Nahl Suresi 116. Ayet — Elfaz
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
1وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
2تَقُولُواteḳūlūdemeyinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3لِمَاli māötürüHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4تَصِفُteSifunitelendirmesindenMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeو ص فBir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek.
5اَلْسِنَتُكُمُelsinetukumudillerinizinİsim+Zamirل س نBir dil/konuşma/lisan, birini dilinden yakalamak, sözlerle ısırmak, bir şeyi sivri uçlu yapmak, akıcı konuşma.
6الْكَذِبَl-keƶibeyalanMarife (Belirlilik Takısı)+İsimك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
7هٰذَاhāƶāşuİşaret Zamiri
8حَلَالٌHalālunhelaldirİsimح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.
9وَهٰذَاve hāƶāşu iseBağlaç+İşaret Zamiri
10حَرَامٌHarāmunharamdırİsimح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.
11لِتَفْتَرُواli tefterūsonra uydurmuş olursunuzTa'lil (Sebep) Edatı+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.
12عَلَىǎlākarşıHarf-i Cer
13اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal
14الْكَذِبَl-keƶibeyalanMarife (Belirlilik Takısı)+İsimك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
15اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
16الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
17يَفْتَرُونَyefterūneuyduran(lar)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.
18عَلَىǎlākarşıHarf-i Cer
19اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal
20الْكَذِبَl-keƶibeyalanMarife (Belirlilik Takısı)+İsimك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
21لَاlāHarf-i Nefi
22يُفْلِحُونَyufliHūneiflah olmazlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü