Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
اَلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ
(e)lleƶīne yeḣşevne rabbehum bi l-ğaybi ve hum mine s-sāǎti muşfiḳūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O çekinenler, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyâmetten ürküp titrerler.
Abdulkadir Gölpınarlı
O çekinenler, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyâmetten ürküp titrerler.
Adem Uğur
(O takvâ sahipleri ki) onlar, görmedikleri halde Rablerine candan saygı gösterirler. Yine onlar, kıyametten korkan kimselerdir.
Ahmed Hulusi
Onlar ki gaybları olarak Rablerinden haşyet ederler. . . Onlar o Saat'ten de titrerler.
Ahmet Tekin
Allah’a sığınanlar, saklı-gizli hallerinde, görmedikleri halde, gıyaben Rablerinden korkanlardır, O’na saygı duyanlardır. Onlar Kıyamet’in kopacağı ânın dehşeti dolayısıyla korku içinde Allah’ın emirlerine itina gösterenlerdir.
Ahmet Varol
Onlar [10] Rablerinden gıyaben korkarlar ve onların kıyamet saatinden içleri titrer.
Ali Bulaç
Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O'nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden 'içleri titremekte olanlardır.'
Ali Fikri Yavuz
Onlar, o takva sahibleridir ki, yalnızlıkta Rablerinden titrerler ve onlar, kıyamet azabından da korkarlar.
Ali Rıza Safa
Onlar, görmemelerine karşın, Efendilerine derin saygı duyarlar; evrenlerin sonundan da ürperirler.
Bayraktar Bayraklı
Takva sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygı duyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir.
Bekir Sadak
Onlar gormedikleri halde Rablerinden korkarlar; kiyamet saatinden de titrerler.
Celal Yıldırım
O sakınanlar ki Rablarından gıyabında saygı ile korkarlar ve Kıyametin meydana geliş saatinden endişe içinde titreyip dururlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(48-49) Andolsun ki, Mûsâ ve Hârûn’a, günahtan sakınan, görmedikleri halde rablerinden korkan ve kıyametin kaygısını taşıyanlar için bir ayırma ölçütü, bir ışık, bir hatırlatıcı kaynak (kitap) verdik.
Diyanet İşleri
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar; kıyamet saatinden de titrerler.
Diyanet Vakfi
(O takvâ sahipleri ki) onlar, görmedikleri halde Rablerine candan saygı gösterirler. Yine onlar, kıyametten korkan kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kıyamet saatinden de titrerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O takva sahipleri için ki, gıyabında Rablerinden korkarlar ve kıyamet endişesiyle titrer dururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O müttekıler için ki rablarına gıyabda haşyet beslerler ve o saatten titrer dururlar
Erhan Aktaş
Onlar, Rabb'lerini görmedikleri halde, O'na içten derin bir saygı duyarlar. Ve onlar, kıyamet gününün hesabından endişe ederler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, Rabb'lerini görmedikleri halde, O'na içten derin bir saygı duyarlar. Ve onlar, Kıyamet Günü'nün hesabından endişe ederler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, Rabb'lerini görmedikleri halde, O'na içten derin bir saygı duyarlar. Ve onlar, Kıyamet Günü'nün hesabından endişe ederler.
Fizilal-il Kuran
Onlar Rabb'lerinden görmeden korkarlar ve kıyamet gününün dehşetinden ürkerler.
Gültekin Onan
Onlar rablerine karşı gayb ile (O'nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden 'içleri titremekte olanlardır.'
Hamdi Döndüren
O korunanlar, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyamet gününün gelip çatacağını düşünerek ürperirler.
Hasan Basri Çantay
(Öyle takvaa saahibleri) ki onlar tenhada da Rablerine candan saygı gösterirler. Onlar kıyametden korkanlardır.
Hasib Asutay
Onlar ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve onlar kıyametten de titrerler.
Hayrat Neşriyat
(Takvâ sâhibleri) o kimselerdir ki, yalnızken (de) Rablerinden korkarlar, onlar kıyâmetten de korkan kimselerdir.
İbni Kesir
Onlar ki görmedikleri halde, Rabblarından korkarlar ve kıyamet saatından titrerler.
Mehmet Okuyan
Onlar (takvâ/duyarlılık sahipleri), gaybdaki (bilinemeyendeki) Rablerine saygı duyarlar; (dahası) onlar o (Son) Saat’ten de tir tir titreyenlerdir.
Muhammed Esed
o (bilinçli, duyarlı) kimseler ki, algı ve tasavvurlarının ötesinde olsa da, Rablerinden korkar ve Son Saat'in kaygısıyla titrerler.
Mustafa İslamoğlu
onlar ki, idrak sınırını aşan bir hakikat olsa da Rablerinden korkarlar; yine onlar (görürcesine inandıkları) Son Saat'ten dolayı titrerler.
Ömer Nasuhi Bilmen
O muttakîler ki Rablerinden tenhada da büyük bir korku ile korkarlar ve onlar Kıyametten de titreyicilerdir.
Ömer Öngüt
O takvâ sahipleri ki görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyametten de titrerler.
Suat Yıldırım
O müttakiler, görmedikleri halde Rab’lerini gıyabında tazim eder ve hem de kıyametten, o duruşma saatinden korkup titrerler.
