Kehf Suresi 43. Ayet — Elfaz
Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.
1وَلَمْve lemveBağlaç+Harf-i Nefi
2تَكُنْtekunolmadıMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3لَهُlehuonunHarf-i Cer+Zamir
4فِئَةٌfietunbir topluluğuİsimف ا يGölgelik, Örtü, Koruyucu tente, Korunacak yer, Sığınılacak yer, Barınak
5يَنْصُرُونَهُyenSurūnehukendisine yardım edenMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak
6مِنْminHarf-i Cer
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'tanLafza-i Celal
9وَمَاve māveBağlaç+Harf-i Nefi
10كَانَkāneolmadıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
11مُنْتَصِرًاmunteSirankendisinine yardım edilenİsimن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak