Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.

اِذْ قَالَ لِاَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا هٰذِهِ التَّمَاثِيلُ الَّتِي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ

iƶ ḳāle li ebīhi ve ḳavmihi mā hāƶihi t-temāṧīlu lletī entum lehā ǎākifūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذْhani
2قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti ki
3لِاَبِيهِli ebīhiا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabasına
4وَقَوْمِهِve ḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve kavmine
5مَاnedir?
6هٰذِهِhāƶihişu
7التَّمَاثِيلُt-temāṧīluم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.heykeller
8الَّتِيlletī
9اَنْتُمْentumsizin
10لَهَاlehākendisine
11عَاكِفُونَǎākifūneع ك فDüzenlemek, bir şeyi sıraya koymak, ona sürekli ve kararlı bir şekilde bağlı kalmak, yoğun şekilde devam etmek, bir şeyin etrafında dönmek, ona yaklaşmak/ilerlemek, alıkoymak/tutmak/sınırlamak, kendini tecrit etmek, kalmak/konaklamak/ikamet etmek.taptığınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani atasına ve kavmine, nedir bu tapıp durduğunuz heykeller demişti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani atasına ve kavmine, nedir bu tapıp durduğunuz heykeller demişti.

Adem Uğur

O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.

Ahmed Hulusi

Hani (İbrahim) babasına ve halkına demişti ki: "Kendilerine tapındığınız bu heykeller de nedir?"

Ahmet Tekin

Hani İbrâhim babasına ve kavmine: 'Şu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?' demişti.

Ahmet Varol

O babasına ve kavmine: 'Sizin kendilerine tapınmakta olduğunuz şu heykeller de nedir?' demişti.

Ali Bulaç

Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?

Ali Fikri Yavuz

O zaman, babasına ve kavmine şöyle demişti: “- Sizin tapmakta olduğunuz heykeller nedir?”

Ali Rıza Safa

Babasına ve toplumuna, şöyle dedi: "Karşısında durduğunuz, bu heykeller-simgeler de ne?"

Bayraktar Bayraklı

İbrahim, babasına ve toplumuna, "Şu karşısına geçip tapmakta olduğumuz heykeller de ne oluyor?" demişti.

Bekir Sadak

Ibrahim, babasina ve milletine: «Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?» demisti.

Celal Yıldırım

Hani o bir vakit babasına ve kavmine, «nedir bu üzerine kapanıp durduğunuz heykeller?» demişti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O, babasına ve kavmine, “Şu kendilerine tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor?” diye sormuştu.

Diyanet İşleri

Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.

Diyanet İşleri (eski)

İbrahim, babasına ve milletine: 'Bu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?' demişti.

Diyanet Vakfi

O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O zaman o, babasına ve kavmine: «Bu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?» demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O vakit babasına ve kavmine dedi ki: "Başına toplanıp durduğunuz şu putlar nedir?"

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki babasına ve kavmine ne bu başına toplanıb durduğunuz temasil dedi

Erhan Aktaş

Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi ibadetlerine adadığınız bu heykeller nedir? dedi.

Fizilal-il Kuran

Hani O babasına ve soydaşlarına «Şu karşılarında saygı duruşu yaptığınız heykeller nedir?» dedi.

Gültekin Onan

Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?"

Hamdi Döndüren

Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: “Sizin şu karşısında durup taptığınız heykeller nedir?”

Hasan Basri Çantay

O zaman o, babasına ve kavmine: "Sizin tapmakda olduğunuz bu heykeller nedir?" demişdi.

Hasib Asutay

Hani o, babasına ve kavmine, 'Sizin tapmakta olduğunuz bu heykeller nedir? ' demişti.

Hayrat Neşriyat

Hani babasına ve kavmine: 'Sizin şu kendilerine tapınıcı olduğunuz heykeller de nedir?' demişti.

İbni Kesir

Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: Şu tapınıp durduğunuz heykeller de nedir?

Mehmet Okuyan

Hani o, babasına ve kavmine “Şu tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor?” diye sormuştu.

Muhammed Esed

babasına ve halkına (şöyle): "Kendinizi bu kadar yürekten adadığınız bu biçimsel nesneler nedir?" dediği zaman,

Mustafa İslamoğlu

Hani o babasına ve kendi toplumuna "Sizin kendilerine tapınıp durduğunuz bu heykeller de neyin nesi?" dediği zaman,

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit ki, babasına ve kavmine dedi ki: «Nedir bu timsaller ki, siz onlara (tapınmaya) devam edip duruyorsunuz?»

Ömer Öngüt

Babasına ve kavmine: “Sizin şu karşısında durup da tapmakta olduğunuz heykeller nedir?” dedi.

Suat Yıldırım

O vakit babasına ve halkına: "Nedir bu karşısında durup taptığınız heykeller?" dedi.

Süleyman Ateş

Babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin şu karşısında durup taptığınız heykeller nedir?"

Süleymaniye Vakfı

Bir gün babasına ve halkına şöyle demişti: "Karşılarında saygıyla durduğunuz şu heykeller de nedir?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün babasına ve halkına şöyle demişti: "Sizin şu karşılarında saygıyla durduğunuz heykeller nedir?"

