Bakara Suresi 37. Ayet — Elfaz
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
1فَتَلَقّٰٓىfe teleḳḳāderken aldıİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.
2اٰدَمُādemuAdemÖzel İsim
3مِنْmin-ndenHarf-i Cer
4رَبِّهِrabbihiRabbi-İsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
6فَتَابَfe tābetevbesini kabul ettiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.
7عَلَيْهِǎleyhionunHarf-i Cer+Zamir
8اِنَّهُinnehuşüphesizHarf-i Nasb+Zamir
9هُوَhuveOZamir
10التَّوَّابُt-tevvābutevbeyi çok kabul edendirMarife (Belirlilik Takısı)+İsimت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.
11الرَّحِيمُr-raHīmuçok esirgeyendirMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.