Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahman'dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin."

وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هٰرُونُ مِنْ قَبْلُ يَاقَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِهِ وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمٰنُ فَاتَّبِعُونِي وَاَطِيعُٓوا اَمْرِي

ve leḳad ḳāle lehum hārūnu min ḳablu yā ḳavmi innemā futintum bihi ve inne rabbekumu r-raHmānu fe ttebiǔnī ve eTīǔ emrī

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadandolsun
2قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti
3لَهُمْlehumkendilerine
4هٰرُونُhārūnuهرونHarun
5مِنْmin
6قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönceden
7يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
8اِنَّمَاinnemāşüphesiz
9فُتِنْتُمْfutintumف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.siz sınandınız
10بِهِbihibununla
11وَاِنَّve inneve şüphesiz
12رَبَّكُمُrabbekumuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz
13الرَّحْمٰنُr-raHmānuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.çok esirgeyendir
14فَاتَّبِعُونِيfe ttebiǔnīت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekbana tâbi olun
15وَاَطِيعُٓواve eTīǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve ita'at edin
16اَمْرِيemrīا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbuyruğuma

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki Hârûn, daha önce onlara, ey kavmim demişti, siz bununla sınanmadasınız ancak ve şüphe yok ki Rabbiniz rahmandır, bana uyun ve emrime itâat edin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki Hârûn, daha önce onlara, ey kavmim demişti, siz bununla sınanmadasınız ancak ve şüphe yok ki Rabbiniz rahmandır, bana uyun ve emrime itâat edin.

Adem Uğur

Hakikaten Harun, onlara daha önce: Ey kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız. Sizin Rabbiniz şüphesiz çok merhametli olan Allah'tır. Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, daha önce Harun onlara şöyle dedi: "Ey halkım. . . Siz onunla sadece sınandınız. . . Muhakkak ki sizin Rabbiniz Rahman'dır. . . Öyle ise bana tabi olun ve emrime itaat edin!"

Ahmet Tekin

Andolsun ki, Hârûn da, daha önce onlara: 'Ey kavmim, siz buzağı putu ile imtihana tâbi tutuldunuz. Sizin Rabbiniz rahmet sahibi Rahman olan Allah’tır. Bana tâbi olun, benim kurduğum düzene itaat edin, benim kitabımdaki hükümleri uygulayın.' demişti.

Ahmet Varol

Andolsun ki Harun onlara daha önce: 'Ey kavmim! Şüphesiz siz bununla imtihan olundunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Siz bana uyun ve emrime itaat edin' demişti.

Ali Bulaç

Andolsun, Harun bundan önce onlara: "Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.

Ali Fikri Yavuz

Yemin olsun ki, (Musa Tûr’dan dönmeden) daha önce Harûn buzağıya tapanlara şöyle demişti: “- Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz, RAHMAN’dır. (Çok bağışlayan Allah’dır). Gelin bana uyun ve emrime itaat edin.”

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, Harun, onlara daha önce, şöyle demişti: "Ey toplumum; bununla sınandınız!" "Kuşkusuz, Efendiniz, Bağışlayandır. Artık, beni izleyin ve buyruğuma bağlı kalın!"

Bayraktar Bayraklı

Harun ise onlara önceden, "Ey ulusum! Siz bu buzağı ile deneniyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz, Rahman'dır. Bana uyunuz ve emrime itaat ediniz!" demişti.

Bekir Sadak

And olsun ki, Harun da onlara onceden: «Ey milletim! Siz bu buzagi ile sinaniyorsunuz. Sizin gercek Rabbiniz Rahman'dir. Bana uyun, emrime itaat edin» demisti.

Celal Yıldırım

And olsun ki Harun da onlara daha önce, ey kavmim, demişti, siz ancak bu buzağıyla çetin bir imtihana tabi tutulmuşsunuzdur. Şüphesiz ki Rabbiniz Rahmân'dır. Artık bana uyun ve emrime itaat edin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gerçek şu ki daha önce Hârûn onlara, “Ey kavmim! Siz bununla sınanmaktasınız; kuşkusuz sizin rabbiniz o rahmândır. O halde bana uyun ve emrime itaat edin” demişti

Diyanet İşleri

Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahman'dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin."

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, Harun da onlara önceden: 'Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun, emrime itaat edin' demişti.

Diyanet Vakfi

Hakikaten Harun, onlara daha önce: Ey kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız. Sizin Rabbiniz şüphesiz çok merhametli olan Allah'tır. Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

And olsun ki Harun daha önce onlara: «Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin» demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, önceden Harun onlara: "Ey kavmim, siz bununla yalnızca bir fitneye tutuldunuz ve doğrusu sizin Rabbiniz esirgemesi çok Allah'tır; gelin bana uyun ve emrime itaat edin!" demişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun ki önceden Harun onlara: Ey kavmin siz bununla sırf bir fitneye tutuldunuz ve doğrusu sizin rabbınız ancak Rahmandır, gelin bana tabi' olun ve emrime itaat edin demişti

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, Harun, daha önce onlara: "Ey halkım! Kuşku yok ki siz bununla sınava çekildiniz. Kuşkusuz sizin Rabb'iniz Rahman'dır. Gelin bana uyun ve buyruklarıma tabi olun." demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, Harun, daha önce onlara: "Ey halkım! Kuşku yok ki siz bununla sınava çekildiniz. Kuşkusuz sizin Rabb'iniz Rahman'dır. Gelin bana uyun ve buyruklarıma tabi olun." demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, Harun, daha önce onlara: "Ey halkım! Kuşku yok ki siz bununla sınava çekildiniz. Kuşkusuz sizin Rabb'iniz Rahman'dır. Gelin bana uyun ve buyruklarıma tabi olun." demişti.

Fizilal-il Kuran

Üstelik Harun daha önce onlara «Ey soydaşlarım, bu altın heykel aracılığı ile siz sınav geçiriyorsunuz. Aslında sizin Rabb'iniz rahmeti bol olan Allah'dır. Bana uyunuz ve dediğimi yapınız» demişti.

Gültekin Onan

Andolsun, Harun bundan önce onlara: "Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl rabbiniz Rahmandır; şu halde bana uyun ve buyruğuma uyun" demişti.

Hamdi Döndüren

Andolsun, Harun da onlara önceden, “Ey kavmim! Siz bu buzağı heykeliyle sınanmaktasınız. Sizin gerçek Rabbiniz çok merhametli olan Allah’tır. Öyleyse, bana uyun ve emrime boyun eğin!” demişti.

Hasan Basri Çantay

Andolsun Harun onlara daha evvel: "Ey Kavmim, siz bu (buzağı) ile ancak imtihaana çekildiniz. Sizin hakıyki Rabbiniz çok esirgeyen (Allahdır). Haydi bana tabi olun. Benim emrime itaat edin" demişdi.

Hasib Asutay

Önceden Harun, kendilerine, 'Ey kavmim! Andolsun siz bununla sınandınız. Şüphesiz sizin Rabbiniz Rahmândır. Şu halde bana uyun ve emrime itaat edin ' demişti.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, Hârûn daha önce onlara: 'Ey kavmim! (Siz) bununla (bu heykelle)sâdece imtihân edildiniz. Şübhesiz ki sizin Rabbiniz, Rahmândır; öyle ise bana tâbi' olun ve emrime itâat edin!' demişti.

İbni Kesir

Andolsun ki; daha önce Harun da onlara: Ey kavmim; siz, bununla sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbınız Rahman'dır. Bana uyun ve emrime itaat edin, demişti.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki Harun, daha önce onlara “Ey kavmim! Siz bununla (buzağı heykeli ile) sadece imtihan edildiniz. Şüphesiz ki Rabbiniz Rahmân’dır; bana uyun ve emrime itaat edin!” demişti.

Muhammed Esed

Oysa, (Musa daha dönmeden) önce Harun, onlara: "Ey kavmim!" demişti, "Bu (put)la çok kötü bir biçimde ayartılmaktasınız; çünkü, unutmayın, sizin Rabbiniz O sınırsız rahmet Sahibidir! Öyleyse, bana uyun ve emrime itaat edin!"

Mustafa İslamoğlu

Üstelik, (Musa dönmeden) önce Harun onlara "Ey kavmim!" demişti, "Fena halde tuzağa düşürüldünüz; unutmayın ki sizin Rabbiniz O sınırsız rahmet kaynağıdır: o halde artık beni izleyin ve benim talimatlarıma uyun!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak ki, Harun onlara daha evvel de demişti ki: «Ey kavmim! Siz bunun ile fitneye düşürülmüş oldunuz ve şüphe yok ki, sizin Rabbiniz Rahmân'dır. Artık bana tâbi olunuz, ve benim emrime itaat ediniz.»

Ömer Öngüt

Daha önce Harun onlara: “Ey kavmim! Siz bu (buzağı) ile imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun, emrime itaat edin. ” demişti.

Suat Yıldırım

Doğrusu, Harun onlara, bundan önce: "Ey milletim!" dedi, "siz bu heykel ile imtihana tâbi tutuldunuz. Şu kesindir ki sizin Rabbiniz Rahman’dır (çok şefkatli ve merhametlidir). O halde beni izleyin ve emrime itaat edin!"

