Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

خَالِدِينَ فِيهِ وَسَاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلًا

ḣālidīne fīhi ve sā'e lehum yevme l-ḳiyāmeti Himlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli olarak kalacaklardır
2فِيهِfīhiorada
3وَسَاءَve sā'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekve ne kötü
4لَهُمْlehumonlar için
5يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününde
6الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
7حِمْلًاHimlenح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmekbir yüktür

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ebedî olarak kalacak azâb içinde; bu, kıyâmet günü, onlara ne de kötü bir yük.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ebedî olarak kalacak azâb içinde; bu, kıyâmet günü, onlara ne de kötü bir yük.

Adem Uğur

Bu kimseler, onda (o günah yükünün altında) ebedî kalırlar. Onlar için kıyamet gününde bu ne kötü bir yüktür!

Ahmed Hulusi

O suçlarının sonucunu yaşamaları sonsuza dektir! Kıyamet süreci o (suç), onlar için ne kötü bir yüktür!

Ahmet Tekin

Onlar, o azap içinde ebedî kalırlar. Kıyamet günü, bu, onlar için ne ağır bir sorumluluk, ne kötü bir cezadır.

Ahmet Varol

Orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür!

Ali Bulaç

O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Ali Fikri Yavuz

Ebedi olarak o azabın altında kalacaklar. Kıyâmet gününde, bu ne fena bir yüktür!..

Ali Rıza Safa

Sürekli olarak onda kalacaktır. Onlar için, Yeniden Yaratılış Günü'nde, ne kötü bir yük olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Sırtlarında uzun süreli kalan bu yük, kıyamet günü onlar için ne kötüdür!

Bekir Sadak

Devamli bu gunahin azabinda kalacaklar. Kiyamet gunu onlar icin ne kotudur bu yuk!

Celal Yıldırım

O günah taşıma (azabı) içinde devamlı kalacak. Bu da Kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ebedî olarak o yükün altında kalacaklardır. Kıyamet günü bu onlar için ne kötü bir yüktür!

Diyanet İşleri

Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

Diyanet İşleri (eski)

Devamlı bu günahın azabında kalacaklar. Kıyamet günü onlar için ne kötüdür bu yük!

Diyanet Vakfi

Bu kimseler, onda (o günah yükünün altında) ebedî kalırlar. Onlar için kıyamet gününde bu ne kötü bir yüktür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Devamlı o azabın altında kalacaklar. Kıyamet günü onlar için, bu ne fena bir yüktür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonsuza dek onun altında kalacaklardır. Onlar için kıyamet günü o ne kötü bir yüktür!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ebediyyen onun altında kalacaklar ki onlar için Kıyamet günü o ne fena yüktür

Erhan Aktaş

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet gününde onlar için ne kötüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet Günü'nde onlar için ne kötüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet Günü'nde onlar için ne kötüdür.

Fizilal-il Kuran

Onlar ebedi olarak bu yükün altında kalırlar. Kıyamet günü bu yük onlar için ne kötü bir yüktür.

Gültekin Onan

O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Hamdi Döndüren

Onlar, bu yükün altında sürekli olarak kalacaklardır. Kıyamet gününde bu, onlar için ne kötü bir yüktür!

Hasan Basri Çantay

O (günah) ın (cezası) içinde ebedi kalıcıdırlar. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yükdür!

Hasib Asutay

O (yükün altı)nda ebedî kalırlar. Onlar için kıyamet gününde bu ne kötü bir yüktür.

Hayrat Neşriyat

(Onlar) onda (o vebâlin altında) ebedî olarak kalıcıdırlar. Kıyâmet gününde, onlar için (bu) ne fenâ bir yüktür!

İbni Kesir

Onda temelli kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür.

Mehmet Okuyan

Ondan yüz çeviren kişi(ler), kıyamet günü içinde ebedî kalacakları ağır bir günah yükünü yükleneceklerdir. Bu, onlar için kıyamet gününde ne kötü bir yüktür!

Muhammed Esed

ebediyyen bu yük altında kalacaktır böyleleri; (bir bilseler,) onlar için Kıyamet Günü'nde ne kötü bir yük olacak bu!

Mustafa İslamoğlu

o sorumluluğun altından bir daha da asla kalkamayacaktır; üstelik o, Kıyamet Günü onlar için çok berbat bir yük olacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Orada ebedîyyen kalıcılardır ve onlar için Kıyamet gününde (O) ne fena bir yük olmuştur.

Ömer Öngüt

Bu kimseler o günah yükünün azabı içinde ebedî kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür!

Suat Yıldırım

O yükün altında daimî olarak kalacaklardır. Kıyamet günü bu yük, onlar için ne ağır bir yük olacak!

Süleyman Ateş

Sürekli olarak o yükün altında kalacaklardır. Kıyamet gününde bu, onlar için ne kötü bir yüktür!

