Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًا

ve iƶā ḳarate l-ḳurāne ceǎlnā beyneke ve beyne (e)lleƶīne lā yu'minūne bi l-āḣirati Hicāben mestūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2قَرَأْتَḳarateق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneokuduğun
3الْقُرْاٰنَl-ḳurāneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an
4جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakçekeriz
5بَيْنَكَbeynekeب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinseninle (aranıza)
6وَبَيْنَve beyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasına
7الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
8لَا
9يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmayan(ların)
10بِالْاٰخِرَةِbi l-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirete
11حِجَابًاHicābenح ج بEngelleme/önleme/engelleyen/gizleyen/örten/koruyan/araya giren, saklamak, soyutlamak, bir şeyi örtmek/gizlemek/saklamak/gizlemek, iki şey arasına girmek.bir perde
12مَسْتُورًاmestūranس ت رÖrtmek, gizlemek, kapamak, saklamak, korumak, perdelemek, maskelemekgizli

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân okuduğun zaman seninle âhirete inanmayanların arasına gizli bir perde gereriz biz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kurʼân okuduğun zaman seninle âhirete inanmayanların arasına gizli bir perde gereriz biz.

Adem Uğur

Biz, Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizleyici bir örtü çekeriz.

Ahmed Hulusi

Sen Kuran'ı okuduğunda, seninle, gelecekteki sonsuz yaşamlarına iman etmeyenler arasına gizli perde oluşturduk.

Ahmet Tekin

Sen Kur’ân okurken, Kur’ân’ı incelerken, seninle âhirete, ebedî yurda inanmayacak olanlar arasına görünmeyen bir perde çekeriz.

Ahmet Varol

Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.

Ali Bulaç

Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Sen Kur’ân’ı okuduğun zaman, biz, seninle ahirete inanmıyanların arasına görünmez bir perde çekeriz. (Böylece seni göremezler ve sana bir zarar yapamazlar).

Ali Rıza Safa

Kur'an okuduğunda, seninle sonsuz yaşama inanmayanların arasına görünmeyen bir perde çekeriz.

Bayraktar Bayraklı

Kur'an okuduğun zaman, senin ile ahirete inanmayanlar arasına gizli bir engel koyarız.

Bekir Sadak

Kuran okudugun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasina gorunmeyen bir perde cekeriz.

Celal Yıldırım

Kur'ân'ı okuduğun zaman, seninle Âhiret'e inanmayanlar arasına görünmez bir perde yerleştiririz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kur’an okuduğun zaman seninle, âhirete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz.

Diyanet İşleri

Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Diyanet İşleri (eski)

Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.

Diyanet Vakfi

Biz, Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizleyici bir örtü çekeriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen Kur'ân'ı okuduğun zaman biz, seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de sen Kur'an'ı okuduğun zaman Biz seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de sen Kur'anı kıraet ettiğin vakıt biz seninle Ahırete inanmıyanların arasına görünmez bir hıcab çekeriz

Erhan Aktaş

Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete iman etmeyenler arasına görünmez bir perde çekeriz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, sen Kur'an okurken, seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde gereriz.

Gültekin Onan

Kuran okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık.

Hamdi Döndüren

Kur’an’ı okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Hasan Basri Çantay

Sen Kur'anı okuduğun zaman seninle ahirete inanmazların arasına gizli bir perde çekeriz.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Kur'an okuduğun zaman seninle, âhirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Kur’ân okuduğun zaman, seninle âhirete îmân etmeyenlerin arasına(bildikleri hâlde inkâr etmeleri sebebiyle) gizli bir perde çekeriz.

İbni Kesir

Kur'an okuduğun zaman; seninle ahirete inanmayanların arasına örtülmüş bir perde koyarız.

Mehmet Okuyan

Kur’an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizlenmiş bir örtü çekeriz.

Muhammed Esed

Ve (gerçeği anlamaya niyetli olmamalarından ötürü, onlara) Kuran okuduğun zamanlar, seninle ahirete inanmayacak olanların arasına görünmeyen bir perde çekeriz:

Mustafa İslamoğlu

Hem ne zaman (onlara) Kur'an okusan, seninle ahirete inanmamakta ısrar eden o kimseler arasına görünmez bir perde çekeriz;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Kur'an'ı okuduğun zaman seninle ahirete imân etmeyenler arasına bir örtecek perde çekeriz.

Ömer Öngüt

Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde koyarız.

Suat Yıldırım

Sen Kur’ân okuduğun zaman, seninle âhirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.

Süleyman Ateş

Kur'an okuduğun zaman seninle, ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Süleymaniye Vakfı

Kur'an okuduğunda seninle ahirete inanmayanlar arasına (sanki) görünmez bir perde çekmiş oluruz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kur'an okuduğunda, seninle Ahirete inanmayanlar arasına sanki görünmez bir engel koymuşuz.

Şaban Piriş

Sen Kur'an okuduğun zaman seninle, ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Tefhim-ul Kuran

Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık.

Ümit Şimşek

Sen Kur'ân okuduğun zaman, âhirete inanmayanlarla senin arana görünmez bir perde çekeriz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kur'an okuduğunda, seninle, ahirete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən Quran oxuduğun zaman səninlə Axirətə inanmayanların arasına gözəgörünməz pərdə çəkdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Sən Qurʼan oxuduğun zaman səninlə axirətə inanmayanların arasına görünməz bir pərdə çəkərik (Onlar səni görməz və sənə heç bir xətər yetirə bilməzlər)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn du den Koran vorträgst, breiten Wir zwischen dir und den Ungläubigen, die das Jenseits leugnen, einen undurchlässigen Schleier aus.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn du den Qurʹan vorträgst, machen Wir zwischen dir und denjenigen, die an das Jenseits nicht glauben, einen unsichtbaren Vorhang.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn du den Quran verliest, legen Wir zwischen dir und jenen, die nicht an das Jenseits glauben, eine unsichtbare Scheidewand.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und jedesmal wenn du den Quran rezitiert hast, errichteten WIR zwischen dir und denjenigen, die keinen Iman an das Jenseits verinnerlichen, einen unsichtbaren Vorhang.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When you Muhammad recite the Quran We interpose an invisible screen between you and those who deny the Hereafter to keep their better nature isolated from the truth.

Abdul Haleem

[Prophet], when you recite the Quran, We put an invisible barrier between you and those who do not believe in the life to come.

Abdullah Yusuf Ali

When thou dost recite the Qur'an, We put, between thee and those who believe not in the Hereafter, a veil invisible:

Abul A'la Maududi

When you recite the Qur'an, We place a hidden barrier between you and those who do not believe in the Hereafter;

Aisha Bewley

When you recite the Qur’an, We place an obscuring veil between you and those who do not believe in the akhira.

Al-Hilali & Khan

And when you (Muhammad صلى الله عليه و سلم) recite the Qur’ân, We put between you and those who believe not in the Hereafter, an invisible veil[1] (or screen their hearts, so they hear or understand it not).

Ali Quli Qarai

When you recite the Qur’ān, We draw between you and those who do not believe in the Hereafter a hidden curtain,

Amatul Rahman Omar

And when you recite the Qur'ân, We place between you and those who do not believe in the Hereafter, an impregnable screen,

Arthur John Arberry

When thou recitest the Koran, We place between thee, and those who do not believe in the world to come, a curtain obstructing,

Bijan Moeinian

When you recite the Qur’an, I place between you and those who do not believe in the Hereafter an invisible barrier (to punish them in the most sever manner, i. e., depriving them of understanding.)

E. Henry Palmer

And when thou readest the Qur'an we place between thee and those who believe not in the hereafter a covering veil.

Edip-Layth

When you study the Quran, We place between you and those who do not acknowledge the Hereafter an invisible barrier.

George Sale

When thou readest the Koran, We place between thee and those who believe not in the life to come, a dark vail;

Hamid S. Aziz

And when you read the Quran We place between you and those who believe not in the Hereafter an invisible veil (or hidden barrier).

Mahmoud Ghali

And when you read the Qur'an, We make between you and the ones who do not believe in the Hereafter a screened curtain.

Marmaduke Pickthall

And when thou recitest the Qur'an we place between thee and those who believe not in the Hereafter a hidden barrier;

Mohamed Ahmed - Samira

When you recite the Qur'an, We place a hidden veil between you and those who do not believe in the Hereafter;

Muhammad Asad

But [thus it is:] whenever thou recitest the Qur'an, We place an invisible barrier between thee and those who will not believe in the life to come: -

Mustafa Khattab

When you ˹O Prophet˺ recite the Quran, We put a hidden barrier between you and those who do not believe in the Hereafter.

Progressive Muslims

And when you study the Quran, We place between you and those who do not believe in the Hereafter an invisible barrier.

Sahih International

And when you recite the Qur'an, We put between you and those who do not believe in the Hereafter a concealed partition.

Sam Gerrans

And when thou recitest the Qur’an, We place between thee and those who believe not in the Hereafter a hidden partition,

Shabbir Ahmed

The prejudiced among them approach you with a closed mind when you convey the Qur'an to them (17:41). Since they believe not in the life to come, they are preoccupied with immediate gains only. And their attitude causes Our Law to create a hidden (psychological) barrier between you and them. (Many people would rather embark upon a journey without a road map).

Syed Vickar Ahamed

And when you recite the Quran, We put between you and those who do not believe in the Hereafter, an invisible shade:

Taqi Usmani

When you recite the Qur’ān, We place an invisible curtain between you and those who do not believe in the Hereafter,

The Monotheist Group

And when you read the Qur'an, We place between you and those who do not believe in the Hereafter an invisible barrier.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand tu lis le Coran, Nous plaçons, entre toi et ceux qui ne croient pas en lʹau-delà, un voile invisible,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Dema tu Quranê bixwînî em perdeyeke veşartî dixin navbera te û wan ên ku bi axiretê bawerî nayînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer jij de Koran voorleest zetten Wij tussen jou en hen die niet geloven een verborgen afscheiding.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als gij den Koran leest, plaatsen wij tusschen u en hen, die niet in het volgende leven gelooven, een donkeren sluier.

Hollandaca — Siregar

En wanneer jij de Koran voordraagt, brengen Wij tussen jou en degenen die niet in het Hiernamaals geloven een verhinderende afscheiding aan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда ты (о, Пророк) читаешь Коран (и его слышат многобожники), Мы делаем между тобой и теми, которые не веруют в Вечную жизнь, завесу сокровенную [невидимую для людей] (которая является препятствием для них, чтобы понимать Коран) (из-за их неверия).

Rusça — Osmanov

Когда ты [, Мухаммад,] читаешь Коран, между тобой и теми, кто не верит в будущую жизнь, Мы устанавливаем сокрытую [от людских глаз] завесу.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH NÄR du (Muhammad) läser ur Koranen, låter Vi ett osynligt förhänge avskärma dig från dem som inte tror på det eviga livet,