Süleyman Ateş

Önceden Harun, kendilerine: "Ey kavmim, andolsun siz bununla sınandınız. Rabbiniz, o çok esirgeyendir. Bana uyun, buyruğuma ita'at edin!" demişti.

Süleymaniye Vakfı

Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey halkım! Bununla sadece ağır bir imtihandan geçiriliyorsunuz. Sizin Rabbiniz, Rahman /iyiliği sonsuz olandır. Siz bana uyun ve emrime itaat edin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Başlangıçta Harun şöyle demişti: "Ey halkım! Siz bununla sadece imtihandan geçiriliyorsunuz. Sizin Rabbiniz, O Rahman'dır. Siz bana uyun ve benim emrime girin."

Şaban Piriş

Daha önce Harun onlara: -Ey Kavmim, siz ancak onunla sınanıyorsunuz. Sizin Rabbiniz Rahman'dır. Bana tabi olun ve emrime itaat edin demişti.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, Harun bundan önce onlara: «Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz) . Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah) dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin» demişti.

Ümit Şimşek

Halbuki daha önce Harun onlara 'Ey kavmim, siz bununla sınandınız,' demişti. 'Sizin Rabbiniz, Rahmân olan Allah'tır. Bana uyun ve benim sözümü dinleyin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, Harun daha önce onlara şunu söylemişti: "Ey kavmim, siz bununla imtihan edildiniz. Sizin Rabbiniz o Rahman'dır. Artık bana uyun, emrime itaat edin!"

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Bundan əvvəl Harun onlara demişdi: “Ey qövmüm! Siz bununla ancaq sınağa çəkildiniz. Həqiqətən, sizin Rəbbiniz Mərhəmətli Allahdır. Mənə tabe olun və əmrimə itaət edin!”

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Aaron hatte ihnen bereits gesagt: ʺIhr Menschen! Ihr seid dadurch nur geprüft worden. Euer Herr ist einzig der Barmherzige. Folgt mir und gehorcht meinem Befehl!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und doch hatte Aaron zuvor zu ihnen gesagt: ʺO mein Volk, dadurch seid ihr nur geprüft worden. Wahrlich, euer Herr ist der Allerbarmer; darum folgt mir und gehorcht meinem Befehl.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits sagte Harun zu ihnen vorher: ʺMeine Leute! Ihr wurdet mit ihm nur der Fitna ausgesetzt. Und euer HERR ist gewiß Der Allgnade Erweisende. Also folgt mir und gehorcht meiner Anweisung!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Harun had said to them earlier: "O my people, be careful, you have, consented to this enticement while your Allah is the Creator, AL-Rahman; therefore, follow me and obey my command"

Abdul Haleem

Aaron did say to them, ‘My people, this calf is a test for you. Your true Lord is the Lord of Mercy, so follow me and obey my orders,’

Abdullah Yusuf Ali

Aaron had already, before this said to them: "O my people! ye are being tested in this: for verily your Lord is (Allah) Most Gracious; so follow me and obey my command."

Abul A'la Maududi

Certainly Aaron had said to them even before (the return of Moses): "My people, you were fallen into error because of the calf. Surely your Lord is Most Compassionate; so follow me and obey my command."

Aisha Bewley

Harun had earlier said to them, ‘My people! It is just a trial for you. Your Lord is the All-Merciful, so follow me and obey my command!’

Al-Hilali & Khan

And Hârûn (Aaron) indeed had said to them beforehand: "O my people! You are being tried in this, and verily, your Lord is (Allâh) the Most Gracious, so follow me and obey my order."

Ali Quli Qarai

Aaron had certainly told them earlier, ‘O my people! You are only being tested by it. Indeed your Lord is the All-beneficent. So follow me and obey my command!’

Amatul Rahman Omar

Aaron had, indeed, said to them before (the return of Moses from the Mount), `My people! you have only been tried by this (calf). Surely, the Most Gracious (God) is your Lord, so follow me and carry out my biddings.'

Arthur John Arberry

Yet Aaron had aforetime said to them, 'My people, you have been tempted by this thing, no more; surety your Lord is the All-merciful; therefore follow me, and obey my commandment!'

Bijan Moeinian

Aaron had warned them saying: "This is a trial for you. Your Lord is the Most Kind; follow me and listen to what I say."

E. Henry Palmer

Aaron too told them before, 'O my people! ye are only being tried thereby; and, verily, your Lord is the Merciful, so follow me and obey my bidding. '

Edip-Layth

Aaron had told them before: "My people, you are being tested with it. Your Lord is the Gracious, so follow me and obey my command!"

George Sale

And Aaron had said unto them before, O my people, verily ye are only proved by this calf; for your Lord is the Merciful: Wherefore follow me, and obey my command.

Hamid S. Aziz

What! Do they not see that it does not answer them in speech, and cannot control for them harm or profit?

Mahmoud Ghali

And Harûn (Aaron) had indeed earlier said to them, "O my people, surely you have only been tempted by (this calf); and surely your Lord is The All-Merciful; so closely follow me, and obey my command. "

Marmaduke Pickthall

And Aaron indeed had told them beforehand: O my people! Ye are but being seduced therewith, for lo! your Lord is the Beneficent, so follow me and obey my order.

Mohamed Ahmed - Samira

Aaron had indeed told them earlier: "O my people, you are being only misled with this. Surely your Lord is Ar-Rahman. So follow me and obey my command."

Muhammad Asad

And, indeed, even before [the return of Moses] had Aaron said unto them: "O my people! You are but being tempted to evil by this [idol] -for, behold, your [only] Sustainer is the Most Gracious! Follow me, then, and obey my bidding!"

Mustafa Khattab

Aaron had already warned them beforehand, "O my people! You are only being tested by this, for indeed your ˹one true˺ Lord is the Most Compassionate. So follow me and obey my orders."

Progressive Muslims

And Aaron said to them before: "My people, you are being tested with it. Your Lord is the Almighty, so follow me and obey my command!"

Sahih International

And Aaron had already told them before [the return of Moses], "O my people, you are only being tested by it, and indeed, your Lord is the Most Merciful, so follow me and obey my order. "

Sam Gerrans

And Aaron had said to them before: “O my people: you are but subjected to means of denial thereby, and your Lord is the Almighty; so follow me, and obey my command.”

Shabbir Ahmed

And Aaron indeed had told them beforehand, "O My people! You are being tempted to evil by this idol. Behold, your only Lord is the Beneficent! Follow me then, and obey my order!"

Syed Vickar Ahamed

And before this, Haroon (Aaron) had already said to them: "O my people! You are being tested in this: And surely, your Lord is (Allah) the Most Gracious (Rahmán): So follow me and obey my command. "

Taqi Usmani

Hārūn had already said to them, "O my people, you have only been led astray with it, and your Lord is the RaHmān (All-Merciful). So follow me and obey my command."

The Monotheist Group

And Aaron said to them before: "My people, you are being tested with it. Your Lord is the Almighty, so follow me and obey my command!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, Aaron leur avait bien dit auparavant: ʺO mon peuple, vous êtes tombés dans la tentation (à cause du veau). Or, cʹest le Tout Miséricordieux qui est vraiment votre Seigneur. Suivez-moi donc et obéissez à mon commandementʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman, hê berî (Mûsa li wan vegere) Harûn ji wan re got: Gelî miletê min! Hûn bi vê golikê hatine ceribandin. Bêguman Xwedayê we ew Xwedayê ku rehman e. Nexwe bidine pey min û bi gotina min bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Haroen had al van tevoren tot hen gezegd: ʺO mijn volk! Jullie worden daarmee in verzoeking gebracht. Jullie Heer is toch de Erbarmer! Volgt mij dus en gehoorzaamt mijn bevel.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En Aäron had vroeger wel tot hen gezegd: O mijn volk! door dit kalf wordt gij slechts beproefd; want uw Heer is barmhartig: volgt mij dus en gehoorzaamt mijn bevel.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Hârôen had tevoren gezegd: ʺO mijn volk, jullie worden daarmee op de proef gesteld. En voorwaar, jullie Heer is de Barmhartige. Volgt mij daarom en gehoorzaamt mijn bevel.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже сказал им [потомкам Исраила] Харун еще раньше [до возвращения Мусы]: «О, народ мой! Вас только искушают этим [тельцом] (чтобы выявились из вас верующие и неверующие). И поистине Господь ваш – Милостивый (Аллах), – следуйте же за мной [моему призыву поклоняться только Аллаху] и повинуйтесь моему приказу (в следовании Его повелениям)!»

Rusça — Osmanov

А ведь Харун сказал им прежде (т. е. до возращения Мусы): ʺО мой народ! Вас только искушают тельцом, и, воистину, ваш Господь - только Милостивый. Так следуйте же за мной и повинуйтесь моим велениямʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och tidigare hade Aron sagt till dem: ʺHär har ni prövats, mitt folk, (och inte bestått provet); er Herre är den Nåderike (och ingen annan)! Följ nu mig och lyd mina befallningar!ʺ