Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ

ulāike (e)lleƶīne şteravu l-Hayāte d-dunyā bi l-āḣirati fe lā yuḣaffefu ǎnhumu l-ǎƶābu ve lā hum yunSarūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdir
3اشْتَرَوُاşteravuش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymaksatın alan
4الْحَيٰوةَl-Hayāteح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatını
5الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
6بِالْاٰخِرَةِbi l-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahireti verip
7فَلَاfe lā
8يُخَفَّفُyuḣaffefuخ ف فHafif kilolu olmak (vücut veya madde olarak), değer olarak hafif veya önemsiz olmak, canlı/aktif/çevik/hazır ve hızlı olmak, iş/hizmette itaatkar ve boyun eğen olmak, acele etmek, çabucak ayrılmak veya yolculuk yapmak, davranış veya tutumda hafif olmak, duyma ve anlamada keskin/sivri/zeki/yetenekli olmak, korku ve öfke nedeniyle tedirgin veya heyecanlı olmak, arkadaşlıkta veya sohbette kabul edilebilir olmak, neşeli/keyifli olmak, sayıca az olmak, yetersiz/önemsiz/değersiz olmak.hiç hafifletilmez
9عَنْهُمُǎnhumuonlardan
10الْعَذَابُl-ǎƶābuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azab
11وَلَاve lāve hiç
12هُمْhumonlara
13يُنْصَرُونَyunSarūneن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardım edilmez

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, ahireti dünya yaşayışına satmış kimselerdir. Onların azâbı da hafifletilmez, onlara yardım da edilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, ahireti dünya yaşayışına satmış kimselerdir. Onların azâbı da hafifletilmez, onlara yardım da edilmez.

Adem Uğur

İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.

Ahmed Hulusi

İşte onlar sonsuz gelecekleri (içsel hakikat yaşamları) karşılığında dünya (bedensel arzu ve zevkler) hayatını satın almışlardır. Onların azabı hafifletilmez! Onlara yardım da edilmez.

Ahmet Tekin

Onlar âhiret karşılığında, dünya hayatının süflî zevklerini, debdebesini satın alanlardır. Onların cezaları hafifletilmeyecek, onlara yardım da edilmeyecek.

Ahmet Varol

Bunlar ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır. Bunların üzerindeki azap hafifletilmeyeceği gibi kendilerine yardım da edilmeyecektir.

Ali Bulaç

İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azabları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez.

Ali Fikri Yavuz

Bunlar ahireti dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azâb hafifletilmez ve kendilerine yardım da edilmez.

Ali Rıza Safa

İşte onlar, sonsuz yaşam karşılığında, dünya yaşamını satın almışlardır. Bu yüzden, ne cezaları azaltılacak ne de yardım edilecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ahirete karşılık dünya hayatını tercih eden bu kişilerin azapları hafifletilmeyecek ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

Bekir Sadak

Onlar ahiret karsilginda dunya hayatini satin alan kimselerdir, bu yuzden azablari hafifletilmez, onlar yardim da gormezler. *

Celal Yıldırım

İşte onlar dünya hayatını âhirete karşılık satın alan kimselerdir. Bunun için azâb onlardan hafifletilmez ve onlar yardım da olunmazlar.

Diyanet İşleri

Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir, bu yüzden azabları hafifletilmez, onlar yardım da görmezler.

Diyanet Vakfi

İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunlar ahireti, dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azap hafifletilmez ve kendilerine bir yerden yardım da gelmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlar, ahireti dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azap hafifletilmez ve kendilerine bir yardım da yapılmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar Ahıreti dünya hayatına satmış kimselerdir, onun için bunlardan azab hafiflendirilmez ve kendilerine bir yardım da olunmaz

Erhan Aktaş

Onlar, dünya hayatına karşılık ahiret hayatını satan kimselerdir. Bundan dolayı onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, dünya hayatına karşılık ahiret hayatını satan kimselerdir. Bundan dolayı onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, dünya hayatına karşılık ahiret hayatını satan kimselerdir. Bundan dolayı onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.

Fizilal-il Kuran

Bunlar Ahiret karşılığında dünya hayatını satın almış kimselerdir. Bu yüzden onların ne azabı hafifletilecek ve ne de kendilerine yardım edilecektir.

Gültekin Onan

İşte bunlar, ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden / bundan dolayı azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez (yunsarun).

Hamdi Döndüren

İşte bunlar ahireti, dünya hayatına karşılık satmış kimselerdir. Bu yüzden, bunların azabı hafifletilmez, kendilerine yardım da edilmez.

Hasan Basri Çantay

Onlar ahirete bedel dünya hayatını satın almış kimselerdir. Bundan dolayı kendilerinden azab kaldırılıb hafifletilmeyecek, onlara yardım da edilmeyecekdir.

Hasib Asutay

İşte onlar, âhirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden, kendilerinden azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.

Hayrat Neşriyat

İşte onlar, âhiret karşılığında dünya hayâtını satın alanlardır. Bu yüzden onlardan azab hafifletilmez ve onlar (o gün) yardım olunmazlar.

İbni Kesir

İşte onlar, ahirete karşı dünya hayatını satın almış olanlardır. Bu yüzden kendilerinden azab kaldırılıp, hafifletilmeyecek, yardım da yapılmayacaktır.

Mehmet Okuyan

İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır. (Bu yüzden) azapları hafifletilmeyecek ve kendilerine yardım edilmeyecektir.

Muhammed Esed

Ahiret hayatı karşılığında bu dünya hayatını satın alanlar var ya, işte böylelerinin azabı hafifletilmeyecek ve onlara yardım edilmeyecektir.

Mustafa İslamoğlu

İşte bunlardır ahireti feda edip karşılığında dünya hayatını satın alanlar. Böyle kimselerin azabı hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte onlar öyle bir gürûhtur ki, ahiret mukabilinde dünya hayatını satın almışlardır. Binaenaleyh onlardan azap hafiflendirilmeyecektir. Ve onlara yardım da olunmayacaktır.

Ömer Öngüt

Onlar ahiret karşılığında dünyâ hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden azapları hafifletilmez, onlar yardım da görmezler.

Suat Yıldırım

İşte onlar âhiretlerini verip, karşılığında dünya hayatını satın almışlardır. Onun için, bunların cezası asla hafifletilmez, kendilerine yardım da edilmez.

Süleyman Ateş

İşte onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azab hiç hafifletilmez ve onlara hiç yardım edilmez.

Süleymaniye Vakfı

İşte bunlar, ahiretleri karşılığında dünya hayatını satın almış kimselerdir. Onların azapları hafifletilmez, yardım da görmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte ahireti verip dünyayı alanlar o kimselerdir. Onların azapları hafifletilmez, yardım da görmezler.

Şaban Piriş

İşte onlar, ahireti satıp, dünya hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azap hiç hafifletilmeyecektir. Ve onlar, hiç bir yardım da göremeyeceklerdir.

Tefhim-ul Kuran

İşte bunlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azabları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez.

Ümit Şimşek

Öyleleri, âhireti dünya hayatıyla değiştiren kimselerdir. Onların azabı hiç hafiflemez; kimseden yardım da görmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar, ahıret karşılığında dünyayı satın alan kişilerdir. Azap, hafifletilmeyecektir onlardan. Hiç bir şekilde yardım da edilmeyecektir onlara.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar axirəti verib dünya həyatını satın aldılar. Ona görə də onların nə əzabı yüngülləşdiriləcək, nə də onlara kömək göstəriləcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (yəhudilər) axirəti dünya həyatına satan kimsələrdir. Buna görə də onların nə əzabı yüngülləşər, nə də onlara kömək olunar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diese Frevler haben das Jenseits geopfert und dafür das Diesseits erkauft. Die Höllenstrafe, die sie erwartet, wird nicht gelindert werden, und keiner wird ihnen beistehen.

Almanca — Der Edle Quran

Das sind diejenigen, die das diesseitige Leben für das Jenseits erkauft haben. Deshalb wird ihre Strafe nicht erleichtert werden, und ihnen wird keine Hilfe zuteil.

Almanca — M. A. Rassoul

Diese sind es, die das diesseitige Leben um das jenseitige erkauft haben; deshalb wird ihnen die Strafe nicht erleichtert und ihnen nicht geholfen werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diese sind diejenigen, die das diesseitige Leben für das Jenseits erkauft haben. So wird ihnen weder die Peinigung erleichtert, noch wird ihnen beigestanden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These people, O Muhammad, have exchanged the Hereafter for here below, with gazes fixed upon the world and its vanities; their suffering shall never abate nor shall their excruciating pain be mitigated nor can anyone help them out of their misery.

Abdul Haleem

These are the people who buy the life of this world at the price of the Hereafter: their torment will not be lightened, nor will they be helped.

Abdullah Yusuf Ali

These are the people who buy the life of this world at the price of the Hereafter: their penalty shall not be lightened nor shall they be helped.

Abul A'la Maududi

These are the ones who have bought the present life in exchange for the World to Come. Their chastisement shall not be lightened, nor shall they be helped.