Süleymaniye Vakfı

o yükün altında ölümsüzleşeceklerdir. Kıyamet günündeki yükleri ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar hep o yükün altında kalacaklardır. (Mezardan) kalkış günü onların yükü ne kötüdür!

Şaban Piriş

O yükün altında kalır. Bu kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Tefhim-ul Kuran

O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Ümit Şimşek

Onlar ebediyen o yükün altında kalırlar. Kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür o!

Yaşar Nuri Öztürk

Sürekli olarak o yükün altındadır; kıyamet gününde bu onlar için ne kötü yüktür!

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Belələri (o günah yükünün) altında (yükü ilə birlikdə Cəhənnəm əzabında) əbədi qalacaqlar. Qiyamət günü onların daşıyacağı yük necə də pisdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Darin werden sie ewig verweilen. Eine schlimmere Bürde am Jüngsten Tag gibt es nicht.

Almanca — Der Edle Quran

ewig darin zu bleiben. Wie böse wird (dies) für sie am Tag der Auferstehung als Last sein!

Almanca — M. A. Rassoul

(In der Hölle) werden sie auf ewig verweilen; und schwer wird ihnen die Bürde am Tage der Auferstehung sein

Almanca — Muhammad Zaidan

Darin werden sie ewig bleiben. Und erbärmlich ist es für sie am Tag der Auferstehung als Schuldenlast,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then he and such persons will have passed through nature to eternal suffering and evil and indeed tormenting to them shall this burden be.

Abdul Haleem

and will remain under it. What a terrible burden to carry on that Day!

Abdullah Yusuf Ali

They will abide in this (state): and grievous will the burden be to them on that Day,-

Abul A'la Maududi

and will abide under this burden for ever. Grievous shall be the burden on the Day of Resurrection,

Aisha Bewley

remaining in it timelessly, for ever. What an evil load they will bear on the Day of Rising!

Al-Hilali & Khan

They will abide in that (state in the Fire of Hell) - and evil indeed will it be that load for them on the Day of Resurrection;

Ali Quli Qarai

remaining in it [forever]. Evil is their burden on the Day of Resurrection

Amatul Rahman Omar

Abiding thereunder, and grievous will the encumbrance be to them on the Day of Resurrection;

Arthur John Arberry

therein abiding forever; how evil upon the Day of Resurrection that burden for them!

Bijan Moeinian

What a miserable luggage to carry (on their back) on the Day of Resurrection, towards an eternal life in the Hell.

E. Henry Palmer

for them to bear for aye, and evil for them on the resurrection day will it be to bear.

Edip-Layth

They will remain therein, and miserable on the day of Resurrection is what they carry.

George Sale

They shall continue thereunder for ever; and a grievous burden shall it be unto them on the day of resurrection.

Hamid S. Aziz

Whoever turns there from, verily, he shall bear a great burden on the Day of Resurrection.

Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein; and (how) odious for them upon the Day of the Resurrection is it as a burden.

Marmaduke Pickthall

Abiding under it - an evil burden for them on the Day of Resurrection,

Mohamed Ahmed - Samira

And will live for ever under it. How evil the burden they will carry on the Day of Doom!

Muhammad Asad

they will abide in this [state], and grievous for them will be the weight [of that burden] on the Day of Resurrection -

Mustafa Khattab

suffering its consequences forever. What an evil burden they will carry on Judgment Day!

Progressive Muslims

They will remain therein, and miserable on the Day of Resurrection is what they carry.

Sahih International

[Abiding] eternally therein, and evil it is for them on the Day of Resurrection as a load -

Sam Gerrans

They abiding eternally therein; and evil is it for them on the Day of Resurrection as a load,

Shabbir Ahmed

Abiding under it, an evil burden for them on the Day of Resurrection.

Syed Vickar Ahamed

They will stay in this (state) and painful will be the burden upon them on that Day of Judgment—

Taqi Usmani

all such people living under it forever. And how evil for them will be that burden on the Doomsday!

The Monotheist Group

They will remain therein; and miserable for them on the Day of Resurrection is what they carry.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ils resteront éternellement dans cet état, et quel mauvais fardeau pour eux au Jour de la Résurrection,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew tê de seraqetî dimînin û roja qiyametê ji bo wan çi barekî pîs e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

zij zullen er altijd in blijven en op de opstandingsdag zal het voor hen slecht te dragen zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zal dien eeuwig dragen; en een ondragelijke last zal het op den dag der opstanding zijn.

Hollandaca — Siregar

Zij zullen daarin eeuwig levenden zijn. Slecht zal de last voor hen zijn op de Dag der Opstanding!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они будут вечно пребывать в нем [в наказании]. И как плоха будет для них в День Воскресения ноша (так как приведет их в Ад),

Rusça — Osmanov

которую будут нести вечно. И как отвратительна их ноша в День воскресения,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de skall bära den för evigt, men på Uppståndelsens dag skall denna börda kännas outhärdligt tung,