"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "

فَأْتِيَاهُ فَقُولَا اِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَاَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَاكَ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكَ وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى

fe 'tiyāhu fe ḳūlā innā rasūlā rabbike fe ersil meǎnā benī isrāīle ve lā tuǎƶƶibhum ḳad ci'nāke bi āyetin min rabbike ve s-selāmu ǎlā meni ttebeǎ l-hudā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَأْتِيَاهُfe 'tiyāhuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekhaydi varın ona
2فَقُولَاfe ḳūlāق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledeyin ki
3اِنَّاinnāşüphesiz biz
4رَسُولَاrasūlāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleiki elçisiyiz
5رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyüksenin Rabbinin
6فَاَرْسِلْfe ersilر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönder
7مَعَنَاmeǎnābizimle
8بَنِيbenīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarını
9اِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail
10وَلَاve lāve
11تُعَذِّبْهُمْtuǎƶƶibhumع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azab etme
12قَدْḳadkuşkusuz
13جِئْنَاكَci'nākeج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakbiz sana getirdik
14بِاٰيَةٍbi āyetinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir ayet
15مِنْmin-den
16رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin-
17وَالسَّلَامُve s-selāmuس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakve esenlik
18عَلٰىǎlāüzerinedir
19مَنِmenikimseler
20اتَّبَعَttebeǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyan
21الْهُدٰىl-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayete

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hemen gidin de biz deyin, şüphe yok ki Rabbinin iki peygamberiyiz bizimle gönder İsrâiloğullarını ve onlara azap verme. Rabbinden delille geldik sana, esenlik hidâyete uyana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hemen gidin de biz deyin, şüphe yok ki Rabbinin iki peygamberiyiz bizimle gönder İsrâiloğullarını ve onlara azap verme. Rabbinden delille geldik sana, esenlik hidâyete uyana.

Adem Uğur

Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir âyet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.

Ahmed Hulusi

"Artık ona gelin ve deyin ki: Gerçekten senin Rabbinin Rasulleriyiz! İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azap etme! Gerçekten biz sana, senin Rabbin tarafından bir mucize olarak geldik. . . Selam, kılavuza tabi olanlara olsun. "

Ahmet Tekin

Firavun’a gittiler. 'Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrâiloğulları’nı temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek bizimle gönder. Onlara eziyet etme, işkence yapma. Biz sana Rabbinden hak peygamber olduğumuzu gösteren mûcizelerle geldik. Allah’tan gelen, Allah’ın hidayet rehberiyle öğrettiği di-ne girip uygulayanlara, hukukun üstün, hakkın ve adaletin belirleyici güç, barışın hâkim olduğu güvenli bir dünya düzeni ve selâmet yurdu, cennet vardır' dediler.

Ahmet Varol

Haydi ona gidip deyin ki: 'Biz Rabbinin iki elçisiyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara işkence etme. Şüphesiz biz sana Rabbinden ayetle geldik. Selâm hidayete uyanların üzerinedir.

Ali Bulaç

"Haydi ona gidin de deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun."

Ali Fikri Yavuz

Hemen gidin de Firavun’a deyin ki, biz Rabbinin (sana gönderilen) elçileriyiz. Artık İsrail Oğullarını bizimle gönder. (Şam’a gitsinler, esaret ve kölelikten, eziyyetten kurtulsunlar). Onlara azap etme (oğullarını öldürüp işkence yapma). Biz, sana, Rabbinden bir mucize ile geldik. Dünya ve ahiret selâmeti, hidayete (tevhid dinine) tabi olanlaradır.

Ali Rıza Safa

"Haydi, ona gidin ve şunu söyleyin: ‘Aslında, biz, Efendinin elçileriyiz. Artık, İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara ezinç verme. Efendinden, sana bir mucize getirdik. Doğru yolu izleyenlere selam olsun!' "

Bayraktar Bayraklı

"Ona gidin ve şöyle söyleyin: Doğrusu, biz senin Rabbinin peygamberleriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder; onlara bir eziyet etme! Rabbinden sana bir ayet getirdik. Selam/esenlik doğru yolda gidene olsun."

Bekir Sadak

(46-48) Allah: Korkmayin, Ben sizinle beraberim; gorur ve isitirim. Ona gidin soyle soyleyin: «Dogrusu biz senin Rabbinin elcileriyiz. israilogullarini bizimle beraber gonder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, dogru yolda gidene olsun! Dogrusu bize, yalanlayip sirt cevirene azap edilecegi vahyolundu.»

Celal Yıldırım

Ona gidin de deyin ki: «Biz şüphen olmasın ki Rabbın elçileriyiz; artık israil oğulları'nı bizimle gönder de onlara azâb etme; gerçekten sana Rabbinden bir mu'cizeyle geldik. Selâm doğru yola uyana olsun.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ona gidip deyin ki: Biz senin rabbinin elçileriyiz. Artık İsrâiloğulları’nı bırak bizimle gelsinler. Onlara eziyet etme. Sana rabbinden bir mûcize getirdik. Esenlik doğru yolu izleyenlerin olacaktır.

Diyanet İşleri

"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "

Diyanet İşleri (eski)

(46-48) Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: 'Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.'

Diyanet Vakfi

Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir âyet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hemen gidin de Firavun'a deyin ki: «Biz Rabbinin (sana gönderilen) elçileriyiz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara azab etme; biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik. Selam doğru yolda gidenleredir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi, varın da ona deyin ki: "Haberin olsun, biz Rabbinin elçileriyiz, artık İsrail oğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme, biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik, selam da doğruya uyanlara!

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin varın da ona deyin ki haberin olsun biz rabbının Resulleriyiz, artık Beni İsraili bizimle gönder ve onları ta'zib etme, biz sana rabbından bir ayetle geldik, selam da doğruya tabi' olanadır

Erhan Aktaş

"Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki Resul'üyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet ile geldik. Selam doğru yola uyanlaradır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki resulüyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet ile geldik. Selam doğru yola uyanlaradır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki rasulüyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet ile geldik. Selam doğru yola uyanlaradır.

Fizilal-il Kuran

Ona varınız ve deyiniz ki; 'Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır'dan ayrılmalarına izin ver. Onlara işkence etme. Sana Rabbi'inden, doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Doğru yola girenler esenliğe ereceklerdir.

Gültekin Onan

"Haydi ona gidin de deyin ki: Biz senin rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birtikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana rabbinden bir ayet ile geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun."

Hamdi Döndüren

“Ona gidin ve deyin ki: Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrail oğullarını bizimle gönder. Onlara işkence etme! Biz sana Rabbinden bir mesaj getirdik. Bil ki, barış ve esenlik ancak doğru yola uyanlarındır.”

Hasan Basri Çantay

"Hemen gidin de ona (şöyle) deyin: — Biz Rabbinin iki elçisiyiz. Artık İsrail oğullarını bizimle gönder. Onlara işkence etme. Biz sana Rabbinden hakıyki bir ayet getirdik. Selam (ve selamet), doğruya tabi olanlara".

Hasib Asutay

Haydi ona gidin ve deyin ki: Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder, onlara işkence etme! Biz Rabbinden sana bir mucize getirdik. Esenlik hidâyete uyanlaradır.

Hayrat Neşriyat

'Böylece ona gidin de şöyle söyleyin: 'Şübhe yok ki biz, Rabbinin iki elçisiyiz; artık İsrâiloğullarını bizimle berâber gönder, onlara eziyet etme! (Biz) gerçekten Rabbinden bir mu'cize ile sana geldik. Selâm ise, hidâyete tâbi' olanlaradır.’ '

İbni Kesir

Haydi ona gidin ve deyin ki: Doğrusu biz, senin Rabbının elçileriyiz. Artık İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara azab etme. Hem biz, Rabbından sana bir ayetle geldik. Hidayete tabi olanların üzerine selam olsun

Mehmet Okuyan

Ona (Firavun’a) gidin ve deyin ki: ‘Şüphesiz ki biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder; onlara eziyet etme! Elbette biz sana Rabbinden bir delil ile geldik. Selam (esenlik), rehbere (vahye) uyanlara olacaktır.

Muhammed Esed

Öyleyse artık ona gidin ve deyin ki: 'Biz ikimiz senin Rabbinin elçileriyiz; bunun için, İsrailoğulları'nın bizimle gelmesine izin ver ve onlara (artık) sıkıntı çektirme. Biz sana Rabbinden bir mesajla geldik; ve (bil ki O'nun bahşedeceği) nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca, O'nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır:

Mustafa İslamoğlu

Haydi, artık ona gidiniz ve deyiniz ki: "Biz ikimiz Rabbinin elçileriyiz; artık İsrailoğullarının bizimle birlikte çıkıp gitmesine izin ver; onlara yaptığın işkenceye de derhal bir son ver! Doğrusu biz sana Rabbinden bir belgeyle gelmişiz; sonuçta gerçek kurtuluş, O'nun yolunu izleyenlerin olacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Haydin ona varıp da deyiniz ki, şüphe yok biz Rabbin iki resûlüyüz. Artık İsrailoğullarını bizimle beraber gönder ve onlara işkence etme, biz sana muhakkak Rabbin tarafından mûcize ile geldik. Selâm ise hidâyete tâbi olan kimse üzerinedir.»

Ömer Öngüt

Hemen ona gidin ve deyin ki: “Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara azap etme. Hem biz Rabbinden sana bir âyet (mucize) ile geldik. Selâm hidayete tâbi olanlara olsun!”

Suat Yıldırım

"Haydi varın da şöyle deyin ona: Rabbin tarafından gönderilen elçileriz biz sana!İsrailoğullarını bizimle gönder ve işkence etme onlara!Rabbinden bir belge ile geldik biz sana. Kurtuluş hastır, bu doğru yolu tutanlara!"

Süleyman Ateş

"Haydi, varın ona, deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz; İsrail oğullarını bizimle gönder, onlara azab etme. Biz Rabbinden sana bir ayet getirdik. Esenlik, hidayete uyanlaradır."

Süleymaniye Vakfı

Ona varın da şöyle deyin: "Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara azab etme! Sana Rabbinden mucize de getirdik. Hidayete uyana selam olsun!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hemen gidin de ona deyin ki "Biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrail oğullarını serbest bırak da bizimle gelsinler. Onlara eziyet edip durma. Bak, biz sana Rabbinden bir belge (ayet) getirdik. O'nun yoluna giren esenlik ve güvenliğe (selamete) erer.

Şaban Piriş

Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbin'den bir mucize getirdik. Selam yol göstericiye uyanlara.

Tefhim-ul Kuran

«Haydi ona gidin de deyin ki: -Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun.»

Ümit Şimşek

'Ona gidin ve deyin ki: Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarına artık eziyet etme; onları bizimle gönder. Biz sana Rabbinden bir âyet getirmiş bulunuyoruz. Selâm, doğru yolu tutanların üzerine olsun.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hadi gidin ona! Deyin ki; "Biz senin Rabbinin iki resulüyüz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme! Rabbinden sana bir mucize getirdik. Selam, hidayete uyanlaradır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onun yanına gedib deyin: “Biz sənin Rəbbinin elçiləriyik. İsrail oğullarını bizimlə göndər və onlara əziyyət vermə. Biz sənin yanına Rəbbindən dəlillə gəlmişik. Doğru yolla gedənlərə salam olsun!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onun yanına gedib deyin: ″Biz ikimiz də sənin Rəbbinin peyğəmbəriyik. İsrail oğullarını bizimlə göndər (Şama getməklərinə mane olma) və onlara işgəncə vermə. Biz sənin yanına Rəbbindən dəlillə (möʼcüzə ilə) gəlmişik. Haqq yolu tutub gedənlərə salam olsun!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sucht ihn auf und sagt zu ihm: ʹWir sind zwei Gesandte deines Herrn. So laß die Kinder Israels mit uns ziehen und quäle sie nicht! Wir haben dir ein Zeichen von deinem Herrn gebracht. Friede ist mit dem, der Gottes Rechtleitung folgt.

Almanca — M. A. Rassoul

So geht denn beide zu ihm hin und sprecht: ʺWir sind zwei Gesandte deines Herrn; so laß die Kinder Israels mit uns ziehen; und bestrafe sie nicht. Wir haben dir in Wahrheit ein Zeichen von deinem Herrn gebracht und Friede sei auf dem, der der Rechtleitung folgt!

Almanca — Muhammad Zaidan

So geht beide zu ihm, dann sagt beide: ʺWir sind beide die Gesandten deines HERRN, so schicke mit uns die Kinder Israils und peinige sie nicht! Bereits brachten wir dir eine Aya von deinem HERRN. Und Salam sei auf demjenigen, welcher der Rechtleitung folgt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Go to him and say": "We are Messengers of Allah, your Creator, We ask you to release the children of Israel from bondage and to send them with us and not to torture them. We have brought you an evident sign from Allah, your Creator, and peace be upon those who have the world all before them and Providence their guide.

Abdul Haleem

Go and tell him, "We are your Lord’s mes-sengers, so send the Children of Israel with us and do not oppress them. We have brought you a sign from your Lord. Peace be upon whoever follows the right guidance;

Abdullah Yusuf Ali

"So go ye both to him, and say, 'Verily we are messengers sent by thy Lord: Send forth, therefore, the Children of Israel with us, and afflict them not: with a Sign, indeed, have we come from thy Lord! and peace to all who follow guidance!

Abul A'la Maududi

So, go to him, and say: 'Behold, both of us are the Messengers of your Lord. Let the Children of Israel go with us, and do not chastise them. We have come to you with a sign from your Lord; and peace shall be for him who follows the true guidance.

Aisha Bewley

Go to him and say, "We are your Lord’s Messengers so send the tribe of Israel away with us and do not punish them. We have brought you a Sign from your Lord. Peace be upon those who follow the guidance.

Al-Hilali & Khan

"So go you both to him, and say: ‘Verily, we are Messengers of your Lord, so let the Children of Israel go with us, and torment them not; indeed, we have come with a sign from your Lord! And peace will be upon him who follows the guidance!

Ali Quli Qarai

So approach him and say, ‘‘We are the apostles of your Lord. Let the Children of Israel go with us, and do not torture them! We certainly bring you a sign from your Lord, and may peace be upon him who follows guidance!

Amatul Rahman Omar

`So go to him (- Pharaoh), both of you, and say, "We are the Messengers of your Lord, so let the Children of Israel go with us and do not torture them. We have come to you with a Message from your Lord. Peace will be upon him who follows the guidance.

Arthur John Arberry

So go you both to Pharaoh, and say, "We are the Messengers of thy Lord, so send forth with us the Children of Israel and chastise them not; we have brought thee a sign from thy Lord; and peace be upon him who follows the guidance!

Bijan Moeinian

"Go to Pharaoh and say: “We are two Messengers of your Lord. Let the Israelites leave with us. Do not persecute them. Your Lord has sent us with undeniable miracles. Know that peace is the reward of those who follows the guidance of the Lord."

E. Henry Palmer

'So come ye to him and say, "Verily, we are the apostles of thy Lord; send then the children of Israel with us; and do not torment them. We have brought thee a sign from thy Lord, and peace be upon him who follows the guidance!

Edip-Layth

So come to him and say, "We are messengers from your Lord, so send with us the Children of Israel, and do not punish them. We have come to you with a sign from your Lord, and peace be upon those who follow the guidance."

George Sale

Go ye therefore unto him, and say, verily we are the messengers of thy Lord: Wherefore send the children of Israel with us, and do not afflict them. Now are we come unto thee with a sign from thy Lord: And peace be upon him who shall follow the true direction.

Hamid S. Aziz

He said, "Fear not. Verily, I am with you twain, Hearing and Seeing.

Mahmoud Ghali

So come you up (both) to him, then say, ‘Surely we are (both) the Messengers of your Lord; so send (forth) with us the Seeds (Or: sons) of Israel) and do not torment them; we have already come to you with a sign from your Lord; and peace be upon him who closely follows the guidance!

Marmaduke Pickthall

So go ye unto him and say: Lo! we are two messengers of thy Lord. So let the children of Israel go with us, and torment them not. We bring thee a token from thy Lord. And peace will be for him who followeth right guidance.

Mohamed Ahmed - Samira

So go to him and say: 'The two of us have indeed been sent by your Lord. So let the children of Israel come with us, and do not oppress them. We have come to you with a token from your Lord. Peace on him who follows the way of guidance.

