren
Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu konuda seninle tartışmasınlar! Sen Rabbine çağır. Çünkü sen, gerçekten dosdoğru bir yoldasın.
Hasan Basri Çantay
Biz her ümmete bir ibadet yolu (şeriat) gösterdik ki onlar bunun aamilleridir. O halde emirde seninle asla münazaa etmesinler. Sen (insanları sadece) Rabbine da'vet et. Çünkü sen, şübhesiz dosdoğru bir hidayetin ta üzerindesin.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Biz her ümmete uygulamakta oldukları bir mensik (ibadet yöntemi) kıldık. O halde seninle bu işte (din işinde) asla çekişmesinler. Sen Rabbine çağır. Şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin.
Hayrat Neşriyat
Her ümmet için bir şeriat koyduk ki onlar onunla amel eden kimselerdir. Öyle ise bu hususta seninle aslâ mücâdele etmesinler; ve Rabbine da'vet et! Doğrusu sen, elbette dosdoğru bir hidâyet (bir din) üzerindesin.
İbni Kesir
Her ümmete; yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyle ise işte seninle çekişmesinler, Rabbına davet et. Şüphesiz ki sen; dosdoğru bir hidayet üzeresin.
Mehmet Okuyan
Biz her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyleyse onlar (kitap ehli) bu işte seninle çekişmesinler! Sen Rabbine davet et! Şüphesiz ki sen doğru bir hidayet üzeresin.
Muhammed Esed
Biz her ümmete, kulluklarını göstermeleri için (ayrı) bir ibadet tarzı tayin ettik. Bunun içindir ki, (ey inanan kişi, seninkinden başka yollar tutan) kimseler bu konuda seni tartışmaya sürüklemesinler; sen yalnızca (onların hepsini) Rabbine çağır: çünkü, sen gerçekten dosdoğru bir yol üzerindesin.
Mustafa İslamoğlu
Biz her bir ümmet için Allah'a kalben yaklaşsınlar diye bir ibadet yol ve yöntemi belirledik; şu halde (ey bu hitabın muhatabı), kimse seni bu konuda tartışmaya çekmesin; ve sen sadece Rabbine çağır: şu bir gerçek ki sen kesinlikle dosdoğru bir yol üzeresin.
Ömer Nasuhi Bilmen
Her bir ümmet için bir şeriat kıldık ki, onlar onunla amel ederlerdi. Artık emr-i dinde seninle münazarada bulunmasınlar. Ve Rabbine dâvet et. Şüphe yok ki, sen elbette dosdoğru vâzıh bir din üzerindesin.
Ömer Öngüt
Biz her ümmete bir ibadet yolu tayin ettik, onlar ona göre ibadet etmektedirler. Öyleyse bu hususta seninle çekişmesinler. Sen Rabbine dâvet et, şüphesiz ki sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
Suat Yıldırım
Biz her ümmete kendi dönemlerinde uyguladıkları özel bir ibadet yolu belirledik. Öyle ise onlar din işinde asla sana muhalefet etmesinler. Sen insanları Rabbinin yoluna dâvet et! Çünkü sen gerçekten hakka götüren dosdoğru bir yolun üzerindesin.
Süleyman Ateş
Biz her ümmete, uydukları bir mensek (ibadet yöntemi) yaptık. Bu işte seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine çağır, kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.
Süleymaniye Vakfı
Her ümmet için geçerli bir kurban kesme zamanı belirledik. Öyleyse bu konuda seninle çekişmesinler. Sen Rabbine çağır. Sen kesinlikle dosdoğru bir yol üzerindesin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her toplum(ümmet) için kurban ibadeti (mensek) koyduk, onlar onu yerine getirirler. Bu konuda seninle asla çekişmemeleri gerekir. Sen onları Rabbine çağır. Çünkü sen dosdoğru bir yoldasın.
Şaban Piriş
Her ümmete bir ibadet tarzı belirledik. Öyleyse, yerine getirmeleri gereken iş hususunda seninle tartışmasınlar. Rabbine çağır/yalvar. Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.
Tefhim-ul Kuran
Biz her ümmete bir ibadet-tarzı (Mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, (din) iş(in) de seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
Ümit Şimşek
Biz her ümmet için bir şeriat belirledik ki, onu izlerlerdi. Onun için din konusunda seninle çekişmesinler. Sen de insanları Rabbine çağır. Hiç şüphesiz sen dosdoğru hidayet üzeresin.
Yaşar Nuri Öztürk
Her ümmet için biz, bir ibadet şekli/bir ibadet yeri belirledik; onlar, onu izlerler. Artık bu iş konusunda seninle çekişmesinler. Sen de Rabbine davet et/dua et. Sen, elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuzun ardındasın.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz hər ümmət üçün onun yerinə yetirə biləcəyi bir şəriət müəyyən etdik. Qoy onlar bu işdə səninlə höcətləşməsinlər. Sən onları Rəbbinə ibadət etməyə dəvət et. Həqiqətən, sən ən doğru bir yoldasan.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz (keçmişdən bəri) hər ümmət üçün bir şəriət müəyyən etdik ki, ona əməl edərlər. Elə isə (müşriklər) bu işdə (din, şəriət işində, yaxud qurbanlıqlar barəsində) səninlə mübahisə etməsinlər. (Ya Rəsulum!) Sən onları öz Rəbbinə (ibadət etməyə, Onun hökmlərini yerinə yetirməyə) dəʼvət et. Şübhəsiz ki, sən doğru yoldasan (dindəsən).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Jeder Religionsgemeinschaft haben Wir ein Gesetz bestimmt, das sie einhalten soll. Sie haben mit dir nicht darüber zu streiten. Rufe zu deinem Herrn auf, du bist zum geraden Weg rechtgeleitet!
Almanca — Der Edle Quran
Für jede Gemeinschaft haben Wir einen Ritus festgelegt, den sie (zu) vollziehen (haben); so sollen sie mit dir nicht über die Angelegenheit streiten. Und rufe zu deinem Herrn. Du verfährst fürwahr nach einer geraden Rechtleitung.
Almanca — M. A. Rassoul
Einem jeden Volke haben Wir Andachtsriten gegeben, die sie befolgen; sie sollen daher nicht mit dir über diese Sache streiten; sondern rufe (du sie) zu deinem Herrn. Wahrlich, du folgst der rechten Führung.
Almanca — Muhammad Zaidan
Für jede Umma machten WIR einen Ritus, den sie durchführen. So laß sie mit dir nicht in der Angelegenheit streiten und mache Daʹwa zu deinem HERRN. Gewiß, du folgst doch einer geraden Rechtleitung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
To every people did We prescribe certain rites and articles of faith and the order of performing religious and other devotional services, and it was incumbent on them to follow (until the system was modified or replaced by a new system suitable for the time at the hands of another Messenger) Therefore, do not let them O Muhammad dispute with you upon the question, and keep proclaiming Allah's acceptable system of faith and worship. You are indeed on the right path, the path of righteousness, the path of Allah.
Abdul Haleem
We have appointed acts of devotion for every community to observe, so do not let them argue with you [Prophet] about this matter. Call them to your Lord- you are on the right path-
Abdullah Yusuf Ali
To every People have We appointed rites and ceremonies which they must follow: let them not then dispute with thee on the matter, but do thou invite (them) to thy Lord: for thou art assuredly on the Right Way.
Abul A'la Maududi
For every people We have prescribed a way of worship which they follow. So, (O Muhammad), let them not dispute with you concerning this, and call them to Your Lord. You are certainly on the Straight Way.
Aisha Bewley
We have appointed for every nation a rite that they observe, so let them not dispute with you about the matter. Call the people to your Lord. You are guided straight.
Al-Hilali & Khan
For every nation We have ordained religious ceremonies [e.g. slaughtering of the cattle during the three days of stay at Mîna (Makkah) during the Hajj (pilgrimage)] which they must follow; so let them (the pagans) not dispute with you on the matter (i.e. to eat of the cattle which you slaughter, and not to eat of the cattle which Allâh kills by its natural death), but invite them to your Lord. Verily you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) indeed are on the (true) straight guidance (i.e. the true religion of Islâmic Monotheism).
Ali Quli Qarai
For every nation We had appointed a rite [of worship] which they used to observe; so let them not dispute with you about the matter. And invite to your Lord. Indeed you are on a straight guidance.
Amatul Rahman Omar
We have prescribed for every people modes of worship which they should observe. Let them not, therefore, dispute with you in the matter (of Islamic mode of worship). And call (the people) to your Lord for you are indeed on the exact and right guidance.
Arthur John Arberry
We have appointed for every nation a holy rite that they shall perform. Let them not therefore wrangle with thee upon the matter, and do thou summon unto thy Lord; surely thou art upon a straight guidance.
Bijan Moeinian
I am the Originator of the rituals by which each nation worship Me. Therefore, (now that I have sent you with this way of worshipping Me,) they should not dispute with you (about keeping their rituals instead of the way of worship that I am thus prescribing.) Invite people to the way of your Lord. Certainly, what you are inviting them to, is the right way.
E. Henry Palmer
For every nation have we made rites which they observe; let them not then dispute about the matter, but call upon thy Lord; verily, thou art surely in a right guidance!
Edip-Layth
For every nation We have made rites which they will fulfill. So do not let the matter fall into dispute. Call upon your Lord, for you are on a guidance which is straight.
George Sale
Unto the professors of every religion have We appointed certain rites, which they observe. Let them not therefore dispute with thee concerning this matter; but invite them unto thy Lord: For thou followest the right direction.
Hamid S. Aziz
He it is who quickens you, then makes you die, then will He quicken you again; verily, man is indeed ungrateful.
Mahmoud Ghali
For every nation We have made a ritual that they are to celebrate (Literally: ritualizing it). So definitely do not let them contend with you about the Command, and call (mankind) to your Lord. Surely you are indeed upon a straight guidance.
Marmaduke Pickthall
Unto each nation have We given sacred rites which they are to perform; so let them not dispute with thee of the matter, but summon thou unto thy Lord. Lo! thou indeed followest right guidance.
Mohamed Ahmed - Samira
We have determined for each community a way of worship which they follow. So they should not contend with you in this matter; and you should go on calling them to your Lord. You are surely on the right path.
Muhammad Asad
UNTO every community have We appointed [different] ways of worship, which they ought to observe. Hence, [O believer,] do not let those [who follow ways other than thine] draw thee into disputes on this score, but summon [them all] unto thy Sustainer: for, behold, thou art indeed on the right way.
Mustafa Khattab
For every community We appointed a code[1] of life to follow.[2] So do not let them dispute with you ˹O Prophet˺ in this matter. And invite ˹all˺ to your Lord, for you are truly on the Right Guidance.
Progressive Muslims
For every nation We have made rites which they will fulfill. So do not let the matter fall into dispute. And call upon your Lord, for you are on a guidance which is straight.
Sahih International
For every religion We have appointed rites which they perform. So, [O Muúammad], let the disbelievers not contend with you over the matter but invite them to your Lord. Indeed, you are upon straight guidance.
Sam Gerrans
For every community We appointed a rite for them to perform. Then let them not dispute with thee concerning the matter. And invite thou to thy Lord; thou art upon right guidance.
Shabbir Ahmed
We have let every community hold some rites that they observe (as a diversity of humanity (49:13)). So, let them not involve you in their arguments, just call them to your Lord (2:177). For, behold, you (O Prophet) are indeed on the Right Way.
Syed Vickar Ahamed
To every nation (people) have We set out (their) rites and customs which they must obey: Let them not dispute with you about this matter, but you invite (them) to your Lord: Verily, you are guided onto the straight (way).
Taqi Usmani
For every Ummah (religious community) We have appointed a way of worship they are to observe. Therefore, they should never quarrel with you in the matter. And do call (them) to your Lord. Surely, you are on straight Guidance.
The Monotheist Group
Forevery nation We have established rites which they are to fulfill. So do not let the matter fall into dispute. And call upon your Lord, for you are on a guidance which is straight.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
A chaque communauté, Nous avons assigné un culte à suivre. Quʹils ne disputent donc point avec toi lʹordre reçu! Et appelle à ton Seigneur. Tu es certes sur une voie droite.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ji her umetekê re şerîetek (rêbazek) daniye ku ew jî wê bi kar tînin. (Ya Muhemmed!) Naxwe bila di vê de tu kes bi te re tênekoşe. Tu jî (mirovan) vexwîne bi bal Xwedayê xwe ve. Bêguman tu di riyeke rast û durist de yî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Voor elke gemeenschap hebben Wij een ordening gemaakt waarnaar zij moeten handelen. Zij moeten dus met jou over de zaak niet twisten. En roep op tot jouw Heer. Jij volgt een juiste leidraad.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Voor de belijders van iederen godsdienst hebben wij zekere gebruiken vastgesteld, welke zij in acht moeten nemen. Laten zij dus niet met u daarover twisten, maar noodig hen tot uwen Heer; want gij volgt den rechten weg.
Hollandaca — Siregar
Voor iedere gemeenschap hebben Wij godsdienstige gebruiken vastgesteld, die zij moeten volgen. Laat hen daarom niet met jou over de zaak twisten, en roep op tot jouw Heer: voorwaar, jij volgt zeker rechte Leiding.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Для каждой общины (которые были прежде) Мы установили свои обряды (поклонения Аллаху) (и свое законоположение), которые они исполняли (повинуясь Нашему повелению). Пусть же они [многобожники] вообще не спорят с тобой (о, Пророк) относительно этого дела [законоположения, данного тебе] (и всего того, что повелел тебе Аллах). И призывай (о, Пророк) (людей) к Господу твоему [к тому, чтобы они признавали богом только Аллаха, и исполняли то, что Он повелел], (ведь) поистине, ты (о, Мухаммад), однозначно, на прямом пути!
Rusça — Osmanov
Для каждой общины Мы определили обряды, которые они отправляют, и пусть [последователи общин] не спорят с тобой об этом. Призывай [их] к твоему Господу, ведь ты - на прямом, верном пути.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
FÖR ALLA samfund (i gången tid) har Vi föreskrivit regler för förrättandet av andakten som de är underkastade. Låt dig inte dras in i en diskussion med dem om (dessa regler); uppmana dem (i stället) att dyrka din Herre. Du följer helt visst den raka vägen.