Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
ثُمَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
ṧumme ǎfevnā ǎnkum min beǎ'di ƶālike leǎllekum teşkurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bundan sonra gene sizi affettik, şükretmeniz gerekti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bundan sonra gene sizi affettik, şükretmeniz gerekti.
Adem Uğur
O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
Ahmed Hulusi
Bu olaydan sonra sizi affetmiştik belki şükredersiniz (değerlendirirsiniz) diye.
Ahmet Tekin
Bu davranışlarınızdan sonra da, yine sizi sorgusuz sualsiz affettik. Hiç olmazsa, bu sebeple olsun şükretmelisiniz.
Ahmet Varol
Daha sonra bunun ardından belki şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.
Ali Bulaç
Bundan sonra, (artık) şükredesiniz diye sizi bağışladık.
Ali Fikri Yavuz
(yaptığınız fena işten tevbe ettikten) sonra sizi afvetmiştik; (size olan nimetimize) şükredesiniz diye.
Ali Rıza Safa
Sonra, işte bunun ardından sizi bağışladık; belki şükredersiniz diye.
Bayraktar Bayraklı
Bu davranışınızdan sonra şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Bekir Sadak
Sonra bunun ardindan, sukredersiniz diye, sizi bagislamistik.
Celal Yıldırım
Sonra bunun ardından da şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bundan sonra da (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
Diyanet İşleri
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Diyanet İşleri (eski)
Sonra bunun ardından, şükredersiniz diye, sizi bağışlamıştık.
Diyanet Vakfi
O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra yine de sizi affettik, artık şükretmeniz gerekiyordu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra bunun arkasından da sizi bağışladık, artık şükretmeniz gerekiyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
sonra bunun arkasından da sizden afvettik, gerekti ki şükredecektiniz
Erhan Aktaş
Sonra, bunun ardından, belki şükredersiniz diye sizi affettik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra, bunun ardından, belki şükredersiniz diye sizi affettik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra, bunun ardından, belki şükredersiniz diye sizi affettik.
Fizilal-il Kuran
Sonra bu (suçunuz)un ardından belki şükredersiniz diye sizi affettik.
Gültekin Onan
Bundan sonra, şükredersiniz diye sizi bağışladık (afevna).
Hamdi Döndüren
Sonra yine de sizi bağışladık. Şükretmeniz gerekirdi!
Hasan Basri Çantay
Bil'ahare sizi bundan sonra da afvetmişdik. Gerekdi ki şubedesiniz.
Hasib Asutay
Bundan sonra belki (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi bağışladık.
Hayrat Neşriyat
Sonra bunun arkasından sizi affettik, tâ ki şükredesiniz.
İbni Kesir
Bundan sonra sizi, şükredersiniz diye affetmiştik.
Mehmet Okuyan
Sonra onun ardından şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Muhammed Esed
Dahası, (bütün) bunlardan sonra, belki şükredenlerden olursunuz diye bu günahınızı affettiğimiz (günleri).
Mustafa İslamoğlu
Ve sizi bunun ardından bir kez daha affettik, belki şükredersiniz diye...
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra bunu müteakip sizi affettik, gerekti ki, şükredesiniz.
Ömer Öngüt
Bundan sonra şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.
Suat Yıldırım
Bundan sonra şükredesiniz diye Biz sizi affettik.
Süleyman Ateş
Bundan sonra da yine belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Süleymaniye Vakfı
Şükredesiniz / görevlerinizi yerine getiresiniz diye daha sonra sizi affetmiştik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ondan sonra da görevinizi yerine getirmeniz için sizi bağışlamıştık.
Şaban Piriş
Bundan sonra da yine belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.
Tefhim-ul Kuran
Bundan sonra belki şükredersiniz diye sizi bağışladık.
Ümit Şimşek
Ondan sonra, olur da şükredersiniz diye, Biz sizi yine bağışlamıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Belki şükredersiniz diye bunun ardından da sizi affetmiştik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra bunun ardınca Biz sizi bağışladıq ki, bəlkə şükür edəsiniz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonra da (tövbə etdiyinizə görə) sizi əfv etdik ki, bəlkə, şükür edəsiniz.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Später vergaben Wir euch, auf daß ihr Gott (für Seine Gnade) Dankbarkeit erweisen möget.
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf, nach alledem, verziehen Wir euch, auf daß ihr dankbar wäret.
Almanca — M. A. Rassoul
Alsdann vergaben Wir euch, auf daß ihr dankbar sein möget.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann vergaben WIR es euch danach, damit ihr euch dankbar erweist.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Yet We granted Mussa his prayer and extended to you Our mercy and forgiveness that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude".
Abdul Haleem
Even then We forgave you, so that you might be thankful.
Abdullah Yusuf Ali
Even then We did forgive you; there was a chance for you to be grateful.
Abul A'la Maududi
Yet We pardoned you that you might be grateful.
Aisha Bewley
Then We pardoned you after that so that perhaps you would show thanks.
Al-Hilali & Khan
Then after that We forgave you so that you might be grateful.
Ali Quli Qarai
Then We excused you after that so that you might give thanks.
Amatul Rahman Omar
Yet We pardoned you after that, so that you might give thanks.
Arthur John Arberry
then We pardoned you after that, that haply you should be thankful.
Bijan Moeinian
In spite of committing such a shameful sin I [God] forgave you so that you may become thankful.
E. Henry Palmer
Yet then we forgave you after that; perhaps ye may be grateful.
Edip-Layth
Then We forgave you after so that perhaps you would be thankful.
George Sale
yet afterwards we forgave you, that preadventure ye might give thanks.
Hamid S. Aziz
Yet then We forgave you after that; perhaps you may be grateful.
Mahmoud Ghali
Thereafter We were clement towards you even after that, that possibly you would thank (Us).
Marmaduke Pickthall
Then, even after that, We pardoned you in order that ye might give thanks.
Mohamed Ahmed - Samira
Even so, We pardoned you that you may be grateful.
Muhammad Asad
yet, even after that, We blotted out this your sin, so that you might have cause to be grateful.
Mustafa Khattab
Even then We ˹still˺ forgave you so perhaps you would be grateful.
Progressive Muslims
Then We forgave you after that, perhaps you would be thankful.
Sahih International
Then We forgave you after that so perhaps you would be grateful.
Sam Gerrans
Then We pardoned you after that, that you might be grateful.
Shabbir Ahmed
Then, even after that, We pardoned you and gave you another chance to be practically thankful. (2:56).
Syed Vickar Ahamed
Even then We did forgive you; There was a chance for you to be grateful.
Taqi Usmani
Yet We pardoned you, even after that, so that you may show gratitude.
The Monotheist Group
Then We forgave you after that, perhaps you would be thankful.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Mais en dépit de cela Nous vous pardonnâmes, afin que vous reconnaissiez (Nos bienfaits à votre égard).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Piştî vê me hûn efû kirin da ku hûn şukrê Xwedayê xwe bikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarop vergaven Wij jullie nadat dat gebeurd was; misschien zullen jullie dank betuigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben u later vergeven, opdat gij dankbaar zoudt zijn.
Hollandaca — Siregar
Vervolgens vergaven Wij jullie daarna, hopelijk zullen jullie dankbaar zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Потом Мы простили вас после этого [и приняли ваше покаяние после возвращения Мусы], – может быть, вы будете благодарны (за дарованные Аллахом блага) (и не будете пребывать в неверии)!
Rusça — Osmanov
А затем после всего происшедшего Мы простили вас, надеясь, что вы будете благодарными.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men ändå efterskänkte Vi därefter er skuld, så att ni (borde ha) känt tacksamhet.