Muhammad Asad

Go, then; you two unto him and say, `Behold, we are apostles sent by thy Sustainer: let, then, the children of Israel go with us, and cause them not to suffer [any longer]. We have now come unto thee with a message from thy Sustainer; and [know that His] peace shall be [only] on those who follow [His] guidance:

Mustafa Khattab

So go to him and say, ‘Indeed we are both messengers from your Lord, so let the Children of Israel go with us, and do not oppress them. We have come to you with a sign from your Lord. And salvation will be for whoever follows the ˹right˺ guidance.

Progressive Muslims

So come to him and Say: "We are messengers from your Lord, so send with us the Children of Israel, and do not punish them. We have come to you with a sign from your Lord, and peace be upon those who follow the guidance."

Sahih International

So go to him and say, 'Indeed, we are messengers of your Lord, so send with us the Children of Israel and do not torment them. We have come to you with a sign from your Lord. And peace will be upon he who follows the guidance.

Sam Gerrans

“So go to him, and say: ‘We are the messengers of thy Lord, so send thou the children of Israel with us, and punish thou them not. We have come to thee with a proof from thy Lord; and peace be upon him who follows the guidance!

Shabbir Ahmed

So go you both to him and say, "We are two Messengers of your Lord. Let the Children of Israel go with us, and stop persecuting them forthwith. We have come to you with a Message from your Lord. And Peace be upon him who follows Right Guidance.

Syed Vickar Ahamed

"So you both go to him and say, ‘Surely, we are messengers sent by your Lord: Therefore, send out the Children of Israel with us, and do not injure them: Truly, we have come from your Lord with a Sign! And Peace to all, who follow guidance!

Taqi Usmani

So, come to him and say, ‘We are the messengers of your Lord. So, let the children of Isrā’īl go with us, and do not persecute them. We have come to you with a sign from your Lord; and peace be upon the one who follows the guidance.

The Monotheist Group

So come to him and say: "We are messengers from your Lord, so send with us the Children of Israel, and do not punish them. We have come to you with a sign from your Lord, and peace be upon those who follow the guidance."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allez donc chez lui; puis, dites-lui: ʺNous sommes tous deux, les messagers de ton Seigneur. Envoie donc les Enfants dʹIsraël en notre compagnie et ne les châtie plus. Nous sommes venus à toi avec une preuve de la part de ton Seigneur. Et que la paix soit sur quiconque suit le droit chemin!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

De heydê herdu herin û jê re bibêjin: Em pêxemberên Xwedayê te ne. Vêca îsraîliyan digel me bişîne (dev ji wan berde) û bes azarê bide wan! Me ji Xwedayê te mucizeyek aniye (ku ew nîşan e li ser pêxemberiya me) û selametî ji wî kesî re ye ku bide pey hîdayetê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Gaat dus naar hem toe en zegt: ʹWij zijn gezanten van jouw Heer. Zend dan de Israëlieten met ons weg en bestraf hen niet. Wij zijn tot jou gekomen met een teken van jouw Heer. En vrede zij met wie de leidraad volgt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gaat dus tot hem en zegt: Waarlijk wij zijn de gezanten van uwen Heer; zendt dus de kinderen Israëls met ons en mishandel hen niet. Wij zijn met een teeken van uwen Heer tot u gekomen; en vrede zij op hem, die de ware richting zal volgen.

Hollandaca — Siregar

Gaat daarom naar hem toe. en zegt: ʹVoorwaar, wij zijn Boodschappers van jouw Heer, stuur de Kinderen van Israël met ons en bestraft hen niet. Wij zijn waarlijk tot jou gekomen met een Teken van jouw Heer, en vrede is met degene die de Leiding volgde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Идите же оба к нему [к Фараону] и скажите: «Поистине, Мы – посланники Господа твоего. Отпусти с нами потомков Исраила и не мучай их. Вот мы пришли к тебе (о, Фараон) со знамением от Господа твоего, и мир [безопасность от наказания Аллаха] тому, кто последовал истинным путем.

Rusça — Osmanov

Идите к нему оба и скажите: ʺМы оба - посланники твоего Господа. Отпусти с нами сынов Исраила и не подвергай их гонениям. Мы явились к тебе со знамением от Господа твоего. Мир тому, кто ступил на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gå nu till honom och säg: ʹVi är din Herres sändebud. Låt Israels barn lämna landet med oss och straffa dem inte! Vi för med oss till dig ett tecken från din Herre. (Guds) fred skall vara med den som följer (Hans) vägledning!