(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."

وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبِّي نَسْفًا

ve yeselūneke ǎni l-cibāli fe ḳul yensifuhā rabbī nesfen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَسْـَٔلُونَكَve yeselūnekeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekve sana soruyorlar
2عَنِǎni-dan
3الْجِبَالِl-cibāliج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakdağlar-
4فَقُلْfe ḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
5يَنْسِفُهَاyensifuhāن س فKökünden sökmek, toza indirgemek, dağıtmak, yere atmak, yok etmek, parçalamak, ezmek, parçalara ayrılarak savrulmakonları savuracak
6رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
7نَسْفًاnesfenن س فKökünden sökmek, toza indirgemek, dağıtmak, yere atmak, yok etmek, parçalamak, ezmek, parçalara ayrılarak savrulmakufalayıp

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün dağlar ne olur diye soruyorlar sana; de ki: Rabbim onları un ufak eder, kuma döndürür de savurur.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün dağlar ne olur diye soruyorlar sana; de ki: Rabbim onları un ufak eder, kuma döndürür de savurur.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Ahmed Hulusi

Sana dağlardan sorarlar. . . De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak. "

Ahmet Tekin

Sana dağlarla ilgili sualler soruyorlar. 'Rabbim onları temelinden sökerek ufalayıp toz duman halinde savuracak' de.

Ahmet Varol

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: 'Rabbim onları ufalayıp savuracak,

Ali Bulaç

Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), sana dağların kıyâmetteki halini sorarlar(sa), de ki: “- Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Ali Rıza Safa

Ve sana, dağları soruyorlar; şunu söyle: "Benim Efendim, onları ufalayarak savuracaktır!"

Bayraktar Bayraklı

Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak."

Bekir Sadak

(105-10) 8 Sana daglari sorarlar; de ki: «Rabbim onlari ufalayap savuracak, yerlerini duz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne cukur, ne tumsek goreceksin. O gun, hicbir tarafa sapmadan bir davetciye uyarlar. Sesler Rahman'in heybetinden kisilmistir; ancak bir fisilti isitirsin.»

Celal Yıldırım

(105-106-107) (Kıyametin meydana geldiği vakit) dağların (nasıl olacağını) sana soruyorlar. De ki: Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak; yerlerini dümdüz pürüzsüz boş olarak bırakacak; artık onda ne bir eğrilik, ne de bir tümseklik göreceksin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sana dağları soruyorlar. De ki: “Rabbim onları un ufak edip savuracak.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."

Diyanet İşleri (eski)

(105-108) Sana dağları sorarlar; de ki: 'Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin.'

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: «Rabbim onları ufalayıp savuracak.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Rabbim, onları un ufak edip savuracak!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de sana dağlardan soruyorlar, binaenaleyh de ki: rabbım onları un ufra edip savuracak da

Erhan Aktaş

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, sana dağlara ilişkin soru sorarlar. De ki; Rabb'im onları ufalayıp havada savurur.

Gültekin Onan

Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim rabbim, onları darmadağın edip savuracak"

Hamdi Döndüren

Sana (kıyamet günü) dağlardan soruyorlar. De ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak,”

Hasan Basri Çantay

Sana dağları (n kıyamet günündeki haalini) sorarlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıb savuracak".

Hasib Asutay

(Resulüm!) Sana dağlardan soruyorlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Sana (kıyâmet gününde) dağlar(ın nasıl olacağın)dan soruyorlar; de ki: 'Rabbim (o gün) onları ufalayıp savuracak!'

İbni Kesir

Ve sana dağlardan sorarlar. De ki: Rabbım, onları ufalayıp savuracak.

Mehmet Okuyan

Sana (Son Saat’te) dağlar(ın durumun)dan soruyorlar. De ki: “Rabbim, onları şiddetli bir şekilde savuracaktır.

Muhammed Esed

Ve sana (Kıyamet Günü'nde) dağları(n ne olacağını) soracaklar. O zaman (onlara) de ki: "Rabbim onları toza toprağa çevirip savuracak,

Mustafa İslamoğlu

Sana, (o gün) dağların ne olacağı hakkında sorarlar. Bu takdirde onlara şöyle de: "Rabbim onları un ufak edip tümünü savuracak;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sana dağlardan sorarlar. Binaenaleyh de ki: «Onları Rabbim darmadağın edip savuracaktır.»

Ömer Öngüt

Resulüm! Sana dağlardan (kıyamet günü ne olacağından) sorarlar. De ki: “Rabbim onları kül gibi ufalayıp savuracak!”

Suat Yıldırım

(105-106) Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: "Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak."

Süleyman Ateş

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!

Süleymaniye Vakfı

Sana dağları soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un ufak edip savuracak.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana dağları soruyorlar. De ki "Rabbim onları kül gibi savuracaktır,

Şaban Piriş

Sana dağlardan soruyorlar de ki: -Rabbim onları un ufak edecektir.

Tefhim-ul Kuran

Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: «Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak.»

Ümit Şimşek

Sana dağları soruyorlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un ufak edecektir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Səndən dağlar haqqında soruşurlar. De: “Rəbbim onları dağıdıb havaya sovuracaq,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Səndən dağlar (qiyamət günü dağların nə cür olacağı) haqqında soruşarlar. De: ″Rəbbim onları ovxalayıb havaya sovuracaq;

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie fragen dich nach den Bergen. Sage: ʺMein Herr wird sie zermahlen und zu Staub werden lassen,

Almanca — Der Edle Quran

Sie fragen dich nach den Bergen. Sag: Mein Herr wird sie wie Staub zerstreuen

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie werden dich nach den Bergen fragen. Sprich: ʺMein Herr wird sie vollständig sprengen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie fragen dich nach den Felsenbergen, dann sag: ʺMein HERR wird sie in (kleinste) Teilchen zerkleinern.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they ask you O Muhammad about the mountains, say to them "Allah, my Creator, shall uproot them to extirpation",

Abdul Haleem

They ask you [Prophet] about the mountains: say, ‘[On that Day] my Lord will blast them into dust

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee concerning the Mountains: say, "My Lord will uproot them and scatter them as dust;

Abul A'la Maududi

They ask you concerning the mountains: "Where will they go?" Say: "My Lord will scatter them like dust,

Aisha Bewley

They will ask you about the mountains. Say: ‘My Lord will scatter them as dust.

Al-Hilali & Khan

And they ask you concerning the mountains: say, "My Lord will blast them and scatter them as particles of dust.

Ali Quli Qarai

They question you concerning the mountains. Say, ‘My Lord will scatter them [like dust].’

Amatul Rahman Omar

They ask you about mountains. Say, `My Lord will (blow them up completely and) scatter them as dust.

Arthur John Arberry

They will question thee concerning the mountains. Say: 'My Lord will scatter them as ashes;

Bijan Moeinian

They will ask: "What will happen to the mountains (which in their eyes are so huge. )?" Respond: “My Lord will pull them out of their roots and scatter them into dust.”

E. Henry Palmer

They will ask thee about the mountains; say, 'My Lord will scatter them in scattered pieces,

Edip-Layth

They ask you about the mountains, say, "My Lord will annihilate them completely."

George Sale

They will ask thee concerning the mountains: Answer, my Lord will reduce them to dust, and scatter them abroad;

Hamid S. Aziz

We know best what they say, when their leaders, best in conduct say, "You have only tarried a day. "

Mahmoud Ghali

And they ask you about the mountains. Then say, "My Lord will crush them into powder (Literally: crush them "an utter" crushing).

Marmaduke Pickthall

They will ask thee of the mountains (on that day). Say: My Lord will break them into scattered dust.

Mohamed Ahmed - Samira

They will ask you about the mountains. Tell them: "My Lord will uproot them from the base,

Muhammad Asad

AND THEY WILL ask thee about [what will happen to] the mountains [when this world comes to an end]. Say, then: "My Sustainer will scatter them far and wide,

Mustafa Khattab

And ˹if˺ they ask you ˹O Prophet˺ about the mountains, ˹then˺ say, "My Lord will wipe them out completely,

Progressive Muslims

And they ask you about the mountains, Say: "My Lord will annihilate them completely. "

Sahih International

And they ask you about the mountains, so say, "My Lord will blow them away with a blast.

Sam Gerrans

And they ask thee about the mountains. Say thou: “My Lord will scatter them with a blast

Shabbir Ahmed

They ask you (O Messenger), "What shall become of the mountains, the tycoons of power and wealth?" Say, "My Lord will blow them away like dust. (18:47), (56:5), (77:10), (78:20), (81:3).

Syed Vickar Ahamed

They ask you about the Mountains: Say, "My Lord will pull them out and throw them like dust;

Taqi Usmani

They ask you about the mountains. So, say (to them), "My Lord will crush them into dust thoroughly,

The Monotheist Group

And they ask you about the mountains, so say: "My Lord will annihilate them completely."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils tʹinterrogent au sujet des montagnes. Dis: ʺMon Seigneur les dispersera comme la poussière,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ji te der barê çiyan de (roja qiyametê dê çawa bibin) dipirsin. (Ji wan re) Bibêje: Xwedayê min dê ji bin ve wan rake, hûr û hêra bike û wan ber ba bixe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij vragen jou naar de bergen. Zeg: ʺMijn Heer zal ze geheel verstrooien

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen u ondervragen, nopens de bergen; antwoord: Mijn Heer zal die tot stof verkeeren en verspreiden.

Hollandaca — Siregar

En zij vragen jou over de bergen. Zeg dan: ʺMijn Heer zal ze als pulver doen uiteenvallen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И спрашивают они [твой народ] тебя (о, Пророк) о горах; скажи же: «Развеет их (в День Суда) мой Господь в виде мельчайших частиц

Rusça — Osmanov

Тебя станут спрашивать о горах. Отвечай: ʺМой Господь развеет их во прах

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH DE frågar dig (vad som händer med) bergen (på Uppståndelsens Dag). Säg: ʺMin Herre skall förvandla dem till fin sand som (vinden) blåser undan