Meryem Suresi 49. Ayet — Elfaz
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman kiİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
2اعْتَزَلَهُمْǎ'tezelehumonlardan ayrıldıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıع ز لBir kenara koymak, uzaklaştırmak, ayırmak. Ma'zilun - geri kalanından ayrı bir yer, sakin yer, inziva yeri, uzak. Ma'zulun - uzaklaştırılmış. İ'tizal (fiil 8) kendini bir şeyden ayırmak veya uzaklaştırmak.
3وَمَاve māveBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4يَعْبُدُونَyeǎ'budūneonların taptıklarındanMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek
5مِنْminHarf-i Cer
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'tanLafza-i Celal
8وَهَبْنَاvehebnābiz armağan ettikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.
9لَهُlehuonaHarf-i Cer+Zamir
10اِسْحٰقَisHāḳaİshak'ıÖzel İsim
11وَيَعْقُوبَve yeǎ'ḳūbeve Ya'kub'uBağlaç+Özel İsim
12وَكُلًّاve kullenve hepsiniBağlaç+İsimك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetli
13جَعَلْنَاceǎlnāyaptıkMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak