Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir."

سَيَقُولُ السُّفَهَاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّتِي كَانُوا عَلَيْهَا قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

se yeḳūlu s-sufehā'u mine n-nāsi mā vellāhum ǎn ḳibletihimu lletī kānū ǎleyhā ḳul li (a)llahi l-meşriḳu ve l-meğribu yehdī men yeşā'u ilā SirāTin musteḳīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1سَيَقُولُse yeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyecekler ki
2السُّفَهَاءُs-sufehā'uس ف هakılsızlık, delilik, saflık, cahillik, bilgisizlik, düşüncesizlik, hikmetsizlik, saçma davranışbazı beyinsizler
3مِنَmine-dan
4النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar-
5مَاnedir
6وَلّٰيهُمْvellāhumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakonları çeviren
7عَنْǎn-nden
8قِبْلَتِهِمُḳibletihimuق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkıbleleri-
9الَّتِيlletīo ki
10كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbulunurlar
11عَلَيْهَاǎleyhāüzerinde
12قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
13لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ındır
14الْمَشْرِقُl-meşriḳuش ر قBölmek, yükselmek, yarmak anlamlarına gelir. Sharqiyyun - doğuya ait veya doğu ile ilgili, doğulu. Mashriq - güneşin doğduğu yer, doğu. Mashriqain - iki doğu/ufuk, güneşin doğduğu iki yer (kış ve yaz, Doğu ve Batı). Mashaariq - güneşin yıl boyunca doğduğu farklı noktalar, ışın, parıltı, doğu bölgeleri. Ashraqa (fiil 4) - parlamak, yükselmek. Ishraaq - gün doğumu. Mushriqun - üzerine güneş doğan kişi, gün doğumunda bir şey yapan kişi, gün doğumunda giren kişi.doğu
15وَالْمَغْرِبُve l-meğribuغ ر بGitmek/vefat etmek, ayrılmak/emekli olmak/kaldırmak/kaybolmak, uzak/mesafeli/yok/gizli/siyah olmak, geri çekilmek, batılı, yabancı/garip, aşmak, bolluk, keskinlik, (akşam günbatımı), siyah, kuzguni siyah, güneşin battığı yer, batıve batı
16يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.O iletir
17مَنْmenkimseyi
18يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediğini (dileyeni)
19اِلٰىilā-a
20صِرَاطٍSirāTinص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yol-
21مُسْتَقِيمٍmusteḳīminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğru

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsanlardan aklı, idraki olmayanlar diyecekler ki: Bunları, yöneldikleri kıbleden döndüren sebep de nedir? Doğu da Allah'ındır de, batı da. Dilediğine doğru ve düz yolu buldurur.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnsanlardan aklı, idraki olmayanlar diyecekler ki: Bunları, yöneldikleri kıbleden döndüren sebep de nedir? Doğu da Allahʼındır de, batı da. Dilediğine doğru ve düz yolu buldurur.

Adem Uğur

İnsanlardan bir kısım beyinsizler: Yönelmekte oldukları kıblelerinden onları çeviren nedir? diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O dilediğini doğru yola iletir.

Ahmed Hulusi

İnsanların, anlayışı kıt ve aşağılık yaşam ehli olanları "Onları eski kıblelerinden (Kudüs'ten Kabe'ye) döndüren (gerekçe) nedir?" derler. De ki: "Batı da doğu da Allah'ındır. Dilediğine hidayet eder, sırat-ı müstakime yönelmesi için. "

Ahmet Tekin

Bir kısım beyinsiz kimseler; 'Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?' diyecekler. 'Doğu da, batı da Allah’ındır. Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkları sırat-ı müstakîme, doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata iletir.' de.

Ahmet Varol

İnsanların düşüncesizleri: 'Onları daha önceki kıblelerinden çeviren ne oldu?' diyecekler. De ki: 'Doğu da batı da Allah'ındır. Dilediğini doğru yola iletir.'

Ali Bulaç

Bir takım beyinsiz insanlar: "Onları daha önceki kıblelerinden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Allah'ındır, batı da. O dilediğini doğru yola yöneltir."

Ali Fikri Yavuz

(Medine’deki Yahûdi ve münafık) insanlardan akılsızlar yakında şöyle diyecekler: “-Müslümanları (eskidenberi Kudüs’e doğru namaz kıldıkları) kıbleden (Kâbe’ye) çeviren ne?” Onlara de ki, doğu da, batı da Allah’ındır; dilediğini doğru yola iletir.

Ali Rıza Safa

İnsanlar arasındaki kimi beyinsizler, şöyle diyecekler: "Yöneldikleri kıblelerinden, onları çeviren nedir?" De ki: "Doğu da batı da Allah'ın malıdır. Dilediğini dosdoğru yola eriştirir!"

Bayraktar Bayraklı

Bazı dar kafalı insanlar, "Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları vazgeçiren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır; O, dileyeni doğru yola iletir."

Bekir Sadak

Insanlarin beyinsizleri, «Yoneldikleri kibleden onlari ceviren nedir?» diyecekler; de ki: «Dogu ve bati Allah'indir. O, diledigini dogru yola eristirir".

Celal Yıldırım

İnsanlardan kendini bilmeyen beyinsizler, «Müslümanları bulundukları kıbleden çeviren nedir ?» diyecekler. De ki: «Doğu da Allah'ındır, Batı da Allah'ındır. O, kimi dilerse doğru yola iletir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanlardan bir kısım sefihler, “Onları şimdiye kadar yöneldikleri kıbleden vazgeçiren sebep nedir?” diyeceklerdir. De ki: “Doğu da batı da Allah’ındır. O, dilediğini dosdoğru yola iletir.”

Diyanet İşleri

Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir."

Diyanet İşleri (eski)

İnsanların beyinsizleri, 'Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?' diyecekler; de ki: 'Doğu ve batı Allah'ındır. O, dilediğini doğru yola eriştirir'.

Diyanet Vakfi

İnsanlardan bir kısım beyinsizler: Yönelmekte oldukları kıblelerinden onları çeviren nedir? diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O dilediğini doğru yola iletir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnsanlar içinde bir kısım beyinsizler takımı, «Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?» diyecekler. De ki: «Doğu da, batı da Allah'ındır. O, kimi dilerse onu hidayete erdirir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlardan beyinsiz takımı: "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyeceklerdir. De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır. O, dilediği kimseyi doğru bir caddeye çıkarır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nas içinde süfeha takımı "bunları bulundukları Kıbleden çeviren ne? diyecek, Deki Meşrık da Magrib de Allahındır, o kimi dilerse doğru bir caddeye çıkarır

Erhan Aktaş

İnsanlardan, birtakım beyinsizler: "Daha önce yöneldiğiniz kıbleden sizi çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Batı da Allah'ındır. O, hak edeni doğru yola iletir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlardan, birtakım beyinsizler: "Daha önce yöneldiğiniz kıbleden sizi çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Batı da Allah'ındır. O, Hak eden kimseyi doğru yola iletir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlardan, bir takım düşüncesizler: "Daha önce yöneldiğiniz kıbleden sizi çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. O, dileyen kimseyi doğru yola iletir."

Fizilal-il Kuran

İnsanlardan bazı beyinsizler; «Onları daha önce yöneldikleri kıbleden çeviren sebep nedir?» diyecekler. De ki; «Doğu da Batı da Allah'ındır. O dilediğini doğru yola iletir.»

Gültekin Onan

Bir takım beyinsiz insanlar: "Onları daha önceki kıblelerinden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Tanrı'nındır, batı da. O dilediğini doğru yola iletir".

Hamdi Döndüren

İnsanlardan bir kısım beyinsizler, “Bunları, üzerinde bulundukları kıblelerinden çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da, batı da Allah’ındır. O, kimi dilerse onu doğru yola iletir.”

Hasan Basri Çantay

İnsanlardan (Yahudi ve müşriklerden) bir takım beyinsizler: "(Müslümanların namazda kıble edinib) üzerinde durdukları (devam etdikleri eski) Kıblesinden çeviren (sebeb) nedir?" diyecekler. De ki (Habibim): "Doğu da Allahın, batı da. O, kimi dilerse onu doğru yola iletir."

Hasib Asutay

İnsanlardan bazı düşüncesizler 'Onları üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?' diyecekler. (Resulüm!) De ki: 'Doğu da batı da Allah'ındır, O dilediğini doğru yola iletir'. (54) (54. Peygamber Efendimiz Mekke'de namaz kılarken Kâbe'yi de önüne alarak Beyt-i Makdis'e yönelirdi. Medine'ye hicret ettikten sonra Müslümanlar on altı veya on yedi ay kadar Mescid-i Aksa'ya yönelerek namaz kıldılar. Sonra Kâbe'ye dönülmesi emredildi.)

