Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

ḳālū subHāneke lā ǐlme lenā illā mā ǎllemtenā inneke ente l-ǎlīmu l-Hakīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2سُبْحَانَكَsubHānekeس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekSeni tesbih ederiz
3لَاyoktur
4عِلْمَǐlmeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgimiz
5لَنَاlenābizim
6اِلَّاillābaşka
7مَاşeyden
8عَلَّمْتَنَاǎllemtenāع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebize öğrettiğin
9اِنَّكَinnekeşüphesiz sen
10اَنْتَentesen
11الْعَلِيمُl-ǎlīmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilensin
12الْحَكِيمُl-Hakīmuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hakim olansın

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok. Şüphe yok ki sen, her şeyi bilirsin, hüküm ve hikmet sahibisin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok. Şüphe yok ki sen, her şeyi bilirsin, hüküm ve hikmet sahibisin.

Adem Uğur

Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.

Ahmed Hulusi

(Bunu değerlendiremeyen melaike): "Subhaneke (her an yeni bir şey yaratıp bunlarla da asla kayıtlanmayan ve sınırlanmayansın)! Bizde açığa çıkarttığın ilimden başkasını bilmemiz asla mümkün değil! Şüphesiz ki sen, Mutlak İlim (Aliym) ve bunu bir sistem içinde (Hakiym) açığa çıkaransın!"

Ahmet Tekin

Melekler: 'Yücesin Sen ya Rabbi. Bizim Senin bize öğrettiklerinin dışında bir bilgimiz yok. Sen ilim sahibisin, hikmet ve hükümranlık sahibisin.' dediler.

Ahmet Varol

Melekler: 'Senin şanın pek yücedir. Biz senin bildirdiğinin dışında bir bilgiye sahip değiliz. Şüphesiz sen her şeyi bilen ve hikmet sahibi olansın' dediler.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."

Ali Fikri Yavuz

Melekler: “Biz, (sana itiraz olunmaktan) seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka, hiç bir ilmimiz yok. Muhakkak sen her şeyi hakkıyle bilensin, üstün hikmet sahibisin.” dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Kuşkusuz, Sen, Bilensin; Bilgelik ve Adaletle Yönetensin!"

Bayraktar Bayraklı

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız! Bizim senin öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Her şeyi bilen ve hikmet sahibi sensin" dediler.

Bekir Sadak

Cevab verdiler «Sen munezzehsin, ogrettiginden baska bizim bir bilgimiz yoktur. suphesiz Sen hem bilensin, hem Hakim'sin".

Celal Yıldırım

(Melekler de): «Seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz ki Sen her şeyi bilensin, yegane hikmet sahibi de Sensin!» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Seni tenzih ederiz! Bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. En kâmil ilim ve hikmet sahibi şüphesiz sensin” cevabını verdiler.

Diyanet İşleri

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Cevap verdiler: 'Sen münezzehsin, öğrettiğinden başka bizim bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen hem bilensin, hem Hakim'sin'.

Diyanet Vakfi

Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Melekler: "Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Ya Rab! Bizim için, senin bize bildirdiğinden başka bilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece Sensin Sen!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Subhansın Yarab! Bizim için senin bize bildirdiğinden başka ilim ne mümkin, o alim, hakim sen, şüphesiz sensin" dediler

Erhan Aktaş

Melekler de: "Sen subhansın. Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Melekler de: "Sen subhansın. Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Melekler de: "Sen her türlü kusur ve eksiklikten uzaksın. Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

Fizilal-il Kuran

Melekler «Ya Rabbi, sen yücesin, bizim senin bize öğrettiklerin dışında hiçbir bilgimiz yoktur, hiç şüphesiz sen herşeyi bilirsin ve her yaptığın yerindedir» dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Sen yücesin (sübhaneke), senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz / bildiğimiz yok. Sen bilensin, hakimsin (aliymülhakiym)".

Hamdi Döndüren

(Melekler) dediler: “(Ey Rabbimiz!) Seni tenzih ederiz! Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Hiç şüphesiz sen bilensin, tam hüküm ve hikmet sahibi olansın.”

Hasan Basri Çantay

(Melekler) de: "Seni tenzih ederiz. Senin bize öğretdiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yok. Çünkü (her şey'i) hakkıyle bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan şübhesiz ki sensin Sen" demişlerdi.

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen, her şeyi bilen, hikmet sahibi olansın.'