Süleyman Ateş
Korunanlar görmeden Rablerinden korkarlar ve (Duruşma) sa'at(in)den de titrerler.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerini yanlışlardan koruyanlar; içten içe Rablerinden çekinen ve hesap verme saatinden dolayı korkudan titreyen kimselerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar, Rablerinin korkusunu içlerinde hisseden ve kıyamet saatinden dolayı da ürperen kimselerdir.
Şaban Piriş
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden korkan ve kıyamet saatinden de sakınan kimselerdir.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O'nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden 'içleri titremekte olanlardır.'
Ümit Şimşek
O takvâ sahipleri ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar. Onlar, kıyamet gününün de korkusu içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
O korunanlar ki, hiç görmeden Rablerinden korkarlar. Kıyamet saatinden de ürperirler onlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O müttəqilər ki, öz Rəbbindən Onu görmədikləri halda qorxur və gələcək o Saatdan lərzəyə gəlirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O kəslərdən ötrü ki, onlar öz Rəbbindən Onu görmədən (yaxud Allahın axirətdə verəcəyi əzabdan) qorxar və qiyamətdən lərzəyə gələrlər.
Almanca (2)
Almanca — Der Edle Quran
die ihren Herrn im Verborgenen fürchten und die wegen der Stunde besorgt sind.
Almanca — Muhammad Zaidan
die Ehrfurcht vor ihrem HERRN im Verborgenen haben, und die vor der Stunde zitternd sind.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Who stand in awe of Allah albeit they cannot apprehend Him by sight and think of the Day of Resurrection dreading the Final Hour of Judgement.
Abdul Haleem
those who stand in awe of their Lord, though He is unseen, and who fear the Hour.
Abdullah Yusuf Ali
Those who fear their Lord in their most secret thoughts, and who hold the Hour (of Judgment) in awe.
Abul A'la Maududi
for those who fear their Lord without seeing Him and dread the Hour (of Reckoning).
Aisha Bewley
those who fear their Lord in the Unseen and are apprehensive about the Hour.
Al-Hilali & Khan
Those who fear their Lord without seeing Him, and they are afraid of the Hour.
Ali Quli Qarai
Those who fear their Lord in secret, and who are apprehensive of the Hour.
Amatul Rahman Omar
Those who stand in awe of their Lord even in their heart of hearts and who dread the Hour (of Judgment).
Arthur John Arberry
such as fear God in the Unseen, trembling because of the Hour.
Bijan Moeinian
Those who are at awe with their Lord (even though they have not seen Him with their own eyes) and are always keep the Day of Judgment in their minds.
E. Henry Palmer
who are afraid of their Lord in secret; and who at the Hour do shrink.
Edip-Layth
Those who revere their Lord, even when unseen, and they are wary of the moment.
George Sale
who fear their Lord in secret, and who dread the hour of judgment.
Hamid S. Aziz
In the past We did give to Moses and Aaron the Criterion (or Discrimination), and a Light and a Reminder to those who fear (evil);
Mahmoud Ghali
The ones who are apprehensive of their Lord in the Unseen, and they are timorous (because of) the Hour.
Marmaduke Pickthall
Those who fear their Lord in secret and who dread the Hour (of doom).
Mohamed Ahmed - Samira
Who are fearful of their Lord inwardly and dread the Hour.
Muhammad Asad
who stand in awe of their Sustainer although He is beyond the reach of human perception, and who tremble at the thought of the Last Hour.
Mustafa Khattab
who are in awe of their Lord without seeing Him,[1] and are fearful of the Hour.
Progressive Muslims
Those who reverence their Lord, even when unseen, and they are weary for the Hour.
Sahih International
Who fear their Lord unseen, while they are of the Hour apprehensive.
Sam Gerrans
Those who fear their Lord unseen, and are of the Hour in dread.
Shabbir Ahmed
(For those) who stood in awe of their Lord even in privacy, and feared the approaching Hour of accountability.
Syed Vickar Ahamed
Those who fear their Lord in their (inner) most secret thoughts, and who hold the Hour (of Judgment) in fear.
Taqi Usmani
- those who have awe of their Lord without having seen Him, and are fearful of the Hour (of Judgment).
The Monotheist Group
Those who are concerned towards their Lord in the unseen, and they are weary of the Hour.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui craignent leur Seigneur malgré quʹils ne Le voient pas, et redoutent lʹHeure (la fin du monde).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die hun Heer in het verborgene vrezen en ontzag hebben voor het uur.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Die hunnen Heer in het geheim vreezen en het uur des oordeels duchten.
Hollandaca — Siregar
Degenen die voor kun Heer vrezen in het verborgene. En zij zijn bang voor het Uur.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
которые боятся Господа своего [не ослушаются Его совершая запретное или оставляя Его повеления] втайне [не видя Его в этом мире], и они трепещут от Часа (в который наступит День Суда) [боятся событий и наказания Великого Дня].
Rusça — Osmanov
которые страшатся своего Господа, не лицезрея [Его], и которые трепещут перед [Судным] часом.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
som bävar inför sin Herre, trots att de inte kan se eller förnimma Honom, och som ängslas för (den Yttersta) stunden.