Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَمِيعًا

fe erāde en yestefizzehum mine l-erDi fe eğraḳnāhu ve men meǎhu cemīǎn

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَرَادَfe erādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).(Fir'avn) istedi
2اَنْen
3يَسْتَفِزَّهُمْyestefizzehumف ز زUzaklaştırmak, kışkırtmak, kovmak, huzursuz etmek, korkutup kaçırmak, uzaklaştırmak, ürküttürmek. İstafazza (fiil 10) - heyecanlandırmak, aktif hale getirmek, aldatmak, huzursuz etmek, uzaklaştırmak, kovmak, yıkıma sürüklemek, aşağılayarak zayıflatmak, vatandaşlık hakkının kaybına neden olmak.onları sürüp çıkarmak
4مِنَmine
5الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeo ülkeden
6فَاَغْرَقْنَاهُfe eğraḳnāhuغ ر قBattı, boğuldu, aşağı doğru inip kayboldu, ihtiyacı kalmadı, yayı sonuna kadar çekti, geçti/geride bıraktı, meşgul etti, sıkıntılarla bunalmış adam, tek yudum, süslendi, zorunlu, aniden/şiddetli bir şekilde, birine yaklaşmakbiz de onu boğduk
7وَمَنْve menkimselerle
8مَعَهُmeǎhuyanındaki
9جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.toptan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları Mısır'dan çıkarmayı kurunca onu da onunla berâber bulunanların hepsini de sulara boğduk.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onları Mısırʼdan çıkarmayı kurunca onu da onunla berâber bulunanların hepsini de sulara boğduk.

Adem Uğur

Derken, Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boğduk.

Ahmed Hulusi

(Firavun) onları arzdan sürüp çıkarmayı irade etti. . . Biz de onu ve onunla beraber olan kimseleri toptan, suda boğduk!

Ahmet Tekin

Firavun onların kökünü yeryüzünden kazımak istedi. Bu yüzden, biz onu ve beraberindekilerin hepsini denizde boğduk.

Ahmet Varol

Derken (Firavun), onları [6] o yerden sürüp çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri toptan suda boğduk.

Ali Bulaç

Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet Firavun, Mûsa ve kavmini Mısır arazısinden çıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem beraberindekileri toptan denizde boğuverdik.

Ali Rıza Safa

Sonunda, o topraktan, onları sürüp çıkarmak istedi. Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanların tümünü boğduk.

Bayraktar Bayraklı

Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

Bekir Sadak

Firavun bunun uzerine onlari memleketten surmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda bogduk.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine Fir'avn onları yerlerinden oynatıp çıkarmak istedi, derken onu da, beraberindekilerin hepsini de (denizde) boğduk.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

Diyanet İşleri (eski)

Firavun bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

Diyanet Vakfi

Derken, Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boğduk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Derken Firavun, Musa'yı ve İsrailoğullarını Mısır'dan sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: "Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onları Arzdan belinletmek istedi, biz de hem kendisini ve hem maıyyetindekileri hepsini birden garkediverdik

Erhan Aktaş

Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

Fizilal-il Kuran

Firavun İsrailoğulları'nı yurtlarından sürmek istedi, biz onu yanındakiler ile birlikte denizde boğuverdik.

Gültekin Onan

Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

Hamdi Döndüren

Firavun, onları o ülkeden sürüp çıkarmak istedi, biz de onu, yanındakilerle birlikte topluca suda boğduk.

Hasan Basri Çantay

Derken onları o yerden sürüb çıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem maiyyetindekileri, topdan suda boğuverdik.

Hasib Asutay

Derken (Firavun), onları o yerden sürüp çıkarmak istedi; biz de onu ve beraberindekileri toptan (denizde) boğduk.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (Fir'avun) onları o yerden (Mısırdan) çıkarmak istedi de onu ve berâberindekileri, hep birlikte suda boğduk.

İbni Kesir

Bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekileri bütünüyle suda boğduk.

Mehmet Okuyan

(Firavun) onları o yerden (o ülkeden) çıkarmak istemişti. Bu yüzden biz de onu ve beraberindekileri (denizde) boğmuştuk.

Muhammed Esed

Ve sonunda Firavun onları yeryüzünden söküp atmaya karar verdi; bunun üzerine Biz de onu ve onunla beraber olan herkesi (denizde) boğduk.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet (Firavun), onların kökünü yeryüzünden kazımaya karar verdi. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte olan herkesi boğup attık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine Fir'avun onları o yerden sürüp çıkarmak istedi. Artık Biz de onu ve kendisiyle beraber olanları toptan garkettik.

Ömer Öngüt

Böylece Firavun onları o yerden (Mısır'dan) çıkarmak istedi. Biz de onu ve maiyyetindekilerin hepsini suda boğduk.

Suat Yıldırım

Firavun onları ülkeden söküp atmak istedi. Ama Biz onu ve beraberindeki bütün ordusunu suda boğduk.

Süleyman Ateş

Fir'avn onları o ülkeden sürüp çıkarmak istedi, biz de onu, yanındakilerle birlikte toptan boğduk.

Süleymaniye Vakfı

Bunun üzerine Firavun onları topraklarından söküp atmak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri topluca suda boğduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun hemen onları oradan çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

Şaban Piriş

Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu yanındakilerin hepsini suda boğduk.

