Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

اَلَّذِينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ

(e)lleƶīne yeZunnūne ennehum mulāḳū rabbihim ve ennehum ileyhi rāciǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneonlar ki
2يَظُنُّونَyeZunnūneظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.bilirler
3اَنَّهُمْennehumşüphesiz onlar
4مُلَاقُواmulāḳūل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.kavuşacaklardır
5رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerine
6وَاَنَّهُمْve ennehumve gerçekten onlar
7اِلَيْهِileyhiO'na
8رَاجِعُونَrāciǔneر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.döneceklerdir

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.

Abdullah Aydın

İçi saygı ile ürperenler, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.

Adem Uğur

Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

Ahmed Hulusi

O haşyet duyanlar, (nefslerinin Esma'sıyla hakikati olan) Rablerine (benliklerinin yokluğunu hissederek) ereceklerini düşünürler ve nitekim O'na dönerler!

Ahmet Davudoğlu

Onlar öyle kimselerdir ki, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini bilirler.

Ahmet Tekin

Allah’a saygılı olanlar, Rablerinin mükâfat ve lütfuna kavuşacaklarını; hesaplarının görülmesi ve hak ettiklerinin karşılığını almak için O’nun huzuruna varacaklarını düşünenler, inananlardır.

Ahmet Varol

Onlar kendilerinin Allah'ın huzuruna çıkacaklarını ve O'na döneceklerini düşünürler.

Ali Arslan

O huşû ile (Allah'a büyük saygı göstererek) ibadet edenler Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Ali Bulaç

Onlar, (mü'minler ise), şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.

Ali Fikri Yavuz

O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler.

Ali Rıza Safa

Onlar, Efendilerine kesinlikle kavuşacaklarını ve O'na kesinlikle döneceklerini bilirler.

Arif Pamuk

Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Ayntabî Mehmet Efendi

Ki onlar, Allahû Tealâ'yı göreceklerini, hesap ve ceza için haşrolunacaklarını yakînen bilirler.

Bahaeddin Sağlam

Öyle huşû (huzur ve sükûn) duyanlar ki, Rabbleriyle karşılaşacaklarına ve kendilerinin Allah'a ait olup, O'na döneceklerine inanırlar.

Bayraktar Bayraklı

-Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin.Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.

Bekir Sadak

(45-46) Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona doneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.

Bir Heyet

İşte o kalbi Allah'a saygı ile ürperenler, kendilerinin herhalde Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve kabullenen kimselerdir.

Celal Yıldırım

(45—46) Sabır ve namaz ile (Allah'tan) yardım isteyin. Gerçi bu, Allah'a kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine kesin bilgi (ve inanç) edinen saygılı kimselerden başkasına ağır ve sıkıcıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar kesinlikle rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini bilen kimselerdir.

Diyanet İşleri

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

Diyanet İşleri (eski)

(45-46) Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.

Diyanet Vakfı (1993)

Onlar, kesinlikle Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

Diyanet Vakfi

Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, kendilerinin gerçekten Rablerine kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine inanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

onlar ki kendilerini hakikaten rablerine kavuşuyor ve hakikaten ona rücu ediyor sayarlar, böyle bir huşu ile kılarlar

Erhan Aktaş

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

Fizilal-il Kuran

Onlar ki, Rabbleri ile buluşacaklarını, kesinlikle O'nun huzuruna döneceklerini bilirler.

Gültekin Onan

Nitekim onlar rablerine kavuşacaklarını / rableriyle karşılaşacaklarını (mülaku) ve O'na döneceklerini (raciun) bilirler (yezunnune). (S.Ateş'in notu: İbn Mesud'un mushafında yezunnun yerine yalemun yazıldığından bu anlamı tercih ettik.)

Hamdi Döndüren

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini bilirler.

Hasan Basri Çantay

O (yüksek saygı göstere) nler ki onlar hakıykaten Rablerine kavuşucu ve hakıykaten ancak ona dönücü olduklarını bilirler (de namazlarını o vech ile kılarlar).

Hasan Tahsin Feyizli

Onlar (huşû ehli) ki, mutlaka Rabb'lerine kavuşacaklarını ve ancak O'na döneceklerini bilirler (de namazlarını yüksünmeden kılarlar).

Hasib Asutay

Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesin olarak bilirler.

Hayrat Neşriyat

Onlar ki, gerçekten kendilerinin Rablerine kavuşacak kimseler olduklarını ve gerçekten kendilerinin ancak O’na dönecek kimseler olduklarını sezerler (kat'î olarak îmân ederler).

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Rabblerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar...

Hüseyin Kaleli

“(Onlar), şüphesiz Rablerine kavuşanlar olduklarını ve muhakkak onlar yalnız O'na dönenler olduklarını bilenlerdir.”

İbni Kesir

Onlar ki; Rablarına kavuşacaklarını, O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Onlar Rahmetine kavuşacaklarına ve O'nun huzuruna döneceklerine inanan kimselerdir.

Mehmet Okuyan

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.

Muhammed Esed

Onlar ise (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Mustafa İslamoğlu

(Huşu duyanlar), Rablerine kavuşacaklarına ve sonunda O'na döneceklerine kesin gözüyle bakarlar.

Nedim Yılmaz

Allah’a saygılı olanlar Rab’lerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin kes inanırlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Hak'tan korkanlar, o zâtlardır ki Rablerine mülâki olacaklarını ve onun huzur-u manevîsine döneceklerini düşünüp teemmül ederler.

Ömer Öngüt

Onlar ki Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Ömer Rıza Doğrul

Bunlar (bu içi saygı ile ürperen kimseler) Rabblarına kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini iyi bilirler.

Suat Yıldırım

İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab’lerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini iyi bilirler.

Süleyman Ateş

O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Süleymaniye Vakfı

Saygılı olanlar, Rableriyle yüzleşeceklerini ve onun huzuruna varacaklarını anlayanlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Saygılı olanlar, Sahipleriyle (Rableriyle) yüzleşeceklerini ve O'nun huzuruna çıkarılacaklarını anlayanlardır.

Şaban Piriş

(45-46) Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allah'a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.

Talat Koçyiğit

Huşû duyanlar ise, Rabblarına mutlaka kavuşacaklarını ve O'na mutlaka döneceklerini bilirler.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, (mü'minler ise), hiç şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) hiç şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.

Ümit Şimşek

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve Ona döneceklerine inanan kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Allah'tan korkan o kişiler, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini bilirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Çünki onlar öz Rəbbi ilə qarşılaşacaqlarını və Ona qayıdacaqlarını yəqin bilirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Belə kimsələr Rəbbinin mərhəmətinə qovuşacaqlarını və axırda Onun hüzuruna qayıdacaqlarını bilirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die Frommen, die fest davon überzeugt sind, am Jüngsten Tag aufzuerstehen, um zu Gott zurückzukehren.

Almanca — Der Edle Quran

die daran glauben, daß sie ihrem Herrn begegnen werden, und daß sie zu Ihm zurückkehren.

Almanca — M. A. Rassoul

welche es ahnen, daß sie ihrem Herrn begegnen und daß sie zu Ihm heimkehren werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

die sich sicher sind, daß sie ihrem HERRN begegnen und daß sie zu Ihm zurückkehren werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who bear in mind, affirming with faith’s eye the certainty that they shall be in the venerable and revered Majestic presence of Allah, their Creator, and that they shall inevitably go back to Him".

Abdul Haleem

who know that they will meet their Lord and that it is to Him they will return.

Abdullah Yusuf Ali

Who bear in mind the certainty that they are to meet their Lord, and that they are to return to Him.

Abul A'la Maududi

who realize that ultimately they will have to meet their Lord and that to Him they are destined to return.

Aisha Bewley

those who are aware that they will meet their Lord and that they will return to Him.

Al-Hilali & Khan

(They are those) who are certain that they are going to meet their Lord, and that unto Him they are going to return.

Ali Quli Qarai

—those who are certain that they will encounter their Lord, and that they will return to Him.

Amatul Rahman Omar

Who know for certain that they will meet their Lord and that they will return to Him.

Arthur John Arberry

who reckon that they shall meet their Lord and that unto Him they are returning.

Bijan Moeinian

The latter are those who firmly believe that at last they will meet with their Lord and that eventually they will return to Him.

E. Henry Palmer

who think that they will meet their Lord, and that to Him will they return.

Edip-Layth

The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.

George Sale

who seriously think they shall meet their Lord, and that to Him they shall return.

Hamid S. Aziz

Who know that they will meet their Lord, and that to Him they are returning.

Mahmoud Ghali

Who expect that they are meeting their Lord and that to Him they are returning.

Marmaduke Pickthall

Who know that they will have to meet their Lord, and that unto Him they are returning.

Mohamed Ahmed - Samira

Who are conscious that they have to meet their Lord, and to Him they have to return.

Muhammad Asad

who know with certainty that they shall meet their Sustainer and that unto Him they shall return.

Mustafa Khattab

those who are certain that they will meet their Lord and to Him they will return.

Progressive Muslims

The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.

Sahih International

Who are certain that they will meet their Lord and that they will return to Him.

Sam Gerrans

Those who consider that they will meet their Lord, and that to Him they are returning.

Shabbir Ahmed

But the committed ones know that they are going to meet their Lord and that every step of theirs is moving toward Him.

Syed Vickar Ahamed

Those who bear in mind the Certainty, that they are to meet their Lord, and that they are to return to Him.

Taqi Usmani

who bear in mind that they are to meet their Lord, and that to Him they are to return.

The Monotheist Group

The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui ont la certitude de rencontrer leur Seigneur (après leur résurrection) et retourner à Lui seul.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedantirs) ew ên ku yeqîn bawer dikin ku ew ê bigihîjin Xwedayê xwe û birastî ew ê lê vegerin (û hesab bidinê).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die menen dat zij hun Heer ontmoeten en dat zij tot Hem terugkeren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die gelooven, dat zij eens hunnen Heer zien, en tot Hem terugkeeren zullen.

Hollandaca — Siregar

(Zij zijn) degenen die ervan overtuigd zijn dat zij hun Heer zullen ontmoeten en dat zij tot jem zullen terugkeren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(которые боятся Аллаха и) которые думают, что они встретят своего Господа и что они к Нему вернутся (в День Суда).

Rusça — Osmanov

которые знают, что предстанут перед Господом своим и что к Нему возвратятся они [в Судный день].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de som vet att de är kallade att möta sin Herre, att de skall återvända till Honom.