Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
اَلَّذِينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ
(e)lleƶīne yeZunnūne ennehum mulāḳū rabbihim ve ennehum ileyhi rāciǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (98 / 98 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.
Abdullah Aydın
İçi saygı ile ürperenler, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.
Adem Uğur
Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.
Ahmed Hulusi
O haşyet duyanlar, (nefslerinin Esma'sıyla hakikati olan) Rablerine (benliklerinin yokluğunu hissederek) ereceklerini düşünürler ve nitekim O'na dönerler!
Ahmet Davudoğlu
Onlar öyle kimselerdir ki, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini bilirler.
Ahmet Tekin
Allah’a saygılı olanlar, Rablerinin mükâfat ve lütfuna kavuşacaklarını; hesaplarının görülmesi ve hak ettiklerinin karşılığını almak için O’nun huzuruna varacaklarını düşünenler, inananlardır.
Ahmet Varol
Onlar kendilerinin Allah'ın huzuruna çıkacaklarını ve O'na döneceklerini düşünürler.
Ali Arslan
O huşû ile (Allah'a büyük saygı göstererek) ibadet edenler Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Ali Bulaç
Onlar, (mü'minler ise), şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.
Ali Fikri Yavuz
O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler.
Ali Rıza Safa
Onlar, Efendilerine kesinlikle kavuşacaklarını ve O'na kesinlikle döneceklerini bilirler.
Arif Pamuk
Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Ayntabî Mehmet Efendi
Ki onlar, Allahû Tealâ'yı göreceklerini, hesap ve ceza için haşrolunacaklarını yakînen bilirler.
Bahaeddin Sağlam
Öyle huşû (huzur ve sükûn) duyanlar ki, Rabbleriyle karşılaşacaklarına ve kendilerinin Allah'a ait olup, O'na döneceklerine inanırlar.
Bayraktar Bayraklı
-Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin.Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.
Bekir Sadak
(45-46) Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona doneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.
Bir Heyet
İşte o kalbi Allah'a saygı ile ürperenler, kendilerinin herhalde Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve kabullenen kimselerdir.
Celal Yıldırım
(45—46) Sabır ve namaz ile (Allah'tan) yardım isteyin. Gerçi bu, Allah'a kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine kesin bilgi (ve inanç) edinen saygılı kimselerden başkasına ağır ve sıkıcıdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar kesinlikle rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini bilen kimselerdir.
Diyanet İşleri
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Diyanet İşleri (eski)
(45-46) Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.
Diyanet Vakfı (1993)
Onlar, kesinlikle Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.
Diyanet Vakfi
Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar ki, kendilerinin gerçekten Rablerine kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine inanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
onlar ki kendilerini hakikaten rablerine kavuşuyor ve hakikaten ona rücu ediyor sayarlar, böyle bir huşu ile kılarlar
Erhan Aktaş
Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.
Fizilal-il Kuran
Onlar ki, Rabbleri ile buluşacaklarını, kesinlikle O'nun huzuruna döneceklerini bilirler.
Gültekin Onan
Nitekim onlar rablerine kavuşacaklarını / rableriyle karşılaşacaklarını (mülaku) ve O'na döneceklerini (raciun) bilirler (yezunnune). (S.Ateş'in notu: İbn Mesud'un mushafında yezunnun yerine yalemun yazıldığından bu anlamı tercih ettik.)
Hamdi Döndüren
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini bilirler.
Hasan Basri Çantay
O (yüksek saygı göstere) nler ki onlar hakıykaten Rablerine kavuşucu ve hakıykaten ancak ona dönücü olduklarını bilirler (de namazlarını o vech ile kılarlar).
Hasan Tahsin Feyizli
Onlar (huşû ehli) ki, mutlaka Rabb'lerine kavuşacaklarını ve ancak O'na döneceklerini bilirler (de namazlarını yüksünmeden kılarlar).
Hasib Asutay
Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesin olarak bilirler.
Hayrat Neşriyat
Onlar ki, gerçekten kendilerinin Rablerine kavuşacak kimseler olduklarını ve gerçekten kendilerinin ancak O’na dönecek kimseler olduklarını sezerler (kat'î olarak îmân ederler).
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay
Rabblerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar...
Hüseyin Kaleli
“(Onlar), şüphesiz Rablerine kavuşanlar olduklarını ve muhakkak onlar yalnız O'na dönenler olduklarını bilenlerdir.”
İbni Kesir
Onlar ki; Rablarına kavuşacaklarını, O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
İsmail Mutlu, Şaban Döğen
Onlar Rahmetine kavuşacaklarına ve O'nun huzuruna döneceklerine inanan kimselerdir.
Mehmet Okuyan
Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.
Muhammed Esed
Onlar ise (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Mustafa İslamoğlu
(Huşu duyanlar), Rablerine kavuşacaklarına ve sonunda O'na döneceklerine kesin gözüyle bakarlar.
Nedim Yılmaz
Allah’a saygılı olanlar Rab’lerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin kes inanırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hak'tan korkanlar, o zâtlardır ki Rablerine mülâki olacaklarını ve onun huzur-u manevîsine döneceklerini düşünüp teemmül ederler.