Hayrat Neşriyat

İnsanlardan bir kısım sefihler: 'Onları (o Müslümanları) üzerinde bulundukları(yöneldikleri) kıblelerinden çeviren nedir?' diyecekler. (Ey Resûlüm! Onlara) de ki: 'Doğu da batı da (her yer) Allah’ındır.' (O,) dilediği kimseyi (hikmetine binâen, kendi lütfundan)dosdoğru bir yola hidâyet eder.

İbni Kesir

İnsanlardan bir kısım beyinsizler diyeceklerdir ki: Onları üzerinde bulundukları kıblelerinden ne çevirdi? De ki: Doğu da Batı da Allah'ındır. O, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

Mehmet Okuyan

İnsanlardan bazı beyinsizler “Yönelmekte oldukları kıblelerinden onları (Müslümanları) çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da batı da yalnızca Allah’a aittir. Dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır.”

Muhammed Esed

İnsanlar arasındaki dar kafalı düşünceler, "Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları vazgeçiren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Batı da Allah'ındır; O, dilediğini doğru yola iletir."

Mustafa İslamoğlu

İnsanlar arasından beyinsizler çıkıp diyecekler ki: "Daha önce yöneldikleri kıbleden onları çeviren sebep nedir?" De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır: O dileyen kimseyi doğru yola yöneltmeyi diler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Nâsdan bir takım sefihler yakında diyeceklerdir ki: «Onları, tarafına teveccüh ettikleri kıblelerinden hangi şey çevirdi?» De ki: «Maşrık da mağrip de Allah içindir. Dilediği kimseyi doğru bir yola iletir.»

Ömer Öngüt

İnsanlardan bir takım beyinsizler: “Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?” diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O kimi dilerse onu doğru yola iletir.

Suat Yıldırım

Akılsız insanlar: Bu Müslümanları daha önce yöneldikleri kıbleden çeviren sebep nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Batı da Allah’ındır. O dilediği kimseyi doğru yola yöneltir."

Süleyman Ateş

İnsanlardan bazı beyinsizler: "Onları, üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır. O, dilediğini doğru yola iletir."

Süleymaniye Vakfı

Bu insanlardan akılsızlık edenler şöyle diyeceklerdir: "Bunları yönelmekte oldukları kıbleden (Kudüs'ten) çeviren nedir ki!" De ki: "Doğu da Allah'ındır, batı da! O, gereğini yapanı doğru bir yola yöneltir"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlardan kimi akılsızlar şöyle diyecekler: "Bunları, yöneldikleri kıbleden çeviren nedir ki!" De ki: "Doğu da Allah'ındır, batı da! O, doğru tercihte bulunanı doğru bir yola yöneltir."

Şaban Piriş

İnsanlardan bir takım beyinsizler: -Üzerlerinde bulundukları kıblelerinden onları döndüren nedir? diyecekler. De ki: -Doğu da batı da Allah'a aittir. O dilediği kimseyi doğru yola iletir.

Tefhim-ul Kuran

İnsanlardan birtakım beyinsizler: «Onları daha önce üzerinde bulundukları kıblelerinden çeviren nedir?» diyecekler. De ki: «Doğu da Allah'ındır, batı da. Dilediğini dosdoğru yola yöneltip iletir.»

Ümit Şimşek

İnsanların idrakten yoksun kısmı diyecek ki: 'Önceden yöneldikleri kıbleden bunları çeviren şey ne?' Sen de ki: Doğu da, batı da Allah'ındır. O, dilediğini dosdoğru bir yola ulaştırır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlar içinden bazı beyinsizler: "Onları, yönelmekte oldukları kıbleden ne çevirdi?" diyecekler. De ki: "Doğu da Allah'ın, batı da. O, dilediğini dosdoğru yola kılavuzlar."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Səfeh adamlar deyəcəklər: “Onları üz tutduqları qiblədən döndərən nə oldu?” De: “Məşriq də, məğrib də Allahındır. O, istədiyi kəsi doğru yola yönəldir!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Mədinədəki yəhudi və münafiqlərdən) ağılsız adamlar deyəcəklər: ″(Müsəlmanları əvvəlcə) üz tutduqları qiblədən (Beytülmüqəddəsdən) döndərən nədir?″ (Ya Rəsulum! Onların cavabında) de: ″Şərq də, Qərb də Allahındır. O, istədiyi şəxsi doğru yola yönəldər″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Törichten unter den Leuten werden sagen: ʺWas hat sie veranlaßt, ihre Gebetsrichtung zu ändern?ʺ Sprich: ʺGott gehört der Osten wie der Westen. Er leitet wen Er will auf den geraden Weg.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Die Toren unter den Menschen werden sagen: ʺWas hat sie von der Gebetsrichtung, die sie (bisher) einhielten, abgebracht?ʺ Sag: Allah gehört der Osten und der Westen. Er leitet, wen Er will, auf einen geraden Weg.

Almanca — M. A. Rassoul

Die Toren unter den Menschen werden sagen: ʺWas hat sie bewogen, sich von ihrer Qibla abzuwenden, nach der sie sich bisher gerichtet hatten?ʺ Sprich: ʺAllah gehört der Osten und der Westen; Er leitet, wen Er will, zu einem geraden Weg.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Beschränkten unter den Menschen werden sagen: ʺWas brachte sie von ihrer Gebetsrichtung ab, die sie vorher hatten?ʺ Sag: ʺALLAH gehört der Osten und der Westen. ER leitet recht, wen ER will, auf einen geradlinigen Weg.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the fool among the people, were excited by the perception of an unexpected and inexplicable, bewildering event, so they began to speak their thoughts; they said: "What made the Muslims change their Qiblah, the direction to which they turn at prayer?" Say to them, O Muhammad: "To Allah belong the East with its four cardinal points where the sun rises and the West with its four cardinal points where the sun sets; He guides whom He will to the path of righteousness. ."

Abdul Haleem

The foolish people will say, ‘What has turned them away from the prayer direction they used to face?’ Say, ‘East and West belong to God. He guides whoever He will to the right way.’

Abdullah Yusuf Ali

The fools among the people will say: "What hath turned them from the Qibla to which they were used?" Say: To Allah belong both east and West: He guideth whom He will to a Way that is straight.

Abul A'la Maududi

The block-headed will say: "What has turned them away from the direction they formerly observed in Prayer?" Say: “To Allah belong the East and the West; He guides whomsoever He wills onto a Straight Way.”

Aisha Bewley

The fools among the people will ask, ‘What has made them turn round from the direction they used to face?’* Say, ‘Both East and West belong to Allah. He guides whoever He wills to a straight path.’

Al-Hilali & Khan

The fools among the people (pagans, hypocrites, and Jews) will say, "What has turned them (Muslims) from their Qiblah [prayer direction (towards Jerusalem)] to which they used to face in prayer." Say, (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "To Allâh belong both, east and the west. He guides whom He wills to the Straight Way."

Ali Quli Qarai

The foolish among the people will say, ‘What has turned them away from the qiblah they were following?’ Say, ‘To Allah belong the east and the west. He guides whomever He wishes to a straight path.’

Amatul Rahman Omar

The weak-minded among the people will say, `What has made these (Muslims) turn from their (first) Qiblah (- the direction they were facing in their Prayer, the holy place of worship at Jerusalem) to which they conformed (so far)?' Say, `To Allâh belongs the east and the west, He guides him who wishes (to be guided) to the right path. '

Arthur John Arberry

The fools among the people will say, 'What has turned them from the direction they were facing in their prayers aforetime?' Say: "To God belong the East and the West; He guides whomsoever He will to a straight path. '

Bijan Moeinian

Foolish people will say: "How come they were praying towards Jerusalem and now suddenly they changed their direction towards Mecca? Let them know: “East or west belongs to God and He is the One Who shows the way to be followed to those who He is pleased with. "

E. Henry Palmer

The fools among men will say, 'What has turned them from their qiblah, on which they were agreed?' Say, 'God's is the east and the west, He guides whom He will unto the right path. '

Edip-Layth

The foolish from amongst the people will say, "What has turned them away from the focal point that they were on?" Say, "To God is the east and the west, He guides whomsoever He wishes to a straight path."

George Sale

The foolish men will say, what hath turned them from their Keblah, towards which they formerly prayed? Say, unto God belongeth the east and the west: He directeth whom he pleaseth into the right way.

Hamid S. Aziz

The fools among men will say, "What has turned them from their Qiblah (direction, focus, goal), to which they were used?" Say, "Allah's is the East and the West, He guides whom He will unto the Straight Way. "

Mahmoud Ghali

The foolish ones among mankind will say, "What has turned them away from their Qiblah (The Qiblah is the Kacbah at Makkah, towards which the Muslims face in prayer) which they had been (facing)?" Say, "To Allah (belong) the East and West; He guides whomever He decides to a straight Path. "

Marmaduke Pickthall

The foolish of the people will say: What hath turned them from the qiblah which they formerly observed? Say: Unto Allah belong the East and the West. He guideth whom He will unto a straight path.

Mohamed Ahmed - Samira

They were the people, and they have passed away. Theirs the reward for what they did, as yours will be for what you do. You will not be questioned about their deeds.

Muhammad Asad

THE WEAK-MINDED among people will say, "What has turned them away from the direction of prayer which they have hitherto observed?" Say: "God's is the east and the west; He guides whom He wills onto a straight way. "

Mustafa Khattab

The foolish among the people will ask, "Why did they turn away from the direction of prayer they used to face?"[1] Say, ˹O Prophet,˺ “The east and west belong ˹only˺ to Allah. He guides whoever He wills to the Straight Path.”

Progressive Muslims

The foolish from amongst the people will Say: "What has turned them away from the focal point that they were on" Say: "To God is the east and the west, He guides whomsoever He wishes to a straight path. "

Sahih International

The foolish among the people will say, "What has turned them away from their qiblah, which they used to face?" Say, "To Allah belongs the east and the west. He guides whom He wills to a straight path."

Sam Gerrans

The foolish among mankind will say: “What has turned them from their course which they were on?” Say thou: “To God belong the East and the West. He guides whom He wills to a straight path.”

Shabbir Ahmed

The people of little understanding will say, "What has turned them from the Center of Devotion (Jerusalem) which people formerly observed? Say, "The East and the West belong to Allah. " He shows the Straight Path to him who wills to be shown it."

Syed Vickar Ahamed

The foolish ones among the men, will say: "What has turned them (the believers) away from their Qibla (the direction of prayer) that they were used to praying?" Say: "To Allah belong both the East and West: He guides whom He will to the Straight Path. "

Taqi Usmani

The foolish among the people will say: "What has turned them away from their Qiblah which they used to observe?" Say: “To Allah belong the East and the West. He guides whom He wills to a straight path.”

The Monotheist Group

The foolish from among the people will say: "What has turned them away from the focal point that they were on?" Say: "To God are the east and the west, He guides whomsoever He wishes to a straight path."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji mirovan ên bêaqil wê bibêjin: “Ma çi tiştî, berê wan ji qîbleya wan a ku berê li ser bûn, dagerand? Bibêje: “Rojhilat û rojava (herdu jî) milkê Xwedê ne. Ew, kî bivê berê wî dide bal riya heq ve.”

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De dwazen onder de mensen zullen zeggen: ʺWat heeft hen afgewend van hun gebedsrichting waaraan zij gewoon waren?ʺ Zeg: ʺVan God is het oosten en het westen; Hij wijst aan wie Hij wil de goede richting naar een juiste weg.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De dwazen onder de menschen zullen vragen: Wat heeft hen van hunne Kebla afgewend, welke zij vroeger aangenomen hadden? Zegt hun; God behoort het Oosten en het Westen; hij geleidt wien hij wil op den rechten weg.

Hollandaca — Siregar

De dwazen onder de mensen zullen zeggeh: ʺWat heeft hen zich doen afwenden van hun Qiblah (gebedsrichting) die zij gewoonlijk in acht namen?ʺ Zeg: Aan Allah behoort het Oosten en het Westen Hij leidt wie Hij wil op een recht Pad.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажут глупцы [невежды] из (числа) (неверующих) людей (насмехаясь): «Что отвратило [заставило повернуться] их [верующих] от киблы [молитвенного направления], на которой они были (до того, как направлением в молитве стала мечеть аль-Харам в Мекке)?» {В начале верующие молились в направлении скалы, которая находится в Иерусалиме} Скажи (им) (о, Пророк): «Аллаху принадлежит и восток, и запад [все в любом направлении подвластно Аллаху, и нет такого направления, которое выходило бы из-под Его владычества и власти], Он [Аллах] ведет, кого пожелает (из числа Своих рабов), к прямому пути [дает понимание Своего законоположения]!»

Rusça — Osmanov

Глупцы из числа людей станут говорить: ʺЧто заставило последователей ислама отвернуться от киблы, к которой они обращались [прежде]ʺ? Скажи: ʺАллаху принадлежат и восток и запад. Он ведет, кого пожелает, к прямому путиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TANKLÖSA människor skall säga: ʺVad har förmått dem att ändra den böneriktning som de har följt till nu?ʺ Säg: ʺÖst liksom väst tillhör Gud. Han leder den Han vill till den raka vägen.ʺ