Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.
وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِيَذَّكَّرُوا وَمَا يَزِيدُهُمْ اِلَّا نُفُورًا
ve leḳad Sarrafnā fī hāƶā l-ḳurāni li yeƶƶekkerū ve mā yezīduhum illā nufūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki düşünüp ibret almaları için şu Kur'ân'da bu meseleyi apaçık ve defalarca anlattık, fakat bu anlatış, onların ancak, gerçekten büsbütün uzaklaşmalarına sebep olmada.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki düşünüp ibret almaları için şu Kurʼânʼda bu meseleyi apaçık ve defalarca anlattık, fakat bu anlatış, onların ancak, gerçekten büsbütün uzaklaşmalarına sebep olmada.
Adem Uğur
Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz ve ihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor.
Ahmed Hulusi
Andolsun, şu Kuran'da (hakikati) temsillerle, türlü anlatım yollarıyla açıkladık ki düşünüp hatırlasınlar; fakat bu, onların ancak uzaklaşmalarını arttırıyor.
Ahmet Tekin
Onların akıllarını başlarına toplamaları için, biz, bu Kur’ân’da dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini, çeşitli ikaz ve ihtarları, değişik ifadelerle çok yönlü açıkladık. Bu, onların, Kur’ân’dan uzaklaşmalarından, nefretlerini artırmaktan başka bir şey sağlamadı.
Ahmet Varol
Andolsun öğüt almaları için bu Kur'an'da (bunları) türlü türlü açıkladık. Ama bu onların sadece nefretlerini artırıyor.
Ali Bulaç
Andolsun, biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.
Ali Fikri Yavuz
Biz, Bu Kur’ân’da ibret misalleri verdik; cennet’le müjdeledik, Cehennem’le korkuttuk ki, düşünüp akıllarını başlarına alsınlar. Halbuki bu, ancak onların hakdan nefretini artırıyor.
Ali Rıza Safa
Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, düşünüp öğüt almaları için, değişik biçimlerde açıkladık. Oysa nefretlerinden başka bir şey artmadı.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, bu Kur'an'da düşünüp anlamaları için bunları açık açık anlatıyoruz; fakat bu, sadece onların nefretini arttırıyor.
Bekir Sadak
Biz, and olsun ki ogut almalari icin bu Kuran'da bunlari turlu turlu acikladik. Fakat bu aciklamalar ancak onlarin nefretini artirmistir.
Celal Yıldırım
Şanıma and olsun ki biz, bu Kur'ân'da (sözü edilen hususları), iyice düşünüp öğüt alsınlar diye bir bir açıklayıp tekrarladık. Ne yazık ki bu uyarı ve öğütler onların sadece nefretini artırmaktadır.
Diyanet İşleri
Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.
Diyanet İşleri (eski)
Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.
Diyanet Vakfi
Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz ve ihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz, bu Kur'ân'da akıllarını başlarına almaları için türlü şekillerde (ikaz ve ihtarı) açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz bu ikazı bu Kur'an'da türlü şekillerde açıkladık ki; düşünüp akıllarını başlarına alsınlar; oysa bu onların ancak ürkekliğini artırıyor!
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz bu ıhtarı bu Kur'anda türlü şekillerle ifade ettik ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar, halbuki o onların ancak ürkekliğini artırıyor
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.
Fizilal-il Kuran
Kâfirler öğüt alıp, akıllarını başlarına toplasınlar diye bu Kur'an'da çeşitli uyarı yöntemleri kullandık. Fakat bu farklı uyarılar onların gerçekten daha da uzaklaşmalarından başka bir şeye yaramamıştır.
Gültekin Onan
Andolsun, biz bu Kuran'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.
Hamdi Döndüren
Biz bu Kur’an’da sözü, ayrıntılı biçimde anlattık ki düşünüp anlasınlar. Ama bu, onların sadece kaçışlarını artırıyor.
Hasan Basri Çantay
Andolsun, bu (ihtaarı) şu Kur'anda dürlü dürlü şekillerde açıklamışızdır. Taki iyice düşünüb ibret alsınlar. Halbuki bu, onların (hakdan) nefret etmelerinden başka, bir şey'i artırmıyor.
Hasib Asutay
Andolsun onlar düşünüp anlasınlar diye, bu Kur'an'da (sözü) türlü biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların sadece kaçışlarını artırıyor.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki (bu ihtârı) bu Kur’ân’da türlü şekillerde ifâde ettik ki, düşünüp ibret alsınlar. Fakat (bu), onlara (hakka karşı) nefretten başka bir şey artırmıyor.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, öğüt alsınlar diye bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık. Fakat bu, onların nefretinden başka bir şeyi artırmıyor.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz bu Kur’an’da (gerçeği) hatırlasınlar diye (her şeyi) türlü şekillerde sayıp dökmüşüzdür. (Fakat bu), onların sadece nefretini artırıyor.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, bu Kuran'da Biz (gerçeği) pek çok yönden açık açık ortaya koyduk ki (onu inkar edenler) iyice içlerine sindirebilsinler: ne var ki, bu sadece onların nefretini artırdı.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz bu hitapda, (hakikati) tüm boyutlarıyla ortaya koyduk ki düşünüp öğüt alabilsinler; fakat bu onların sadece nefretini artırdı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, Biz Kur'an'da bu ihtarı güzelce düşünsünler diye (mütenevvi sûrette) beyan ettik. Halbuki, bu onlar için nefretten başka bir şey arttırmıyor.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz, düşünüp anlasınlar diye bu Kur'an'da sözü tekrar tekrar açıkladık. Fakat bu, onlara daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir yarar sağlamıyor.
Suat Yıldırım
İnsanlar düşünüp ders alsınlar diye Biz Kur’ân’da bu gerçekleri farklı üsluplarla beyan ettik. Ne var ki bu, onları daha da kaçırmaktan başka bir sonuç vermedi.
Süleyman Ateş
Biz Kur'an'da sözü türlü biçimlerde anlattık ki, düşünüp anlasınlar. Fakat bu, onların sadece kaçışlarını artırıyor.
Süleymaniye Vakfı
Biz bu Kur'an'da anlatımı değişik biçimlerde yaptık ki (insanlar) akıllarında tutmaları gereken doğru bir bilgi edinsinler. Ama bu, onların sadece uzaklaşmalarını artırıyor.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O meseleyi bu Kur'an'da farklı biçimlerde anlattık ki doğru bilgi edinsinler. Ama bu, onların sadece nefretini artırıyor.
Şaban Piriş
Bu Kur'an'da, öğüt alsınlar diye açıklamalar yaptık. Fakat, bu onların sadece nefretini artırdı.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz bu Kur'anda çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye, oysa bu, onların daha da uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.
Ümit Şimşek
Öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur'ân'da hakikatleri çeşitli şekillerde açıkladık. Fakat bu onları daha da fazla kaçırıyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, gerçeği, Kur'an'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz bu Quranda dinin ehkamlarını izah etdik ki, onlar düşünüb ibrət alsınlar. Lakin bu onların yalnız nifrətini artırır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
İnsanlar düşünüb ibrət alsınlar deyə, Biz bu Qurʼanda (Allahın vəhdaniyyət əqidəsini cürbəcür dəlillərlə, müxtəlif misallarla) izah etdik. Lakin (bu izahat) onların yalnız nifrətini artırdı (islamdan daha çox üz döndərdilər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben in diesem Koran auf vielfältige Weise die Wahrheit erläutert, damit sie sich besinnen, aber das läßt sie nur ihre ablehnende Haltung steigern.
Almanca — Der Edle Quran
Wir haben doch in diesem Qurʹan (die Botschaft) verschiedenartig dargelegt, damit sie bedenken, doch mehrt dies ihnen nur die Abneigung.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir haben in diesem Quran (manches) auf verschiedene Art dargelegt, damit sie ermahnt seien, doch es mehrt nur ihren Widerwillen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits erläuterten WIR vieles in diesem Quran, damit sie sich besinnen. Doch er bestärkt sie nur in der Abneigung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We have expounded and oriented Our revelations in this Quran to circumstances and requirements so as to bring them -the infidels- to their senses, yet they do what is contrary to that normally expected. They push themselves away from it with an averted state of mind and feelings and with a mental attitude of opposition and repugnance.
Abdul Haleem
We have explained things in various ways in this Quran, so that such people might take notice, but it has only turned them further away.
Abdullah Yusuf Ali
We have explained (things) in various (ways) in this Qur'an, in order that they may receive admonition, but it only increases their flight (from the Truth)!
Abul A'la Maududi
We have expounded (the Truth) in diverse ways in this Qur'an that they might take it to heart but all this only aggravates their aversion.
Aisha Bewley
We have made things clear in this Qur’an so that they might pay heed, but it only makes them run away the more!
Al-Hilali & Khan
And surely, We have explained [Our Promises, Warnings and (set forth many) examples] in this Qur’ân that they (the disbelievers) may take heed, but it increases them in naught save aversion.
Ali Quli Qarai
Certainly We have paraphrased [the principles of guidance] in this Qur’ān so that they may take admonition, but it increases them only in aversion.
Amatul Rahman Omar
And certainly, in this Qur'ân, We have explained (for the people the truth) in a variety of forms that they may take heed and become great. But (their condition is such that) it increases them only in aversion.
Arthur John Arberry
We have turned about in this Koran, that they may remember; and it increases them only in aversion.
Bijan Moeinian
I have sent this Qur’an to be used as a reference and warning. Instead, the disbelievers dispute it!
E. Henry Palmer
Now have we turned it in various ways in this Qur'an, so let them bear in mind; but it will only increase them in aversion.
Edip-Layth
We have cited in this Quran so they may remember, but it only increases their aversion!
George Sale
And now have we used various arguments and repetitions in this Koran, that they may be warned; yet it only rendereth them more disposed to fly from the truth.
Hamid S. Aziz
Now have We explained in various ways in this Quran in order that they may receive admonition, but it only increases them in naught but aversion (or flight from truth).
Mahmoud Ghali
And indeed We have already propounded (i. e., Our warnings) in this Qur'an that they may constantly remember; and in no way does it increase them except in repulsion.
Marmaduke Pickthall
We verily have displayed (Our warnings) in this Qur'an that they may take heed, but it increaseth them in naught save aversion.
Mohamed Ahmed - Samira
We have explained (the truth) in various ways in this Qur'an, that they may be warned; but it only increased their refractoriness.
Muhammad Asad
And, indeed, many facets have We given [to Our message] in this Qur'an, so that they [who deny the truth] might take it to heart: but all this only increases their aversion.
Mustafa Khattab
We have surely varied ˹the signs˺ in this Quran so perhaps they may be mindful, but it only drives them farther away.
Progressive Muslims
And We have cited in this Quran so they may remember, but it only increases their aversion!
Sahih International
And We have certainly diversified [the contents] in this Qur'an that mankind may be reminded, but it does not increase the disbelievers except in aversion.
Sam Gerrans
And We have expounded in this Qur’an, that they take heed; but it increases them only in aversion.
Shabbir Ahmed
We have explained things in various ways in this Qur'an so that people understand. But Our Law of Guidance is unwavering (4:88). The ones with preconceived denial will only increase in their flight from the Truth.
Syed Vickar Ahamed
And surely, We have made clear in many (ways) in this Quran, so that they may be warned and guided, but it only makes them go away (from the Truth)!
Taqi Usmani
Surely, We have explained things in various ways in this Qur’ān, so that they may pay heed to the advice; but it increases nothing in them except aversion.
The Monotheist Group
And We have dispatched in this Qur'an that they may remember, but it only increases their aversion!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Très certainement Nous avons exposé (tout ceci) dans ce Coran afin que (les gens) réfléchissent. Mais cela ne fait quʹaugmenter leur répulsion.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Me di vê Quranê de (qise, peyman û gef ) aşkera kirine da ku (kafir) aqil bigirin. Hal ev e ku ev ji dûrbûna wan (a ji heqiyê) pê ve tiştekî li wan zêde nake.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
In deze Koran hebben Wij uiteenzettingen gegeven opdat zij vermaand zouden worden, maar zij krijgen alleen maar meer afkeer.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben verschillende onderrichtingen en herhalingen in dezen Koran gebruikt, opdat de menschen gewaarschuwd zouden zijn; doch het deed hen slechts meer er toe overhellen, de waarheid te ontvluchten.
Hollandaca — Siregar
En Wij hebben in deze Koran (zaken) uitgelegd opdat zij (de ongelovigen) vermaand worden, maar het versterkt bij hen slechts het afwenden.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
И уже Мы распределили в этом Коране (положения, примеры и наставления), чтобы они [люди] брали из этого наставление, но это [это разъяснение] (только) увеличивает в них отвращение (от Веры).
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi har förtydligat (budskapen i) denna Koran för att (människorna) skall ägna dem eftertanke, men detta har bara till följd att de förhärdas ytterligare i sitt motstånd.