Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
وَلَقَدْ اٰتَيْنَٓا اِبْرٰهِيمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِهِ عَالِمِينَ
ve leḳad āteynā ibrāhīme ruşdehu min ḳablu ve kunnā bihi ǎālimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki daha önce İbrâhim'e onu doğru yola sevkedecek delilleri vermiştik ve onun, buna ehil olduğunu da biliyorduk.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki daha önce İbrâhimʼe onu doğru yola sevkedecek delilleri vermiştik ve onun, buna ehil olduğunu da biliyorduk.
Adem Uğur
Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. Biz onu iyi tanırdık.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki biz İbrahim'e daha önceden rüşdünü (olgunluk düşüncesi - haniflik) verdik. . . Biz Onu bilirdik.
Ahmet Tekin
Biz, peygamber olarak görevlendirilmeden önce İbrâhim’e, doğruluk olgunluk, akıl yürütme, tahlil kabiliyeti ve ufuk aydınlığı nasip etmiştik. Biz onun olgunluğu ve üstün hasletlere sahip olmayı hak ettiğini biliyorduk.
Ahmet Varol
Andolsun biz daha önce İbrahim'e doğru yolu bulma kabiliyeti vermiştik ve biz onu biliyorduk.
Ali Bulaç
Andolsun, bundan önce İbrahim'e rüşdünü vermiştik ve biz onu (doğruyu seçme yeteneğinde olduğunu) bilenlerdik.
Ali Fikri Yavuz
Azametim hakkı için, biz Mûsa’dan evvel de İbrahîm’e hidayetini vermiştik ve biz, buna (peygamberliğe) ehil olduğunu biliyorduk.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, bundan önce de İbrahim'e sağduyu vermiştik. Çünkü Onu biliyorduk.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, daha önce İbrahim'e de doğru düşünme yeteneği vermiştik. Biz onu biliyorduk.
Bekir Sadak
And olsun ki, daha once Ibrahim'e de akla uygun olani gostermistik. Biz onu biliyorduk.
Celal Yıldırım
And olsun ki, bundan önce de İbrahim'e rüşdünü (uygun olanı, doğru yolu, doğru düşünmeyi) vermiştik ve biz bunu bilenlerdik..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz daha önce İbrâhim’e doğru düşünme yeteneği vermiştik. Biz onu biliyorduk.
Diyanet İşleri
Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, daha önce İbrahim'e de akla uygun olanı göstermiştik. Biz onu biliyorduk.
Diyanet Vakfi
Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. Biz onu iyi tanırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
And olsun ki biz daha önce İbrahim'e de rüşdünü vermiştik (akla uygun olanı göstermiştik). Biz onu biliyorduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, bundan önce de İbrahim'e olgunluğunu vermiştik ve onun buna layık olduğunu da biliyorduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için bundan evvel de İbrahime rüşdünü vermiştik
Erhan Aktaş
Ant olsun İbrahim'e rüşdünü vermiştik. Biz, onu tanıyorduk.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun İbrahim'e rüşdünü vermiştik. Biz, onu tanıyorduk.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun İbrahim'e rüşdünü vermiştik. Biz, onu tanıyorduk.
Fizilal-il Kuran
Andolsun ki, daha önce de İbrahim'e doğru ile eğriyi ayırdetme yeteneği vermiştik. Onun peygamberliğe elverişli olduğunu biliyorduk.
Gültekin Onan
Andolsun, bundan önce İbrahim'e rüşdünü vermiştik ve biz onu (doğruyu seçme yeteneğinde olduğunu) bilenlerdik.
Hamdi Döndüren
Andolsun, Biz, İbrahim’e de önceden iyi ile kötüyü ayırt etme yeteneği vermiştik. Biz, onun (buna ehil) olduğunu biliyorduk.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz daha evvel Ibrahime de rüşdünü verdik ve biz onu (n buna ehil olduğunu) bilenlerdik.
Hasib Asutay
Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüştünü (14) vermiştik. Biz (zaten) onu bilenlerdik. (14. Doğru yolu bulma yeteneğini.)
Hayrat Neşriyat
Ve and olsun ki, daha önce İbrâhîm’e de rüşdünü (doğruyu bulma kabiliyetini)vermiştik ve onu(n buna ehil olduğunu) bilenler idik.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, daha önce İbrahim'e de rüşdünü vermiştik. Ve Biz onu bilenlerdik.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki İbrahim’e olgunluğunu daha önce vermiştik. Biz onu (çok) iyi bilirdik.
Muhammed Esed
Ve gerçek şu ki, Biz (Musa'dan) çok önce İbrahim'e (de) sağduyu vermiştik; ve o'na (yön veren saiki) biliyorduk,
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, (Musa'dan) çok daha önce İbrahim'e de doğru işleyen bir muhakeme vermiştik; (İbrahim'in) bununla (doğru yolu bulacağını) daha baştan biliyorduk.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, İbrahim'e de bundan evvel rüşdünü vermiştik ve Biz O'na âlimler idik.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz daha önce İbrahim'e de rüşd (doğru yolu bulma kabiliyeti) vermiştik. Zaten biz onu biliyorduk.
Suat Yıldırım
Biz Mûsâ’dan önce de İbrâhim’e hidâyet ve akl-ı selim verdik. Biz onun halini pek iyi biliyorduk.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, daha önceden İbrahim'e de doğru yolu bulma yeteneğini vermiştik. Zaten biz onu(n olgun insan olduğunu) biliyorduk.
Süleymaniye Vakfı
Biz daha önce (Musa ve Harun'dan önce) İbrahim'e de olgunluğunu vermiştik. Biz onu biliyorduk.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Daha önce de İbrahim'e olgunluk vermiştik. Biz ondaki olgunluğu biliriz.
Şaban Piriş
Daha önce de İbrahim'e doğru yolu göstermiştik. Biz onu biliyorduk.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, bundan önce de İbrahim'e rüşdünü vermiştik ve biz onu (doğruyu seçme yeteneğinde olduğunu) bilenlerdik.
Ümit Şimşek
Daha önce Biz İbrahim'e de doğru yolu bulmasını sağlayacak bir sağduyu ve olgunluk vermiştik; çünkü onun buna lâyık olduğunu biliyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, İbrahim'e daha önceden, doğruyu bulma gücünü vermiştik. Onu bilmekteydik biz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz daha öncə İbrahimə də özünə layiq doğru bir yol bəxş etmişdik. Biz onu tanıyırdıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz daha öncə İbrahimə də doğru yolu nəsib etmişdik (peyğəmbərlik ehsan buyurmuşduq). Biz onu (onun buna layiq olduğunu) bilirdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir gewährten vordem Abraham Denkvermögen und das Nachdenken über die Wahrheit, und Wir wußten Bescheid über ihn.
Almanca — Der Edle Quran
Wir verliehen bereits zuvor Ibrahim seine Besonnenheit; und Wir wußten über ihn Bescheid.
Almanca — M. A. Rassoul
Und vordem gaben Wir Abraham seine Recht schaffenheit; denn Wir kannten ihn.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits gewährten WIR Ibrahim seine Verständigkeit vorher und waren über ihn allwissend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Aforetime, We directed Ibrahim to reasoning and to employ the faculty of reason in forming conclusions and We were fully aware of his thoughts and of his innermost being.
Abdul Haleem
Long ago We bestowed right judgement on Abraham and We knew him well.
Abdullah Yusuf Ali
We bestowed aforetime on Abraham his rectitude of conduct, and well were We acquainted with him.
Abul A'la Maududi
Surely We had bestowed wisdom upon Abraham even earlier, and We knew him well.
Aisha Bewley
We gave Ibrahim his right guidance early on, and We had complete knowledge of him.
Al-Hilali & Khan
And indeed We bestowed aforetime on Ibrâhîm (Abraham) his (portion of) guidance, and We were Well-Acquainted with him (as to his Belief in the Oneness of Allâh).
Ali Quli Qarai
Certainly We had given Abraham his rectitude before, and We knew him
Amatul Rahman Omar
And We gave Abraham his rectitude (befitting his station as a Prophet of God) before (this). We knew him fully well (for his personal qualities).
Arthur John Arberry
We gave Abraham aforetime his rectitude -- for We knew him --
Bijan Moeinian
Even before that, knowing Abraham, I granted him a mature view.
E. Henry Palmer
And we gave Abraham a right direction before; for about him we knew.
Edip-Layth
Before that We gave Abraham his understanding, and We were aware of him.
George Sale
And We gave unto Abraham his direction heretofore, and We knew him to be worthy of the revelations wherewith he was favoured.
Hamid S. Aziz
This is a blessed Reminder which We have sent down (or revealed), will you then reject it?
Mahmoud Ghali
And indeed We already brought Ibrahîm (Abrahem) earlier his right-mindedness and We were Knowledgeable of him.
Marmaduke Pickthall
And We verily gave Abraham of old his proper course, and We were Aware of him,
Mohamed Ahmed - Samira
We had earlier given Abraham true direction, for We knew him well.
Muhammad Asad
AND, INDEED, long before [the time of Moses] We vouchsafed unto Abraham his consciousness of what is right; and We were aware of [what moved] him
Mustafa Khattab
And indeed, We had granted Abraham sound judgment early on, for We knew him well ˹to be worthy of it˺.
Progressive Muslims
And before that We gave Abraham his understanding, and We were aware of him.
Sahih International
And We had certainly given Abraham his sound judgement before, and We were of him well-Knowing
Sam Gerrans
And We gave Abraham his sound judgment before; and We knew him
Shabbir Ahmed
And, indeed, long before, We showed Abraham his direction and We were Aware of his potential.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We bestowed on Ibrahim (Abraham), his guidance (and the courage of conduct), and We know well all about with him.
Taqi Usmani
Even earlier We had given Ibrāhīm his right course, and We knew him well
The Monotheist Group
Andbefore that We gave Abraham his understanding, and We were aware of him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
En effet, Nous avons mis auparavant Abraham sur le droit chemin. Et Nous en avions bonne connaissance.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, hê berê Me hîdayet, dawerî û duristî dabû Îbrahîm û me pê zanîbû (ku ew babetê vê ye).
Hollandaca (1)
Hollandaca — Siregar
En voorzeker gaven Wij vroeger Ibrâhîm zijn rechtgeleidheid en Wij waren bekend met hem.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Мы до этого наставили Ибрахима на прямой путь, и Мы знали [все] о нем.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
REDAN i hans ungdom gav Vi Abraham kunskap om den rätta vägen och ett rättrådigt handlande; Vi visste att han var (värdig Våra gåvor).