Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū kutibe ǎleykumu S-Siyāmu ke mā kutibe ǎlā (e)lleƶīne min ḳablikum leǎllekum tetteḳūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, kötülüklerden, şüpheli şeylerden korunmanız için oruç, sizden öncekilere farz edildiği gibi size de farz edilmiştir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey inananlar, kötülüklerden, şüpheli şeylerden korunmanız için oruç, sizden öncekilere farz edildiği gibi size de farz edilmiştir.
Adem Uğur
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler, SIYAM (oruç - bedenselliği en alt sınıra indirip hakikatine yönelmek) sizden öncekilere olduğu gibi size de hükmoldu. Ta ki korunasınız!
Ahmet Tekin
Ey imân edenler, oruç sizden öncekilere yazılı bir kanun haline getirilerek farz kılındığı gibi, size de yazılı bir kanun haline getirilerek farz kılındı. Umulur ki, Allah’a sığınarak emirlerine yapışır, günahlardan arınır, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursunuz.
Ahmet Varol
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (fenalıklardan) sakınırsınız diye oruç sizin üzerinize de farz kılındı.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız.
Ali Fikri Yavuz
Ey müminler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Gerek ki oruç sayesinde fenalıklardan korunasınız.
Ali Rıza Safa
Ey inanca çağırılanlar! Oruç, sizden öncekilere zorunlu yapıldığı gibi, size de zorunlu yapılmıştır; belki sorumluluk bilincine erişirsiniz diye.
Bayraktar Bayraklı
- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvaya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Bekir Sadak
(183-18) 4 Ey Inananlar! Oruc, sizden oncekilere farz kilindigi gibi, Allah'a karsi gelmekten sakinasiniz diye, size sayili gunlerde farz kilindi. Icinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadigi gunlerin sayisinca diger gunlerde tutar. Oruca dayanamiyanlar, bir duskunu doyuracak kadar fidye verir. Kim gonulden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruc tutmaniz eger bilirseniz sizin icin hayirlidir.
Celal Yıldırım
Ey imân edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı. Ola ki korunup sakınırsınız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(183-184) Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
Diyanet İşleri (eski)
(183-184) Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamıyanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır.
Diyanet Vakfi
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de korunasınız diye farz kılındı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iman edenler! Üzerlerinize oruc yazıldı, netekim sizden evvelkilere yazılmıştı gerek ki korunursunuz
Erhan Aktaş
Ey İman Edenler! Sizden öncekilere yazıldığı gibi, siyam size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı gibi, siyam size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, siyam size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Fizilal-il Kuran
Ey müminler,sizden önceki ümmetlere olduğu gibi, günahlardan arınasınız diye, sayılı günler olarak oruç tutmak size de farz kılındı.
Gültekin Onan
Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi oruç size de yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.
Hamdi Döndüren
Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Hasan Basri Çantay
Ey iman edenler sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz edildi). Taki korunasınız.
Hasib Asutay
Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. (64) Umulur ki korunursunuz. (64. Oruç, yılın dokuzuncu ayı olan Ramazan ayı boyunca tutulur. Kamerî takvime uygun olarak belirlendiği için Ramazan ayı bütün mevsimleri dolaşır.)
Hayrat Neşriyat
Ey îmân edenler! Sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, oruç tutmak (sizin de)üzerinize farz kılındı; tâ ki (günahlardan) sakınasınız.
İbni Kesir
Ey iman edenler; sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de oruç farz kılındı. Ta ki korunasınız.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi takvâya (duyarlılığa) ulaşasınız diye size de farz kılındı.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı, ki Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Oruç tıpkı sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı; belki bu sayede takvaya erersiniz:
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân edenler! Oruç sizden evvelkilerin üzerine farz olduğu gibi sizin üzerinize de farz olmuştur. Tâ ki sakınabilesiniz.
Ömer Öngüt
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, oruç size de farz kılındı. Tâ ki korunasınız.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki fenalıklardan korunursunuz.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı;
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı şekliyle size de farz kılındı ki yanlışlardan sakınabilesiniz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ey inanıp güvenenler! Oruç, sizden öncekilere yazıldığı şekliyle size de yazıldı ki kendinizi koruyasınız.
Şaban Piriş
-Ey İman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size de farz kılındı.
Tefhim-ul Kuran
Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı) . Umulur ki sakınırsınız.
Ümit Şimşek
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sakınıp korunasınız diye, size de farz kılındı.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ey iman gətirənlər! Sizdən əvvəlkilərə vacib edildiyi kimi, sizə də oruc tutmaq vacib edildi ki, bəlkə pis əməllərdən çəkinəsiniz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ey iman gətirənlər! Oruc tutmaq sizdən əvvəlki ümmətlərə vacib edildiyi kimi, sizə də vacib edildi ki, (bunun vasitəsilə) siz pis əməllərdən çəkinəsiniz!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
O ihr Gläubigen! Euch ist das Fasten wie den Menschen früherer Zeiten vorgeschrieben, auf daß ihr Gott fürchten möget.
Almanca — Der Edle Quran
O die ihr glaubt, vorgeschrieben ist euch das Fasten, so wie es denjenigen vor euch vorgeschrieben war, auf daß ihr gottesfürchtig werden möget.
Almanca — M. A. Rassoul
O ihr, die ihr glaubt! Das Fasten ist euch vorgeschrieben, so wie es denen vorgeschrieben war, die vor euch waren. Vielleicht werdet ihr (Allah) fürchten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Das Siyam (rituelle Fasten) wurde euch geboten, wie es denjenigen vor euch geboten wurde, damit ihr Taqwa gemäß handelt .
English (26)
Abdel Khalek Himmat
O you who believe with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues: the prescriptive rule of fasting is decreed for you to observe as it was observed by those who came before you in time, so that you may entertain the profound reverence dutiful to Allah and lift to Him your inward sight.
Abdul Haleem
You who believe, fasting is prescribed for you, as it was prescribed for those before you, so that you may be mindful of God.
Abdullah Yusuf Ali
O ye who believe! Fasting is prescribed to you as it was prescribed to those before you, that ye may (learn) self-restraint,-
Abul A'la Maududi
Believers! Fasting is enjoined upon you, as it was enjoined upon those before you, that you become God-fearing.
Aisha Bewley
You who have iman! fasting is prescribed for you, as it was prescribed for those before you – so that hopefully you will have taqwa –
Al-Hilali & Khan
O you who believe! Observing As-Saum (the fasting)[1] is prescribed for you as it was prescribed for those before you, that you may become Al-Muttaqûn (the pious - See V.2: 2).
Ali Quli Qarai
O you who have faith! Prescribed for you is fasting as it was prescribed for those who were before you, so that you may be Godwary.
Amatul Rahman Omar
O you who believe! you are bound to observe fasting as those before you (- followers of the Prophets) were bound, so that you may guard against evil.
Arthur John Arberry
O believers, prescribed for you is the Fast, even as it was prescribed for those that were before you -- haply you will be godfearing --
Bijan Moeinian
O’ you who believe, fasting is hereby prescribed to you as it was decreed upon the God worshippers before you; may fasting increase your devotion to the Lord.
E. Henry Palmer
O ye who believe! There is prescribed for you the fast as it was prescribed for those before you; haply ye may fear.
Edip-Layth
O you who acknowledge, fasting is decreed for you as it was decreed for those before you that perhaps you may be righteous.
George Sale
O true believers, a fast is ordained you, as it was ordained unto those before you, that ye may fear God.
Hamid S. Aziz
O you who believe! There is prescribed for you the fast as it was prescribed for those before you; per chance (or possibly) you may learn self-restraint.
Mahmoud Ghali
O you who have believed, prescribed for you is the Fast, as it was prescribed for (the ones) who were before you, that possibly you would be pious.
Marmaduke Pickthall
O ye who believe! Fasting is prescribed for you, even as it was prescribed for those before you, that ye may ward off (evil);
Mohamed Ahmed - Samira
O believers, fasting is enjoined on you as it was on those before you, so that you might become righteous.
Muhammad Asad
O YOU who have attained to faith! Fasting is ordained for you as it was ordained for those before you, so that you might remain conscious of God:
Mustafa Khattab
O believers! Fasting is prescribed for you—as it was for those before you[1]—so perhaps you will become mindful ˹of Allah˺.
Progressive Muslims
O you who believe, fasting is decreed for you as it was decreed for those before you perhaps you may be righteous.
Sahih International
O you who have believed, decreed upon you is fasting as it was decreed upon those before you that you may become righteous -
Sam Gerrans
O you who heed warning: fasting is prescribed for you: — as it was prescribed for those before you, that you might be in prudent fear —
Shabbir Ahmed
(Creating an ideal civilized society requires self-discipline, self-control and restraint among the individuals. ) O You who have chosen to be graced with belief! Abstinence is prescribed for you as it was prescribed to nations before you so that you benefit from this training, and get empowered to walk aright.
Syed Vickar Ahamed
O you who believe! Fasting is prescribed to you: As it was prescribed to those before you that you may (learn) self-control. —
Taqi Usmani
O you who believe, the fasts have been enjoined upon you as they were enjoined upon those before you, so that you may be God-fearing,
The Monotheist Group
O you who believe, fasting has been decreed for you as it was decreed for those before you, perhaps you may be righteous.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
O les croyants! On vous a prescrit aS-Siyâm comme on lʹa prescrit à ceux dʹavant vous, ainsi atteindrez-vous la piété,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gelî yên ku bawerî anîne! Rojîgirtin, çawa li ser umetên beriya we hatibû ferzkirin, her wiha li ser we jî hatiye ferzkirin; da ku hûn (bi rojîgirtinê) xwe (ji ezabê Xweda) biparêzin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jullie die geloven! Aan jullie is voorgeschreven te vasten, zoals het was voorgeschreven aan hen die er voor jullie waren -- misschien zullen jullie godvrezend zijn --
Hollandaca — Salomo Keyzer
O geloovigen! eene vaste is u bevolen, even als die uwen voorgangers bevolen was, opdat gij godvreezend zoudt zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
О те, которые уверовали! Предписан [сделан обязательным] вам (Аллахом) пост, как он (был) предписан тем (общинам), которые были до вас, чтобы вы этим остереглись (Аллаха) [чтобы вы, будучи покорными Ему и исполняя возложенные Им обязательства, могли отдалиться от совершения грехов]! –
Rusça — Osmanov
О вы, которые уверовали! Вам предписан пост, подобно тому, как он был предписан тем, кто жил до вас, - быть может, вы станете богобоязненными -
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
TROENDE! Det är en plikt för er att fasta, liksom det var en plikt för dem som levde före er - kanske skall ni frukta Gud.