(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
مَا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰى اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰى
mā enzelnā ǎleyke l-ḳurāne li teşḳā / illā teƶkiraten li men yeḣşā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kur'ân'ı zahmet çekmen için indirmedik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kurʼânʼı zahmet çekmen için indirmedik.
Adem Uğur
(2-3) Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
Ahmed Hulusi
Biz Kuran'ı sana, mutsuz olman için inzal etmedik.
Ahmet Tekin
Biz Kur’ân’ı sana, lüzumundan fazla ibadetle kendini yorarak sıkıntıya düşesin, kavmin küfürde ısrar ettiği, senin peygamberliğine iman etmediği için, tebliğde bulun-duğun muhataplarının ters ve düşmanca davranışları dolayısıyla üzülesin, bedbaht olasın diye indirmedik.
Ahmet Varol
Biz sana Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik.
Ali Bulaç
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), Kur’an’ı sana eziyet çekesin diye indirmedik;
Ali Rıza Safa
Bu Kur'an'ı, zorluk çekmen için sana indirmedik.
Bayraktar Bayraklı
- Biz, Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah'a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik.
Bekir Sadak
(2-4) Kuran'i sana, sikintiya dusesin diye degil, ancak Allah'tan korkanlara bir ogut ve yeri ve yuce gokleri yaratanin katindan bir Kitap olarak indirdik.
Celal Yıldırım
Kur'ân'ı sana sıkıntı çekesin (veya mutsuz olasın) diye indirmedik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.
Diyanet İşleri
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
Diyanet İşleri (eski)
(2-4) Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.
Diyanet Vakfi
(2-3) Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an'ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'anı sana bedbaht olasın diye indirmedik
Erhan Aktaş
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Fizilal-il Kuran
Biz sana bu Kur'an'ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Gültekin Onan
Biz sana bu Kuran'ı güçlük çekmen için indirmedik.
Hamdi Döndüren
Biz bu Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
Hasan Basri Çantay
(2-3-4) Biz Kur'anı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitab) olmak üzere indirdik.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Biz bu Kur'an'ı, sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) Sana Kur’ân’ı, sıkıntı çekesin diye indirmedik.
İbni Kesir
Biz; Kur'an'ı, sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Mehmet Okuyan
Biz Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
Muhammed Esed
Bu Kuran'ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik,
Mustafa İslamoğlu
Biz bu ilahi hitabı sana zorluk çekip mutsuz olasın diye indirmedik;
Ömer Nasuhi Bilmen
Bu Kur'an'ı sana meşakkate düşesin diye indirmedik.
Ömer Öngüt
Resulüm! Biz sana bu Kur'an'ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Suat Yıldırım
(1-2) Tâ Hâ. Kur’ân’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.
Süleyman Ateş
Biz bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Süleymaniye Vakfı
Bu Kur'an'ı sana, sıkıntıya girmen için indirmedik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sana bu Kur'an'ı, mutsuz olasın diye indirmedik.
Şaban Piriş
Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Tefhim-ul Kuran
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
Ümit Şimşek
Biz Kur'ân'ı sana güçlük çekmen için indirmedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Quranı sənə ona görə nazil etmədik ki, əziyyətə düşəsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz Qurʼanı sənə məşəqqət çəkməyin üçün nazil etmədik! (Peyğəmbər ayaq üstə, barmaqlarının ucunda durub o qədər namaz qılmışdı ki, mübarək qıçları şişmişdi).
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben dir den Koran nicht herabgesandt, damit du dich über die Ungläubigen grämst,
Almanca — M. A. Rassoul
Wir haben den Quran nicht auf dich herabgesandt, um dich unglücklich zu machen
Almanca — Muhammad Zaidan
WIR sandten dir den Quran nicht hinab, damit du dich erschöpfst.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We have not revealed to you O Muhammad the Quran to cause you hardship nor to put you to trouble,
Abdul Haleem
It was not to distress you [Prophet] that We sent down the Quran to you,
Abdullah Yusuf Ali
We have not sent down the Qur'an to thee to be (an occasion) for thy distress,
Abul A'la Maududi
We did not reveal the Qur'an to you to cause you distress;
Aisha Bewley
We did not send down the Qur’an to you to make you miserable,
Al-Hilali & Khan
We have not sent down the Qur’ân unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to cause you distress,
Ali Quli Qarai
We did not send down to you the Qur’ān that you should be miserable,
Amatul Rahman Omar
We have not revealed this Qur'ân to you that you should fail in your mission.
Arthur John Arberry
We have not sent down the Koran upon thee for thee to be unprosperous,
Bijan Moeinian
I (God) have not sent you Qur’an to make your life miserable.
E. Henry Palmer
We have not sent down this Qur'an to thee that thou shouldst be wretched;
Edip-Layth
We did not send down to you the Quran so you may suffer.
George Sale
We have not sent down the Koran unto thee, that thou shouldest be unhappy;
Hamid S. Aziz
TA HA.
Mahmoud Ghali
In no way have We sent down the Qur'an upon you for you to be wretched;
Marmaduke Pickthall
We have not revealed unto thee (Muhammad) this Qur'an that thou shouldst be distressed,
Mohamed Ahmed - Samira
We have not sent down the Qur'an to you that you should be burdened,
Muhammad Asad
We did not bestow the Qur'an on thee from on high to make thee unhappy,
Mustafa Khattab
We have not revealed the Quran to you ˹O Prophet˺ to cause you distress,
Progressive Muslims
We did not send down to you the Quran so you may suffer.
Sahih International
We have not sent down to you the Qur'an that you be distressed
Sam Gerrans
We have not sent down upon thee the Qur’an that thou be wretched,
Shabbir Ahmed
We have not bestowed upon you this Qur'an to cause you any hardship.
Syed Vickar Ahamed
We have not sent down the Quran unto you to (cause) for you (suffering or) sorrow,
Taqi Usmani
We did not reveal the Qur’ān to you to (make you) face hardship
The Monotheist Group
We did not send down to you the Qur'an so you may suffer.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ev Quran, ne ji bo ku tu (pê) zehmetiyê bikêşî û xemgîn bibî hinartiye…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben de Koran niet tot jou neergezonden opdat jij ongelukkig zou zijn,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben u den Koran niet nedergezonden om u ongelukkig te maken.
Hollandaca — Siregar
Wij hebben de Koran niet tot jou doen neerdalen om jou ongelukkig te maken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ниспослали Мы тебе (о, Посланник) Коран не для того, чтобы ты был несчастен (от того, что ты не мог бы исполнить его),
Rusça — Osmanov
Мы ниспослали тебе Коран не ради того, чтобы причинять тебе страдание
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
VI HAR inte uppenbarat Koranen för dig för att vålla dig oro och bekymmer;