Hac Suresi 59. Ayet — Elfaz
Elbette onları hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
1لَيُدْخِلَنَّهُمْle yudḣilennehumelbette onları sokacaktırLam-ı Te'kid+Muzari Fiil+Nun-u Te'kid+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmak
3يَرْضَوْنَهُyerDevnehurazı olacaklarıMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.
4وَاِنَّve inneve doğrusuBağlaç+Harf-i Nasb
5اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
6لَعَلِيمٌle ǎlīmunbilendirLam-ı Te'kid+İsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
7حَلِيمٌHalīmunhalimdirSıfatح ل مRüya görmek, bir vizyona sahip olmak. Ergenliğe ulaşmak. Seminal sıvı salınımı yaşamak (uyanıkken veya uykuda), uykuda cinsel ilişki rüyası görmek. Anlayışlı veya merhametli olmak, kusurları affetmek ve gizlemek, tavırda ılımlı/nazik/temkinli/ağır olmak, sabırlı olmak.