Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

وَاَقِيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ

ve eḳīmū S-Salāte ve ātū z-zekāte ve rkeǔ meǎ r-rākiǐyne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَقِيمُواve eḳīmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve doğrulun
2الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
3وَاٰتُواve ātūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve verin
4الزَّكٰوةَz-zekāteز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatzekatı
5وَارْكَعُواve rkeǔر ك عEğilmiş, bükülmüş, eğmek, alçakgönüllülük, kendini alçaltmak, başını eğmek, yüzüstü düştü, sendeledive eğilin
6مَعَmeǎberaber
7الرَّاكِعِينَr-rākiǐyneر ك عEğilmiş, bükülmüş, eğmek, alçakgönüllülük, kendini alçaltmak, başını eğmek, yüzüstü düştü, sendeledieğilenlerle

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Namaz kılın, zekât verin, rükû edin rükû edenlerle.

Abdulkadir Gölpınarlı

Namaz kılın, zekât verin, rükû edin rükû edenlerle.

Adem Uğur

Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.

Ahmed Hulusi

Salatı ikame edin (afaki ve enfüsi yönelişi yaşayın), zekatı (size bağışlananın bir kısmını karşılıksız) verin; rüku edenlerle beraber rüku edin.  (Varlığınızdaki Allah Esma'sının azametini hissedip, tespih edin ve bunun nefsin hakikati olan Muhıyt tarafından algılandığını, rükudan kalkıp "semi'Allahu. . . . . . " derken fark edin. )

Ahmet Tekin

Namazları âdâbına riayet ederek, aksatmadan kılın. Vicdanınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi arındıran, berekete vesile olan zekâtı verin. Rükû’ ederek namaz kılanlarla birlikte siz de, rükûa vararak, namazlarınızı cemaatle kılın, saygıyla Allah’ın emirlerine itaat ederek İslâmî faaliyetlere katılanlarla birlikte siz de saygıyla canla başla İslamî sorumluluklara, ibadetlere, cemaate, faaliyetlere katılın.

Ahmet Varol

Namazı kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

Ali Bulaç

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

Ali Fikri Yavuz

(Müslümanların namazı gibi) namaz kılın, onlar gibi zekât verin ve rükû eden müminlerle rükû edin (Cemaate devam edin).

Ali Rıza Safa

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve eğilenlerle birlikte eğilin.

Bayraktar Bayraklı

Namazı kılınız, zekatı veriniz ve rüku edenlerle beraber rüku ediniz.

Bekir Sadak

Namazi kilin, zekati verin, ruku edenlerle birlikte ruku edin.

Celal Yıldırım

Namazı kılın, zekâtı verin, rükû' edenlerle beraber rükû' edin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.

Diyanet İşleri

Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

Diyanet İşleri (eski)

Namazı kılın, zekatı verin, rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Diyanet Vakfi

Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin!

Elmalılı Hamdi Yazır

hem namazı dürüst kılın ve zekatı verin, rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin

Erhan Aktaş

Salatı ikame edin, zekatı yapın. Ve ruku edenlerle birlikte ruku edin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Salatı ikame edin, zekatı yapın. Ve ruku edenlerle birlikte ruku edin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Salatı ikame edin, zekatı verin. Ve ruku edenlerle birlikte ruku edin.

Fizilal-il Kuran

Namazı kılın, zekâtı verin ve rukûa varanlarla birlikte siz de rukûa', varın.

Gültekin Onan

Namazı gözetin (kıyam), zekatı verin ve eğilenlerle / rüku edenlerle (ma'arrakiiyn) birlikte eğilin / rüku edin (verkeu).

Hamdi Döndüren

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin!

Hasan Basri Çantay

Dosdoğru namaz kılın, zekat verin, rüku' eden (mümin) lerle birlikde rüku' edin (cemaate devam edin).

Hasib Asutay

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle beraber rükû edin.

Hayrat Neşriyat

Hem namazı hakkıyla edâ edin, zekâtı verin ve rükû' edenlerle berâber rükû' edin!

İbni Kesir

Namazı kılın, zekatı verin, rüku' edenlerle birlikte rüku edin.

Mehmet Okuyan

Namazı kılın, zekâtı verin; boyun eğenlerle birlikte boyun eğin!

Muhammed Esed

Namazda dikkatli ve devamlı olun, karşılıksız yardımda bulunun ve namazda rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Mustafa İslamoğlu

Namazı istikametle kılın, zekatı gönlünüzden kopararak verin, Allah'a rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve namazı kılınız, zekâtı da veriniz ve rüku' edenler ile beraber rüku' ediniz.

Ömer Öngüt

Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.

Suat Yıldırım

Hem namazı tam kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber siz de namaz kılın.

Süleyman Ateş

Namazı kılın, zekatı verin, rüku edenlerle (Allah'ın huzurunda eğilenlerle) beraber eğilin.

Süleymaniye Vakfı

Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin; rüku edenlerle birlikte rüku edin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin; rüku edenlerle birlikte rüku edin!.

Şaban Piriş

Namazı kılın, zekatı verin, (Allah'ın emrine) boyun eğenlerle boyun eğin.

Tefhim-ul Kuran

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle siz de rükû edin.

Ümit Şimşek

Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükûa varın.

Yaşar Nuri Öztürk

Namazı kılın, zekatı verin; rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Namaz qılın, zəkat verin və rüku edənlərlə birlikdə rüku edin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müsəlmanların namazı kimi) namaz qılın, zəkat verin və rüku edənlərlə birlikdə rüku edin!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und verrichtet das Gebet, entrichtet die Abgabe und verbeugt euch (im Gebet) mit den sich Verbeugenden!

Almanca — M. A. Rassoul

Und verrichtet das Gebet und entrichtet die Zakah und verneigt euch mit den Sich- Verneigenden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und verrichtet ordnungsgemäß das rituelle Gebet, entrichtet die Zakat und vollzieht Rukuʹ mit den Rukuʹ-Vollziehenden!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Pay reverence and veneration to Me, and duly engage in worship and give zakat (alms), for zakat is but a vehicle of prayer, and bow the knees with those who bow their knees to Me in reverence and adoration".

Abdul Haleem

Keep up the prayer, pay the prescribed alms, and bow your heads [in worship] with those who bow theirs.

Abdullah Yusuf Ali

And be steadfast in prayer; practise regular charity; and bow down your heads with those who bow down (in worship).

Abul A'la Maududi

Establish Prayer and dispense Zakah (the Purifying Alms) and bow in worship with those who bow.

Aisha Bewley

Establish salat and pay zakat and bow with those who bow.

Al-Hilali & Khan

And perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât and bow down (or submit yourselves with obedience to Allâh) along with Ar-Raki‘ûn[1].

Ali Quli Qarai

And maintain the prayer, and give the zakāt, and bow along with those who bow [in prayer].

Amatul Rahman Omar

And observe Prayer, present Zakât (- purifying alms) and devote yourselves to the service of God along with those who are wholly devoted (to the service of one God).

Arthur John Arberry

And perform the prayer, and pay the alms, and bow with those that bow.

Bijan Moeinian

Worship Me on regular basis, devote a part of your income to charity, and join those who worship Me by bowing down before me.

E. Henry Palmer

Be steadfast in prayer, give the alms, and bow down with those who bow.

Edip-Layth

Observe the Contact prayer, and contribute towards betterment, and bow with those who bow.

George Sale

observe the stated times of prayer, and pay your legal alms, and bow down yourselves with those who bow down.

Hamid S. Aziz

Be steadfast in worship, give alms, and bow down with those who bow.

Mahmoud Ghali

And keep up the prayer and bring the Zakat (i. e., pay the obligatory poor-dues) and bow down with the ones bowing down.

Marmaduke Pickthall

Establish worship, pay the poor-due, and bow your heads with those who bow (in worship).

Mohamed Ahmed - Samira

Be firm in devotion; give zakat (the due share of your wealth for the welfare of others), and bow with those who bow (before God).

Muhammad Asad

and be constant in prayer, and spend in charity, and bow down in prayer with all who thus bow down.

Mustafa Khattab

Establish prayer, pay alms-tax,[1] and bow down with those who bow down.

Progressive Muslims

And hold the contact-method, and contribute towards betterment, and kneel with those who kneel.

Sahih International

And establish prayer and give zakah and bow with those who bow [in worship and obedience].

Sam Gerrans

And uphold the duty, and render the purity, and be lowly with the lowly.

Shabbir Ahmed

And help establish the Divinely guided System in the society, and help set up the equitable Economic Order. And bow to these Commands as others have bowed.

Syed Vickar Ahamed

And be steadfast in prayer: Practice regular charity: And bow down your heads with those who bow down (in worship).

Taqi Usmani

And be steadfast in Salāh (prayer), and pay Zakāh, and bow down with those who bow down.

The Monotheist Group

And hold the contact prayer, and contribute towards purification, and kneel with those who kneel.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et accomplissez la Salât, et acquittez la Zakât, et inclinez-vous avec ceux qui sʹinclinent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Berdewamî nimêj bikin, zekata malê xwe bidin û bi nimêjkeran re nimêj bikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verricht de salaat en geeft de zakaat en buigt met de buigenden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Doet nauwkeurig het gebed, geeft aalmoezen en buigt u met hen die zich buigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Станьте покорными Аллаху) и совершайте (пятикратную обязательную) молитву, и давайте обязательную милостыню [закят], и совершайте поясные поклоны со склоняющимися в пояс (из общины последнего посланника Аллаха).

Rusça — Osmanov

Совершайте салат, давайте закат и преклоняйте колени вместе с преклоняющими.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Förrätta bönen och ge åt de behövande och böj era huvuden med de andra som böjer sina huvuden (i bön).