Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū tteḳū (a)llahe ve ƶerū mā beḳiye mine r-ribā in kuntum mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden(ler)
4اتَّقُواtteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
5اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
6وَذَرُواve ƶerūو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekve bırakın (almayın)
7مَاne varsa
8بَقِيَbeḳiyeب ق يKalmak, sürmek, devam etmek, artakalmak, yaşamak, hayatta olmak, arta kalmak, geriye kalmak, beklemek, durmak, var olmakgeri kalan
9مِنَmine-dan
10الرِّبٰٓواr-ribāر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.riba-
11اِنْineğer
12كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinidiyseniz
13مُؤْمِنِينَmu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyor

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, Allah'tan sakının ve artık almadığınız faizleri bırakın inancınız varsa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, Allahʼtan sakının ve artık almadığınız faizleri bırakın inancınız varsa.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, Allah'tan korunmak için ribadan arta kalanı terk edin, eğer iman edenlerdenseniz.

Ahmet Tekin

Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Eğer gerçekten mü’min iseniz, eskiden kalan alınmamış fâiz alacaklarınızdan vazgeçin.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer mü'minler iseniz faizin geriye kalanlarını bırakın.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın.

Ali Fikri Yavuz

Ey müminler, Allah’dan korkun ve (cahiliyette işlediğiniz) fâiz hesabından arta kalanı bırakın (almayın), eğer gerçek müminler iseniz...

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Ve faizden kalanı bırakın; eğer inanıyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'tan sakınınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkediniz.

Bekir Sadak

Ey Inananlar! Allah'tan sakinin, inanmissaniz, faizden arta kalmis hesabdan vazgecin.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Allah'tan korkun, faizden arta kalanı bırakın eğer gerçekten inanmışsanız (Rabbinizin emrine uyun).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve gerçekten iman etmiş iseniz faizden kalanı bırakın.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnananlar! Allah'tan sakının, inanmışsanız, faizden arta kalmış hesabdan vazgeçin.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve eğer gerçek inananlar iseniz faiz hesabından kalan miktarı almaktan vazgeçin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Allahdan korkun ve riba hisabından kalan bakayayı bırakın eğer gerçekten müminlerseniz

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a karşı takvalı olun. Eğer Mü'min'seniz, ribadan geriye kalanı almayın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a karşı takvalı olun. Eğer Mümin'seniz, ribadan geriye kalanı almayın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Eğer müminseniz, Allah'a karşı takvalı olun ve ribadan geriye kalanı almayın.

Fizilal-il Kuran

Ey müminler, Allah'tan korkun ve eğer mümin iseniz henüz elinize geçmemiş faizi almaktan vazgeçin.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve eğer inançlılar iseniz faizden artakalanı bırakın.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve gerçekten inanmış iseniz, faizin kalanından vazgeçin.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, (gerçek) mü'minler iseniz Allahdan korkun, faizden (henüz alınmamış olub da) kalanı bırakın (almayın).

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer inanıyorsanız faizden arta kalanı bırakın.

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Eğer (gerçek) mü’minler iseniz, Allah’dan sakının ve fâizden kalan (alacağınız)ı bırakın!

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'tan korkun. Eğer mü'minlerden iseniz, faizden kalanı bırakın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! İnanıyorsanız, faizden (elinizde) kalan kısmı terk edin!

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve eğer (gerçekten) müminseniz faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin;

Mustafa İslamoğlu

Ey iman edenler! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; ve eğer Allah'a yürekten güveniyorsanız, faizden kaynaklanan kazançların tümünden vazgeçin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân edenler! Allah Teâlâ'dan korkunuz, ribâdan bâki kalanı terkediniz, eğer siz mü'min kimseler iseniz.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Allah'tan korkun! Eğer imanınızda gerçek iseniz, fâizden arta kalanı bırakın almayın.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer mümin iseniz geri kalan faizi terkedin!

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'tan korkun, eğer inanıyorsanız ribadan (henüz alınmayıp) geri kalan kısmı bırakın (almayın).

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının! Ona gerçekten inanıp güveniyorsanız kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah'tan çekinerek korunun! O'na gerçekten güveniyorsanız, kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin!