Hayrat Neşriyat

(Melekler) dediler ki: 'Seni (her türlü noksanlıktan) tenzîh ederiz; senin bize öğrettiklerinden başka bizim için bir ilim yoktur. Şübhe yok ki Alîm (herşeyi bilen), Hakîm(her işi hikmetli olan) ancak sensin!'

İbni Kesir

Melekler ise: Sana tesbih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yok. Alim, Hakim Sensin Sen, demişlerdi.

Mehmet Okuyan

(Melekler): “Sen yücesin; bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Yalnızca sen bilensin; doğru hüküm verensin.” demişlerdi.

Muhammed Esed

Onlar: "Sen kudret ve egemenlikte kusursuz ve eksiksizsin! Senin bize bildirdiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Doğrusu yalnız Sensin her şeyi bilen, gerçek hikmet Sahibi!" diye cevap verdiler.

Mustafa İslamoğlu

(Melekler) cevapladılar: "Sen tek otoritesin, bizim Senin bize öğrettiğinden başka bir ilmimiz olamaz; yalnızca Sensin her şeyi tam bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Seni tesbih ederiz, Senin bize bildirdiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphe yok ki alîm, hakîm olan Sen'sin.»

Ömer Öngüt

Melekler: “Sen münezzehsin, seni tesbih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz ki sen her şeyi hakkıyla bilensin, hüküm ve hikmet sahibisin. ” dediler.

Suat Yıldırım

"Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan Sensin." dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Sen yücesin (ya Rab); bizim senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakimsin (her şeyin içyüzünü bilen, her şeyi yerli yerince yapansın.)

Süleymaniye Vakfı

Melekler, "Biz sana boyun eğeriz, senin öğrettiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Her şeyi bilen ve bütün kararları doğru olan sensin." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Melekler, "Biz sana içten boyun eğeriz, bizde senin öğrettiğin dışında bilgi olmaz. Her şeyi bilen ve kararları doğru olan Sensin." dediler.

Şaban Piriş

-Sen yücesin! Yalnız sen eksiklikten uzaksın senin bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Bilen ve hüküm veren sensin, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.»

Ümit Şimşek

Melekler, 'Seni her türlü noksandan yüce tutarız,' dediler. 'Senin bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Herşeyi bilen ve herşeyi hikmetle yapan Sensin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Yücedir şanın senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız sen Alim'sin, her şeyi en iyi şekilde bilirsin; Hakim'sin, her şeyin bütün hikmetlerine sahipsin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Sən pak və müqəddəssən! Sənin bizə öyrətdiklərindən başqa bizdə heç bir bilik yoxdur! Həqiqətən, Sən Bilənsən, Müdriksən!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Sən paksan, müqəddəssən! (Bütün eyib və nöqsanlardan kənarsan!) Sənin bizə öyrətdiklərindən başqa biz heç bir şey bilmirik. (Hər şeyi) bilən Sən, hikmət sahibi Sənsən″, - dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Engel sprachen: ʺGepriesen seist Du! Wir wissen nur, was Du uns gelehrt hast. Du bist allwissend und unendlich weise.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺPreis sei Dir! Wir haben kein Wissen außer dem, was Du uns gelehrt hast. Du bist ja der Allwissende und Allweise.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sprachen: ʺGepriesen seist Du. Wir haben kein Wissen außer dem, was Du uns gelehrt hast; wahrlich, Du bist der Allwissende, der Allweise.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺGepriesen-erhaben seist DU! Wir haben kein Wissen außer dem, das DU uns gelehrt hast. Gewiß, DU bist Der Allwissende, Der Allweise.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Glory to Your Name, " the angels said, "but the sum of what we know lies only in the range of the information and knowledge You imparted to us. You are indeed AL-'Alim and AL-Hakim (the Source of wisdom)."

Abdul Haleem

They said, ‘May You be glorified! We have knowledge only of what You have taught us. You are the All Knowing and All Wise.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Glory to Thee, of knowledge We have none, save what Thou Hast taught us: In truth it is Thou Who art perfect in knowledge and wisdom."

Abul A'la Maududi

They said. "Glory to You! We have no knowledge except what You taught us. You, only You, are All-Knowing, All-Wise."

Aisha Bewley

They said, ‘Glory be to You! We have no knowledge except what You have taught us. You are the All-Knowing, the All-Wise.’

Al-Hilali & Khan

They (angels) said: "Glory be to You, we have no knowledge except what you have taught us. Verily, it is You, the All-Knower, the All-Wise."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Immaculate are You! We have no knowledge except what You have taught us. Indeed You are the All-knowing, the All-wise.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Glory be to You, we have no knowledge except that which You have given us; You, indeed, only You are the All-knowing, the All-wise. '

Arthur John Arberry

They said, 'Glory be to Thee! We know not save what Thou hast taught us. Surely Thou art the All-knowing, the All-wise.'

Bijan Moeinian

The angles replied: "Glory being worthy of You, we do not know nothing more than what You have taught us. You are the one who knows everything and You are the Wise."

E. Henry Palmer

They said, 'Glory be to Thee! no knowledge is ours but what Thou thyself hast taught us, verily, Thou art the knowing, the wise. '

Edip-Layth

They said, "Glory be to You, we have no knowledge except what You have taught us, You are the Knowledgeable, the Wise."

George Sale

They answered, praise be unto thee, we have no knowledge but what Thou teachest us, for Thou art knowing and wise.

Hamid S. Aziz

They said, "Glory be to Thee! No knowledge is ours but what Thou Thyself have taught us, verily, you are the Knower, the Wise. "

Mahmoud Ghali

They said, All Extolment be to You! We have no knowledge except that which You have taught us. Surely, You, Ever You, are The Ever-Knowing, The Ever-Wise."

Marmaduke Pickthall

They said: Be glorified! We have no knowledge saving that which Thou hast taught us. Lo! Thou, only Thou, art the Knower, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

And they said: "Glory to You (O Lord), knowledge we have none except what You have given us, for You are all-knowing and all-wise. "

Muhammad Asad

They replied: "Limitless art Thou in Thy glory! No knowledge have we save that which Thou hast imparted unto us. Verily, Thou alone art all-knowing, truly wise."

Mustafa Khattab

They replied, "Glory be to You! We have no knowledge except what You have taught us. You are truly the All-Knowing, All-Wise."

Progressive Muslims

They said: "Glory be to You, we have no knowledge except that which You have taught us, You are the Knowledgeable, the Wise. "

Sahih International

They said, "Exalted are You; we have no knowledge except what You have taught us. Indeed, it is You who is the Knowing, the Wise."

Sam Gerrans

They said: “Glory be to Thee! We have no knowledge save what Thou hast taught us; Thou art the Knowing, the Wise.”

Shabbir Ahmed

They humbly said, "We only know the tasks assigned to us. Be Glorified! Verily, You alone are the Knower, the Wise."

Syed Vickar Ahamed

They said: "Glory to You: We have no knowledge, except what You have taught us: Verily, in truth it is You Who are Perfect in knowledge and wisdom. "

Taqi Usmani

They said, "To You belongs all purity! We have no knowledge except what You have given us. Surely, You alone are the All-knowing, All-wise."

The Monotheist Group

They said: "Glory to You, we have no knowledge except that which You have taught us, You are the Knowledgeable, the Wise."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Ils dirent: ʺGloire à Toi! Nous nʹavons de savoir que ce que Tu nous a appris. Certes cʹest Toi lʹOmniscient, le Sageʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Melayîketan got: “Xwedayê me! Em, Te ji hemû kêmasiyan pak didêrin, ji tiştê te bi me dabe zanîn pê ve tu zanîneke me nîn e. Birastî her tu yî yê zana yê karbinecih.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺU zij geprezen! Wij weten slechts wat U ons hebt onderwezen. U bent de wetende, de wijze

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoordden: ʺGeloofd zijt Gij! wij weten slechts wat Gij ons hebt geleerd; want Gij zijt de Alwetende, de Alwijze.ʺ

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺHeilig bent U, wij hebben geen kennis, behalve wat U ons onderwezen hebt: voorwaar, U bent de Alwetende, de Alwijze.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Ангелы) сказали: «Ты (о, Аллах) – преславен! Нет у нас знания кроме (только) того, чему Ты нас научил. Поистине, Ты – Знающий, Мудрый!»

Rusça — Osmanov

Ангелы ответили: ʺХвала тебе! Мы знаем только то, чему Ты научил нас. Воистину, Ты - всеведущий, мудрыйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺStor är Du i Din härlighet! Vi äger ingen annan kunskap än den som Du har gett oss; Du är den Allvetande, den Allvise.ʺ