Hac Suresi 55. Ayet — Elfaz
İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.
1وَلَاve lāveBağlaç+Harf-i Nefi
3الَّذِينَ(e)lleƶīneİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4كَفَرُواkeferūinkar edenlerinMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
5فِيfīiçinde (olmaları)Harf-i Cer
6مِرْيَةٍmiryetinkuşkuİsimم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.
7مِنْهُminhuo(Kur'a)ndanHarf-i Cer+Zamir
8حَتّٰىHattākadarHarf-i Cer
9تَأْتِيَهُمُte'tiyehumukendilerine gelinceyeMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
10السَّاعَةُs-sāǎtuo sa'atMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmak
11بَغْتَةًbeğtetenansızınİsimب غ تAnsızın basmak, gafil avlamak, habersiz yakalamak, beklenmedik anda ortaya çıkmak, şaşırtmak
12اَوْevyahutBağlaç
13يَأْتِيَهُمْye'tiyehumkendilerine gelinceye kadarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
14عَذَابُǎƶābuazabıİsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
16عَقِيمٍǎḳīminkısır (hayırsız)Sıfatع ق مKısır olmak (rahim), kurumak, verimsiz olmak, kasvetli olmak, sıkıntılı, üzücü (gün), çocuksuz olmak, yıkıcı olmak.