Enbiya Suresi 65. Ayet — Elfaz
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
1ثُمَّṧummesonra yineBağlaç
2نُكِسُواnukisūdöndürüldülerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibن ك سÜzmek, baş aşağı çevirmek, ters çevirmek, ters yapmak, başı dikkatsizce veya utançla eğmek.
3عَلٰىǎlāüzerineHarf-i Cer
5لَقَدْle ḳadmuhakkakLam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
6عَلِمْتَǎlimtebilirsin kiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
7مَاmāHarf-i Nefi
8هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ibunlarİşaret Zamiri
9يَنْطِقُونَyenTiḳūnekonuşmazlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibن ط قKonuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak.