Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَاءُ وَيَهْدِي مَنْ يَشَاءُ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

ve lev şā'e (a)llahu le ceǎlekum ummeten vāHideten ve lākin yuDillu men yeşā'u ve yehdī men yeşā'u ve le tuselunne ǎmmā kuntum teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levşayet
2شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdileseydi
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4لَجَعَلَكُمْle ceǎlekumج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakhepinizi yapardı
5اُمَّةًummetenا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmet
6وَاحِدَةًvāHidetenو ح دBir olmak, yalnız, eşsiz, benzersiz olmak, alçakgönüllü kalmak, ayrı durmak, birliği vurgulamak. Waahidun - kardinal, bir sayısı, tek. Wahda - yalnız.bir tek
7وَلٰكِنْve lākinfakat
8يُضِلُّyuDilluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.şaşırtır
9مَنْmenkimseyi
10يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
11وَيَهْدِيve yehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve doğru yola iletir
12مَنْmenkimseyi
13يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
14وَلَتُسْـَٔلُنَّve le tuselunneس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekve siz mutlaka sorulacaksınız
15عَمَّاǎmmāşeylerden
16كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
17تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah dileseydi sizi bir tek ümmet olarak halk ederdi, fakat o, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola sevk eder ve yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah dileseydi sizi bir tek ümmet olarak halk ederdi, fakat o, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola sevk eder ve yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Adem Uğur

Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

Ahmed Hulusi

Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir inanca sahip toplum kılardı. . . Fakat (Allah), dilediğini saptırır ve dilediğini de hakikate erdirir. . . Yaptıklarınızın sonuçlarını yaşayacaksınız!

Ahmet Tekin

Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, elbette sizi aynı inanç ve düşünceyi paylaşan bir tek millet yapardı. Fakat Allah, insanları irade hürriyetine ve seçme özgürlüğüne sahip kıldığı için, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti tercihlerine özgürlük tanır, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri doğru yola da sevkeder. Yapmaya devam ettiğiniz amellerinizden sorguya, hesaba çekileceksiniz.

Ahmet Varol

Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Ancak (Allah) dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Yapmakta olduklarınızdan mutlaka sorulacaksınız.

Ali Bulaç

Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız.

Ali Fikri Yavuz

Allah dileseydi, elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini sapıtır ve dilediğine de hidayet verir. Muhakkak surette hepiniz, bütün yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.

Ali Rıza Safa

Oysa Allah dileseydi, kesinlikle, sizi bir tek topluluk yapardı. Fakat dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Yaptıklarınızdan kesinlikle sorguya çekileceksiniz.

Bayraktar Bayraklı

Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı; fakat O, dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan elbette sorgulanacaksınız.

Bekir Sadak

N/A

Celal Yıldırım

Allah dileseydi sizi bir tek ümmet kılardı. Ama O, dilediği kimseyi saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Ve elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer Allah isteseydi hepinizi elbette ki bir tek inanç topluluğu yapardı. Ama O, dilediğinin yoldan çıkmasına imkân verir, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduklarınızdan dolayı kesinlikle sorgulanacaksınız.

Diyanet İşleri

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.

Diyanet Vakfi

Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini saptırır ve dilediğine de hidayet verir. Şüphesiz ki, (kıyamet gününde) bütün yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah dileseydi mutlaka hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola eriştirir ve herhalde hepiniz, bütün yaptıklarınızdan sorumlu olacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah, dilese idi elbet hepinizi bir tek ümmet yapardı ve lakin o, dilediğine dalalet, dilediğine hidayet buyurur ve her halde hepiniz bütün yaptıklarınızdan mes'ul olacaksınız

Erhan Aktaş

Allah, dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah hak edeni3 saptırır, hak edeni de doğru yola iletir. Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah hak edeni saptırır, hak edeni de doğru yola iletir. Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dileyeni saptırır, dileyeni de hidayete iletir. Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız.

Fizilal-il Kuran

Allah dileseydi, hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Sizler yaptığınız işlerden kesinlikle sorguya çekileceksiniz.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı dileseydi sizi tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız.

Hamdi Döndüren

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Andolsun siz, yaptıklarınızdan dolayı sorgulanacaksınız!

Hasan Basri Çantay

Allah dileseydi sizi (hepinizi) bir tek ümmet yapardı. Şu kadar ki O, kimi dilerse onu sapıklıkda bırakır, kimi de dilerse onu hidayete iletir. Yapageldiğiniz işlerden elbette mes'ul olacaksınız.

Hasib Asutay

Allah dileseydi hepinizi bir ümmet kılardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. (31) Yaptıklarınızdan mutlaka sorguya çekileceksiniz. (31. Yüce Allah kulun sapkınlığı seçeceğini bildiği için ona o yolu, hak yolu seçeceğini bilerek de buna bu yolu kolaylaştırır.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki Allah dileseydi, sizi elbette tek bir ümmet (olarak aynı din üzere)yapardı; fakat (O,) dilediğini (kendi isyânı yüzünden) dalâlete atar; dilediğini ise (hikmetine binâen kendi lütfundan) hidâyete erdirir. Ve (siz), yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.

İbni Kesir

Allah dileseydi; sizi bir tek ümmet yapardı. Ama O; istediğini saptırır, istediğini doğru yola iletir. İşlediklerinizden muhakkak sorumlu tutulacaksınız.

Mehmet Okuyan

Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı fakat (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

Muhammed Esed

Çünkü, Allah dileseydi şüphesiz hepinizi bir tek ümmet yapardı; ama (sapmak) isteyeni saptırıp, (doğru yola ulaşmak) isteyeni de doğru yola yöneltiyor; Ve şüphesiz, yaptığınız her şeyden ötürü sorguya çekileceksiniz!

Mustafa İslamoğlu

Zaten eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapıverirdi; fakat o sapmak isteyeni saptırıyor, doğru yöne yönelmek isteyeni ise (ona) yöneltiyor: ne ki (seçiminiz sonucu) yapa geldiğiniz her şeyden mutlaka hesaba çekileceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer Allah Teâlâ dilese idi elbette sizleri bir tek ümmet kılardı. Fakat o dilediğini dalâlette bırakır ve dilediğini hidâyete erdirir ve sizler yapar olduğunuz şeylerden elbette sorulacaksınız.

Ömer Öngüt

Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğine de hidayet verir. İşlediklerinizden andolsun ki sorumlu tutulacaksınız.

Suat Yıldırım

Allah dileseydi sizin hepinizi bir tek ümmet yapardı. Lâkin O, dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir.Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz.

Süleyman Ateş

Allah dileseydi, hepinizi, bir tek ümmet yapardı, fakat (O), dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Ve siz, mutlaka yaptığınız şeylerden sorulacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

Eğer tercihi Allah yapsaydı elbette hepinizi tek bir ümmet /toplum yapardı. Ama Allah (sapkınlığı) tercih edeni sapkın sayar, (doğru yolu) tercih edeni de yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan da elbette sorguya çekileceksiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tercihi Allah yapsaydı sizi bir tek toplum (ümmet) yapardı. Ama (tercihi size bıraktığı için) sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan elbette sorumlu tutulacaksınız.

Şaban Piriş

Eğer Allah dileseydi, sizi elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat o dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğine de doğru yolu gösterir. Yaptıklarınızdan elbette hesaba çekileceksiniz.

Tefhim-ul Kuran

Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yapmakta olduklarınızdan muhakkak sorulacaksınız.

Ümit Şimşek

Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Lâkin O dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Siz de yaptıklarınızdan sorgulanacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah dileseydi, elbette ki sizi birtek ümmet yapardı. Ama O, dilediğini saptırıyor, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzluyor. Yapıp ettiklerinizden mutlaka sorgu-suale çekileceksiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allah istəsəydi, sizi vahid bir ümmət edərdi. Lakin O, istədiyini azdırır, istədiyini də doğru yola yönəldir. Siz etdiyiniz əməllərə görə mütləq sorğu-sual olunacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Allah istəsəydi, sizi (eynilə dində olan) tək bir ümmət edərdi. (Allah) dilədiyini zəlalətə salar, dilədiyini isə doğru yola yönəldər. Sözsüz ki, etdiyiniz əməllərə görə sorğu-sual olunacaqsınız!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gott es wollte, hätte Er euch zu einer einzigen Nation gemacht. Doch Er will die irregehen lassen, die sich dazu entschieden und die rechtleiten, die sich dazu entschlossen haben. Ihr werdet gewiß am Jüngsten Tag eure Taten verantworten.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn Allah gewollt hätte, hätte Er euch wahrlich zu einer einzigen Gemeinschaft gemacht. Aber Er läßt in die Irre gehen, wen Er will, und Er leitet recht, wen Er will, und ihr werdet ganz gewiß danach befragt werden, was ihr zu tun pflegtet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätte Allah es gewollt, hätte Er euch sicherlich zu einer einzigen Gemeinde gemacht; jedoch Er läßt irregehen, wen Er will, und führt richtig, wen Er will, und ihr werdet gewiß zur Rechenschaft gezogen werden für das, was ihr getan habt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätte ALLAH gewollt, gewiß hätte ER euch eine einzige Umma gemacht. Aber ER läßt abirren, wen ER will, und leitet recht, wen ER will. Und ihr werdet zweifellos zur Rechenschaft gezogen für das, was ihr getan habt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Had Allah willed He would have made all of you one conjoint body united in feeling and thought, but He deafens the heart's ears of whom He pleases and opens the mind's eyes of whom He will.

Abdul Haleem

If God so willed, He would have made you all one people, but He leaves to stray whoever He will and guides whoever He will. You will be questioned about your deeds.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah so willed, He could make you all one people: But He leaves straying whom He pleases, and He guides whom He pleases: but ye shall certainly be called to account for all your actions.

Abul A'la Maududi

Had Allah so willed, He would have made you all one single community. However, He lets go astray whomsoever He wills and shows the Right Way to whomsoever He wills. Surely you shall be called to account regarding what you did.

Aisha Bewley

If Allah had willed He would have made you one community. However, He misguides anyone He wills and guides anyone He wills. You will be questioned about what you did.

Al-Hilali & Khan

And had Allâh willed, He could have made you (all) one nation, but He sends astray whom He wills and guides whom He wills. But you shall certainly be called to account for what you used to do.

Ali Quli Qarai

Had Allah wished, He would have made you one community, but He leads astray whomever He wishes and guides whomever He wishes, and you will surely be questioned concerning what you used to do.

Amatul Rahman Omar

Had Allâh (enforced) His will He would surely have made you (all) one nation (following one and the same faith). But He leaves in error him who wishes (to remain so) and guides him who wishes (to be guided). And you shall surely be called upon to account for your deeds and conduct.

Arthur John Arberry

If God had willed, He would have made you one nation; but He leads astray whom He will, and guides whom He will; and you will surely be questioned about the things you wrought.

Bijan Moeinian

If God wanted, He would have united you. But [this is not His plan. He wants to try the people’s behavior while their have freedom of choice;] He will lead whoever He wants (and chooses the rebellion) to the wrong path and guides whoever He wants (and shows the willingness to be good) to the right path. Remember, you will be questioned about everything you have done.

E. Henry Palmer

But had God pleased He would have made you one nation; but He leads astray whom He will, and guides whom He will;- but ye shall be questioned as to that which ye have done.

Edip-Layth

Had God wished, He would have made you one nation, but He misguides whom He wishes, and He guides whom He wishes. You will be asked about what you used to do.

George Sale

If God had pleased, He would surely have made you one people: But He will lead into error whom He pleaseth, and He will direct whom He pleaseth; and ye shall surely give an account of that which ye have done.

Hamid S. Aziz

But had Allah pleased He would have made you one nation; but He leads astray whom He will, and guides whom He will; - but you shall be questioned as to that which you used to do.

Mahmoud Ghali

And if Allah had (so) decided, indeed He would have made you one nation; but He leads into error whomever He decides to, and He guides whomever He decides to; and indeed you will definitely be questioned about whatever you were doing.

Marmaduke Pickthall

Had Allah willed He could have made you (all) one nation, but He sendeth whom He will astray and guideth whom He will, and ye will indeed be asked of what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

If God had pleased He would surely have made you a single community of belief; but He leads whosoever He wills astray, and guides whosoever He please. But you will surely be questioned about what you used to do.

Muhammad Asad

For, had God so willed, He could surely have made you all one single community; however, He lets go astray him that wills [to go astray], and guides aright him that wills [to be guided]; and you will surely be called to account for all that you ever did!

Mustafa Khattab

Had Allah willed, He could have easily made you one community ˹of believers˺, but He leaves to stray whoever He wills and guides whoever He wills.[1] And you will certainly be questioned about what you used to do.

Progressive Muslims

And had God wished, He would have made you one nation, but He misguides whom He wishes, and He guides whom He wishes. And you will be asked about what you used to do.

Sahih International

And if Allah had willed, He could have made you [of] one religion, but He causes to stray whom He wills and guides whom He wills. And you will surely be questioned about what you used to do.

Sam Gerrans

And had God willed, He would have made you one community; but He sends whom He wills astray, and guides whom He wills; and you will be questioned about what you did.

Shabbir Ahmed

Had Allah Willed, He could have made you all one community. But, He shows you the Right Path and gives you a free choice (and you will have to work for it (2:256), (18:29)). And He has established the Laws for straying and guidance (4:88). You will surely be questioned about your actions.

Syed Vickar Ahamed

And if Allah had so wanted, He could make you all as one People (one Nation): But He leaves wandering those whom He pleases, and He guides those whom He pleases: But you shall certainly be called to account for all your actions.

Taqi Usmani

If Allah so willed, He would have made all of you a single community, but He lets whom He wills go astray and takes whom He wills to the right path; and surely you will be questioned about what you used to do.

The Monotheist Group

And if God had wished, He would have made you one nation, but He misguides whom He wishes, and He guides whom He wishes. And you will be asked about what you used to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Allah avait voulu, Il aurait certes fait de vous une seule communauté. Mais Il laisse sʹégarer qui Il veut et guide qui Il veut. Et vous serez certes, interrogés sur ce que vous faisiez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mirovan!) Eger Xwedê bixwesta dê hûn bikirina yek umet (û ehlê yek dînî), lê belê kî ku delaletê bivê ew wî ji rê dixe û kî jî hîdayete bivê ew wî rasterê dike. Bi rastî jî ji ya ku we dikir hûn ê bêne pirsiyarkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als God het gewild had dan zou Hij jullie tot één gemeenschap gemaakt hebben, maar Hij brengt tot dwaling wie Hij wil en Hij brengt op het goede pad wie Hij wil en jullie zullen ter verantwoording geroepen worden over wat jullie aan het doen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien het Gode had behaagd, zou hij u zekerlijk tot één volk hebben gemaakt; maar hij brengt in dwaling naar zijn welbehagen, en hij zal leiden wie hem behaagt. Eens zal men u rekenschap van uwe daden vragen.

Hollandaca — Siregar

En als Allah het gewild had, had Hij jullie zeker (als behorend) tot één godsdienst gemaakt. Maar Hij doet dwalen wie Hij wil en Hij leidt wie Hij wil. En jullie zullen zeker ondervraagd worden over wat jullie plachten te doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы пожелал Аллах, то Он, непременно, сделал бы вас одной общиной [имеющей одну Веру и один и тот же закон]. Однако, Он (по Своей справедливости) вводит в заблуждение, кого пожелает [того, кто выбрал неверие] (оставляя его без Своего содействия), и ведет (к истинному пути), кого пожелает [того, кто выбрал Веру], и вы (все), непременно, (в День Суда) будете спрошены о том, что творили (в своей земной жизни) (и получите соответствующее воздаяние).

Rusça — Osmanov

Если бы Аллах пожелал, то Он создал бы из вас единую общину. Однако Он сбивает с прямого пути или ведет по прямому пути, кого пожелает, и вас непременно призовут к ответу за то, что вы вершили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Gud hade velat, hade Han gjort er till ett enda samfund, men Han låter den gå vilse som vill (gå vilse) och Han vägleder den som vill (vägledas); ni kommer helt visst att få stå till svars för era handlingar.