Ömer Öngüt
Onlar ki Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Ömer Rıza Doğrul
Bunlar (bu içi saygı ile ürperen kimseler) Rabblarına kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini iyi bilirler.
Suat Yıldırım
İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab’lerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini iyi bilirler.
Süleyman Ateş
O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Süleymaniye Vakfı
Saygılı olanlar, Rableriyle yüzleşeceklerini ve onun huzuruna varacaklarını anlayanlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Saygılı olanlar, Sahipleriyle (Rableriyle) yüzleşeceklerini ve O'nun huzuruna çıkarılacaklarını anlayanlardır.
Şaban Piriş
(45-46) Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allah'a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.
Talat Koçyiğit
Huşû duyanlar ise, Rabblarına mutlaka kavuşacaklarını ve O'na mutlaka döneceklerini bilirler.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, (mü'minler ise), hiç şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) hiç şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.
Ümit Şimşek
Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve Ona döneceklerine inanan kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan
Allah'tan korkan o kişiler, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini bilirler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Çünki onlar öz Rəbbi ilə qarşılaşacaqlarını və Ona qayıdacaqlarını yəqin bilirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Belə kimsələr Rəbbinin mərhəmətinə qovuşacaqlarını və axırda Onun hüzuruna qayıdacaqlarını bilirlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
die Frommen, die fest davon überzeugt sind, am Jüngsten Tag aufzuerstehen, um zu Gott zurückzukehren.
Almanca — Der Edle Quran
die daran glauben, daß sie ihrem Herrn begegnen werden, und daß sie zu Ihm zurückkehren.
Almanca — M. A. Rassoul
welche es ahnen, daß sie ihrem Herrn begegnen und daß sie zu Ihm heimkehren werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
die sich sicher sind, daß sie ihrem HERRN begegnen und daß sie zu Ihm zurückkehren werden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Who bear in mind, affirming with faith’s eye the certainty that they shall be in the venerable and revered Majestic presence of Allah, their Creator, and that they shall inevitably go back to Him".
Abdul Haleem
who know that they will meet their Lord and that it is to Him they will return.
Abdullah Yusuf Ali
Who bear in mind the certainty that they are to meet their Lord, and that they are to return to Him.
Abul A'la Maududi
who realize that ultimately they will have to meet their Lord and that to Him they are destined to return.
Aisha Bewley
those who are aware that they will meet their Lord and that they will return to Him.
Al-Hilali & Khan
(They are those) who are certain that they are going to meet their Lord, and that unto Him they are going to return.
Ali Quli Qarai
—those who are certain that they will encounter their Lord, and that they will return to Him.
Amatul Rahman Omar
Who know for certain that they will meet their Lord and that they will return to Him.
Arthur John Arberry
who reckon that they shall meet their Lord and that unto Him they are returning.
Bijan Moeinian
The latter are those who firmly believe that at last they will meet with their Lord and that eventually they will return to Him.
E. Henry Palmer
who think that they will meet their Lord, and that to Him will they return.
Edip-Layth
The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.
George Sale
who seriously think they shall meet their Lord, and that to Him they shall return.
Hamid S. Aziz
Who know that they will meet their Lord, and that to Him they are returning.
Mahmoud Ghali
Who expect that they are meeting their Lord and that to Him they are returning.
Marmaduke Pickthall
Who know that they will have to meet their Lord, and that unto Him they are returning.
Mohamed Ahmed - Samira
Who are conscious that they have to meet their Lord, and to Him they have to return.
Muhammad Asad
who know with certainty that they shall meet their Sustainer and that unto Him they shall return.
Mustafa Khattab
those who are certain that they will meet their Lord and to Him they will return.
Progressive Muslims
The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.
Sahih International
Who are certain that they will meet their Lord and that they will return to Him.
Sam Gerrans
Those who consider that they will meet their Lord, and that to Him they are returning.
Shabbir Ahmed
But the committed ones know that they are going to meet their Lord and that every step of theirs is moving toward Him.
Syed Vickar Ahamed
Those who bear in mind the Certainty, that they are to meet their Lord, and that they are to return to Him.
Taqi Usmani
who bear in mind that they are to meet their Lord, and that to Him they are to return.
The Monotheist Group
The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui ont la certitude de rencontrer leur Seigneur (après leur résurrection) et retourner à Lui seul.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Xwedantirs) ew ên ku yeqîn bawer dikin ku ew ê bigihîjin Xwedayê xwe û birastî ew ê lê vegerin (û hesab bidinê).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die menen dat zij hun Heer ontmoeten en dat zij tot Hem terugkeren.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Die gelooven, dat zij eens hunnen Heer zien, en tot Hem terugkeeren zullen.
Hollandaca — Siregar
(Zij zijn) degenen die ervan overtuigd zijn dat zij hun Heer zullen ontmoeten en dat zij tot jem zullen terugkeren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(которые боятся Аллаха и) которые думают, что они встретят своего Господа и что они к Нему вернутся (в День Суда).
Rusça — Osmanov
которые знают, что предстанут перед Господом своим и что к Нему возвратятся они [в Судный день].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de som vet att de är kallade att möta sin Herre, att de skall återvända till Honom.