Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.

وَاِنْ كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ اِلٰى مَيْسَرَةٍ وَاَنْ تَصَدَّقُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

ve in kāne ƶū ǔsratin fe neZiratun ilā meyseratin ve en teSaddeḳū ḣayrun lekum in kuntum teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve ineğer (borçlu)
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinise
3ذُوƶū(içinde)
4عُسْرَةٍǔsratinع س رZor/güç olmak, birbirine karşı sert olmak, zorluk.darlık
5فَنَظِرَةٌfe neZiratunن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbeklemek (lazımdır)
6اِلٰىilākadar
7مَيْسَرَةٍmeyseratinي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.bir kolaylığa
8وَاَنْve enve eğer
9تَصَدَّقُواteSaddeḳūص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.sadaka olarak bağışlarsanız
10خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha hayırlıdır
11لَكُمْlekumsizin için
12اِنْineğer
13كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
14تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilirseniz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Borçlu dardaysa genişleyinceye dek mühlet verin ona. Borcunuzu sadaka olarak bağışlarsanız bu, bilseniz, sizin için daha hayırlıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Borçlu dardaysa genişleyinceye dek mühlet verin ona. Borcunuzu sadaka olarak bağışlarsanız bu, bilseniz, sizin için daha hayırlıdır.

Adem Uğur

Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır.

Ahmed Hulusi

Eğer (borçlu) ödeme sıkıntısı içindeyse, kolaylıkla ödeyebileceği zamana kadar süre tanıyın. Bununla beraber alacağınızı bağışlamanız sizin için çok daha hayırlıdır, eğer bilirseniz.

Ahmet Tekin

Eğer borçlu, darlık, ekonomik sıkıntı içindeyse, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir. Darda olan borçlulardaki alacağınızı, imanda sadâkatin ve kemâlin ifadesi olan sadakaya, malî mükellefiyetlere sayarak bağışlamanız, bilirseniz eğer, böyle fazileti yüksek, mükâfatı büyük bir davranış, sizin için daha hayırlıdır.

Ahmet Varol

Eğer (borçlu) darlık içinde olursa bir genişliğe çıkıncaya kadar beklenilir. Eğer bilirseniz alacağınızı bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Ali Bulaç

Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Ali Fikri Yavuz

Eğer borçlu, darlık içinde ise, o halde ona genişlik vaktına kadar mühlet vermek var. Bununla beraber alacağınızı sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır, eğer bilirseniz...

Ali Rıza Safa

Güç durumdaysa, ona yeterli bir süre verin. Karşılıksız yardım olarak bağışlamanız, sizin için daha iyidir; keşke bilseydiniz!

Bayraktar Bayraklı

Eğer borçlu güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir zaman tanıyınız; bir karşılık beklemeden borcu tamamıyla silmek, eğer bilirseniz, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.

Bekir Sadak

Borclu darda ise, eli genisleyinceye kadar ona muhlet verin. Bilmis olsaniz borcu bagislamaniz sizin icin daha hayirlidir.

Celal Yıldırım

Eğer borçlu sıkıntıda ise, onu, bir kolaylık bulununcaya kadar beklemek (uygun olur). (Alacağınızı) sadaka olarak bağışlarsanız sizin için —eğer bilirseniz— daha hayırlıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer eli darda olan birisi borçlu ise eli genişleyene kadar beklemek gerekir. Şu da var ki, bağışlamanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri

Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri (eski)

Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet Vakfi

Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer borçlu darlık içindeyse, ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın. Ve bu gibi borçlulara alacağınızı bağışlayıp sadaka etmeniz eğer bilirseniz sizin için, daha hayırlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer borçlu sıkıntıda ise, ona kolaylık tanımalısınız; borcu sadaka olarak bağışlamanız, eğer bilirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şayed borçlu sıkıntıda ise o halde bir kolaylığa intizar, bununla beraber tasadduk etmeniz hakkınızda daha hayırlıdır eğer bilirseniz.

Erhan Aktaş

Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.

Fizilal-il Kuran

Eğer borçlunuz darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet tanıyın. Eğer bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin hesabınıza daha hayırlıdır.

Gültekin Onan

Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). (Borcu) sadaka olarak bağışlamanız ise sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Hamdi Döndüren

Eğer borçlu darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar bir süre vermek gerekir. Ancak borcu sadaka olarak bağışlamanız ise, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

Hasan Basri Çantay

Eğer (borçlu) darlık içinde bulunuyorsa ona geniş bir zamana kadar mühlet (verin). Sadaka oiarak bağışlamanız ise sizi niçin daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz.

Hasib Asutay

Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar (ona) bir süre (verin). Eğer (gerçekten) bilirseniz sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Hayrat Neşriyat

Eğer (borçlu) darda ise, bu durumda (verilecek hüküm, borçlunun ulaşacağı) bir genişliğe kadar (ona) mühlet (vermek)tir. Hâlbuki (ecrini) bilirseniz, (alacağınızı)bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

İbni Kesir

Borçlu darda ise, kolaylığa kadar beklemelidir. Eğer bilirseniz, sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Mehmet Okuyan

(Borçlu) dardaysa eli genişleyinceye kadar ona zaman vermek (gerekir). Bilirseniz (alacağınızı) bağışlamanız sizin için hayırlı olandır.

Muhammed Esed

Ancak (borçlu) güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir vade verin; eğer bilirseniz, bir karşılık beklemeden (borcu tamamiyle) silmek, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Şayet (borçlu) güç durumdaysa, rahatlayıncaya kadar ona vade tanıyın! Eğer bilirseniz, (borcu) bağışlamak sizin için çok daha hayırlıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer yoksul ise o halde genişlik zamanına kadar intizar etmelidir. Ve eğer bağışlar iseniz sizin için hayırlıdır, eğer bilirseniz.

Ömer Öngüt

Eğer borçlu darlık içinde bulunuyorsa, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Eğer bilirseniz sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Suat Yıldırım

Eğer borçlu sıkıntıda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin! Şayet bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin için daha da hayırlıdır.

Süleyman Ateş

Eğer (borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek (lazımdır). Eğer bilirseniz (verdiğiniz borcu, eli darda olan borçluya) sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı

Borçlu darlık içindeyse rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya /zekata saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Borçlu darlık içinde ise, rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya/zekata saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!

Şaban Piriş

Eğer (borçlu) darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Tefhim-ul Kuran

Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin) . (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Ümit Şimşek

Eğer borçlu güçlük içinde ise, rahatlayıncaya kadar ona süre tanıyın. Onun borcunu bütünüyle bağışlamak ise, bir bilseniz, sizin için daha da hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir. Borcunu sadaka olarak ona bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər borclu olan adam ağır şərait içindədirsə, onun vəziyyəti düzələnə qədər ona möhlət verin. Bilin ki, borcu bağışlamaq sizin üçün daha xeyirlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər sizə borclu olan şəxs çətin vəziyyətdə olarsa, ona vəziyyəti yaxşılaşıncaya qədər möhlət verin! Əgər bilmək istəyirsinizsə, (borcu) ona sədəqə olaraq bağışlamağınız daha yaxşıdır!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn der Verschuldete in Schwierigkeiten ist, muß man ihm für die Rückzahlung Aufschub gewähren und warten, bis er zahlen kann. Entscheidet ihr euch dafür, ihm etwas oder alles als milde Gabe zu erlassen, ist das für euch besser. Wenn ihr nur wüßtet!

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn jemand in Schwierigkeiten ist, dann gewährt ihm Aufschub, bis eine Erleichterung (eintritt) Doch wenn ihr mildtätig seid, so ist es besser für euch, wenn ihr es nur wüßtet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sollte er in Schwierigkeit sein, dann gilt Nachsehen bis zur Erleichterung . Und wenn ihr sie (die Schulden) als Sadaqa lasst, ist es besser für euch, wenn ihr nur wüßtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if the debtor experiences difficulty or is in a pecuniary situation, then give him respite until he is at ease and is able to return the debt. And if you are able to cancel the debt or a part thereof in benevolence, you shall merit the grace of Allah, if you only knew.

Abdul Haleem

If the debtor is in difficulty, then delay things until matters become easier for him; still, if you were to write it off as an act of charity, that would be better for you, if only you knew.

Abdullah Yusuf Ali

If the debtor is in a difficulty, grant him time Till it is easy for him to repay. But if ye remit it by way of charity, that is best for you if ye only knew.

Abul A'la Maududi

But if the debtor is in straitened circumstance, let him have respite until the time of ease; and whatever you remit by way of charity is better for you, if only you know.

Aisha Bewley

If someone is in difficult circumstances, there should be a deferral until things are easier. But making a free gift of it would be better for you if you only knew.

Al-Hilali & Khan

And if the debtor is in a hard time (has no money), then grant him time till it is easy for him to repay, but if you remit it by way of charity, that is better for you if you did but know.[1]

Ali Quli Qarai

And if [the debtor] is in straits, let there be a respite until the time of ease; and if you remit [the debt] as charity, it will be better for you, should you know.

Amatul Rahman Omar

If any (debtor) be in straitened circumstances there shall be respite (for him) till (his circumstances) ease. But that if you remit (the debt) by way of charity (for the sake of God), it is better for you, if you only knew.

Arthur John Arberry

And if any man should be in difficulties, let him have respite till things are easier; but that you should give freewill offerings is better for you, did you but know.

Bijan Moeinian

It will be nice of you to give extra time to someone who owes you money and faces financial difficulties in repaying his debt. If you write off such loan as charity, it will be much better for you, if you only knew.

E. Henry Palmer

And if it be one in difficulties, then wait for easy circumstances; but that ye remit it as alms is better for you, if ye did but know.

Edip-Layth

If the person is facing insolvency, then you shall wait until he becomes able. If you relinquish it as a charity it is better for you if you knew.

George Sale

If there be an debtor under a difficulty of paying his debt, let his creditor wait till it be easy for him to do it; but if ye remit it as alms, it will be better for you, if ye knew it.

Hamid S. Aziz

And if a debtor be in difficulties, then wait for easier circumstances; but to remit the debt as alms is better for you, if you did but know.

Mahmoud Ghali

And in case any person is under difficulty, then he should (be granted) a respite to (the time of) ease; and that you donate (alms) is more charitable (i. e. more beneficial) for you, in case you know.

Marmaduke Pickthall

And if the debtor is in straitened circumstances, then (let there be) postponement to (the time of) ease; and that ye remit the debt as almsgiving would be better for you if ye did but know.

Mohamed Ahmed - Samira

If a debtor is in want, give him time until his circumstances improve; but if you forego (the debt) as charity, that will be to your good, if you really understand.

Muhammad Asad

If, however, [the debtor] is in straitened circumstances, [grant him] a delay until a time of ease; and it would be for your own good -if you but knew it -to remit [the debt entirely] by way of charity.

Mustafa Khattab

If it is difficult for someone to repay a debt, postpone it until a time of ease. And if you waive it as an act of charity, it will be better for you, if only you knew.

Progressive Muslims

If the person is facing insolvency, then you shall wait until he becomes able. And if you relinquish it as a charity it is better for you if you knew.

Sahih International

And if someone is in hardship, then [let there be] postponement until [a time of] ease. But if you give [from your right as] charity, then it is better for you, if you only knew.

Sam Gerrans

And if he be one in hardship, then deferment until ease; but that you forgive by way of charity is better for you, if you would know.

Shabbir Ahmed

If a debtor is in difficult circumstances, let there be postponement to a time of ease. And if you give up the loan entirely as charity, it is better for you if you did but know.

Syed Vickar Ahamed

And if the debtor is in difficulty, give him time till it is easy for him to repay. But if you forgive it (the debt) by the way of charity, that is best for you, if you only knew.

Taqi Usmani

If there is one in misery, then (the creditor should allow) deferment till (his) ease, and that you forgo it as alms is much better for you, if you really know.

The Monotheist Group

If the person is facing insolvency, then you shall wait until he becomes able. And if you relinquish it as a charity it is better for you if only you knew.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A celui qui est dans la gêne, accordez un sursis jusquʹà ce quʹil soit dans lʹaisance. Mais il est mieux pour vous de faire remise de la dette par charité! Si vous saviez!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger (deyndar) destteng be, heta destfirehiyekê bila muhlet lê bê dayîn û ku hûn (lê biborin û wî deynî) sedeqe (yan jî zekat) bihesibînin, eger hûn zanibin (ev) ji bo we çêtir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als er iemand (vanwege zijn schuldeisers) in moeilijkheden is, (geeft) dan uitstel tot er betere omstandigheden zijn. Maar dat jullie het (hem) als aalmoes schenken is beter voor jullie als jullie dat maar wisten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Valt een schuldenaar de betaling moeilijk, wacht dan tot zij hem gemakkelijker is; schenkt gij zijn schuld hem echter, als aalmoes, des te beter voor u; indien gij het weet.

Hollandaca — Siregar

En wanneer degene die schuldig is in moeilijkheden verkeert, geeft dan uitsel tot een makkelijker tijd (voor hem), en wanneer jullie het (verschuldigde) als liefdadigheid beschouwen is dat beter voor jullie, als jullie het weten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если (должник) окажется в затруднении [не будет способен выплатить долг], то (вам следует проявить) ожидание [дать отсрочку] до облегчения [пока Аллах не облегчит положение должника, что он сможет вернуть вам свой долг]. А дать милостыню [оставить весь долг или часть его должнику] – лучше для вас (и в этом мире и в Вечной жизни), если бы вы (только) знали (это)!

Rusça — Osmanov

Если [должник] находится в трудном положении, дайте отсрочку, пока положение его не улучшится. А если вы простите [долг], то вам же [будет] лучше, если только вы понимаете это.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och om (den skuldsatte) är i ett trängt läge, ge honom då anstånd till dess han med lätthet kan betala. Men det är bättre för er att efterskänka (skulden) - om ni visste (vilken förtjänst som ligger i detta)!