Şaban Piriş

Babasına ve kavmine: -Kendilerine bağlandığınız bu heykeller nedir? demişti.

Tefhim-ul Kuran

Hani babasına ve kavmine demişti ki: «Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?»

Ümit Şimşek

O vakit İbrahim babası ile kavmine, 'Nedir bu tapıp durduğunuz suretler?' diye sormuştu.

Yaşar Nuri Öztürk

Babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bir zaman o öz atasına və tayfasına: “Bu nə heykəllərdir ki, siz onlara sitayiş edirsiniz?”– demişdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(İbrahim) atasına və tayfasına: ″Sizin tapınıb durduğunuz bu heykəllər nədir?″ – dediyi zaman

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Einst sagte er seinem Vater und seinem Volk: ʺWas sind das für Standbilder, die ihr beharrlich anbetet?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als er zu seinem Vater und seinem Volk sagte: ʺWas sind das für Bildwerke, deren Andacht ihr euch hingebt?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Als er zu seinem Vater und seinem Volke sagte: ʺWas sind das für Bildwerke, denen ihr so ergeben seid?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Als er seinem Vater und seinen Leuten sagte: ʺWas sind diese Statuen, denen ihr Zuwendung erweist?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He asked his father and his people: "what are these statues and images you regard with reverence and veneration"!

Abdul Haleem

He said to his father and his people, ‘What are these images to which you are so devoted?’

Abdullah Yusuf Ali

Behold! he said to his father and his people, "What are these images, to which ye are (so assiduously) devoted?"

Abul A'la Maududi

Recall, when he said to his father and his people: "What are these images to which you are devoutly clinging?"

Aisha Bewley

When he said to his father and his people, ‘What are these statues you are clinging to?’

Al-Hilali & Khan

When he said to his father and his people: "What are these images, to which you are devoted?"

Ali Quli Qarai

when he said to his father and his people, ‘What are these images to which you keep on clinging?’

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when he said to his sire and his people, `What (good) are these images to which you sit down to worship with so much devotion?'

Arthur John Arberry

when he said to his father and his people, 'What are these statues unto which you are cleaving?'

Bijan Moeinian

He asked his father and his people: "What are these images that you show such a devotion to them?"

E. Henry Palmer

When he said to his father and to his people, 'What are these images to which ye pay devotion?'

Edip-Layth

As he said to his father and people: "What are these statues to which you are devoted?"

George Sale

Remember when he said unto his father, and his people, what are these images, to which ye are so entirely devoted?

Hamid S. Aziz

And We gave Abraham of old his Rectitude of conduct (or proper course, as distinct from Faith); for We were aware of him (his faith).

Mahmoud Ghali

As he said to his father and his people, "What are these statues to which you are consecrating (yourselves)?"

Marmaduke Pickthall

When he said unto his father and his folk: What are these images unto which ye pay devotion?

Mohamed Ahmed - Samira

When he said to his father and his people: "What are these idols to which you cling so passionately?"

Muhammad Asad

when he said unto his father and his people, "What are these images to which you are so intensely devoted?"

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when he questioned his father and his people, "What are these statues to which you are so devoted?"

Progressive Muslims

As he said to his father and people: "What are these statues to which you are devoted"

Sahih International

When he said to his father and his people, "What are these statues to which you are devoted?"

Sam Gerrans

When he said to his father and his people: “What are these statues to which you are devoted?”

Shabbir Ahmed

He said to his father and his folk, "What are these images and statues that you sit around worshiping?"

Syed Vickar Ahamed

When he said to his father and his people, "What are these images, to which you are (strongly) devoted?"

Taqi Usmani

when he said to his father and his people, "What are these statues you are devoted to?"

The Monotheist Group

As he said to his father and people: "What are these images to which you are devoted?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quand il dit à son père et à son peuple: ʺQue sont ces statues auxquelles vous vous attachez?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema Îbrahîm ji bavê xwe û gelê xwe re got: „Ma ev pûtên ku hûn wan dihebînin çi ne?“

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen hij tot zijn vader en zijn volk zei: ʺWat zijn dat voor beelden waaraan jullie eer bewijzen?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gedenk, toen hij tot zijn vader en zijn volk zeide: Wat zijn deze beelden, waaraan gij zoo geheel zijt onderworpen?

Hollandaca — Siregar

(Gedenkt) toen hij tegen zijn vader en zijn voik zei: ʺWat zijn dat voor beelden, die jullie aanbidden?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Вот сказал он [Ибрахим] своему отцу (Азару) и своему народу (выражая свое неприятие): «Что это за изваяния [статуи] (которые изготавливаете сами), (и) которым (затем) вы усердно поклоняетесь?»

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] как он сказал своему отцу и народу: ʺЧто это за изваяния, которым вы поклоняетесь?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Till sin fader och sitt folk sade han: ʺVad föreställer dessa statyer som ni dyrkar med en sådan hängivenhet?ʺ