O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"

قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَصِيرًا

ḳāle rabbi li me Haşertenī eǎ'mā ve ḳad kuntu beSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder ki
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3لِمَli meniçin?
4حَشَرْتَنِيHaşertenīح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).beni haşrettin
5اَعْمٰىeǎ'māع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.kör olarak
6وَقَدْve ḳadandolsun
7كُنْتُkuntuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinben idim
8بَصِيرًاbeSīranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörüyor

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

'Rabbim,' der, 'Toplantı alanına beni niye kör olarak sürdün, oysa ben görür idim?'

Abdulkadir Gölpınarlı

Yâ Rabbi der, beni neden kör haşrettin, halbuki ben görüyordum.

Adem Uğur

O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.

Ahmed Hulusi

(O vakit) dedi ki: "Rabbim, niçin beni kör olarak haşrettin, (dünyadayken) gözlerim görüyordu?"

Ahmet Tekin

'Rabbim, niçin beni kör olarak mahşere getirdin? Halbuki ben basiretli olduğumu, dünyada günahımın olmadığını düşünüyordum.' der.

Ahmet Varol

O: 'Ey Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören biriydim?' der.

Ali Bulaç

"O da (şöyle) demiş olur: -Ben görmekte olan biriyken, beni niye kör olarak haşrettin Rabbim?"

Ali Fikri Yavuz

(Kur’an’dan yüz çeviren kimse) şöyle der: “- Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin. Halbuki ben (dünyada) gözlü idim, görüyordum.”

Ali Rıza Safa

Der ki: "Efendim! Ben gören birisiyken, neden beni kör olarak getirdin?"

Bayraktar Bayraklı

O zaman, "Ey Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin! Oysa, ben gören bir kimseydim" der.

Bekir Sadak

O zaman: «Rabbim! Beni nicin kor olarak hasrettin, oysa ben goren bir kimseydim» der.

Celal Yıldırım

Rabbim! Beni neden kör olarak hasrettin? Halbuki ben (Dünya'da) gören bir kimseydim, der.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O der ki: “Ey rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Halbuki daha önce gören biriydim.”

Diyanet İşleri

O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"

Diyanet İşleri (eski)

O zaman: 'Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim' der.

Diyanet Vakfi

O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(O zaman Kur'ândan yüz çeviren kimse) «Rabbim! beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Diyecek ki: "Ey Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin. Oysa ben, gören bir kimse idim?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbım beni niçin kör olarak haşrettin, halbuki ben gözlü idim der

Erhan Aktaş

"Rabb'im, beni neden kör olarak haşrettin? Oysa dünyada iken gören biriydim." der.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbim, beni neden kör olarak haşrettin? Oysa dünyada iken gören biriydim." der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabbim, beni neden kör olarak haşrettin? Oysa dünyada iken gören biriydim." der.

Fizilal-il Kuran

O der ki «Ya Rabb'i, beni niye kör olarak toplantı yerine sürdün, oysa daha önce benim gözlerim görüyordu.»

Gültekin Onan

"O da (şöyle) demiş olur: "Ben görmekte olan biriyken, beni niye kör olarak haşrettin rabbim?"

Hamdi Döndüren

Artık o, “Ey Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, gerçekten gören bir kimseydim!” der.

Hasan Basri Çantay

(Artık o zaman) o: "Rabbim, beni niçin kör haşretdin? Halbuki ben hakıykaten görücü idim" demişdir.

Hasib Asutay

O: 'Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben gerçekten (dünyada iken) görür idim' der.

Hayrat Neşriyat

(O:) 'Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Hâlbuki (ben) gören bir kimse idim!' der.

İbni Kesir

Der ki: Rabbım, beni niçin kör olarak haşrettin? Halbuki ben gören biriydim

Mehmet Okuyan

(Bu kişi), “Rabbim! Beni neden kör olarak dirilttin? (Oysa) ben gören biriydim.” diyecektir.

Muhammed Esed

(Böyle biri, Kıyamet Günü'nde:) "Rabbim, ben gören biriyken beni niçin kör olarak kaldırdın?" diye soracak.

Mustafa İslamoğlu

O kimse "Rabbim" diyecek, "Niçin beni kör olarak kaldırdın; oysa ki ben daha önce gören biriydim?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Der ki: «Yarabbi! Ne için beni âmâ olarak haşrettin ve halbuki ben görücü idim.»

Ömer Öngüt

Der ki: “Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben gören bir kimse idim. ”

Suat Yıldırım

"Ya Rabbî," der, "ben gözleri gören biri olduğum halde neden beni kör olarak haşrettin?"

Süleyman Ateş

"Rabbim der, niçin beni kör sürdün, oysa ben görür idim?"

Süleymaniye Vakfı

"Rabbim, beni mahşer yerine neden kör olarak getirdin? Halbuki ben gören biriydim" der.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Der ki "Ey Rabbim! Beni neden kör olarak getirdin, halbuki benim gözlerim görüyordu?"

Şaban Piriş

Der ki: - Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Ben, gören birisiydim.

Tefhim-ul Kuran

«O da (şöyle) demiş olur: -Ben görmekte olan biriyken, beni niye kör olarak haşrettin Rabbim?»

Ümit Şimşek

O 'Rabbim,' der. 'Niçin beni kör olarak dirilttin? Oysa ben görüyordum.'

Yaşar Nuri Öztürk

O der ki: "Rabbim, beni neden kör haşrettin, ben gören biri idim?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O deyəcək: “Ey Rəbbim! Mən dünyada görürdümsə, indi nə üçün məni kor olaraq gətirdin?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O belə deyər: ″Ey Rəbbim! Nə üçün məni məhşərə kor olaraq gətirdin, halbuki mən (dünyada hər şeyi) görürdüm!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er wird fragen: ʺO mein Herr! Warum hast Du mich blind auferweckt, da ich doch auf Erden sehen konnte?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er wird sagen: ʺMein Herr, warum hast Du mich blind (zu den anderen) versammelt, wo ich doch sehen konnte?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er wird sagen: ʺMein Herr, warum hast Du mich blind (vor Dich) geführt, obwohl ich (zuvor) sehen konnte?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMein HERR! Weshalb bringst DU mich als Blinden zur Versammlung, wo ich doch bereits sehend war?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then shall he say: "O Allah, my Creator, wherefore You thronged me blind when in life I was able to see and to argue and defend myself!"

Abdul Haleem

and he will say, ‘Lord, why did You bring me here blind? I was sighted before!’

Abdullah Yusuf Ali

He will say: "O my Lord! why hast Thou raised me up blind, while I had sight (before)?"

Abul A'la Maududi

where-upon he will say: "Lord! Why have You raised me blind when I had sight in the world?"

Aisha Bewley

He will say, ‘My Lord, why have you gathered me blind when before I was able to see?’

Al-Hilali & Khan

He will say: "O my Lord! Why have you raised me up blind, while I had sight (before)."

Ali Quli Qarai

He will say, ‘My Lord! Why have You raised me blind, though I used to see?’

Amatul Rahman Omar

He will say, `My Lord! what for have You raised me up in a state of blindness, while I possessed good sight before?'

Arthur John Arberry

He shall say, 'O my Lord, why hast thou raised me blind, and I was wont to see?'

Bijan Moeinian

Such a person will ask: "My Lord, how come you raised me blind while I had eye sight before?"

E. Henry Palmer

He shall say, 'My Lord! wherefore hast Thou gathered me blind when I used to see?'

Edip-Layth

He said, "My Lord, you have raised me blind while I used to be able to see?"

George Sale

And he shall say, O Lord, why hast thou brought me before thee blind, whereas before I saw clearly?

Hamid S. Aziz

But he who turns away from Remembrance of Me, verily, for him shall be a narrow life; and I shall bring him blind to the assembly on the Day of Resurrection. "

Mahmoud Ghali

He will say, "Lord! Why have You mustered me blind, and I was already constantly beholding?"

Marmaduke Pickthall

He will say: My Lord! Wherefor hast Thou gathered me (hither) blind, when I was wont to see?

Mohamed Ahmed - Samira

He will ask: "O Lord, why have you raised me blind when I was able to see?"

Muhammad Asad

[And so, on Resurrection Day, the sinner] will ask: "O my Sustainer! Why hast Thou raised me up blind, whereas [on earth] I was endowed with sight?"

Mustafa Khattab

They will cry, "My Lord! Why have you raised me up blind, although I used to see?"

Progressive Muslims

He said: "My Lord, you have raised me blind while I used to be able to see"

Sahih International

He will say, "My Lord, why have you raised me blind while I was [once] seeing?"

Sam Gerrans

He will say: “My Lord: why hast Thou raised me blind, when I was seeing?”

Shabbir Ahmed

He will wonder, "My Lord, why did you gather me blind when I used to see?" (22:46).

Syed Vickar Ahamed

He (the disbeliever) will say: "O my Lord! Why have You raised me up blind whereas I had sight (before)?"

Taqi Usmani

He will say, "My Lord, why did you raise me blind while I was sighted?"

The Monotheist Group

He said: "My Lord, you have raised me blind while I used to be able to see?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dira: ʺO mon Seigneur, pourquoi mʹas-Tu amené aveugle alors quʹauparavant je voyais?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew dibêje: Xwedayê min! Çima te ez koregom heşir kirim? Hal ev e ku bi rastî ez li dinyayê bi çav bûm!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zal zeggen: ʺMijn Heer, waarom hebt U mij blind ter verzameling opgebracht, terwijl ik toch kon zien?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij zal zeggen: O Heer! waarom hebt gij mij blind voor u gebracht, terwijl ik vroeger helder zag?

Hollandaca — Siregar

Hij zal zeggen: ʺMijn Heer, waarom verzamelt U mij in blinde toestand, terwijl ik vroeger in staat was om te zien?ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[И он] воскликнет: ʺГосподи! Почему ты воскресил меня слепым? Ведь раньше я был зрячимʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och han skall säga: ʺHerre! Varför har Du låtit mig stiga fram blind (i denna församling)? (På jorden) var jag seende.ʺ