Aisha Bewley

Those are the people who trade the Next World for this world. The punishment will not be lightened for them. They will not be helped.

Al-Hilali & Khan

Those are they who have bought the life of this world at the price of the Hereafter. Their torment shall not be lightened nor shall they be helped.

Ali Quli Qarai

They are the ones who bought the life of this world for the Hereafter; so their punishment shall not be lightened, nor will they be helped.

Amatul Rahman Omar

It is they who have taken the present life in preference to the Hereafter, therefore the agony shall not be reduced for them, nor they shall be helped (in any other way).

Arthur John Arberry

Those who have purchased the present life at the price of the world to come -- for them the chastisement shall not be lightened, neither shall they be helped.

Bijan Moeinian

These are the people who have sold their [everlasting] Hereafter for [a small price of a few day of] this world. I will certainly not reduce their sentence and they will not find anyone to help them.

E. Henry Palmer

Those who have bought this worldly life with the Future, the torment shall not be lightened from them nor shall they be helped.

Edip-Layth

These are the ones who have purchased this lowly/worldly life instead of the Hereafter. The retribution will not be reduced for them, nor will they be supported.

George Sale

These are they who have purchased this present life, at the price of that which is to come; wherefore their punishment shall not be mitigated, neither shall they be helped.

Hamid S. Aziz

Those who have bought this worldly life with the price of the Hereafter, the torment shall not be lightened from them nor shall they be helped.

Mahmoud Ghali

Those are (they) who have traded the present life for the price of the Hereafter. So for them the torment will not be lightened, neither will they be vindicated.

Marmaduke Pickthall

Such are those who buy the life of the world at the price of the Hereafter. Their punishment will not be lightened, neither will they have support.

Mohamed Ahmed - Samira

Do you, then, believe a part of the Book and reject a part? There is no other award for them who so act but disgrace in the world, and on the Day of Judgement the severest of punishment; for God is not heedless of all that you do.

Muhammad Asad

All who buy the life of this world at the price of the life to come - their suffering shall not be lightened, nor shall they be succoured!

Mustafa Khattab

These are the ones who trade the Hereafter for the life of this world. So their punishment will not be reduced, nor will they be helped.

Progressive Muslims

These are the ones who have purchased this worldly life instead of the Hereafter. The retribution will not be reduced for them, nor will they be supported.

Sahih International

Those are the ones who have bought the life of this world [in exchange] for the Hereafter, so the punishment will not be lightened for them, nor will they be aided.

Sam Gerrans

Those are they who bought the life of this world at the price of the Hereafter, so the punishment will not be lightened for them, nor will they be helped.

Shabbir Ahmed

Such are those who fall for instant gratification, buying the life of this world at the price of long-term gains and the Hereafter. Their punishment will not be lightened neither will they receive any help.

Syed Vickar Ahamed

These are the people who buy the life of this world at the price of the Hereafter: Their penalty shall not be reduced and they shall not be helped.

Taqi Usmani

Those are the ones who bought the worldly life at the cost of the Hereafter. So, punishment shall not be lightened for them, nor shall they be helped.

The Monotheist Group

These are the ones who have purchased this worldly life instead of the Hereafter. The retribution will not be reduced for them, nor will they be supported.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Voilà ceux qui échangent la vie présente contre la vie future. Eh bien, leur châtiment ne sera pas diminué. Et ils ne seront point secourus.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha ew ên hatin salixdan, ew ên ku li şûna axretê jiyana dinyayê kirîne. Êdî li ser wan ezab nayê sivikkirin û arîkariya wan jî nayê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zijn het die het tegenwoordige leven ten koste van het latere gekocht hebben. Dus zal voor hen de bestraffing niet verlicht worden, noch zullen zij hulp krijgen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het zijn diegene welke dit leven ten koste van het toekomstig verkoopen; hunne straf wordt niet verzacht en nimmer worden zij geholpen.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn degenen die het aardse leven voor het Hiernamaals hebben verruild. De bestraffing zal voor hen niet verlichts worden zn zij zullen niet geholpen worden.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Они [те иудеи, которые нарушили договор с Аллахом] оказались теми, которые купили [выбрали] ближайшую жизнь (в обмен) за Вечную жизнь, и не будет облегчено им наказание (ни по продолжительности, ни по степени), и не будет им оказана помощь [никто не сможет отвратить от них наказание Аллаха].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som byter bort den eviga glädjen mot det (goda) i detta liv, för dem skall straffen inte lindras och ingen hjälp skall nå dem.