Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

وَهُدُوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِ وَهُدُوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَمِيدِ

ve hudū ilā T-Tayyibi mine l-ḳavli ve hudū ilā SirāTi l-Hamīdi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَهُدُواve hudūه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve iletilmişlerdir
2اِلَىilā
3الطَّيِّبِT-Tayyibiط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.güzeline
4مِنَmine
5الْقَوْلِl-ḳavliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesözün
6وَهُدُواve hudūه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve iletilmişlerdir
7اِلٰىilā
8صِرَاطِSirāTiص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yoluna
9الْحَمِيدِl-Hamīdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.çok övülen(Allah)ın

Tüm mealler

Meal seçin (97 / 97 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlar, sözün en temizini söylemeye irşâd edilmişlerdir ve onlar hamde lâyık Tanrının yoluna irşâd edilmişlerdir.

Abdullah Aydın

O îmân edenler, sözün en güzeline (tevhid kelimesine) yönelmişler, kendisine çok hamdedilen Allah'ın doğru yoluna (İslâm dinine) iletilmişlerdir.

Adem Uğur

Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler, övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Ahmed Hulusi

Ve onlar hem düşüncenin sağlıklı olanına yönlendirilmişlerdir; hem de Hamiyd'in (verilenleri değerlendirmenin) yoluna hidayet olunmuşlardır.

Ahmet Davudoğlu

Onlar, sözün en güzeline (la ilahe illallah demeye) hidayet edilmişlerdir. Evet, onlar Allah'ın doğru yoluna hidayet edilmişlerdir.

Ahmet Tekin

Onlara, sözün güzeline, Kelime-i Şehâdet’e, Allah kelâmına, Kur’ân’a giden yol aydınlatılmıştır. Onlara, övgüye ve şükre lâyık olan Allah’ın yolu, birlikte nezaket içinde yaşama kurallarına, sevgiye dayalı kardeşliğe, hasedi, hilesi, dalaveresi, nefreti, düşmanlığı olmayan örnek hayat tarzına götüren Allah yolu, İslâm’ın yolu aydınlatılmıştır.

Ahmet Varol

Onlar sözün güzeline yöneltilmişlerdir. Çok övülen (Allah')ın yoluna iletilmişlerdir.

Ali Arslan

Onlar (mü'minler) sözün en doğrusuna (sehadet ve hamd kelimesine) yöneltilmişlerdir. Ve yine onlar el-Hamid (olan Allah'ın) yoluna iletilmişlerdir.

Ali Bulaç

Onlar, sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir.

Ali Fikri Yavuz

O iman edenler, sözün en güzeline (tevhid kelimesine) hidayet edilmişler ve hak yoluna (islâm dinine) iletilmişlerdir.

Ali Rıza Safa

Onlar, sözün en temizine eriştirildiler. Çünkü Övgülere Yaraşanın yoluna eriştirildiler.

Arif Pamuk

Onlar, sözün en güzeline ve çok övülen Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Ayntabî Mehmet Efendi

Onlar sözün güzeline ve çok hamdedilen Allah'ın dinine, (İslâm dinine) hidayet olunmuşlardır.

Bahaeddin Sağlam

(Çünkü) onlara sözün güzeli gösterilmiş idi. Ve onlar çok yüce ve mükemmel olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, sözün en doğrusuna/temizine, bütün övgülere layık Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Bekir Sadak

Bu kimseler, sozun guzelini isitecek duruma ulastirilmislar, ovulmege layik olan Allah'in yoluna eristirilmislerdir.

Bir Heyet

Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler, övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Celal Yıldırım

Bunlar sözün güzeline, nezihine eriştirilmişlerdir; her an her türlü güzel övgüye lâyık (olan Allah)ın yoluna iletilmişlerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar sözün güzeline yöneltilmişler ve övgüye en lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.

Diyanet İşleri

Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Bu kimseler, sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, övülmeğe layık olan Allah'ın yoluna eriştirilmişlerdir.

Diyanet Vakfı (1993)

Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler; övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Diyanet Vakfi

Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler, övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, hem de övülmeye layık (olan Allah'ın) yoluna eriştirilmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her sözün hoşuna eriştirilmişler, hem de çok hamdedilen Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem sözün hoşuna hidayet edilmişlerdir, hem hamidin yoluna hidayet edilmişlerdir

Erhan Aktaş

Sözün temiz-hoş olanına yönlendirildiler. Hamid'in yoluna yönlendirildiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sözün temiz-hoş olanına yönlendirildiler. Hamid'in yoluna yönlendirildiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sözün temiz-hoş olanına yönlendirildiler. Övülen yola yönlendirildiler.

Fizilal-il Kuran

Onlar güzel söze yöneltilmişler ve övgüye lâyık yola iletilmişlerdir.

Gültekin Onan

Onlar sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir.

Hamdi Döndüren

Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler ve övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar sözün en güzeline irşad edilmişler, kendisine çok hamdedilen (Allah) ın doğru yoluna iletilmişlerdir.

Hasan Tahsin Feyizli

Onlar (dünyada) sözün en güzeli (olan tevhid kelimesi)'ne eriştirilmişler ve çok övülmeye lâyık olan (Allah)'ın yoluna iletilmiştir.

Hasib Asutay

(Onlar) sözün en güzeline (8) iletilmişlerdir, övgüye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltilmişlerdir. (8. Kelime-i tevhid veya kelime-i şahadet.)

Hayrat Neşriyat

(Onlar) sözün güzel olanına (kelime-i tevhîde) hidâyet edilmişlerdir; hamd edilmeye yegâne lâyık olan (Allah’)ın yoluna hidâyet edilmişlerdir.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Bu kimseler, sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, övülmeye lâyık olan Allah'ın yoluna eriştirilmişlerdir.

Hüseyin Kaleli

“Hem de sözden güzel olana iletilmişler ve övülen yola yöneltilmişlerdir.”

İbni Kesir

Onlar sözün en güzeline alıştırılmışlar ve övülmeye layık olan Allah'ın doğru yoluna iletilmişlerdir.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Onlar sözün en güzeli olan kelime'i tevhid'e hidayet olmuşlardır. Ve onlar, her türlü övgüye layık olan Allah'ın yoluna hidayet olmuşlardır.

Mehmet Okuyan

Onlar, sözün en temizine (güzeline) yöneltilmiş, övgüye layık olan (Allah)’ın yoluna ulaştırılmıştır.

Muhammed Esed

çünkü böyleleri sözün en iyisine, en tutarlısına yönelmek (arzusunu göster)diler ve böylece O bütün övgülere layık olan'a götüren yola yöneltildiler.

Mustafa İslamoğlu

Evet, onlar düşünülüp dile gelebilir olanın en iyisine yönlendirildiler; zira onlar (dünyadayken) bütün övgülere layık olanın (dosdoğru) yoluna yöneltilmişlerdi.

Nedim Yılmaz

Onlar sözün hoş olanına iletilmişlerdir. Onlara övgüye lâyık, Allah’a giden yol gösterilmiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar sözden en temiz olana hidâyet olunmuşlardır ve hem de ziyâde hem de müstahik olan (Allah Teâlâ'nın) yoluna erdirilmiştirler.

Ömer Öngüt

Onlar sözün en güzeline hidayet edilmişler, kendisine çok hamdedilen Allah'ın doğru yoluna eriştirilmişlerdir.

Ömer Rıza Doğrul

Bunlar sözün iyisine iletilmişlerdir. Övülmeye değer, Allah'ın yolunu bulmuşlardır.

Suat Yıldırım

Çünkü onlara sözlerin en güzelini söylemek nasib edilmiş, bütün güzel övgülere lâyık olan Allah’ın yoluna hidâyet edilmişlerdir.

Süleyman Ateş

Sözün güzeline ve çok övülen(Allah)ın yoluna iletilmişlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar sözün güzeline yöneltilmiş, her şeyi mükemmel yapanın yoluna kabul edilmiş kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar sözün güzeline yönlendirilmiş, her şeyi güzel yapanın yoluna kabul edilmiş kimselerdir.

Şaban Piriş

Sözün en güzeline yöneldiler .. Hamd'e layık olanın yoluna yöneldiler ..

Talat Koçyiğit

Bunlar, sözün güzeline ve çok hamdedilen Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir.

Ümit Şimşek

Onlar sözün en güzeline iletilmişlerdir; onlar, her türlü övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sözün güzeline ve tatlısına ulaştırılmışlardır; Hamid olan Allah'ın yoluna ulaştırılmışlardır.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Onlar, iyi sözlere ve bizatihi hamde lâyık olan Mevlâ'nın doğru yoluna hidayet olunmuşlardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar gözəl kəlamlar öyrənməyə nail olmuş və Tərifəlayiq Allahın yoluna yönəldilmişlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (dünyada) təmiz (pak) sözə (la ilahə illallaha, yaxud Qurʼana) müvəffəq olmuş, həm də Allahın bəyəndiyi yola (islama) yönəldilmişlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden dazu rechtgeleitet, nur Gutes zu sprechen und den Weg des Lobenswerten zu gehen.

Almanca — Der Edle Quran

Rechtgeleitet sind sie zu dem Wort, das gut ist; und rechtgeleitet sind sie zum Weg des Lobenswürdigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie werden zu lauterster Rede rechtgeleitet werden, und sie werden zu dem Weg des Preiswürdigen rechtgeführt werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie wurden zum Guten des Gesagten rechtgeleitet. Und sie werden zum Weg Des Alllobenswürdigen rechtgeleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They were instinctively guided to use gracious words in their discourse and they were graced with Allah's guidance to His path, the path of AL-Aziz (the Almighty) to whom are extolled the glorious attributes.

Abdul Haleem

They were guided to good speech and to the path of the One Worthy of all Praise.

Abdullah Yusuf Ali

For they have been guided (in this life) to the purest of speeches; they have been guided to the Path of Him Who is Worthy of (all) Praise.

Abul A'la Maududi

They were guided (to accept) the pure word; they were guided to the Way of the Praiseworthy (Lord).

Aisha Bewley

They have been guided to speak good words and guided to the praiseworthy path.

Al-Hilali & Khan

And they are guided (in this world) unto goodly speech (i.e. Lâ ilâha illallâh, Alhamdu lillâh, recitation of the Qur’ân, etc.) and they are guided to the Path of Him (i.e. Allâh’s religion of Islâmic Monotheism), Who is Worthy of all praises.

Ali Quli Qarai

They shall be guided to the purest speech, and guided to the path of the All-laudable.

Amatul Rahman Omar

Because they were inspired to speak noble words and do noble deeds and were guided to the path of the Highly Praiseworthy (God).

Arthur John Arberry

and they; shall be guided unto goodly speech, and they shall be guided unto the path of the All-laudable.

Bijan Moeinian

They have been indeed guided by the purest speech (Lord’s Revelations) to the path of the Most Praised One.

E. Henry Palmer

and they shall be guided to the goodly speech, and they shall be guided to the laudable way.

Edip-Layth

They are guided to the good sayings, and guided to the path of the Praiseworthy.

George Sale

They are directed unto a good saying; and are directed into the honourable way.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah will make those who believe and do right enter into Gardens beneath which rivers flow; they shall be bedecked therein with bracelets of gold and with pearls, and their garments therein shall be of silk,

Mahmoud Ghali

And they will be guided to goodly speech, and they will be guided to the path of The Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

They are guided unto gentle speech; they are guided unto the path of the Glorious One.

Mohamed Ahmed - Samira

They will be guided with gentle words, and guided to the commended path.

Muhammad Asad

for they were [willing to be] guided towards the best of all tenets, and so they were guided onto the way that leads to the One unto whom all praise is due.

Mustafa Khattab

for they have been guided to the best of speech, and they have been guided to the Commendable Path.[1] 

Progressive Muslims

And they are guided to the good sayings, and guided to the path of the Praiseworthy.

Sahih International

And they had been guided [in worldly life] to good speech, and they were guided to the path of the Praiseworthy.

Sam Gerrans

And they were guided to the good of speech, and were guided to the path of the Praiseworthy.

Shabbir Ahmed

For they were willing to be guided towards the best concepts and the best ways of expression. Thus they were guided onto the path that leads to the Praised One. (QAUL includes concept and expression).

Syed Vickar Ahamed

And they have been guided to the purest of sayings; They have been guided to His Path, Who is Worthy of all Praise (Al-Hameed).

Taqi Usmani

Guided they were to the good word (of faith) and guided they were to the path of (Allah,) the Praised One.

The Monotheist Group

Andthey are guided to the good sayings, and guided to the path of the Praiseworthy.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils ont été guidés vers la bonne parole et ils ont été guidés vers le chemin Du Digne des louanges.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi bal gotinên herî xweş ve hatine rasterêkirin û bi bal riya Xwedayê hemîd (pesnande) ve hatine hîdayetkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij worden geleid tot iets wat goed is om te zeggen en zij worden naar de weg van de lofwaardige geleid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij worden tot goede woorden en op een heerlijken weg geleid.

Hollandaca — Siregar

En zij werden geleid tot het goede van het gesprokene en zij werden geleid op het Pad van de Geprezene.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И они были направлены [Аллах наставил их] к самому благому из речи [словам «нет бога [заслуживающего поклонение], кроме Аллаха» и словам восхваления Аллаха], и они направлены [Аллах наставил их] к пути Достохвального (Аллаха) [к пути, который ведет в Рай].

Rusça — Osmanov

[потому что] были они [в земном мире] направлены на [принятие] наилучших слов и были наставлены на верный путь Достославного.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De har letts dit där (bara) goda ord växlas och de har letts till den väg (som för) till Honom som allt lov och pris tillkommer.