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, Eğer gerçekten mümin iseniz, Allah'tan korkun ve faizden geri kalanı bırakın.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, Allah'tan korkup sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Eğer inanmış kimselerseniz, Allah'tan korkun ve faizin geri kalanını terk edin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri, Allah'tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız ribadan geri kalanı bırakın.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Allahdan qorxun və əgər möminsinizsə, sələmdən qalan faizi almayın.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey möʼminlər! Əgər, doğrudan da, iman gətirmişsinizsə, Allahdan qorxub sələmdən qalan məbləğdən (faizdən) vaz keçin! (Onu borclulardan almayın!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Fürchtet Gott und verzichtet auf noch ausstehende Wucherbeträge, wenn ihr wirklich an Gott glaubt!

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, fürchtet Allah und laßt das sein, was an Zins(geschäften) noch übrig ist, wenn ihr gläubig seid.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, fürchtet Allah und verzichtet auf das, was noch übrig ist an Zinsen, wenn ihr Gläubige seid.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman bekundet habt! Handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber und verzichtet auf das Ausstehende an Riba, solltet ihr Mumin sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who have recognised Allah, revere Him and relinquish the amount owed to you in usury if your hearts are truly spiritual believers.

Abdul Haleem

You who believe, beware of God: give up any outstanding dues from usury, if you are true believers.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Fear Allah, and give up what remains of your demand for usury, if ye are indeed believers.

Abul A'la Maududi

Believers! Have fear of Allah and give up all outstanding interest if you do truly believe.

Aisha Bewley

You who have iman! have taqwa of Allah and forgo any remaining usury if you are muminun.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Be afraid of Allâh and give up what remains (due to you) from Ribâ (usury) (from now onward), if you are (really) believers.[1]

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Be wary of Allah, and abandon [all claims to] what remains of usury, should you be faithful.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! take Allâh as a shield and forgo all outstanding gains from usury and interest if you are indeed believers.

Arthur John Arberry

O believers, fear you God; and give up the usury that is outstanding, if you are believers.

Bijan Moeinian

If you have chosen the belief, fear God and immediately stop charging interest on the loans that you have already extended.

E. Henry Palmer

O ye who believe! fear God, and remit the balance of usury, if ye be believers;

Edip-Layth

O you who acknowledge, be conscientious of God and give up what is left of the usury if you are those who have acknowledged.

George Sale

O true believers, fear God, and remit that which remaineth of usury, if ye really believe;

Hamid S. Aziz

O you who believe! Observe your duty to Allah, and remit the balance of usury, if you be, in truth, believers;

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be pious to Allah and leave behind what remains of rib'a, in case you are believers.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Observe your duty to Allah, and give up what remaineth (due to you) from usury, if ye are (in truth) believers.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, fear God and forego the interest that is owing, if you really believe.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Remain conscious of God. and give up all outstanding gains from usury, if you are [truly] believers;

Mustafa Khattab

O believers! Fear Allah, and give up outstanding interest if you are ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

O you who believe, be aware of God and give up what is left of the financial interest if you are truly believers.

Sahih International

O you who have believed, fear Allah and give up what remains [due to you] of interest, if you should be believers.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be in prudent fear of God; and give up what remains of usury, if you be believers.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be mindful of the Divine Laws and give up what remains of your demand for usury, if you are really believers.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Fear Allah and give up what remains of your demand for usury, if you are true believers.

Taqi Usmani

O you who believe, fear Allah and give up what still remains of ribā, if you are believers.

The Monotheist Group

O you who believe, be aware of God and give up what is left from usury, if you are truly believers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O les croyants! Craignez Allah; et renoncez au reliquat de lʹintérêt usuraire, si vous êtes croyants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hey gelî yên ku bawerî anîne! Eger birastî hûn xwedanbawer in ji Xwedê bitirsin û dev ji wê selefa mayî (ya li bal xelkê) berdin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Vreest God en ziet af van de woeker die nog overblijft, als jullie gelovig zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O geloovigen! vreest God en geeft den woeker terug, dien gij in handen hebt, voor zoo ver gij geloovigen zijt.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, vreest Allah en geeft op wat er van (vragen) van rente overblijft, als jullie gelovigen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! Остерегайтесь (наказания) Аллаха (выполняя то, что Он повелел и, сторонясь того, что Он запретил) и оставьте то, что осталось из роста, если вы (истинно) верующие.

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Бойтесь Аллаха и, если вы уверовали, простите ту лихву, что прежде причиталась вам.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Troende! Frukta Gud och avstå, om ni är (sanna) troende, från utestående ockervinst.