Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ فِيهَا مَا نَشَاءُ لِمَنْ نُرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا
men kāne yurīdu l-ǎācilete ǎccelnā lehu fīhā mā neşā'u li men nurīdu ṧumme ceǎlnā lehu cehenneme yeSlāhā meƶmūmen medHūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kim, şu hemencecik, pek tez geçen dünyâyı dilerse biz de dilediğimize, dilediğimiz şeyi hemencecik veririz orada, sonra biz, cehennemi de onun için halkettik, oraya kınanmış, kovulmuş bir halde girer.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kim, şu hemencecik, pek tez geçen dünyâyı dilerse biz de dilediğimize, dilediğimiz şeyi hemencecik veririz orada, sonra biz, cehennemi de onun için halkettik, oraya kınanmış, kovulmuş bir halde girer.
Adem Uğur
Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.
Ahmed Hulusi
Kim önündeki dünyayı isterse, dilemişsek, dünyada ona istediğini veririz. Sonra onun için cehennemi mekan kılarız; aşağılanmış ve uzaklaştırılmış olarak ona yerleşir.
Ahmet Tekin
Kim, dünya hayatının günlük geçici kazancını isterse, istediğimize, sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olan kadarını dünyada âcilen veririz. Sonra da, ona cehennemi hazırlarız. Kınanmış ve rahmetimizden kovulmuş olarak oraya yaslanır.
Ahmet Varol
Kim bu çabucak geçeni (dünyayı) isterse, orada istediğimiz kimseye, dilediğimizi çabucak veririz. Sonra ona cehennemi nasip ederiz. Oraya kınanmış, (rahmetten) kovulmuş olarak ulaşır.
Ali Bulaç
Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
Ali Fikri Yavuz
Kim ameli ile dünya menfaatını isterse, dilediğimiz kimseye istediğimiz şeyi, dünyada peşin veririz; sonra da onu cehennem’e koyarız; kötülenmiş ve rahmetten koğulmuş bir halde ona ulaşır.
Ali Rıza Safa
Kim ivedi olarak isterse, dilediğimiz kimseye, dilediğimiz ölçüde ivedi olarak veririz. Sonra, ona cehennemi veririz. Gözden düşmüştür; kovulmuş olarak oraya girer.
Bayraktar Bayraklı
Kim bu geçici dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.
Bekir Sadak
Dunyayi isteyene istedigimiz kimseye diledigimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazirlariz; yerilmis ve kovulmus olarak oraya girer.
Celal Yıldırım
Kim acele (ve peşin bir dünya hayatı) istiyorsa, biz Dünya'da dilediğimizi istediğimize acele olarak veririz. Sonra da Cehennem'i ona ayırırız ; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya varıp girer.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kim bu geçici dünyayı isterse burada istediğimiz kimseye dilediğimiz şeyleri veririz; sonra da onu cehenneme göndeririz; oraya kınanmış ve kovulmuş olarak girer.
Diyanet İşleri
Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
Diyanet İşleri (eski)
Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer.
Diyanet Vakfi
Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Her kim peşin isterse, dünyada ona, istediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını peşin veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; kınanmış ve (rahmetimizden) kovulmuş olarak oraya girer.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her kim peşin isterse, ona, dünyada istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar peşin veririz; sonra da ona cehennemi tahsis ederiz; kınanmış kovulmuş olarak ona yaslanır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her kim peşin istiyorsa ona Dünyada peşin veririz, dilediğimiz kadar istediğimize, sonra da ona Cehennemi tahsıs ederiz, mezmun, matrud bir halde ona yaslanır
Erhan Aktaş
Kim aceleyi isterse, hak eden kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekan yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kim aceleyi[1] isterse, hak eden[2] kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekan yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kim aceleciyi isterse, dilediğimiz kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekan yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
Fizilal-il Kuran
Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar geçici nimet veririz. Fakat sonra onu cehenneme yollarız, horlanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer.
Gültekin Onan
Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
Hamdi Döndüren
Kim bu geçici dünya hayatını isterse, dilediğimize, dilediğimiz kadarını orada verir, ama sonra yerini cehennem yaparız, kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
Hasan Basri Çantay
Kim bu çarçabuk geçen (dünyayı) dilerse biz de burada ona, (evet) kimi dilersek ona, dileyeceğimiz şey'i çarçabuk veririz. Sonra da onu cehenneme sokarız. O, buraya kınanmış ve (rahmetimizden) koğulmuş olarak ulaşır.
Hasib Asutay
Kim bu aceleci (dünya)yı isterse, orada ona, dilediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız! Oraya kınanmış ve kovulmuş olarak girer.
Hayrat Neşriyat
Kim çabuk geçen (bu dünyay)ı isterse, (artık) orada istediğimiz şeyi kimin için dilersek, kendisine çabucak veririz; sonra ona Cehennemi tahsîs ederiz; kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
İbni Kesir
Kim geçici dünyayı isterse; onun için orada dilediğimiz kadar, dilediğimiz kimseye hemen veririz. Sonra onun için cehennemi hazırlarız. Kötülenmiş ve koğulmuş olarak oraya girer.
Mehmet Okuyan
Kim bu çabucak geçen (dünyayı) isterse, ona yani (helakini) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz. Sonra da onu kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme yerleştirmiş (olacağız).
Muhammed Esed
Kim ki, bu geçici hayatın (hazları) peşinde koşmak isterse, bu istediğinden dilediğimiz kadar, gerekli gördüğümüz kimseye hemen veririz; ama sonra onun payını cehennem kılarız ki oraya kınanmış ve kovulmuş olarak katlanmak zorunda kalacaktır!
Mustafa İslamoğlu
Her kim ki, hemen 'şimdi ve burada'nın geçici hazlarını tercih ederse, Biz de onun payını orada hızlandırır, dilediğimiz kimseye istediğimiz kadar veriveririz; ne ki sonunda ona cehennemi tahsis ederiz (de), o oraya kınanmış ve gözden çıkarılmış biri olarak atılır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Her kim bu çabuk geçeni (bu dünya varlığını) dilerse onun için burada dilediğimiz miktarı çarçabuk veririz, dilediğimize. Sonra ona Cehennemi tahsis kılmış oluruz. Oraya kınanmış, kovulmuş bir halde yaslanır.
Ömer Öngüt
Kim bu çarçabuk geçen dünyayı isterse, biz de burada ona, evet kimi dilersek ona, dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da ona cehennemi hazırlarız. Kınanmış ve rahmetimizden kovulmuş olarak oraya girer.
Suat Yıldırım
Kim şu peşin dünya zevkini isterse, Biz de dilediğimiz kimse hakkında ve dilediğimiz miktarda, o dünya zevkini ona veririz. Ama sonra ona cehennemi mekân kılarız,O da yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya atılır.
Süleyman Ateş
Kim bu aceleci(dünya)yı isterse, orada ona, (evet) istediğimiz kimseye hemen çabucak dilediğimiz kadar veririz; ama sonra yerini cehennem yaparız! Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
Süleymaniye Vakfı
Kim (sadece) bir an önce eline geçecek olanı /dünyayı isterse istediğimiz kişiye gerek gördüğümüz kadarını bu dünyada çabucak verir, sonra ona cehennemi yerilmiş ve kovulmuş olarak kalacağı bir yurt yaparız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kim çarçabuk olanı isterse orada, dilediğimiz kişiye, tercih ettiğimiz kadar verir sonra cehennemi onun yeri yaparız. Oraya alçalmış ve kovulmuş olarak gider.
Şaban Piriş
Kim, çarçabuk olanı/dünyayı isterse, burada dilediğimize acele isteğini veririz. Sonra ona cehennemi hazırladık. Yerilmiş ve koğulmuş olarak oraya girecektir.
Tefhim-ul Kuran
Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra da ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
Ümit Şimşek
Kim bu peşin dünyayı isterse, Biz dilediğimiz kadarını dilediğimiz kimseye bu dünyada peşin olarak verir, sonra Cehennemi ona mekân yaparız. O da kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
Yaşar Nuri Öztürk
Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kim gəldi-gedər dünyanı istəsə, orada ona – dilədiyimiz kimsəyə istədiyimiz şeyləri dərhal verərik. Sonra isə onu qınanmış və Allahın rəhmətindən qovulmuş halda girəcəyi Cəhənnəmə atarıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Hər kəs fani dünyanı istəsə, dilədiyimiz şəxsə istədiyimiz neʼməti orada tezliklə verərik. Sonra isə (axirətdə) ona Cəhənnəmi məskən edərik. O, (Cəhənnəmə) qınanmış, (Allahın mərhəmətindən) qovulmuş bir vəziyyətdə daxil olar!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wer nur die vergänglichen Freuden des irdischen Lebens genießen will, dem geben Wir schnell davon, soviel Wir wollen und wem Wir wollen. Dann bereiten Wir für ihn die Hölle, in der er verworfen und verstoßen die Feuerstrafe erleidet.
Almanca — Der Edle Quran
Wer immer das schnell Eintreffende will, dem gewähren Wir darin schnell, was Wir wollen - demjenigen, den Wir wollen; hierauf haben Wir für ihn die Hölle bestimmt, der er ausgesetzt sein wird, mit Vorwürfen behaftet und verstoßen.
Almanca — M. A. Rassoul
Wenn einer das Irdische begehrt, bereiten Wir ihm schnell das, was Wir wollen - dem, der Uns beliebt; danach haben Wir Gahannam für ihn bestimmt, in der er brennt, verdammt und verstoßen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He who wishes to go by the world and its fleeting, evanescent and ephemeral enjoyment and glory will find Allah moving quickly to respond to whom He will and apportion to him what He will, but in the end We will make Hell his abode where he sits brooding on its vast abyss, censured, despised and rejected.
Abdul Haleem
If anyone desires [only] the fleeting life, We speed up whatever We will in it, for whoever We wish; in the end We have prepared Hell for him in which to burn, disgraced and rejected.
Abdullah Yusuf Ali
If any do wish for the transitory things (of this life), We readily grant them - such things as We will, to such person as We will: in the end have We provided Hell for them: they will burn therein, disgraced and rejected.
Abul A'la Maududi
If anyone desires immediate benefits, We hasten to grant whatever benefits We will in the present life to whomsoever We please, but thereafter We decree for him Hell wherein he shall burn, condemned and rejected.
Aisha Bewley
As for anyone who desires this fleeting existence, We hasten in it whatever We will to whoever We want. Then We will consign him to Hell where he will roast, reviled and driven out.
Al-Hilali & Khan
Whoever desires the quick-passing (transitory enjoyment of this world), We readily grant him what We will for whom We like. Then, afterwards, We have appointed for him Hell; he will burn therein disgraced and rejected (- far away from Allâh’s Mercy).
Ali Quli Qarai
Whoever desires this transitory life, We expedite for him therein whatever We wish, for whomever We desire. Then We appoint hell for him, to enter it, blameful and spurned.
Amatul Rahman Omar
For him who desires the present (transitory) life (only) We shall hasten an immediate reward for him in this very life (giving) what We will to whom We will. But We have prepared Gehenna for him, he shall enter it, condemned and rejected.
Arthur John Arberry
Whosoever desires this hasty world, We hasten for him therein what We will unto whomsoever We desire; then We appoint for him Gehenna wherein he shall roast, condemned and rejected.
Bijan Moeinian
If a person wants something very badly in this world, I readily grant him his wish at my discretion. Then I condemn him to Hell where he will burn and stay there forever disgraced and rejected.
E. Henry Palmer
Whoso is desirous of this life that hastens away, we will hasten on for him therein what we please,- for whom we please. Then we will make hell for him to broil in - despised and outcast.
Edip-Layth
Whoever seeks the life of haste, We will hasten for Him what he wishes, then We will make hell for him a place which he will reach disgraced and rejected.
George Sale
Whosoever chooseth this transitory life, We will bestow on him therein before hand that which We please; on him, namely, whom We please: Afterwards will We appoint him hell for his abode; he shall be thrown into the same to be scorched, covered with ignominy, and utterly rejected from mercy.
Hamid S. Aziz
Whoever is desirous of this life that soon passes away, We will hasten on for him therein what We please for whom We please. Then We will make hell for him to broil in - despised and outcast (or condemned, disgraced and rejected).
Mahmoud Ghali
Whoever is willing (to gain) (this) hasty (world), We (quickly) hasten for him therein whatever We decide to whomever We will; thereafter We make for him Hell where he will roast, reprobated and (regretfully) rejected.
Marmaduke Pickthall
Whoso desireth that (life) which hasteneth away, We hasten for him therein what We will for whom We please. And afterward We have appointed for him hell; he will endure the heat thereof, condemned, rejected.
Mohamed Ahmed - Samira
"Whosoever desires what hastes away, We hasten to give him (in this life) as much as We please to whosoever We will; but afterwards there is Hell for him in which he will burn, disgraced and ostracised.
Muhammad Asad
Unto him who cares for [no more than the enjoyment of] this fleeting life We readily grant thereof as much as We please, [giving] to whomever it is Our will [to give]; but in the end We consign him to [the suffering of] hell; which he will have to endure disgraced and disowned!
Mustafa Khattab
Whoever desires this fleeting world ˹alone˺, We hasten in it whatever We please to whoever We will; then We destine them for Hell, where they will burn, condemned and rejected.
Progressive Muslims
Whoever seeks the life of haste, We will make for Him what he wishes, then We will make Hell for him a place which he will reach disgraced and rejected.
Sahih International
Whoever should desire the immediate - We hasten for him from it what We will to whom We intend. Then We have made for him Hell, which he will [enter to] burn, censured and banished.
Sam Gerrans
Whoso desires this fleeting life, We hasten for him therein what We will to whom We wish; then have We appointed for him Gehenna wherein he will burn, condemned and banished.
Shabbir Ahmed
Those who fall for quick gains of life that hastens away, (disregarding the Eternal Values and the Hereafter), We hasten for them according to Our Laws indiscriminately. (But, since they have not invested in the Hereafter) We have appointed for them Hell; they will endure its heat, disgraced, rejected. (2:200), (11:15-16).
Syed Vickar Ahamed
If any (of you) wish for the passing things (of this life), We give him readily— Those things as We will, to those persons as We will: In the end, We have (also) made Hell for him: He will burn in there, disgraced and rejected.
Taqi Usmani
Whoever opts for the immediate (benefits from) life herein, We give him, right here in this life, as much as We will, to whomever We intend. Then We assign Jahannam for him where he shall enter condemned, discarded.
The Monotheist Group
Whoever seeks the life of haste, We will make for him what he wishes, then We will make Hell for him a place which he will reach disgraced and rejected.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quiconque désire (la vie) immédiate, Nous nous hâtons de donner ce que Nous voulons, à qui Nous voulons. Puis, Nous lui assignons lʹEnfer où il brûlera méprisé et repoussé.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ê ku bi (tenê) dinyayê bixwaze, em ji bo kesê ku em bivên a ku em bixwazin em ê bidinê, piştre jî em ê wî riswa bikin, (ji rehma xwe) biqewitînin û têxin dojehê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wie het snel voorbijgaande leven wenst, die bezorgen Wij daarin snel wat Wij willen, voor wie Wij wensen. Dan maken Wij voor hem de hel om in te braden, verafschuwd en verstoten als hij is.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hem die dit voorbijgaande leven heeft gekozen, zullen wij in deze wereld spoedig geven wat ons behaagt; daarna hebben wij de hel voor zijn verblijf bereid; daar zal hij verbrand worden, bedekt met schande en beroofd van alle genade.
Hollandaca — Siregar
En wie het vergankelijke (van de wereld) wenst: voor hem zullen Wij wat Wij wensen daarin verhaaasten, voor wie Wij willen. Vervolgens maken Wij voor hem de Hel, hij gaat daar binnen, vernederd en verjaagd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Кто желал (только) скоропреходящей [этой жизни], ускоряли Мы для него в ней то, что желаем для тех, кому хотим. Потом (в День Суда) сделали Мы для него Геенну [Ад], чтобы он горел в ней порицаемым (и) отверженным.
Rusça — Osmanov
Тем, кому Мы желали - из стремившихся к [благам] преходящей жизни, - Мы тотчас даровали то, что Нам было угодно. А уж потом Мы предоставим ему [место] в аду, где он будет поверженным и презренным.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Om någon (enbart) står efter det jordiska livets förgängliga goda, låter Vi honom genast njuta av detta - (Vi ger) vad Vi vill, åt den Vi vill - men därefter låter Vi honom, förhatlig och utstött, brinna i helvetets (ugn).