O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَنِي فَلَا تَسْـَٔلْنِي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا

ḳāle fe ini ttebeǎ'tenī fe lā teselnī ǎn şey'in Hattā uHdiṧe leke minhu ƶikran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2فَاِنِfe inieğer
3اتَّبَعْتَنِيttebeǎ'tenīت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekbana tabi olursan
4فَلَاfe lā
5تَسْـَٔلْنِيteselnīس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekbana soru sorma
6عَنْǎn
7شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şey
8حَتّٰٓىHattākadar
9اُحْدِثَuHdiṧeح د ثYeni bir şey/yakın zamanda, o (bir şey) varlığa geldi, var olmaya başladı, ortaya çıktı, bir başlangıcı oldu, ilk kez yeni var oldu, söylemi aktarmakben anlatıncaya
10لَكَlekesana
11مِنْهُminhuonu
12ذِكْرًاƶikranذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir hatırlatma

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O, bana uyarsan dedi, sana ona âit bir söz söyleyinceye dek hiçbir şey sorma bana.

Abdulkadir Gölpınarlı

O, bana uyarsan dedi, sana ona âit bir söz söyleyinceye dek hiçbir şey sorma bana.

Adem Uğur

(O kul:) Eğer bana tâbi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma! dedi.

Ahmed Hulusi

(Hızır) dedi: "Eğer bana tabi olacaksan, bana hiçbir şeyden (niye bunu yaptın diye) soru sormayacaksın; ta ki ben sana o işin hakikatine dair söz açıncaya kadar!"

Ahmet Tekin

Hızır: 'Eğer bana yoldaş olduysan, sana bilgi vermediğim, sırrını açıklamadığım bir konuda, bana sual sorma' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Eğer bana uyarsan ben ondan sana söz edinceye kadar bana bir şey hakkında soru sorma.'

Ali Bulaç

Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle anlatıp söz edinceye kadar."

Ali Fikri Yavuz

Hızır dedi ki: “- O halde bana tâbi olacaksan, kendisinden ben bir söz açmadıkça, bana hiç bir şeyden sorma.”

Ali Rıza Safa

"Bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça, hiçbir şey hakkında bana soru sorma!" dedi.

Bayraktar Bayraklı

O da: "Eğer bana uyacaksan, hakkında sana açıklama yapıncaya kadar bana hiçbir şey sormayacaksın" dedi.

Bekir Sadak

O da: «O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadikca herhangi bir sey hakkinda bana soru sormayacaksin» dedi. *

Celal Yıldırım

O: «O halde bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça hiçbir şeyden (sebep ve iç yüzünden) sorma» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O da, “Eğer bana tâbi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma!” diye tembih etti.

Diyanet İşleri

O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

Diyanet İşleri (eski)

(69-70) O da: 'O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında bana soru sormayacaksın' dedi.

Diyanet Vakfi

(O kul:) Eğer bana tâbi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma! dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Hızır) dedi ki: «O halde bana tabi olacaksın; ben sana sırrını anlatmadıkça, hiçbir şey hakkında bana soru sorma!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O: "O halde eğer bana uyacaksan, bana hiçbir şey hakkında soru sorma, ta ki ben sana ondan söz açıncaya kadar."

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde dedi: eğer bana tabi olacaksan bana hiç bir şeyden sual etme ta ben sana ondan bir söz açıncıya kadar

Erhan Aktaş

"O halde, eğer bana uyacaksan, hakkında bir açıklama yapıncaya kadar bana hiçbir şey hakkında soru sorma." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O halde, eğer bana uyacaksan, hakkında bir açıklama yapıncaya kadar bana hiçbir şey hakkında soru sorma." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"O halde, eğer bana uyacaksan, hakkında bir açıklama yapıncaya kadar bana hiçbir şey hakkında soru sorma." dedi.

Fizilal-il Kuran

O kulumuz, Musa'ya dedi ki; «Eğer benimle birlikte geleceksen yapacağım hiçbir iş hakkında bana soru sorma, benim sana o konuda açıklama yapmamı bekle.»

Gültekin Onan

Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle anlatıp söz edinceye kadar."

Hamdi Döndüren

(Hızır) dedi: “Eğer bana tabi olacaksan, ben sana açıklama yapıncaya kadar, hiçbir şey hakkında bana soru sorma!”

Hasan Basri Çantay

(O: "Eğer bu suretle) bana tabi' olacaksan ben, sana anıb söyleyinceye kadar, bana hiç bir şey sorma" dedi.

Hasib Asutay

(O kul,) 'Eğer bana tâbi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma ' dedi.

Hayrat Neşriyat

(Hızır:) 'O hâlde bana tâbi' olursan, artık (ben) sana ondan söz açıncaya kadar(yaptığım) hiçbir şey hakkında bana soru sorma!' dedi.

İbni Kesir

O halde bana uyacaksan; ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında soru sormayacaksın, dedi.

Mehmet Okuyan

(Melek) “Bana uyarsan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma!” demişti.

Muhammed Esed

(Bilge kişi:) "Pekala" dedi, "O halde, eğer benim peşimden geleceksen, (yapacağım) şeyler hakkında, bu hususta ben sana bir açıklamada bulununcaya kadar bana hiçbir şey sormayacaksın."

Mustafa İslamoğlu

O "Tamam" dedi; "eğer beni izleyeceksen, olan bitenler hakkında sen bilgilendirinceye kadar bana hiçbir şey sorma!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(70-71) Dedi ki: «Eğer bana tabî olacak isen artık bana hiçbir şeyden sual etme, ondan sana ben haber verinceye değin.» Bunun üzerine gidiverdiler. Vaktâ ki bir gemiye bindiler, o, gemiyi yaraladı. Dedi ki: «Onu yaraladın mı ki, ahalisini garkediveresin? Doğrusu pek münker bir şey yaptın.»

Ömer Öngüt

O kul dedi ki: “O halde eğer bana tâbi olacaksan, ben sana anlatmadıkça, herhangi bir şey hakkında bana soru sorma!”

Suat Yıldırım

"O halde" dedi, "bana tâbi olduğuna göre, hangi konuda olursa olsun, ben onun hakkında sana söz açmadıkça, asla bana soru sormayacaksın!"

Süleyman Ateş

(O kul): "O halde, dedi, eğer bana tabi olursan ben sana anlatıncaya kadar (yaptığım) hiçbir şey hakkında bana soru sorma."

Süleymaniye Vakfı

O da: "Eğer bana tabi olacaksan ben sana bir konu hakkında bilgi verinceye kadar bana onu sormayacaksın!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O da "Eğer yanımda kalacaksan, ben anlatıncaya kadar sakın bir şey sorma" dedi.

Şaban Piriş

-Eğer bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça hiç bir şey sormayacaksın, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle anlatıp söz edinceye kadar.»

Ümit Şimşek

O dedi ki: 'Eğer bana uyacaksan, o konuda ben bir söz söyleyinceye kadar bana hiçbir şey hakkında soru sormayacaksın.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Xızır dedi: “Əgər mənə tabe olacaqsansa, özüm sənə bir xəbər bildirməyincə məndən heç bir şey haqqında soruşma”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Xızır:) ″Əgər mənə tabe olacaqsansa, səbəbini sənə izah etməyincə məndən heç bir şey haqqında soruşma!″ – dedi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺWenn du mir folgst, darfst du mich nach nichts fragen, bevor ich es erwähnt habe.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺWenn du mir denn folg(en will)st, dann frage mich nach nichts, bis ich selbst es dir gegenüber zuerst erwähne.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺNun gut. Wenn du mir folgen willst, so frage mich nach nichts, bis ich es dir von selbst erkläre.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺSolltest du mir folgen, dann frage mich nach nichts, bis ich dir darüber Auskunft gebe.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Therefore", said the teacher "if you should follow me, then do not look for the how and the why and the wherefore until I have given you an account of it".

Abdul Haleem

The man said, ‘If you follow me then, do not query anything I do before I mention it to you myself.’

Abdullah Yusuf Ali

The other said: "If then thou wouldst follow me, ask me no questions about anything until I myself speak to thee concerning it."

Abul A'la Maududi

He said: "Well, if you follow me, do not ask me concerning anything until I myself mention it to you."

Aisha Bewley

He said, ‘Then if you follow me, do not question me about anything until I myself make mention of it to you. ’

Al-Hilali & Khan

He (Khidr) said: "Then, if you follow me, ask me not about anything till I myself mention of it to you."

Ali Quli Qarai

He said, ‘If you follow me, do not question me concerning anything until I [myself] make a mention of it to you. ’

Amatul Rahman Omar

He (- the great man) said, `Well, if you would follow me, (mind that) you shall ask me no question about anything unless I myself broach the subject to you. '

Arthur John Arberry

Said he, 'Then if thou followest me, question me not on anything until I myself introduce the mention of it to thee. '

Bijan Moeinian

The wise man said: "You may follow me on one condition: Do not ask the wisdom behind my behavior. I will tell you myself later!"

E. Henry Palmer

He said, 'Then, if thou followest me, ask me not about anything until I begin for them the mention of it. '

Edip-Layth

He said, "If you follow me, then do not ask about anything until I relate it to you."

George Sale

He said, if thou follow me therefore, ask me not concerning any thing, until I shall declare the meaning thereof unto thee.

Hamid S. Aziz

He said, "Allah willing, you will find me patient; nor will I rebel against your bidding. "

Mahmoud Ghali

Said he, "So in case you closely follow me, then do not ask me about anything until I (myself) effect a mention of it to you. "

Marmaduke Pickthall

He said: Well, if thou go with me, ask me not concerning aught till I myself make mention of it unto thee.

Mohamed Ahmed - Samira

"If you must follow me, " he said, "do not ask me any thing until I speak of it to you myself. "

Muhammad Asad

Said [the sage]: "Well, then, if thou art to follow me, do not question me about aught [that I may do] until I myself give thee an account thereof. "

Mustafa Khattab

He responded, "Then if you follow me, do not question me about anything until I ˹myself˺ clarify it for you."

Progressive Muslims

He said: "If you follow me, then do not ask about anything until I relate it to you. "

Sahih International

He said, "Then if you follow me, do not ask me about anything until I make to you about it mention. "

Sam Gerrans

Said he: “If thou followest me, ask thou me not about anything until I make mention of it to thee.”

Shabbir Ahmed

The man said, "Well, if you go with me, ask me not any questions unless I choose to tell you about it. "

Syed Vickar Ahamed

The other said: "If then you were to follow me, do not ask me any questions about anything until I, myself speak to you about it. "

Taqi Usmani

He said, "Well, if you follow me, do not ask me about anything unless I myself start telling you about it."

The Monotheist Group

He said: "If you follow me, then do not ask about anything until I relate it to you."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺSi tu me suis, dit (lʹautre,) ne mʹinterroge sur rien tant que je ne tʹen aurai pas fait mentionʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Evdê Salih jê re) Got: Eger tu bidî pey min, hetanî ku ez ji te re rastiya wê nebêjim, tu bi xwe der barê tu tiştî de ji min pirsê neke.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺAls jij mij dan volgt, vraag mij dan niets, zolang ik er zelf niet tot jou over spreek.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zeide: Indien gij mij dus volgt, ondervraag mij dan nopens niets, tot ik u de bedoeling daarvan verklaar.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺAls jij mij volgt, stel mij dan geen vraag over iets vôôr ik jou er de uitleg van vertel.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Хадир) сказал (Мусе): «Если же ты последуешь за мной, то не спрашивай ни о чем (что тебе не нравится), пока я (сам) не начну тебе об этом рассказывать [давать объяснение]».

Rusça — Osmanov

[Наш раб] сказал: ʺЕсли последуешь за мной, то не спрашивай меня ни о чем, пока я сам не заговорю с тобой [о моих поступках]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Den vise) sade: ʺNåväl! Om du vill följa mig får du inte fråga mig om något (som jag företar mig) förrän jag (själv) för det på tal med dig.ʺ