Tefhim-ul Kuran

Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

Ümit Şimşek

Firavun onları ülkeden sürmek istedi; Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini birden boğduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun onları o topraktan sürüp çıkarmak istedi de biz onu ve yanındakilerin tümünü boğduk.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Firon onları bu yerdən qovub çıxartmaq istədi. Biz isə onu və onunla birlikdə olanların hamısını dənizdə batırdıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Firʼon) onları (Misir) torpağından qovub çıxartmaq istədi. Biz isə onu (Firʼonu) və onunla birlikdə olanların hamısını (suya) qərq etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da wollte er sie aus dem Land vertreiben. Wir aber ließen ihn und die, die mit ihm waren, allesamt ertrinken.

Almanca — Der Edle Quran

Da wollte er sie aus dem Land aufstören. Wir aber ließen ihn ertrinken, und (auch) alle, die mit ihm waren.

Almanca — M. A. Rassoul

Da beschloß er, sie aus dem Lande zu vertreiben; doch Wir ertränkten ihn und diejenigen, die mit ihm waren, allesamt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann wollte er sie vom Lande durch Bedrängen vertreiben, dann ertränkten WIR ihn und alle, die mit ihm waren, allesamt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Pharaoh decided on what he thought would be the best course of action, namely, to rid the land of them, but We drowned him together with all those who followed him.

Abdul Haleem

So he wanted to wipe them off the [face of the] earth, but We drowned him and those with him.

Abdullah Yusuf Ali

So he resolved to remove them from the face of the earth: but We did drown him and all who were with him.

Abul A'la Maududi

At last Pharaoh decided to uproot Moses and the Children of Israel from the land, but We drowned him together with all who were with him;

Aisha Bewley

He wanted to scare them from the land but We drowned him and every one of those with him.

Al-Hilali & Khan

So he resolved to turn them out of the land (of Egypt). But We drowned him and all who were with him.

Ali Quli Qarai

He desired to exterminate them from the land, so We drowned him and all those who were with him.

Amatul Rahman Omar

So he resolved to weaken them by humiliating them in and thus scare them out of the country; but We drowned him and those with him, one and all.

Arthur John Arberry

He desired to startle them from the land; and We drowned him and those with him, all together.

Bijan Moeinian

When Pharaoh finally decided to erase them from the face of the earth, I drowned him and all those who were supporting him.

E. Henry Palmer

And he desired to drive them out of the land; but we drowned him and those with him, one and all.

Edip-Layth

So he wanted to entice them out of the land. But We drowned him and all those with him.

George Sale

Wherefore Pharaoh sought to drive them out of the land; but We drowned him, and all those who were with him.

Hamid S. Aziz

And he desired to drive them out of the land; but We drowned him and those with him, one and all.

Mahmoud Ghali

So he would (have) startled them from the land; so We drowned him and the ones with him, altogether.

Marmaduke Pickthall

And he wished to scare them from the land, but We drowned him and those with him, all together.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he sought to turn them out of the land, but We drowned him and all his followers.

Muhammad Asad

And then Pharaoh resolved to wipe them off [the face of] the earth - whereupon We caused him and all who were with him to drown [in the sea].

Mustafa Khattab

So Pharaoh wanted to scare the Israelites out of the land ˹of Egypt˺, but We drowned him and all of those with him.

Progressive Muslims

So he wanted to entice them out of the land. But We drowned him and all those with him.

Sahih International

So he intended to drive them from the land, but We drowned him and those with him all together.

Sam Gerrans

And he wished to turn them out of the land; and We drowned him and those with him all together.

Shabbir Ahmed

Pharaoh resolved to wipe off Moses and his followers from the face of the earth. But We drowned him and those with him, all together.

Syed Vickar Ahamed

So he (Firon) decided to remove them from the face of the earth: But We did drown him and all who were with him.

Taqi Usmani

Then he (Pharaoh) tried to harass them to drive them out of the land, so We drowned him and those with him altogether,

The Monotheist Group

So he wanted to entice them out of the land. But We drowned him and all those with him.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Pharaon) voulut donc les expulser du pays. Alors Nous les noyâmes tous, lui et ceux qui étaient avec lui.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Firewn xwest ku wan ji warê wan derîne, vêca me Firewn û ew ên ku digel wî bûn tev (di deryayê de) binav kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hij wenste hen door afschrikking het land uit te jagen, maar Wij verdronken hem en wie er bij hem waren allemaal.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom wilde Pharao hen uit het land drijven, maar wij deden hem verdrinken, en allen die met hem waren.

Hollandaca — Siregar

Vervolgens wenste bij (Firʹaun) ben uit het land te verdrijven, dus verdronken Wij hem en degenen die met hem waren allemaal.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И пожелал он (Фараон) извести их (Мусу и потомков Исраила) с земли (Египта), и потопили Мы его и тех, кто (был) с ним [его войско], всех (в море).

Rusça — Osmanov

Фирʹауну захотелось истребить [всех] сынов Исраила на земле, но Мы потопили его и тех, кто [был заодно] с ним.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Farao) ville (nu) skrämma dem att överge (Egyptens) land. Men Vi lät honom och alla som var med honom drunkna (i havet).