Nahl Suresi 113. Ayet — Elfaz
Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
1وَلَقَدْve leḳadve andolsunBağlaç+Lam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2جَاءَهُمْcā'ehumonlara geldiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
3رَسُولٌrasūlunbir resulİsimر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
4مِنْهُمْminhumkendilerindenHarf-i Cer+Zamir
5فَكَذَّبُوهُfe keƶƶebūhuonu yalanladılarİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
6فَاَخَذَهُمُfe eḣaƶehumuonları yakalayıverdiİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
7الْعَذَابُl-ǎƶābuazabMarife (Belirlilik Takısı)+İsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
8وَهُمْve humve onlarHaliye Edatı+Zamir
9ظَالِمُونَZālimūnezulümlerine devam ederkenİsimظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak